Kolanın İki Devi Meyve Suyu Pazarında Karşı Karşıya Geliyor

Türkiye’de özellikle son dönemde meyve suyu denince akla gelen ilk marka “Cappy”. Pazarda %30’lara yakın bir paya sahip olan Coca-Cola’nın Minute Maid markasının Türkiye’deki ayağı olan Cappy, meyve suyu pazarında rakipsiz bir görüntü çiziyor. Gerek inovatif ürünleri ve yeni tatları, gerekse yüksek tüketici memnuniyeti ile Cappy, tartışmasız açık ara lider olarak göze çarpıyor. Coca-Cola grubunun genel stratejisi olan her girdiği segmentte lider olma hedefi, meyve suyu kategorisinde oldukça sağlam bir şekilde başarılmış vaziyette. Dimes, Tamek gibi güçlü markalar hemen arkasında yer alsa da, 1994 yılında merhaba dediği Türkiye’de Cappy, tüketicilerin gönlündeki meyve suyu markası olmuş durumda. İlk yüzde yüz meyve suyu da dahil olmak üzere, pek çok yeni ürünü tüketiciyle  buluşturup pazarın büyümesinde önemli rol oynayan Cappy’nin önemli bir global rakibi Türkiye’ye adım atacak gibi gözüküyor.

Tropicana

Coca-Cola’nın en büyük rakibi Pepsi, Türkiye’de ki Cappy saltanatına son vermek için, Tropicana markasını Türkiye’ye getirmeye karar verdi. 2007 yılında Tamek ile yaptığı stratejik anlaşma ile meyve suyu pazarına giriş yapan PepsiCo, pazardaki rekabette pek farklı şeyler söyleyemedi ve Cappy’nin yükselişini izlemek zorunda kaldı. Meyve suyu pazarında rakibini yakalamak isteyen Pepsico, Tropicana kartı ile Cappy’i zorlamayı hedefliyor. Tabii, Tropicana’nın Türkiye’ye gelmesinin tek sebebi Coca-Cola’ya iyi bir ders vermek falan değil. Türkiye’de meyve suyu pazarı yükselen bir trende sahip, ve kişi başı tüketimde oldukça önemli bir büyüme vaat ediyor. Şu anda kişi başı tüketimin yaklaşık 9 litre olduğu Türkiye, ortalamanın 25 litre olduğu Avrupa ve 45 litre olduğu ABD’ye göre oldukça geri durumda. Bu düşük tüketim markalara gelecek ile ilgili olarak önemli büyüme fırsatları sunuyor.

Cirosal olarak 2 milyar TL büyüklüğe sahip olan Türkiye meyve suyu pazarı, yılda 900 milyon litrelik satış gerçekleştiriyor. Yerel, ulusal ve global pek çok markanın yer aldığı pazarda, Cappy, Dimes, Tamek gibi markalar pazarın büyük bölümünü elinde bulunduruyor. Tropicana’nın Türkiye gelmesi hem pazarın büyümesi hem de artan rekabet ile kalite ve fiyatta olacak değişikliklerle de tüketiciye pozitif etkisi konularında önemli katkılar yapacaktır. Tropicana %100 meyve suyu özelliği ile öne çıkan bir marka olduğu için, özellikle bu segmentte rakipleri ile iddialı bir rekabete girecektir. Avrupa’da meyve suları içinde %30-35 paya sahip olan %100 meyve suları, Türkiye’de henüz %7-8 oranında, bu nedenle Tropicana’nın gelişi ciddi büyüme oranları ile meyve suyu pazarında dengeleri değiştirmeye başlayabilir. Tropicana’nın portfolyosundaki pek çok yeni tat ve üründe, mutlaka pazarda yeni ürünlerin tüketiciyle buluşmasına neden olacaktır. Tabii, Cappy’nin karşısına çıkacak olan bu global marka, pazarın yeniden şekillenmesine neden olabilir. Fakat Coca-Cola’nın da kolay lokma olmadığı aşikar, nitekim Cappy hali hazırda tüketicilerin gönlünde taht kurmuş durumda ve kısa vadede bunu değiştirmek çok da kolay gözükmüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

3 Comments

  1. Tropicana Dünya’nın en büyük markası. 70 ülkede faaliyetteler ve hepsinde liderler. Türkiye’de dengeler değişir. Tropicana dünya markası. Cappy ise sadece Coca Cola’nın Türkiye gibi geri kalmış olarak gördüğü ülkelerde piyasaya sürdüğü alt segment bir ürün. Tüm Türkiye’ye hayırlı olsun.

  2. çevremde 5 tane büyük market var pehlivanoglu evka3 magazanızda vişnesi yok her gün soruyorum hep gelecek deniyor ben afyonluyum meyve suyunu içemiyoruz. izmir ana bayi telf verin oradan alayım 0555******* saygılar

  3. ewet bende mersinin silifke ilçesinde bende bulamıyorum tadına dahi bilmiyoruz iyi güzel hoş hergun reklamlarını izliyoruz içemedikten sonra izlesek ne fayda

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link