Lipton’dan Türkiye’ye Bir İlklik Sertifikası

“Dünyanın en büyük beşinci çay üreticisi olmak”

“Tüketici başına tüketim rakamı olarak dünyada bir numara olmak”

“Dünyada üretilen  çayın  % 10’unun ülkemiz  tarafından tüketilmesi”

Tüm bunlar bizim için çayın önemini vurgulayan verilerdir. Çay için yazılmış kitaplar, söylenmiş sözler vardır. Bunlardan biri de :

“Es-sohbetü bilâ çay / Kes semai bilâ ay”

Çaysız bir sohbet, Aysız bir gökyüzü gibidir.

Bizim için bu kadar değerli olan ve  ekonomik ömrünün yüzde 75’ini dolduran Türk çayının geleceğini korumak için Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesiyle iki yıl önce yola çıkan Lipton, Yağmur Ormanları Birliği’nden sürdürülebilirlik sertifikası aldı.

182220_529747877046811_829018119_n

Bu projenin firma olarak ”Türkiye’de çay konusunda ne yapabiliriz?” diye düşünmeleri ile kendilerini bu seviyelere taşıdığını anlatan Mustafa Seçkin, ”Gelecek kuşakların kaynak üretme becerilerini azaltmadan bugün tüketim ve üretimi sağlayabilmeyi sürdürülebilirlik olarak isimlendiriyoruz. Gelecek kuşaklara bugünkü çayı aynı şekilde aktarabilmenin arayışı içindeyiz”

”Çay, sıradan bir bitki değil bir bölgenin ekonomisini hatta sosyal kültürünü oluşturuyor. Bu nedenle Lipton Sürdürülebilir Çay Tarımı Projesi, adeta topyekûn bir bölgesel kalkınma projesi. Çabalarımız Pazar fabrikasına Yağmur Ormanları Birliği sertifikasını kazandırdı.” dedi.

Bu sertifika ile Türkiye, Lipton çayın hem üretilip, hem tüketildiği ilk ve tek Yağmur Ormanları Birliği sertifikası alan ülke oldu. Lipton ambalajlarına basılacak ”Yeşil kurbağa” damgası, Lipton çay üretiminin tüm aşamalarında çevrenin korunduğunun, çiftçi ekonomisine ve sosyal hayata önemli katkı sağladığının kanıtı olacak.

Bununla ilgili olarak da Mustafa Seçkin “Bu logoyu artık Lipton Yellow Label paket ve bardak poşet çaylarımızın ambalajlarında göreceğiz. Çünkü bu projenin sonucu nihai ürüne yansıyor, oradan da tüketiciye dokunuyor. Her Lipton çay, tüketicisi adına çayı koruyor, bölgeye, çevreye, ekonomiye ve sosyal hayata katkıda bulunuyor. Tüketici raftan sepete attığı her bir Lipton’la bu projeye destek vermiş oluyor.” dedi.

542296_529747930380139_965944425_n

Sembolün niçin kurbağa olduğunu merak edenler içinse,

“Sürdürülebilir tarımda kurbağa çok önemli. Kurbağalar sağlıklı topraklarda çoğalır. Bir çiftlikte toprak iyi, su iyiyse, kurbağalar çoğalır. Çevredeki koşullar bozulunca, ortamı ilk terk eden tür kurbağalar olur. Bir yere gidince, çiftliğin sağlığını anlamak için kurbağa sayısına bakmanız lazım.” diye konuştu.

Yağmur Ormanları Birliği Temsilcisi Mercedes Tallo ise, Yağmur Ormanları Birliğinin sertifikalandırma kriterlerine ilişkin şunları söyledi: “Biz toprak kullanımı uygulamaları, iş uygulamaları ve tüketici davranışları gibi üç ana başlıkta sürdürülebilirliği sağlamak ve biyo-çeşitliliği korumak için çalışıyoruz. Bir marka ya da ürünü lisanslamamız için 10 ilke, 99 kriter ve tamamının yerine getirilmesini beklediğimiz 15 ana kriter bulunuyor. Birlikte iki yıldır yürüttüğümüz program boyunca Lipton bu ilke ve kriterleri başarıyla uygulamıştır. Gerek sürdürülebilir çay tarımı uygulamaları gerekse bölge halkının ekonomik ve sosyal yaşamını destekleyici projeleri çok başarılı ve sektöre öncü uygulamalardır.”

Unilever Gıda Pazarlama Başkan Yardımcısı Mustafa Seçkinin açıklamasına göre, bundan sonraki hedefleri 2015’te Fındıklı ve Arhavi’deki fabrikalarında da bu sertifikayı almak. 2018’de çayın tamamını sürdürülebilir tarımdan elde ediyor olmak. Bakalım Lipton diğer hedefleri için de istikrarla çalışacak mı? Ve pazardaki diğer firmalara öncülük etmeyi de sürdürebilecek mi?

Paylaş
Esasen gönlünü pazarlamaya vermiş bu genç düz yazıya da bir o kadar meraklıdır, yazmayı sever,etrafındaki her olay, her nesnede pazarlamayı arar, bulur, yorumlar.

CEVAPLA