LinkedIn’e Genel Bir Bakış ve Gelecek Tahminleri

Geçtiğimiz ocak ayında 200 milyon kullanıcı sayısına ulaştığını açıklayan LinkedIn’de işlerin yolunda gittiğini söyleyebiliriz. ‘Önerme’ ve ‘Apply with LinkedIn’ fonksiyonları sayesinde yüksek bir başarı yakalayan profesyonel sosyal ağ, önümüzdeki dönemlerde de başarısını  arttıracak  gibi gözüküyor.

Linkedin 1LinkedIn’in potansiyelini anlamak için öncelikle LinkedIn hakkındaki istatistikleri anlamamız şart. Öncelikle 200 milyon üyenin 74 milyonu ABD vatandaşı. ABD’yi 18 milyon üye ile Hindistan, 11 milyon üye ile Birleşik Krallık, yine 11 milyon üye ile Brezilya ve 7 milyon üye ile Kanada takip ediyor. Bu ülkelerdeki LinkedIn kullanıcılarını topladığımızda 121 milyon kişiye ulaşıyoruz. Bu da bu 5 ülke dışında sadece 79 milyon kişinin LinkedIn’i kullandığını gösteriyor ki bu diğer sosyal ağlara göre  son derece düşük bir sayı.  

Dikkati çeken diğer nokta ise ilk 5 ülkenin 4’ünün anadilinin İngilizce olması. Bu da LinkedIn’in hala tam manasıyla global bir platform olmadığının ya da en azından istenilen bir düzeyde olmadığının kanıtı. Bu arada Almanya, Fransa, İsviçre, Avusturya gibi Avrupa’nın kökenini oluşturan ülkelerde Xing’in rekabette  bir adım önde olduğunu görüyoruz.

LinkedIn’in 3 farklı gelir modeli mevcut. Bunlar talent solutions (işe alma,yerleştirme servisi), marketing solutions (reklam) ve premium subscriptions (premium özellikler). Bu 3 gelir modelinden 2010’un ilk çeyreğinde 45 milyon dolar kazanan LinkedIn, 2012’nin son çeyreğinde tam 304 milyon dolar gelir elde etti. Bu açıdan bakıldığında sitenin yüksek bir ivme ile üst basamaklara tırmandığı görülüyor.

Son olarak da LinkedIn üyelerinin çalıştığı sektörlere bakmakta fayda var. Üyelerin 4 milyonu Bilgi Teknolojisi sektöründe çalışıyor. Bunu 2.03 milyon üye ile Finansal servisler, 1.95 milyon ile yüksek öğrenim,  1.65 milyon üye ile yazılım ve 1.6 milyon ile telekominikasyon sektörü izliyor.

LinkedIn_logo

İstatistikleri gördük. Peki ya LinkedIn’in macerası nereye kadar gidebilecek?

Yaptığı yenilikler ile dikey bir ağ olmaktan sıyrılmaya ve ‘iş dünyasının sosyal ağı’ konumlandırmasının başındaki ‘iş dünyası’ ibaresini atmaya çalışan LinkedIn’in izlediği bu yolun son derece riskli olduğunu belirtmek gerekiyor.

LinkedIn’in en ciddi rakibi Xing. Ancak Xing kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu Avrupalı. Dolayısıyla Linkedin’in hali hazırdaki konumlandırılmasında dişe dokunur bir rakibinin olmadığını  söyleyebiliriz. Ancak Xing’in Almanya, İsviçre ve Avusturya’da Linkedin’i domine ettiğini de söylemiştik. ( Linkedin ve Xing’in Almanya, İsviçre ve Avusturya’daki rekabeti ile ilgili slayta buradan ulaşabilirsiniz.)

İş dünyası odağından kayılırsa Facebook, Twitter gibi tüm dünya tarafından kabul edilmiş devler ile rekabet ortamı doğmuş olacak. Bu rekabetin kuralını ise elbette Facebook ve Twitter belirleyecektir.

Linkedin’in insanların gözünde Facebook veya Twitter gibi algılanması durumunda Xing’in ‘iş dünyasının sosyal ağı’ olma konusunda çok daha ciddi adımlar atacağını ve iştahının kabaracağını düşünmek pek de yanlış olmaz. Dolayısıyla yeni stratejisinde Xing haricinde Facebook ve Twitter gibi ağları da karşısına alacak olan Linkedin’in daha çok emek ve para  harcaması gerekecek. Peki şu an LinkedIn bunu yapabilecek güçte mi? Tartışmaya açık bir soru.

LinkedIn’in alacağı kararları merak ile takip ediyor olacağız. Bakalım istedikleri başarıya ulaşabilecekler mi?

Dipnot: LinkedIn’in 200 milyon üyeye ulaştığını anlattığı infografiği aşağıdan inceleyebilirsiniz.

linkedin200million

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Yeni iPhone’lar Üzerinden Prim Yapan 4 Marka

  • Apple’ın 12 Eylül’deki etkinliğinde yeni iPhone’ları tanıtmasının ardından birçok marka, Apple’ın yeni telefonlarını çeşitli açılardan eleştirdi. Bu eleştirilerin odak noktası ise telefonların hiçbir yenilik barındırmaması ve de yüksek fiyat politikasıydı.
  • SkyScanner Singapur, yeni iPhone’ların fiyatları üzerinden yaratıcı bir reklam çalışması yaparken 9gag ise Apple’ın yenilik anlayışıyla dalga geçen kısa bir video paylaştı.
  • İlgili Yazı: iPhone Xs, iPhone Xs Max ve iPhone XR Tanıtımı ve Satış Fiyatları

Birçoğunuzun bildiği gibi Apple, geçtiğimiz çarşamba günü gerçekleştirdiği etkinlikle yeni cihazlarını tanıttı. Tabii ki, etkinlikte tanıtılan cihazlar arasında en çok dikkat çekenleri yeni iPhone‘lar oldu. Apple’ın rakibi olan diğer akıllı telefon üreticileri başta olmak üzere, çeşitli markalar da markanın yeni telefonlarına sataşmaktan geri durmadı. Yeni iPhone’lar üzerinden prim yapmaya çalışan dört markaya bir göz atalım.

SkyScanner Singapur

SkyScanner Singapur, yeni iPhone’ların fiyatları üzerinden son derece zekice bir reklam çalışmasına imza attı. Bilmeyenler için iPhone Xs’in resmi satış fiyatı 999 dolar, iPhone Xs Max’in resmi satış fiyatı 1.099 dolar ve iPhone XR’in resmi satış fiyatı ise 749 dolar. Apple’ın telefonlarının eleştirildiği noktalardan biri de bu yüksek fiyatlar. İşte zekice hazırlanmış reklam çalışmasında bu duruma dikkat çeken SkyScanner Singapur, iPhone Xs’i ve fiyatını internet sitesine yerleştirdi. Bu sayede SkyScanner Singapur üzerinden herhangi bir uçuş arayan kullanıcılar, satın almak istedikleri uçak biletinin iPhone Xs’e kıyasla ne kadar ucuz olduğunu görüyorlardı.

Facebook’ta paylaşılan yukarıdaki durumda ise bir Avrupa seyahatinin fiyatı ile iPhone Xs’in fiyatı karşılaştırılıyor. Bu arada iPhone Xs’in fiyatındaki farklılık ise para biriminin Singapur dolarına çevrilmiş olmasından kaynaklanıyor. Yani bu durumda, Singapur’da yaşayan biri için iPhone Xs’in fiyatı 1.649 Singapur doları iken Avrupa’ya uçmanın bedeli ise 1,443 dolar.

9gag

İnternet aleminin en popüler mizah platformlarından biri olan 9gag, Apple etkinliğinden sonra markanın yenilikçilik anlayışını tiye alan 44 saniyelik bir video paylaştı ve bu video, kısa bir sürede viral haline geldi. Videoda ilk olarak geçtiğimiz yılki Apple etkinliğinde tanıtılan iPhone X’in ekran görüntüsü, bu yıl tanıtılan iPhone Xs’in ekran görüntüsüyle değiştiriliyor ve iPhone X’in ismine bir “s” harfi ekleniyor. Daha sonra da bu telefonun boyutu büyütülerek iPhone Xs isminin yanına “Max” ifadesi ekleniyor.

Huawei

Çinli akıllı telefon üreticisi Huawei, resmi Twitter hesabından Apple’ın dikkate değer yenilik konusunda tutucu davranmasına vurgu yaparak bir videoyla birlikte “Bir şeyler aynı tuttuğunuz için teşekkür ederiz. Londra’da görüşürüz. 16.10.18” şeklinde bir tweet attı. Huawei Mobile’ın tweet’te yer verdiği 16 Ekim tarihi ise markanın yeni telefonu Huawei Mate 20’yi tanıtacağı tarih. Yani Çinli marka, bir nevi bu tweet ile Huawei Mate 20’nin iPhone’a göre çok daha yenilikçi bir telefon olacağına vurgu yaptı.

Samsung Türkiye

Şu anda akıllı telefon pazarında Apple’ın en büyük rakibi konumunda bulunan Samsung da yeni iPhone’lara laf atma fırsatını kaçırmadı. Ancak bunu yapan Samsung global hesabı değil, Samsung Türkiye idi. Yeni iPhone’ları geçen ay piyasaya sürülen Samsung Galaxy Note 9 ile kıyaslayan Samsung Türkiye resmi Twitter hesabı, telefonun donanımsal özelliklerine dikkat çekerek “Sonsuz Ekran, Yenilenmiş S Pen, 4000 mAh Batarya, Su-Karbon Soğutuculu İşlemci” yazdı ve bu tweet’in sonunda da #GalaxyNote9 ve #GücüKeşfet etiketiyle birlikte “Tartışma sona ermiştir.” ifadesine yer verdi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Neyin Nesi: Tekne Kiralamayı Kolaylaştıran Hizmet ViraVira

Bugün sizlere yeni başladığımız “Neyin Nesi” konseptimiz ışığında ilk start-up’ımızı tanıtacağız. Her hafta sizlere bir start-up’ı tanıtacağımız bu serinin ilk girişimi ViraVira oldu.

Günümüzün en popüler organizasyon yeri tercihlerinden birisi ve tatil seçeneklerinden en afilisi tekneleri kiralamak ve organize etmek bu websitesi sayesinde çok kolaylaştı. ViraVira isimli bu websitesi son 2 yıldır tekne tutkunlarının kullanımı haline gelmiş durumda. ViraVira nın kurucu ortakları olan Emre Küçüközkan ve Baran Yıldırım’ın bundan birkaç sene önce online olarak tekne kiralamak istediklerinde aslında hepimizin yaşadığı zorlukları yaşamaları ve zorlu bir tekne kiralama tecrübesi edinmeleri sayesinde ortaya çıkan bu fikirle, tekne kiralamayı hepimiz için oldukça kolay ve keyifli bir hale getirmişler ViraVira ile.

Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir ViraVira?

En basit haliyle yerli ve global lokasyonlarda online olarak tekne kiralayabileceğimiz bir platformdur.

Nasıl kullanılır ?

Web sitesine girdiğimizde karşımıza ilk çıkan maviliklere açılma isteği yaratan, fondaki hareketli görüntünün üzerindeki kutucuktan istenen lokasyon ve tekne tipi (motoryat, katamaran, gulet, yelkenli) seçildikten sonra tekneler hakkında detaylı bilgiye yönlendirildiğimiz 2. Sayfaya geçiş yapılıyor. Daha sonrasında sol taraftaki bölümden tarihleri doldurarak kredi kartı ve havale ile online ödeme ve taksit imkanlarıyla ödememizi gerçekleştirebiliyoruz.

Fiyatının ve rezervasyon tarihinin size uygun olduğu tekneyi seçtikten sonra kullanıcı yorumlarına ve tekne hakkında detaylı bilgiye de oldukça kolay ulaşılabiliyor. Tekneyi ne tür organizasyonlarda kullanabileceğinizi görmek, yemek opsiyonları ve ekstralar hakkında önceden fikir sahibi olmak sonradan karşılaşılacak sürprizlere bir önlem niteliğinde.

Gerçekten kullanımı internetten yemek siparişi vermekten farksız. Gözümüzde büyüttüğümüz, organizasyonu oldukça zahmetli ve pahalı bir iş olan tekne kiralamayı herkesin kullanabileceği bir hizmet haline getirmiş ViraVira!

Diğer yandan siz “Yok benim zaten teknem var kiralamaya ihtiyacım yok ama kendi teknemi dekiraya vermek istiyorum” derseniz de yine ViraVira tekne sahipleri için de oldukça avantajlı bir websitesi;tekne sahipleri farklı tarihler üzerinden farklı fiyat seçenekleri sunabilip, istedikleri tarih aralıkları için rezervasyon isteklerini kapatabiliyorlar.Tekne sahibi de kiracı profiline erişebildiği için rezervasyon taleplerini kolaylıkla yönetip iletişime geçebiliyor. Yani hem kiracı hem de tekne sahipleri için karşılıklı güvenin ve tatmin edici hizmetin kapılarını açan ViraVira, tekne tatilleri ve organizasyonlarının sayısını oldukça arttıracak gibi duruyor.

ViraVira nın avantajları nelerdir?

Genellikle tekne kiralama ülkemizde ve Dünya genelinde online dan ziyade offline olarak yapılıyor. Organizatörlerle iletişime geçmek, kaptanı, yemeği, kişi sayısını ayarlamak, sayısızca telefon görüşmesi, anlaşmazlıklar vs gibi bir çok sorunu ortadan kaldıran ViraVira, aynı zamanda tanımadığımız kişilere para transferi yapmaktansa biz kullanıcılara daha güvenli ödeme imkanları sunuyor.

Son olarak tekneleri saatlik kiralayabileceğimiz gibi günlük de kişi başı olarak 20-25 Euro’dan başlayan fiyatlarla artık tekne tatili yapmak ViraVira’yı kullanan her kesim için büyük bir keyif haline gelecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?