“Makine Öğrenimi” Kavramı Pazarlamaya Nasıl Etki Ediyor?

Makine öğrenimi; teknolojik değişimlerin birine adapte olurken, yenisinin yıkıcı evrimiyle sarsıldığımız şu günlerde adından sıklıkla söz etmeye başladığımız yeni bir kavram. Eğer makine öğrenimini ilk defa duyuyorsanız, önümüzdeki günlerde pek çok alanda adından söz edeceğimizi, bunun ötesinde zaten hayatımızın içine çoktan dahil olduğunu bilmenizde fayda var.

Makine Öğrenimi Nedir?

Makine öğrenimi, bilgisayarların zeki canlılara benzer şekilde faaliyetlerini yerine getirmesi anlamına gelen yapay zeka kavramından daha öteye gidiyor. Kullandığımız telefonların Siri özelliği,  tanıyor olabileceğimiz kişileri bizlere sunan Facebook uygulaması zaten yapay zeka özellikleri barındırıyor. Makine öğrenmesi ise yapay zekadan bağımsız olmayan ancak onun bir alt dalı olan bir alan. Bu anlamda; diğer programlama türlerinden önemli ölçüde ayrıştığının altını çizmek gerekiyor. Normalde bir bilgisayarın belirli bir sorunu çözüme kavuşturması için ona doğru talimatların verilmiş olması gerekir. Ancak makineler artık, algoritmalarda saklı komutları yürütmenin ötesine geçerek, öğrenebilir hale geliyorlar. Bu doğrultuda makine öğrenimi; bilgisayarların öngörü veya çıkarım yapmak için toplanan yeni verilere dayalı olarak otomatik olarak öğrenmesini ve geliştirmesini sağlayan bir çalışma alanı olarak açıklanabilir. Evet aslında tam olarak anladığınız gibi, makinelerin insanlardan bağımsız olarak öğrenebilme yetisinden bahsediyoruz.

 

digitalmarketingfast

Yukarıda belirttiğim gibi; aslında makine öğrenimi hayatımıza çoktan dahil olmuş durumda. Örneğin; Facebook’ta bir arkadaşınızla fotoğrafınızı paylaşıp onu etiketlediğinizde makine algoritmaları verileri etiketlendirir ve bir sonraki fotoğraf yüklemenizde verilerdeki kalıpları tanıyarak kişiyi tespit ederek etiketlemenizi ister.

Makine öğrenimi özellikle; insanlar tarafından basitçe işlenemeyecek kadar büyük datalara sahip olduğunuzda oldukça etkilidir. Örneğin; milyonlarca kullanıcıya sahip bir uygulamada her bir kişinin davranışlarını anlamak oldukça güçtür. Söz konusu verilerdeki kalıpları etkili bir şekilde çözmek çoğu zaman imkansızdır. Makine öğrenme algoritmaları bu noktada verileri analiz edip, kalıplar oluşturarak kişilerin davranışlarını tanımlamayı otomatikleştirebilir.

Makine Öğrenimi Pazarlamada Nasıl Kullanılır?

Nesnelerin interneti, internetin hizmetleri ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan bir değerler bütününü ifade eden 4. Endüstri Devrimi’ne giden yolda, markaların; makine öğrenimini kullanarak her türlü işletme fonksiyonlarını adapte etme süreci de çoktan başlamış durumda.

Pazarlama bağlamında makine öğrenimi; bu eğilimleri anlamak için çeşitli davranışsal verileri işleme yeteneğine sahip olmak anlamına geliyor. Bu doğrultuda, bir web sitesindeki sayfa görüntülemelerinden, çıkışlarından, sepete eklenen ürün ve hizmetlerden ve arama sorgularından türetilmiş analizler ifade edilmektedir. Binlerce ürünle yapılan müşteri etkileşimleri sürekli olarak işlenir ve her sayfa yenilenişinde anında, bireysel öneriler sunar. Adından da anlaşılacağı üzere makine, müşteri yaşam döngüsü boyunca, her işlem ve hareketle birlikte öğrenir ve gelişir. Satın alma sürecinin her aşaması için özel öneri modelleri (araştırma ve keşif, alışveriş sepeti, satın alma, satın alma sonrası) tasarlayarak daha zeki olur.

 

ml

Makine öğrenimi, dijital pazarlama alanında özellikle programatik reklam uygulamalarında yoğun olarak kullanılıyor. Ancak makine öğrenimi günümüzde daha çok Facebook ve Google gibi dijital tedarikçiler cephesinde uygulanıyor. Pazarlama alanında bunu en iyi uygulayan markalar ise Amazon ve Netflix. Amazon, ilgi alanlarınıza veya durumunuza uymayan bir satın alma önerisi verirse, bir dahaki sefere size daha iyi öneriler sunma amacı ile gözlemlediği davranışları temel alarak öğrenecek ve uyarlayacaktır.

Bu durumun en etkili örneklerinden biri ise birkaç yıl önce Target pazarlama ekibinin, genç bir kızın hamile olduğunu ebeveynlerinden önce öğrenmesiyle gerçekleşti. Bu öngörüye, genç kızın geçmiş alışveriş deneyimlerini analiz ederek ve diğer tüketicilerin satın alma kalıplarından yola çıkarak ulaşan Target ekibi, genç kızın hamile olduğunu öngörerek mail adresine gebelik ihtiyaçlarına yönelik kampanyalar yolladı.  Bu durum, daha önce ulaşılmayan sonuçları öngörebilmek için makine öğreniminin markalar tarafından nasıl kullanılabileceğine dair gösterilebilecek en somut örneklerden biri.

Makine öğrenimi, henüz iş dünyası için oldukça yeni gelişen kavramlardan biri ancak büyük olasılıkla pazarlama otomasyonunun bir sonraki basamağı olarak; markaların tüketicileri kendilerinden önce analiz etmelerini sağlayacak gibi görünüyor. Şimdilik, makinelerin bizi bizden daha iyi tanıyacak kadar öğrenmesi kulağa biraz korkunç geliyor olabilir.  Ancak sizin ya da eşinizin hamile olduğunu ailenizden daha önce, kullandığınız markanın öğrenmesi fikrine de kendinizi alıştırsanız iyi olur!

Bu yazı konuk yazarımız “Tuba Ulaştıran” tarafından kaleme alınmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Fulltrip İle Dijital Tatil Dönemi Başladı

Türkiye’nin dijital seyahat platformu Fulltrip, uçtan uca tatil planlamaya imkan tanırken Turkcell’in Hızlı Giriş teknolojisi sayesinde siteye telefon numarası ile kolaylıkla üye olunabiliyor. Tatilini planlayan kullanıcılar ayrıca milli ödeme platformu Paycell ile güvenli bir şekilde ödemelerini yapabiliyor. Ayrıca sitedeki tüm işlemler için BiP’ten 7/24 destek imkanı bulunuyor. 2018 yazına özel yüzde 45’e varan erken rezervasyon indirimi sunan Fulltrip’te koşulsuz iptal seçeneği de yer alıyor.

Turkcell desteğiyle tamamen dijital hale gelen Fulltrip, 2018’de tatilcilere eşsiz bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Hafta sonları ve resmi tatillerle birlikte toplam 116 gün resmi tatilin bulunduğu bu yıla özel çalışmalarını da sürdüren Fulltrip, 2018’de seyahat ihtiyaçlarının tek bir adres üzerinden uçtan uca karşılanmasını amaçlıyor.

Fulltrip ile dijital tatil deneyimi yaşanıyor

Turkcell’in ürün ve servisleriyle tatil kavramına yeni bir anlayış getiren Fulltrip bu sayede tatilcilere dijital tatil deneyimi sunuyor. Dijitalleşmenin ilk adımı olarak internet sitesine giriş özelliğiyle fark yaratan Fulltrip, hızlı giriş teknolojisini kullanarak sektörde bir ilke imza atıyor. Bu sayede Fulltrip’e tüm operatör kullanıcıları sadece telefon numaralarını girerek üye olabiliyor. Bununla birlikte Fulltrip’te milli ödeme platformu Paycell altyapısı kullanılarak tüm kredi kartlarıyla güvenle satın alma işlemleri yapılıyor. Müşteri hizmetlerini de BiP ile dijitalleştiren Fulltrip, 7/24 anlık destek sağlıyor. BiP’te bulunan Fulltrip kanalı ile kullanıcılar, müşteri hizmetlerine online olarak ulaşılabiliyor.

Seyahat öncesi kullanıcılarının rotasına göre bir de özel dijital rehber hazırlayıp sunan Fulltrip.com bu özelliğiyle de farklılaşıyor. Türkiye’den ve dünyadan 120 şehir için hazırlanan ve Gezginin Defteri olarak adlandırılan bu rehberde şehrin önde gelen yeme-içme noktaları, restoran önerileri ve görülmesi gereken yerler bulunurken otel, eğlence adresleri, yazlık ve kışlık mekânlara özel tavsiyeler de yer alıyor.

Yüzde 45’e varan erken rezervasyon indirimi Fulltrip’te

Türkiye’nin dijital seyahat platformu Fulltrip, erken rezervasyon dönemine özel başlattığı kampanya kapsamında 28 Şubat 2018 tarihine kadar yüzde 45’e varan indirim sunuyor. Koşulsuz erken rezervasyon iptalinin de yapılabildiği Fulltrip’te kredi kartıyla peşin fiyatına 9 taksit imkanı da bulunuyor.

220 binden fazla otel, 120’den fazla havayolu şirketi, 4 binden fazla araç kiralama firması anlaşması ve 1000’den fazla tur seçeneği ile Fulltrip.com, uçak bileti alımlarında sınıf ve yemek seçimi yapabilme, online vize servisi ve seyahat rehberi gibi yeni özellikleri ile dijital seyahat sektörüne farklı bir bakış açısı getiriyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2018’de Artacak Siber Tehlikelere Karşı Hangi Konularda Önlem Alınmalı?

Sanal dünya neredeyse gerçeğinden daha hızlı dönerken, bu hızı sağlayan teknolojik altyapılar 2018’de artan siber risklerle karşılaşacak. Innovera, yeni ve modern dünyanın güncel risklerine karşı önemli uyarılarda bulunuyor.

Dijitalleşmeyle birlikte şirketlerin varlıkları siber ağlar üzerine taşınıyor; Nesnelerin interneti, giyilebilir cihazlar, artan bulut platformu kullanımı, Endüstri 4.0, finansal dünyanın ‘sanalize’ olması derken yaşam artık arka planda sorunsuz çalışması gereken ağ altyapıları üzerinde duruyor. Ancak bu durum dijital dönüşüm yolculuğuna çıkan kurumlar için başta kişisel verilerin gizliliği olmak üzere dikkat edilmesi gereken pek çok unsuru da beraberinde getiriyor. 2018 içinde karşılaşılması öngörülen tehlikelere karşı kurumları uyaran Innovera Genel Müdürü Gökhan Say, siber tehditlerin hayatımıza giren IoT gibi yeni nesil teknolojilerle birlikte hedef büyütmesine dikkat çekiyor.

Hangi konularda önlem alınmalı?

Nesnelerin interneti (IoT): Dijital dönüşüm yolculuğunuzda Endüstri 4.0 varsa nesnelerin interneti ile yolunuz kesişecek demektir. 2018’deki küresel IoT harcamalarının 772 milyar dolar olarak öngören IDC, yazılım ve güvenliğin oranının ise 2021’de yüzde 55’e yükselmesini bekliyor. “Ağa bağlı milyarlarca cihaz” olarak tanımlanan bu alanda yapacağınız yatırımlarda güvenlik başlığını ilk sıraya almanız önem taşıyor.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, kamu, perakende, enerji.

Kişisel verilerin gizliliği: Özellikle Avrupa Birliği bünyesinde alınan ve 2018 başında yürürlüğe giren MIFID II gibi yeni kriterler bu alandaki siber risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Alacağınız önlemlerle hem uluslararası güvenlik normlarına uyumlu hem de müşterilerinizi koruyan bir BT altyapısına sahip olmalısınız.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende, Sağlık

Sanal paralar: Bitcoin, Ethereum gibi sanal kripto paralar kısa sürede hızlı kazanç için cazip görünebilir. Ancak kripto para borsaları ile dijital cüzdanlar da siber saldırıların odak noktasında. 2018, dünyanın farklı bölgelerinde çalınan verilerle birlikte başladı. Dijital cüzdanını kaptıran ve şirket içi ağınıza bağlanabilen bir çalışanınız kurumunuza ait veriler için de bir risk oluşturabilir.

Kritik sektörler: Finans, Bankacılık, Perakende

Bulut güvenliği: Dijital dönüşüm, diğer etkilerinin yanında işinize ait süreçlerin bulut platformlarına taşınması anlamına da geliyor. Bulut platformu sağlayıcınızın gerekli önlemleri almasıyla yetinmeden ek güvenlik önlemleri almalısınız.

Kritik sektörler: İş süreçlerini buluta taşıyan tüm şirketler

Otomasyon güvenliği: Dijital dönüşümle eşanlamlı kabul edilebilecek otomasyon süreçleri de 2018’in riskli alanları arasında bulunuyor. Otomasyon için kullandığınız yan ekipmanlardan sistemi oluşturan ana cihazlara kadar risklerin proaktif bir şekilde izlenmesi gerekiyor. Innovera’nın kurucuları tarafından global marka olma hedefiyle çalışmalarını sürdüren Atar Labs’ın Güvenlik Operasyon Merkezleri (Security Operation Center – SOC) için geliştirdiği tipte yazılımlar güvenlik seviyenizi yukarıya taşımanızı sağlayacaktır.

Kritik sektörler: Üretim, telekom, perakende, enerji

Uygulama ve veri güvenliği: Gartner’ın 2017-2018 Siber Güvenlik Riskleri raporundaki beş ana başlıktan biri olan uygulama ve veri güvenliğinin önemi bu yıl daha da artacak. Dijital dönüşümle birlikte artan uygulama ve büyük veri miktarının güvenilirliği için önlem almayan şirketler 2018’i pek de iyi hatırlamayacak.

Kritik sektörler: Perakende, telekom, enerji

Yapay zekâ: Henüz emekleme safhasında olsa da 2017’de başlayıp 2020’de hızlanan ve 2025 sonrası olgunlaşan bir yapay zeka kullanımı söz konusu olacak. Dünya Ekonomik Forumu’nun raporlarına da yansıyan bu öngörü dijital dönüşümde önemli bir basamak olma niteliği taşıyor. Şirket içi verimlilik adına verilerinizi emanet ettiğiniz, bulut tabanlı bir yapay zekâ uygulaması ise sisteminiz için güvenliği zayıf arka kapılar anlamına gelebilir.

Kritik sektörler: Bankacılık, sigorta, telekom, danışmanlık

Phishing koruması: 2017, sistemleri kullanılmaz hale gelen fidye yazılımların son derece aktif olduğu bir yıl oldu. Bu durum, bilinçlenme ile birlikte azalsa da 2018’de sürecek. İşinizi doğrudan sekteye uğratacak bu tip saldırılar için hem kurum içi bilgilendirme hem de ağ altyapınızı koruyacak önlemleri devreye sokmalısınız.

Kritik sektörler: E-posta iletişimi yoğun olan tüm sektörler

DDoS atakları: Uzun yıllardır gündemde olan bu saldırı tipi, dijital dönüşüm ve nesnelerin interneti uygulamalarının yaygınlaşmasıyla yükselmeye devam edecek. Ağınızın güvenlik seviyesini gözden geçirmek faydalı olabilir.

Kritik sektörler: Orta ve büyük ölçekli, bilgisayar ve ağa bağlı donanım adedi yüksek tüm şirketler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link