Kulaktan Kulağa Pazarlamanın Sırrı: Mutluluk 1

Türkçeye ‘Ağızdan ağza pazarlama’ olarak geçen WOMM’un (Word of mouth marketing) en izah edilebilir çevirisi olarak düşündüğüm kulaktan kulağa pazarlama, markalar için en efektif pazarlama stratejejilerinden; ancak bir o kadar da yapılması zor bir durum. Çünkü bu tür durumda ipler markanın değil tüketicinin elinde oluyor. Hal böyle olunca da  markanın, tüketiciyi mutlu etmekten başka çaresi bulunmuyor. Kendini mutlu hisseden tüketici de konuyu çevresine anlatıyor ve marka amacına ulaşmış oluyor.

Peki tüketiciyi mutlu etmek markaya  ne gelir getirir?

Neilsen’ın İngiliz tüketiciler üzerinde yaptığı araştırmayı anlamanın, kulaktan kulağa pazarlamanın önemini ve bu yöntemin dünyada kullanılabilecek en iyi pazarlama taktiği  olduğunu görmede büyük yarar sağlayacaktır.

Araştırmada tüketicilerin %68’inin aile veya arkadaşlarının tavsiye ettiği ürünleri alma eğiliminde olduğu gözlemleniyor ve İngilizler tarafından  satın alımdaki en büyük etken olarak görülüyor. Yani TV’de görülen reklamdan ya da ürünün mağazada görüldükten sonra beğenilip alınmasından bile daha iyi bir etken olarak göze çarpıyor. Bu arada  kulaktan kulağa pazarlama ve diğer etkenlerin yüzdeleri için grafiği incelemeniz yeterli.

1

Mutluluk… Ama Nasıl?

Kulaktan kulağa pazarlamanın en önemli kuralının, insanları mutlu edebilmek olduğunu söylemiştim. Ancak bu durum çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Markalar, müşterileri tatmin olduğunda kulaktan kulağa pazarlamanın ilk adımını atmış gibi düşünüyorlar ama tatmin ile mutluluk arasında kocaman bir uçurum olduğunu gözden kaçırıyorlar.

Mutluluk, ürünün veya hizmetin üzerine eklenen değerlerin yüksek kalitesi neticesinde doğar. Tatmin ise tüketicinin üründen veya hizmetten aldığı faydanın, beklentileri  ile örtüşmesidir. Hal böyle olunca tatmin olan bir müşterinin marka hakkında konuşması için çok da bir nedeni yok gibi duruyor.

Tüketiciler markaya değil; çevrelerine güveniyor

Geçtiğimiz günlerde Lithium’un yayınladığı infografik de kulaktan kulağa pazarlamadaki güven olgusunu gözler önüne seriyor. İnfografiğe göre tüketicilerin %92‘si, gördüğü reklamdan ziyade arkadaşları ve ailesinin verdiği tavsiyelere kulak veriyor.  Lithium’un infografiğindeki bir diğer ilginç istatistik ise sosyal medya ile ilgili. Araştırmaya göre dünyadaki en büyük 20 marka hakkındaki arama sonuçlarının %25‘i tüketicilerin ürettiği içeriklerden oluşuyor.  İnfografiğin tamamını aşağıda inceleyebilirsiniz. 

a2f36fcbd48d8d7becf71c7519b2fabd

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

  1. “Bana mutluluğun resmini yapabilir misin?” diye çok bilinen söz vardır. Mutluluğu; memnuniyet, tatmin ve sadakat arasında nereye yerleştirmek gerekir? Mesela sadık müşteriler gerçekten mutlu mudur? yada tatmin olmuş bir insan mutsuz olabilir mi? Eğer hayal kırıklığına uğrayarak mutsuz olmuş ise bu kişi tatmin olmuş olabilir mi? tatmin, tatminsiz, mutlu veya mutsuz herkes ağızdan ağıza pazarlama yapar mı? Bu konu çok felsefik ve iç içe geçmiş unsurlardan oluşuyor. Üzerine çok uzun yazılar yazılabilecek bir konu. Ama kimsenin itiraz edemeyeceği kısmı ise bireyler artık ailelerinin ve dostlarının fikirlerine, yorumlarına ve tavsiyelerine çok ama çok önem veriyorlar. Hiçbir reklam bir dostun vereceği güveni size sağlayamaz.
    SAygılarımla,

Bir Cevap Yazın

Süper Lig’de En Çok Hangi Takımın Forması Satıldı? 0

Futbol, özellikle 2000’li yılların başlangıcıyla beraber, diğer birçok spor dalı gibi çok büyük bir endüstri haline geldi. Milyon euro’ların havada uçuştuğu futbol endüstrisinde, bu paraları harcayan takımların da haliyle çok büyük giderleri bulunuyor. Öyle ki, Avrupa’nın büyük liglerindeki birçok takımın ve Spor Toto Süper Lig‘de zirveye oynayan takımların yıllık giderleri 9 haneli rakamları buluyor.

Bu kadar büyük giderleri bulunan takımların da buna göre birtakım gelir kalemleri mevcut. Bu gelir kalemlerinin başlıcaları bilet ve kombine gelirleri, yayın gelirleri, sponsorluk gelirleri ve tabii ki forma ve lisanslı ürün satışından elde edilen gelirler. Forma satışını etkileyen birçok unsur bulunuyor. Özellikle zirveye oynayan takımları baz alarak konuşursak; takımın bir önceki sezon şampiyonluk yarışınının içinde yer alıp almaması, ligdeki mevcut konumu ve tabii ki transfer edilen futbolcular.

Transfer edilen futbolcular, forma satışını o kadar etkiliyor ki; futbol kulüpleri zaman zaman bir oyuncu transfer ederken oyuncunun takıma katkı sağlamasının yanı sıra, taraftarları heyecanlandıracak ve forması satılacak bir isim olmasına da dikkat ediyorlar.

Forma satışının en çok olduğu dönemlerden biri sezon başlangıcı. Durum böyle olunca da sezonun henüz başında olduğumuz şu dönemde büyük takımların forma satış rakamları da merak edilebiliyor. Sputnik Türkiye, Spor Toto Süper Lig’de zirveye oynayan üç büyük takımın forma satış rakamlarını ve her takımda forması en çok satılan futbolcuları paylaştı. Sputnik Türkiye’nin paylaştığı verilere göre sezonun ilk 6 haftasında 16 puan toplayarak sezona iddialı bir giriş yapan Galatasaray, yaklaşık olarak 290.000 forma sattı. Onu 270.000 civarında forma satışıyla son iki sezonun şampiyonu Beşiktaş izledi. Fenerbahçe ise şimdiye dek yaklaşık 200.000 adet forma sattı.

Süper Lig’de Şu Ana Kadar Forması En Çok Satılan Futbolcu Gomis

Spor Toto Süper Lig’de en çok forması satılan futbolcu ise Galatasaray’ın Fransız forveti Bafetimbi Gomis oldu. Şu ana kadar 85.000 Gomis forması satıldı. Beşiktaş cephesinde ise en çok Ricardo Quaresma‘nın forması satıldı. Quaresma formalarının satış rakamı 50.000’e ulaştı. Fenerbahçe’de de ise en çok takımın Hollandalı golcüsü Robin van Persie‘nin forması satıldı. Hollandalı futbolcunun forma satış rakamı ise yaklaşık 30.000 civarında.

Apple’ın Artırılmış Gerçeklik Kiti: ARKit 0

Apple’ın iOS 11 güncellemesiyle gelen ARKit, artırılmış gerçeklik hamlesiyle birlikte önümüzdeki yıla damga vuracak teknolojilerden biri olacağa benziyor. Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) teknolojisine yönelik olarak hazırlanan bu ARkit, gelecekte iOS platformunda göreceğimiz yeni artırılmış gerçeklik uygulamalarına davetiye niteliği taşıyor.

WWDC 2017 etkinliğinde Apple, ARKit’i tanıtmıştı. Fakat Apple’dan önce Facebook’un AR kamera platformunu F8 konferansında duyurması; Google’ın Google Lens‘i duyurması halihazırda akıllı telefonlarımızın kameralarını AR için kullanacağımıza işaret ediyordu.

Bir zamanların en popüler oyunu olan Pokemon Go aslında, telefon kamerasından faydalanarak, gerçek dünya görüntülerini sanal unsurlarla birleştiren artırılmış gerçeklik teknolojisine en iyi örnek olmuştu.

ARKit’in tam tanım ve işlevi ise, çevredeki dijital nesneleri ve bilgileri, gerçek dünyayla yeni yollarla etkileşime girmek için serbest bırakarak ekranın ötesine taşıması.

Önümüzdeki günlerde Apple’ın Appstore’da ARKit destekli uygulamalar şeklinde bir alt kategori sunacağı da bekleniyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link
DIGITAL EXCELLENCE PROGRAM 

Dijital Mükemmelliği Yakalayın!

KAYDOL
close-link