Küresel Eğlence ve Medyaya Bakış 2013-2017 0

PwC’nin yıllık “Küresel Eğlence ve Medyaya Bakış 2013-2017” raporuna göre, dünya çapında, tüketicilerin Eğlence ve Medya sektörü (E&M) içerik ve deneyimlerine erişimi gittikçe artan internet erişimi ve akıllı cihazlara sahip olanların sayısının hızla artmasıyla, küresel olarak demokratikleşiyor.  Türkiye’de ise son yıllarda çift basamaklı büyüme oranları yakalayan E&M sektörünün aynı eğilimi devam ettirmesi bekleniyor. 2012 yılında Türkiye’de 10,2 milyar doların üzerinde büyüklüğe ulaşan sektörün, 2013’ün sonunda’ 11,6 milyar dolara, önümüzdeki 5 yılda ise yıllık ortalama % 11,4 büyüme ile 2017 yılında yaklaşık 17,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Rapora göre; önümüzdeki beş yılda dünyada, dijital olmayan medyaya yapılan harcamalar hakim olacak ancak dijital olarak ulaştırılan medya ile ilgili harcamalar gittikçe büyüyecek. Dijital alandaki teknolojik yenilikler sektörün yeni çalışma ruhsatı haline geldikçe, E&M işletmeleri müşteri anlayışı ve iş modeli ve işletme kıvraklığı açısından oyunu bir adım öteye götürmeye devam edecekler.

Raporun kapsadığı 2013-2017 dönemi boyunca; Çin, Brezilya, Hindistan, Rusya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika, Meksika, Endonezya ve Arjantin toplam E&M gelirlerindeki paylarını yaklaşık iki katına kadar yükselterek bu alandaki en büyük büyümeleri gerçekleştirecekler. Bu pazarların ortalama yıllık bileşik büyüme oranı (YBBO) bütün olarak 2017 yılında öngörülen toplam küresel E&M gelirlerinin %22 sine, yani 2008’deki %12’lik oranın neredeyse iki katına denk gelecek.  Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Asya Pasifik’teki daha olgun ve teknoloji açısından daha üstün pazarlar ise, küresel değişimi E&M hizmetlerinin dijital tüketimine yönlendirmede etkili olacak.

Türkiye çift basamaklı büyümesini sürdürecek

Türkiye’de son yıllarda çift basamaklı büyüme oranları sergileyen E&M sektörü önümüzdeki 5 yılda da bu büyüme eğilimini sürdürecek. 2012 yılında Türkiye’de 10,2 milyar doların üzerinde büyüklüğe ulaşan sektörün, 2013’ün sonunda’ 11,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.  Sektörün önümüzdeki 5 yılda ise yıllık ortalama % 11,4 büyüme ile 2017 yılında yaklaşık 17,5 milyar dolara ulaşması öngörülüyor.

Türkiye’ye ilişkin diğer sonuçlar

  • Türkiye’deki internet erişimi piyasası önümüzdeki beş yıl içinde patlama yaşarken, gelirler 2012 yılındaki 2,72 milyar dolar seviyesinden 2017 yılında 7,25 milyar dolar seviyesine doğru büyük bir artış gösterecek. Mobil internet hizmetleri ise uygun fiyatlı akıllı telefonların büyük oranda elverişli olması ve nispeten düşük sabit-geniş bantlı giriş nedeniyle büyümenin başlıca itici gücü haline gelecek. Bu sektörün gelirleri 2012 ila 2017 yılları arasında %36,5 düzeyinde bir CAGR artışıyla 4 milyar dolara ulaşırken, abonelikler bu dönem boyunca %27,9’luk bir CAGR artışıyla 47,1 milyona yükselecek.
  • Nispeten hâlâ sağlam durumda olan gazete yayıncılığında, 2008 yılında 558 milyon dolar düzeyinde olan ve 2012 yılında 618 milyon dolara ulaşan reklamcılık gelirinin 2017 yılı sonuna kadar %6,5’luk bir CAGR ile 848 milyon dolara çıkması bekleniyor. Reklamcılık, 2010 yılında başıca gelir kaynağı olarak kopya satışlarını geride bıraktı. Genç ve teknoloji meraklısı nüfus, gazete yayıncılığındaki dijital büyümedeki en önemli gücü oluşturuyor. Türkiye’deki hane halklarının %41’i geniş bantlı erişime sahip ve bu rakamın 2017 yılına kadar %52’ye çıkması öngörülüyor. Gazeteler kendi çevrimiçi varlıklarını arttırmak suretiyle yanıt veriyor, fakat kendi başlıklarının internet versiyonlarını para olarak tedavüle koymak başka yerlerde olduğu gibi Türkiye’de de zorluk teşkil etmeye devam edecek.
  • Türkiye’de 2012 yılında 420 milyon dolar büyüklüğe ulaşan filme alınmış eğlence sektörünün değeri %6,2’lik bir CAGR artışıyla seviyesinden 2017 yılında 568 milyon dolara ulaşacak.  İnternet üzerinden çalışan televizyon sistemiyle (OTT) film yayını hizmetlerinin geliri, beş yıllık dönemde %77,0’lık CAGR artışıyla 39 milyon dolara yükselerek en güçlü büyümeyi sergileyecek. 2012 yılındaki bu rakam sadece 2 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. Hem Robert Redford’un kurduğu ödemeli televizyon Sundance Channel hem de 100’den fazla ülkede talep üzerine video hizmetleri veren İsviçre merkezli Viewster, Türkiye’de VOD platformlarını piyasaya sürme yönündeki planlarını duyurdular. Sinema gişesi de 2012 ila 2017 yılları arasında oldukça güçlü bir performans sergileyecek. Türkiye’deki gişe geliri 2012 ila 2017 yılları arasında %5,4’lük bir CAGR artışıyla 288 milyon dolara yükselecek. Giriş ücretleri %1,9 düzeyinde bir CAGR artışıyla 46 milyon dolara çıkarken, bilet fiyatları aynı beş yıllık dönem boyunca %3,5’lik bir CAGR artışıyla 6,26 milyon dolara yükselecek.

Türkiye’de ve Dünyada Eğlence ve Medya Sektörü

15

Bazı alt sektörlerdeki veriler

tablo2-eglence-medya-2013-2017

2013-2017 PwC Küresel Eğlence ve Medya’ya Bakış’tan ek kilit istatistikler:

  • Mobil geniş bant önemli bir itici güç haline gelecek
    E&M gelirlerindeki büyüme, sabit ve gittikçe artan şekilde mobil geniş bant aracılığıyla dijital hizmetler tarafından yönlendirilecek. 2017’de evlerdeki geniş bant penetrasyonunun küresel anlamda %11 artarak %51’e yükseleceği tahmin ediliyor. Ancak, bu büyüme 2012’den 2017’ye % 31 artış yaparak %54e ulaşan mobil geniş banttaki büyüme tarafından gölgede bırakılacak.
  • E&M Tüketici Harcamaları: Yakın vadede geleneksel medya hakim olacak
    Dijital tüketimi dijital gelire dönüştürmede açık ve devam eden bir mücadele var. 2012 yılındaki dijital içerikli toplam tüketici E&M harcamasının %9u 2017 yılında bile yalnızca %16’ya ulaşabilecek.
  • E&M Reklam Harcamaları: Geleneksel medya güçlü olmaya devam edecek ancak dijital medya 2017 gelirlerinin %37’sini oluşturacak
    2017 yılında fiziksel medya E&M reklam gelirlerinin çoğunluğuna denk gelecek olsa da internet reklamcılığındaki önemli büyüme sayesinde dijital medyanın reklam gelirlerindeki payı 2012’de %26 iken 2017’de %37’ye çıkacak.
  • Tüketici E&M içeriği harcamaları giderek dijital formata kayacak
    E&M içeriğine bağlı tüketici harcamaları geleneksel fiziksel alımlar olan (kutulu video oyunları, DVD’ler, CD’ler gibi) ve geleneksel pazarın çoğunluğunu temsil eden kalemlerden uzaklaşmaya devam ediyor. 2008’de fiziksel üzerine olan harcama toplam harcamanın %88’i iken bugün %73’e düştü ve müşteriler dijital medya almaya alıştıkça ve dijital olarak daha gelişmiş hale geldikçe de düşmeye devam edecek. 2017 yılına kadar fiziksel alımlar, harcamaların yalnızca % 53’ünü teşkil edecek.
  • E&M reklam harcamalarında büyüme: Hızı internet ve video oyunları belirliyor
    Bir bütün olarak E&M sektörü içinde, 2013-2017 döneminde %13,1 lik YBBO ile internet reklamcılığı en hızlı büyüyen segment olacak. Halen 100,2 milyar $ değerinde olan segmentin 2017’de 185,4 milyar $ olması bekleniyor. %6,5’luk YBBO ile video oyunları ve %5,3’lük YBBO ile TV reklamları da kuvvetli büyüme gösteriyor.
  • 2016 yılı reklam harcamalarında Çin Japonya’yı geçecek
    Reklam harcamaları açısından en büyük pazarlara bakıldığında, 2016 yılında Japon reklam pazarı olgunlaşıp büyüme sınırlandıkça, Çin ikinci en büyük pazar olarak Japonya’yı geçecek.

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link