Kontrolsüz Kamu Spotu, Kamu Spotu Değildir!

Kamu yararına bilgilendirici ve eğitici mesajları; film, ses ve alt bantlar ile bize ulaştıran kamu spotları, bizlere doğru olanı, iyi olanı ve güzel olanı gösterme motivasyonu taşıyor.  Ülke olarak 2012 yılında tanıştığımız kamu spotları halen daha en geniş kitlelere erişim olanağı sağlayan ve haliyle halen en maliyetli mecraları “bedava” elde edebilme yeteneği ile kamu kurum ve kuruluşları ve dernek/vakıflar gibi sivil toplum kuruluşları için harika bir fırsat ve mükemmel bir güç!

Ancak kabul edeceğiniz üzere kontrolsüz güç, güç olarak pek itibar görmüyor. Kararmış ciğerlere bakmak, yüzü morarmış kadınlar görmek, soba borularının nasıl birleştirildiğini öğrenmek insanlara davranışlarını değiştirtmek için yeterli olmuyor.

Henry Kissinger’in dediği gibi gerçeğin ne olduğu değil, gerçek olarak algılananın ne olduğunun önemli olduğu bir dönemdeyiz. Sigaranın öldürücü gerçekliği onun diğer tüm olumsuzluklarından güçlüdür. Ancak birisine “sigara içersen ölürsün” demek yerine “yine leş gibi kokmuşsun” demek ona kendini çok daha kötü hissettirecektir. O yüzden sigara içenin ciğeri ile içmeyenin ciğerini resmetmek yerine Kanada Sağlık Bakanlığı’nın sosyal içici temalı kamu spotu çok daha işlevseldir.

Kadına yönelik şiddet karşıtı bilinçlendirme amacı güderken kocasından dayak yemiş kadınları göstermek, henüz bu şiddete maruz kalmayanları mı kurtaracak yoksa bu şiddete maruz kalanların yedikleri dayakların son olmasını mı sağlayacak? Ya da işgücü içerisindeki kadın istihdamı oranlarının düşüklüğü hangi işverenin utanmasını sağlıyor? Temeldeki sorun algılardaki hatalı kadın tanımı iken sorunun temeline inecek deneyimsel bir çalışma çok daha etkili olmaz mı?

http://www.youtube.com/watch?v=XjJQBjWYDTs

“Verdiğim mesaj doğru nasılsa, ver geç” mantığı ile harekete geçirici projeler yapmak maalesef mümkün değil. İnsanlara zaten farkında oldukları ve alıştıkları gerçekleri hatırlatmanın faydası yok. Onları harekete geçirecek şeyler bilinçaltlarındaki gerçekler. O yüzden çok kuvvetli bir mecra olan kamu spotları doğru ellerde harika sonuçlar çıkarabilecektir. (Özellikle televizyon gibi bir mecraya bedava erişim olanağına sahip kamu spotlarının, ceza almış TV kanalının yayınlamak zorunda olduğu belgeseller tadında bir kurgu ile hazırlanması, potansiyelin ziyanı örneklerinin ilk sıralarında yer alacaktır.) Hatta biraz daha ileriye giderek, günümüzde geleneksel ile dijitalin uyum içinde olması gerekliliği de kamu spotları için göz önünde bulundurularak, tüm dünyada viral etkisi yaratacak işlere imza atılabilmesidir esas olan.

http://www.youtube.com/watch?v=s8kNNFJVQ5w

Ülkemizde ağırlıklı olarak Bakanlıklar imzalı gerçekleştirilen kamu spotlarındaki sürecin nasıl işlediğini (senaryonun nasıl ve kimler tarafından hazırlandığı, çekimlerin hangi seviyedeki profesyonelliklerde yapıldığı vb.) bilmiyorum ama arkeoloji müzesindeki sünnet düğününden müzekart bilinçlendirmeli bir viral kamu spotu yapabilecek zihniyeti arzuluyorum…

*Günümüzün önemli uyarıcılarından olan kamu spotları ile anlatmak istediklerimin biraz daha detayı için şu yazımı tavsiye ediyor, yukarıdaki işlerin çoğuna sayesinde ulaştığım adamlaryapıyor’a naçizane teşekkürlerimi iletiyorum.  

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

5 yildir bankacilik/finans sektorunde finansal analiz ve kredi degerlendirme profesyoneli olarak calisan yazar, 2007 yilindan itibaren de pazarlama uzerine yazilar yazmaktadir.

Bir Cevap Yazın

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Betty Crocker, Ürününe Müşteri Deneyimi Katarak Satışlarını Nasıl Yükseltti?

ABD merkezli gıda şirketi General Mills, 1950’li yıllarda ünlü Betty Crocker markası altında bir kek karışımı piyasaya sürdü. Bu kek karışımı, bütün kuru malzemeleri içinde barındırıyordu. Öyle ki, içinde toz haline getirilmiş süt ve yumurta bile bulunuyordu. Bu kek karışımını alanların yapması gereken sadece karışıma su eklemek ve bütün malzemeyi bir güzel karıştırdıktan sonra karışımı fırına vermekti.

Bu yenilikçi ürün, meşgul ev hanımlarının zamandan tasarruf etmesini sağlıyordu. General Mills, bu ürünün satacağından çok emindi. Ancak işler umdukları gibi gitmedi. Bu yeni ürün, birçok faydasına rağmen doğru düzgün satmadı. Hatta ikonik ve güvenilir Betty Crocker markası bile, ev hanımlarını bu ürünü benimseme konusunda ikna etmedi.

Bunun üzerine General Mills, bu beklenmedik durumun altında yatan nedeni anlamak için bir grup psikologu işe aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda psikologlar, Amerikalı ev hanımlarının bu pratik ürünü kullandıklarında kötü hissettikleri sonucuna ulaştılar.

Ürün, normal bir şekilde kek yapmaya göre çok daha az zaman ve emek harcayarak kek yapmaya imkan tanıyordu, ancak ev hanımları bu şekilde eşlerini ve konuklarını kandırmış olduklarını düşündüler. Aslında bu kek karışımıyla yapılan kekin tadı çok iyiydi ve insanlar, ev hanımlarının bu keki yapmak için çokça vakit harcadıklarını düşünüyorlardı. Ev hanımlarının hakkettiklerinden daha fazla takdir alması ise onların suçluluk hissetmelerine neden oldu ve sonuç olarak ürünü kullanmayı bıraktılar.

Ürünün satmamasının ardındaki neden anlaşıldıktan sonra, General Mills şirketi bu suçluluk psikolojisi sorununun üzerine eğilen bir dizi reklam kampanyası hazırladı. Bu reklam kampanyalarında, hazır kek karışımlarıyla mutfakta zamandan tasarruf etmenin, kadınlara aileleri için diğer değerli şeyleri yapmalarına imkan tanıdığına vurgu yapılıyordu. Kısacası reklamlar, böylesi yenilikçi bir ürünü kullanmanın ne kadar akıllıca olduğuna dikkat çekiyordu.

Bu reklam kampanyalarına rağmen, General Mills ürünü değiştirerek daha az pratik hale getirdi. Ev hanımlarının, yeni kek karışımına suyun yanı sıra gerçek yumurta katmaları gerekiyordu. Bu da karışımdan toz haline getirilmiş yumurtanın çıkartıldığı algısını oluşturdu. General Mills, ürünü yenilenmiş halini “Bir Yumurta Ekle” sloganıyla yeniden piyasaya sürdü ve bunun ardından Betty Crocker hazır kek karışımının satışları hızla yükseldi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link