Lider Marka Miyop Olursa? 0

Bir marka düşünün. Ürün ve hizmetlerini sürekli geliştirmeyen, geleneksel bakış açısıyla rekabetin gerisinde kalan… Müşterinin beklentilerini bilir gibi davranıp eksik ya da demode çözümler sunan… Sahip olduğu pazar verilerini doğru inceleyemeyen, bu nedenle önünü göremeyen ve bencilce kendine odaklanan, çevresini ikinci plana atan… İşte bu düşündüğünüz markanın karşısında kocaman bir ayna ve aynanın üzerinde markayı tanımlayan yazı: ”Pazarlama Miyopu”.

Ve o aynada kendini gören bir marka: Nokia

Türkiye’deki cep telefonu kullanıcıları arasında bir dönem en çok tercih edilen marka idi, Nokia. Pazarı silip süpürürdü. En iyi, en beğenilen ve en çok tercih edilendi. Etrafındaki rakipler onunla yarışabilmek için gecesini gündüzüne katarken, Nokia rahattı. Saltanat çok da uzun sürmedi ama. Konumunun kıymetini bilemedi, küçük rakiplerin bir gün devleşebileceğini göremedi, sığ stratejiler geliştirdi ve son yıllarda dünya genelinde ciddi kayıplar yaşadı. İnsanları bağlamayı slogan edinmiş Nokia, kendisiyle müşterisi arasındaki mesafeyi öyle açtı ki, arayı doldurmak rakiplerce hiç de zor olmadı.

Peki neydi yanlış olan?  Nokia gibi bir zamanların en gözde global markası; belki de en büyük hatayı yenilik üretmeyerek, proaktif davranmayarak yaptı. Sahip olduğu yüksek rekabet avantajına rağmen rakiplerinin adımları karşısında pasif kaldı. En önemli özelliklerinden biri düşük segmente hitap etmek iken; yüksek segmenti hedefleyen ürünlerinde benzer başarıyı yakalayamadı. Symbian işletim sistemi, rakipler karşısında “müşterisini” doyuramadı, tatmin edemedi. iPhone kabusu oldu ve onunla mücadelesine gizli bir yorgunlukla başladı adeta. Olan bitene, büyüyen pazara, çığır açan gelişmelere seyirci kaldı. Geleceğin resmini önceden çizemediği gibi,  çizilen karede kendine yer de edinemedi. Android’i küçümsedi, dikkate almadı. Reklam politikaları geliştirmek yerine geri plana attı. Müşterisinden uzaklaştı,kendisinden beklenenleri duymadı ve anlamadı.

Sıradanlaştı. Öyle ki Lumia serisini konumlandırırken reklamlarında kamera, ekran hızı ve büyüklüğü, renkli kapak gibi özellikleri ön plana çıkardı. Bu özelliklerin Samsung ve Apple’da zaten olduğunu, “müşteride ihtiyaç yaratacak” daha etkili bir strateji izlemesi gerektiğini düşünemedi. Farkını ortaya koyacak özellikleri anlatamadı.

Global bir markanın yavaş yavaş lokal bir hal almaya başladığı sürece ise bir dev elini uzattı. Geçtiğimiz günlerde Microsoft’un, Nokia’nın cihazlar ve servisler bölümünü satın aldığını biliyoruz. Microsoft, pazarın kişisel bilgisayarlardan akıllı telefon sistemlerine kaymayasıyla yazılım alanındaki gücünü korumak isterken, Nokia  rakipleri karşısında yaşadığı finansal sıkıntıdan kurtulmak istiyordu. İki taraf için de ilaç görünümünde olan bu anlaşmayı Microsoft’un CEO’su Steve Ballmer, “geleceğe yönelik cesur bir adım” olarak nitelendirdi. Gerçi Nokia, kendi markasının ticari haklarını hala elinde bulunduruyor ve Microsoft, Nokia markası altında akıllı telefon çıkaramayacak. Ancak Microsoft, bundan sonra kendi mobil işletim sistemini, sahibi olduğu Nokia ile ileriye taşımak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Anlaşma 10 senelik. Kim bilir belki de Nokia bu süreçten güçlenerek çıkıp yolunu yeniden çizecek. Belki de her şey için daha da gecikmiş olacak.

Keşke sahip olduklarına sırtını dayamak yerine, zamanında bazı gerçekleri ön görüp doğru değerlendirmeler yapabilseydi. Adımlarını doğru atabilseydi. Bugün her şey çok daha farklı olabilirdi…

Bir Cevap Yazın

Microsoft, İngiltere’deki İlk Perakende Mağazasını Açıyor 1

ABD merkezli büyük yazılım ve bilişim şirketi Microsoft geçtiğimiz günlerde Ankara’da Kentpark AVM MediaMarkt içinde yer alarak Türkiye’deki ilk mağazasını açmıştı. Şimdi ise Microsoft İngiltere’deki ilk mağazasını Londra’da açmaya hazırlanıyor.

RetailWeek’in haberine göre, Microsoft, Londra’nın merkezinde bulunan popüler alışveriş mekanı Oxford Circus’da mağaza güvenliği için görüşmelerde bulundu ve resmi olarak mağaza açmayı planladığını bildirdi. Oxford Circus’da açılacak olan mağazada şu an Benetton United Colors’ın bulunması nedeniyle, önümüzdeki haftalarda 10 yıllık bir kira sözleşmesi imzalanacak. Seri bir şekilde mağazalarını açmaya devam eden Microsoft’un yeni mağazası ise Regent Caddesi’ndeki Apple’ın mazağasına sadece birkaç kapı uzaklıkta olacak.

Bununla beraber Microsoft, aslında 2013 yılında İngiltere’de bir mağaza açmayı planlıyordu. Ancak bina ve yer sıkıntılarından dolayı sürekli bu süreç erteleniyordu. Nihayet Londra alışveriş bölgesinin merkezinde bir mağaza açmaya karar verildi. Microsoft’un yeni anlaşması ile birlikte, perakende satış yerinin İngiltere ve Avrupa merkez mağazası olacağı açıkça ortada. Ayrıca Microsoft’un ABD genelinde, Kanada, Porto Riko ve Avustralya’da mağazaları bulunmakta.

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link