Landor’dan 2015 Marka Trend Öngörüleri Taze Geldi!

1941’de Amerika’nın (bence) en güzel yeri San Francisco’da kurulan ,entegre marka yaratımı ve yönetimi konusunda bir öncü olan Landor, Türkiye’deki faaliyetlerine de 20 yıldan beri devam ederken, Efes Pilsen, Eczacıbaşı, British Airways, BMW, Citroen, P&G gibi dev markalarla çalışan ilham verici bir global ajans. Kreatif ve yenilikçi marka yaratım ve tasarım işleriyle kalbimizi fetheden Landor, 2015 yılı için şunları öngörmüş:

Marka’laşan şehirler..

Megaşehirler tüketiciler tarafından ilgi odağı olmak istiyorsa aidiyet hissini teşvik etmeli diyor Landor. Buna örnek olarak son yıllarda Melbourne ve Vancouver gibi şehirlerin kendi kimliklerini destekleyerek milyonlarca turisti kendilerine çekmekle beraber toplumsallık duygusunu da geliştirdiklerinden bahsediyor.

Bir diğer dikkat çekici analiz de her şeyde olduğu gibi ürün ambalajlarının da Y kuşağına göre şekillenmesi meselesi. Landor diyor ki bugünün tüketicileri için kalite, elyapımı ile eş anlamlı hale gelmiş durumda. Bu sebeple rafları el yazılı, doğal materyalli ve elle yapılmış gibi görünen ambalajlarla dolu görmeye hazırlıklı olun. Mesela Pernod Ricard isimli şarap markasının yeni markası Dead Bolt, şişelerini üzerine logosunu dövmelerde kullanılan yazı tiplerinden ilham alarak yapmaya başlamış. (şimdiden beni kapsadı bu marka! )

Bir de şu konu mevcut: Bundan birkaç yıl önce markaların dikkat çekmek için kullandıkları en önemli yöntemlerden biri olan” bir sosyal sorumluluk projesine gireyim de şanım yürüsün” adlı strateji kelimenin tam anlamıyla artık oldschool! Artık markaların bunları zaten mükemmel yapma zorunluluğunun yanı sıra, firmalarındaki, fabrikalarındaki çalışma koşulları ve standartları ile de tüketicilerden geçer not almalı.

Tüketiciler kendi güzellik anlayışını ilan ediyor!

Dove’un 2004’te yaptığı “Real Beauty” (Gerçek Güzellik) kampanyası ,sistemde oyunun kurallarını baştan yazarak hepimize dokunmayı başarmıştı hatırlarsınız. Landor 2015 için çok doğru bir tespitte bulunarak diyor ki, boyayla cilayla gelen güzelliğin devri geçti artık devir özgüven, özgünlük ve gerçeklik devri! Bu trende şimdiden uyum sağlayan iç giyim firması Aerie “ The Real You is Sexy” isimli kampanyasında yer alan mankenlerine photoshop yapmayarak aslında kendi bedenimizin ne kadar güzel olduğundan bahsetmeye çalışıyor bizlere.

melbournewall

Devir Kişiselleştirilmiş Pazarlama Devri!

Artık kitlesel dağıtımın vakti geçti, sıra kişiselleştirilmiş pazarlamada. Kişisel verilerin artık daha kolay elde edilmesi, sayesinde küçülen ve kişiselleşen pazarlama teknikleri bildiğimiz üzere üstünde isim yazan şişeleri ile Coca-Cola’da başarılı sonuç verdi. Markaların değişen müşteri isteklerine hızlı yanıt vermeleri, sosyal medyayı etkin ve aktif kullanmaları, gerçek zamanlı pazarlama kampanyaları ile biz müşterilerin kalbini kazanmaya devam edecek.

Markalar Daha Fazla “insan” gibi Konuşmaya Başlayacak..

Diyen Landor‘a göre günümüzde artık bir hikayesi olmayan markanın satması çok çok zor bir iş. Diyelim bir hikayeniz var, bu da özgün bir hikaye olsa iyi olur. Aynı şeyleri yüzbinlere kez görmekten sıkıldık tüketici olarak bizler de. Çabuk tüketiyor, hep daha fazlasını istiyoruz. Kendimize yakın gördüğümüz markaları seviyoruz biz. 2015’te bizlerin dilinden, halinden anlayan markalar istiyoruz.

Daha fazla bilgi almak için tıklayabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Airbnb, Trump’ın Pislik Yuvası Olarak Tanımladığı Ülkelerin Reklamını Yaptı

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturduğundan beri, yaptığı birçok hamle hem kendi ülkesindeki hem de dünya çapındaki çok büyük bir kesim tarafından eleştirilen Donald Trump, zaman zaman da belli kesimlere yönelik olarak yaptığı aşağılayıcı yorumlarla dikkatleri üzerine çekiyor. Kendisinin bu kapsamda son olarak yaptığı açıklama da oldukça tepki topladı.

Donald Trump, iddia edildiğine göre geçtiğimiz hafta Beyaz Saray’da gerçekleştirilen bir toplantı sırasında Haiti, El Salvador ve bazı Afrika ülkelerini hafifletilmiş tabirle “pislik yuvası” olarak tanımladı. Doğal olarak bu açıklama, son günlerde medyada kendine fazlaca yer buldu ve birçok kişi, Donald Trump’ın bu açıklamasına tepki göstererek söz konusu ülkeleri savundu. İnsanların konaklama yeri bulmasına yardımcı olan bir online platform olan Airbnb de kritik bir hamleyle Amerika Birleşik Devletleri başkanının bu açıklamasını bir reklam kampanyasına dönüştürdü.

Fortune’un yaptığı habere göre Airbnb, Donald Trump’ın kötülediği bu ülkelerin reklamını yapmak için en az 100.000 dolar katkıda bulunacağına söz verdi. Airbnb’nin kurucu ortağı ve CEO’su olan Brian Chesky, resmi Twitter hesabından attığı tweet’lerle bu ülkelerin kendileri için olan önemine dikkat çekti ve dolaylı bir şekilde de olsa Trump’ın açıklamasını eleştirdi. Brian Chesky; Haiti, El Salvador ve Afrika’nın belli bölgelerinde yaklaşık olarak 75.000 ev sahibi bulunduğunu ve toplamda 2,7 milyon Airbnb kullanıcısının Haiti, El Salvador ve Afrika ülkelerinin “ziyaret etmeye yetecek kadar güzel” olduklarına karar verdiklerini vurguladı.

Airbnbn CEO’su, attığı tweet’lerden birinde bu ülkelerde bulunan 75.000 ev sahibinin toplamda 170 milyon dolar gelir elde ettiğini de belirtti.

Bununla birlikte Brian Chesky, söz konusu ülkelerin güzelliklerini ön plana çıkartmak için bu ülkelerden bazı manzaraların yer aldığı fotoğraflar paylaşmayı da ihmal etmedi.

Ayrıca Airbnb’nin resmi Instagram hesabı da aynı şekilde benzer şekilde bahsi geçen ülkelerin bazılarının fotoğraflarını paylaştı.

Bu, bir markanın, Donald Trump’ın açıklamasından faydalandığı ilk olay değil. Daha önce de fast food restoran zinciri KFC, Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a yönelik olarak attığı bir tweet’i kullanarak McDonald’s’a göndermede bulunmuştu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link