Konumlandırmanın Ötesinde Bir Markalaşma: Concepting

Sizleri Jan Rijkenberg’in “İletişim odaklı çağın başarılı markalarını yaratmak: Concepting” adlı kavramıyla tanıştırmak istiyorum. Yazarın aynı adlı kitabından yararlanarak sizlere Concepting kavramının temel olarak neyi temsil ettiğini özetlemeye çalışacağım. Yalnız biraz uzun bir özet olacak, bu yüzden kahvenizi hazır etmenizi tavsiye ederim.

1a

Pazarlamanın bugüne kadarki evrimi

Concepting, hemen her sektördeki şirketlerin, geleneksel pazarlama ve iletişim yollarını kullanarak artık kazanamayacakları inancına dayanıyor. Çünkü günümüzde, şirketlerin büyük çoğunluğu birbirine çok benzer pazarlama ve araştırma yöntemlerini, iletişim araçlarını ve hilelerini kullanmakta. Geleneksel pazarlamayöntemlerini kullanarak bazı şirketler pazarlarında en üst sıralara tırmandılar ve ürünlerini birer “marka”ya dönüştürdüler. Sonuç olarak birçok pazar kristalize olup canlılığını yitirdi. Bu sonuçla birlikte büyük şirketler, satışlarını ve büyüme hızlarını koruyabilme sorunu ile yüzleşmeye başladılar. Sorunun çözümü, rakiplerinin pazar payına göz dikmekten ve amansız bir rekabet sarmalının içinde olmaktan geçiyordu. Rakiplerini satın almak ya da dünya pazarlarına açılmak kısmi bir rahatlama getirmiş olsa da büyüyen şirketler daha hantal ve ağır hareket eder duruma geldi. Şirketler arası rekabet kızıştıkça pazar payı rakamları birincil, tüketici ihtiyaçları ise ikincil plana atıldı.

2

Philip Kotler 1956’da pazarlama kavramını tanıtırken temel olarak şirketlere şu yöntemi sunuyordu: “Pazarda ne olup bittiğine bak, ihtiyaçları gözlemle ve onları tatmin etmek için çözümler öner.“ 4P-Product (Ürün), Price (Fiyat), Place (Yer, dağıtım), Promotion (Promosyon, İletişim, Tanıtım). Başarılı bir pazarlama yaklaşımı için gereken basit unsurları bu şekilde sunan Kotler, unsurların bu şekilde sıralanmasıyla da ürünün önemine vurgu yapıyordu.

Bu durum o dönemlerden bugüne şirketlerde temelde ürün yatırımcısı olmak, batılı sanayi toplumlarının nüfusuna yeni ürün çeşitleri sunmak, ihtiyaçları karşılama endişesi içinde olmak gibi kendine has bir duygu oluşturdu. Belirgin bir şekilde hayatı daha konforlu hale getirecek her türlü somut ürüne inanılmaz bir talep vardı. (Buzdolabı, otomatik çamaşır makinesi, walkman gibi nerdeyse çoğu elektrikli alet.) Pazardaki bu kitlesel tüketim patlaması taklit ürünlere bile inanılması güç başarılar elde ettirdi.

Günümüzde artık, ürün inovasyonu yatırımlarının tüketici tercihlerini güçlendirmediği bir noktaya geldik. Çünkü ürünlere dair temel beklentiler çoktan karşılanmış durumda. Tüketicilerin aslında daha iyi bir şeye de ihtiyacı yok. Deterjanlar, kadın pedi, çocuk bezi, bulaşık makinesi, otomobil gibi örnekleri gözünüzün önüne getirebilirsiniz. Şirketler bu durumu aşmak için sürekli olarak “yeni, yenilenmiş ürün ” ile göstermelik ürün inovasyonları sunarak tüketicilerin dikkatini çekmeye, yeni talepler yaratmaya çalışıyorlar. Bu çözüm de bir süre sonra tüketicide doygunluk yaratıyor ne yazık ki.

Concepting’in nedir?

Concepting, şirketlere tamamen yeni ve açık uçlu bir çıkış yolu önerisinde bulunuyor. Doymuş ve sınırları keskin bir şekilde çizilmiş pazarlar ve hedef gruplar için etrafı ürün konumlandırmalarla sarılmış şirketleri, yorucu ve klastrofobik savaşlardan uzaklaştıracak bir yol.

Adından da anlaşılacağı gibi conceptleri somutlaştıran markalar geliştirmeye yönlendiriyor. Konsept, üründen öte, hatta üründen bağımsızdır. Bir başlıktır. İçinde bakış açılarını, davranışları, yargıları, felsefeyi, güdüleri, “modları” ve hatta markanın ortaya çıkardığı bütün bir “dünya”yı barındırır. Ancak tüketiciler conceptin sadece ifade ettiği anlamlarıyla tanışırlar. Nike bu tarz markalara seçkin bir örnek. Tüketici için Nike, bir koşu ayakkabısından çok daha fazla şey ifade eder. Bir düşünce tarzını, sabrı, kendine güvensizliği, istek ve performansdan oluşan bir dünyayı temsil eder.

3

Concepting bakış açısıyla hedef kitle, satın alma alışkanlıkları ya da sosyo-demografik etkenler açısından, artık net bir biçimde tarif edilemez. Yeni bir concept marka, yeni bir satın alma davranışı ortaya koyar. Böylece Concepting’de “taraftar” diye adlandırılan “destekçiler” yaratır. Örneğin Apple “Think different” derken acaba hangi hedef kitleye yönelmişti?

 

Yaptıkları şey, reklamı izleyen herkese, dünyayı değiştiren, çılgın düşünceleri olan bir avuç insan üzerinden içine dünyanın her ülkesinden insanların girebileceği evrensel bir concept sunmaktı. Ortada, hedeflenmiş bir hedef gruptan ziyade içinde olmaya davet edilen yaratıcı bir dünya, paylaşılacak bir duygu, yani bir marka concepti vardı.

Örnek markalar

Yine örnek olarak gösterilebilecek markalar olarak eskilerden Marlboro, Disney, Davidoff, yenilerden Benetton, The Body Shop, Caterpillar, Hugo Boss, Coca Cola, Discovery Channel, Diesel, Swatch, Redbull, Virgin, Starbucks, Ikea gibi markaları sayabiliriz.

41

Örneğin Hugo Boss. “Boss” fikri ve concepti sayesinde kravat, ayakkabı, traş losyonu, parfüm, takım elbise, iç çamaşırı, çanta gibi birbirinden ayrı ürünleri aynı concept ile satabiliyor.

 

4P düzeninin terminolojisinde Concepting, “tersine” pazarlama olarak görülebilir. Süreç “Product (Ürün)” ile başlayıp sonrasında diğer önemli P’lerle devam etmiyor. Concepting iletişim demek olan Promotion ile başlar. İletişim, markanın yarattığı dünyanın, toplumun içinde nasıl ortaya çıktığını gösterir. Ancak ondan sonra bakış açıları, davranışlar, güdüler, düşünce yapıları ve diğer concept’ler iletişim araçlarıyla gelişebilir. Concept tarafından belirlenen önceliklere bağlı olan diğer P’ler, belli bir dizi içinde taktiksel araçlar olarak yerlerini alır. Her ne kadar Concepting şirketleri iletişim odaklı olsalar da; bu, yoğun olarak iletişim halinde olacakları anlamına gelmez. Amaç Concept’in toplum tarafından net olarak anlaşılmasıdır.

5

 

Concepting şirketleri sıradan şirketlere göre çok farklı şekilde örgütlenir. Örneğin marka, ürünün üretilmesi işinin taşerona verilerek sadece başarılı iletişimcilerden oluşan küçük bir grupla bile yönetilebilir. Buna ek olarak, Apple’ın Steve Jobs’ı, Virgin’in Richard Branson’u Body Shop’un Anita Roddick’i, Diesel’in Renzo Rosso’su ve Ikea’nın Ingvar Kamprad’ı gibi conceptin markanın kurucusu tarafından başarıyla kotarılmış markalaşma örnekleri de bir hayli fazla.

6

Concepting, markaların belli conceptler temelinde pazarla tanıştırıldığı fikrini ileri sürmekte. Ticaretin evrimi içerisinde yazının başında da anlattığım ürün odaklı ve madde temelli ürün geliştirme evreleri, Concepting’in içerisinde en son evreyi temsil ediyor. Kısacası; iş dünyası, müşterilerine giderek elle tutulamaz değerler sunuyor.

Yazımın ikinci bölümünde consepting kavramını biraz daha detaylı inceliyor olacağım, takipte kalın :)

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Markalar, Lokasyon Verisini Kullanarak Nasıl Daha İyi Kullanıcı Deneyimi Sunabilir?

  • Birçoğumuz servisler ve uygulamalarla kişisel bilgilerimizi paylaşma konusunda rahat hissetmesek de, bu servislerden ya da uygulamalardan faydalanabilmek için kişisel bilgilerimize erişim izni veriyoruz.
  • Bazı markalar ise bu kişisel bilgileri müşterilerine daha iyi bir deneyim sunmak için kullanarak insanların bu konudaki endişelerini azaltmaya çalışıyorlar.
  • PSFK’in belirttiğine göre, veri paylaşımı karşılığında kullanıcılarına ek hizmetler ya da ürünler sunan markalardan üçü Nike, KLM ve United Airlines.
  • İlgili yazı; Kullanıcı Deneyimi (UX) Türkiye Pazar Araştırması Tamamlandı

Son dönemde birçok insan, kullandığı hizmetler ve uygulamalarla bilgilerini paylaşma konusunda rahat hissetmiyor. Facebook‘ta yaşanan Cambridge Analytica skandalı da aslında bu insanların bu konuda rahat hissetmemekte ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Ancak bütün bunlara rağmen, kullandığımız internet tabanlı servislerin ve uygulamaların birçoğunu kullanmadan önce çeşitli bilgilerimize erişim izni isteniyor ve biz de o servisi ya da uygulamayı kullanabilmek için bu izni paşa paşa veriyoruz. Yine de bazı markalar, katma değerli teklifler oluşturmak ve genel deyimlerini geliştirmek için bu verileri kullanarak insanların bu konudaki tereddütlerini azaltmaya çalışıyorlar. PSFK, buradan yola çıkarak sürekli veri paylaşımı karşılığında tüketicilere ek hizmetler ya da ürünler sunan üç markayı sıraladı.

Nike

Spor giyim markası, NikePlus üyeleri için Nike Unlocks adını verdiği bir deneyim meydana getirmek amacıyla ticaret odaklı Nike uygulamasıyla birlikte, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarını sunuyor. NikePlus üyeleri, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarındaki yeni bir koşu kilometre taşına erişmek ve yeni bir antrenman programını tamamlamak gibi çeşitli hedefleri tamamlayarak Apple Music, Headspace meditasyon uygulaması ve ClassPass stüdyo fitness üyelik programından teklifler alıyorlar.

KLM

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, gezginlere Amsterdam’da dolaşmak için püf noktaları sunan bir GPS ile donatılmış sesli bir bagaj etiketi olan KLM Care Tag‘i geliştirdi. Bu sesli bagaj etiketi, GPS koordinatlarını kullanarak belirli bir lokasyonda otomatik olarak sesli ipuçları sağlıyor. KLM Care Tag ayrıca kullanıcılara bisikletlerini kilitlemelerini hatırlatmak ya da yoğun kavşaklardaki trafik uyarıları gibi kullanıcı dostu güvenlik hatırlatmaları da sağlıyor.

United Airlines

ABD merkezli hava yolu şirketi United Airlines, uygulaması içerisinde mobil çanta takibini başlattı. Bu mobil çanta takibi özelliği, geri bildirimleri dinleyerek ve uygulamanın başlatılmasını takip ederek müşterilere tatmin edici bir deneyim sunmayı ve de benzer uygulamalardaki geçmiş başlangıçlardan bir şeyler öğrenmeyi hedefliyor. Hava yolu şirketi, daha kullanıcı dostu ve çekici olması gereken özellikleri belirliyor ve nelerin işe yaradığını ve nelerin iyileştirilmesi gerektiğini anlamak için bu özelliklerin başlangıcını sürekli olarak takip ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kişiselleştirilmiş Çay Paketleri ile Vietnam’dan Dünyaya: “I wish you”

  • Hediye edileceği ülkenin geleneklerine uygun tasarımlara ve detaylara sahip olan Teapin’sin en son koleksiyonu “I wish you” global bir hediye seçeneği olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
  • Özel üretilen çay paketleri ile çayı sadece çay olma sınırının dışına taşıması amaçlamış.
  • Benzeri yazılar için; Avrupa’da Y Kuşağının Yeni Gözdesi: Çay

Hepimizin bildiği üzere yeni nesil tüketicinin öncelikli tercihi kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlerden yana oluyor. “I wish you” isimli çay markası paketlerinde kişiselleştirmiş mesajları ile kalplerimizi çalmaya hazırlanıyor.

Kendisini tüm dünyada uluslararası bir hediye olarak konumlandıran “Teapins” her uluslararası pazara ve her etkinliğe ayrı paket tasarımı ile sınırlarını doğduğu ülke Vietnam’dan tüm dünyaya genişletmeyi hedefleyen bir çay markası ve şu anda “gurme hediye setleri” ile oldukça popüler durumda.

Aromalı çayları ile beraber ilgiyi ürününe çeken bir diğer detay ise özel tasarlanmış hediye paketleri. Hediye edileceği ülkenin geleneklerine uygun tasarımlara ve detaylara sahip olan Teapin’sin en son koleksiyonu “I wish you” ise global bir hediye seçeneği olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Bir hediye kiti şeklinde tasarlanan bu çay paketinin içinde çay yaprakları ile beraber, çay yapraklarının bulunduğu paketi hediye edeceğiniz kişiye göre özelleştirebileceğiniz 40 kelime bulunuyor. Böylece paketteki boş kısımlara o kişi ile ilgili özellikleri o 40 kelime arasından bularak entegre edebiliyorsunuz ki bu da “I wish you” nun akrabaya, arkadaşa ya da sevdiğiniz herhangi birine verebileceğiniz eğlenceli ve düşünceli bir hediye olduğunu düşündürüyor.

 

Markanın öne çıkmasını sağlayan tek detay özelleştirilmiş paket tasarımı değil. Farklı ülkelerden bir araya gelen insanların kurduğu Teapins’in gezi ve çay aşkını birleştirmeleri ile kurulan bir marka oluşu çay seçkisinin de global tatlar yakalamasına neden olmuş. Teapins’in çaylarında bu nedenle Hindistan, Çin, Japonya, Vietnam ve Güney Afrika’nın yerel çiftliklerinde üretilmiş çay tatları bulunabiliyor.

Ancak “I wish you” koleksiyonu, hem hediye edilecek kişinin özelliklerini yansıtabileceğiniz hem de doğum günü, yılbaşı ya da bayram coşkusuna özel üretilen çay paketleri ile çayı sadece “çay olma” sınırının dışına taşıması amaçlamış.

Şimdilerde Rus pazarına özel koleksiyonu ile “I wish you” paketlerinde aşk, uyum gibi Rus pazarındaki hedef kitlesine uygun noktaları öne çıkarıyor. Markanın şimdiki amacı ise market raflarında yer alabilecek daha kompakt bir ürün geliştirmek.

Ne dersiniz kulağa güzel bir hediye seçeneği gibi geliyor değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link