KOBİ’ler İçin Çocuklara Yönelik Pazarlama Stratejileri

Son yıllarda önemli markalar, çocuklara yönelik pazarlama faaliyetlerine hız kazdırmış durumda. Bunun başlıca en önemli sebebi; çocukların, ebeveynlerin satın alma kararlarında fazlasıyla etkili olmaları. Ayrıca pek çok önemli marka, çocuklara yönelik pazarlama faaliyetlerini geleceğe yatırım olarak görüyor. Haksız da sayılmazlar, sonuçta onlar geleceğin tüketicileri. Şimdi konuyu biraz daraltıp, çocuklara yönelik pazarlama faaliyetlerinin çok elverişli olduğu ayakkabı sektörüne çevirmek istiyorum. Bu sektörde KOBİ’lere de fazlasıyla yer olduğunu söyleyebilirim. Peki, KOBİ’ler ayakkabı sektöründe çocuklara yönelik hangi pazarlama stratejilerini kullanabilirler?

Çocuk ayakkabılarını pazarlamak için, hem ebeveynlere hem de çocuklara hitap etmelisiniz.

Çocuk ayakkabıları, Avrupa’nın toplam ayakkabı satışının yaklaşık %20’sini oluşturduğunu söyleyebilirim. Kısa sürede yeni ayakkabılara duyulan ihtiyaç, endüstrinin bu kısmında büyük çaplı satışların başlıca nedeni. Bunun yanı sıra bir müşterinin hangi ayakkabıları alacağını belirleyen birçok faktör de vardır. Çocuk ayakkabıları satmayı düşünen küçük işletmeler, eğer bir pazarlama stratejisi oluşturmak istiyorlarsa öncelikle ebeveynlerin satın alma nedenlerini çok iyi incelemeliler.

marka-cocuk-giyim

Alım Gücü

Bazı ebeveynler seçimi çocuklarına bıraksalar da bazıları, çocuğunun duygusal kararlarından daha çok alım güçlerine odaklanabilir. Çünkü küçük çocuklar çok hızlı büyürler ve yaklaşık üç dört ayda bir yeni bir çift ayakkabıya ihtiyaç duyarlar, her bir ayakkabı çiftinin çok sınırlı bir giyim süresi vardır. Bütçesini de düşünen ebeveynler için bir ayakkabı öncelikle alım güçlerine uygun olmalı, çünkü kısa bir süre sonra kullanılamayacaktır. Mağazanıza bazı indirim veya özel promosyonlarla dikkat çekebilirsiniz, bir sonraki alışverişlerinde kullanmaları için her ebeveyne bir kupon verebilirsiniz. Okul başlangıcı döneminde yapılabilecek özel tasarruf duyuruları da birçok müşterinin dikkatini çekecektir, çünkü ebeveynler hem beden eğitimi dersleri için spor ayakkabısı arayacaklar hem de okul formasının altına düz ayakkabılar almak isteyecekler.

Lisanslı Ürünler

Lisanslı ayakkabılar, çocuk ayakkabısı pazarını; televizyon şovlarındaki karakterler, pop müzik yıldızları, film yıldızları ve çizgi roman kahramanları dolduruyor. Lisanslı ayakkabılara sahip küçük bir ayakkabı mağazası, reklam afişleri ve posterler kullanarak bu ürünlerin popülaritesinden faydalanabilir. Reklam departmanları, çocukların favori karakterlerini vitrinlerde kullanarak stratejik yerleştirmeler yaparlar ve bu da mağazanın önünden geçerlerken, mağazaya girerlerken, ayakkabıları denerlerken veya kasa sırasında beklerlerken çocukların gözüne takılır. İlk ziyaret sırasında markalı bir spor ayakkabı, sandalet veya terlik alınmasa bile bir sonraki alışverişte alınmaları için dikkat çekerler.

Süreklilik ve Güven

Çocuklar ergenlik öncesi veya ergenlik yıllarına geldiklerinde büyümelerine paralel olarak ayakkabılarında da sürekli değişimler oluşur, dolayısıyla ayakkabıların boyutları ve dayanıklılığı ciddi birer konu haline gelir. Eğer mağazanızda çocuk spor ayakkabıları, günlük ayakkabılar veya kaliteli malzemelerden yapılan özel ayakkabılar varsa, mağaza içi iletişiminizin bunları vurguladığından emin olmalısınız. Mağazanızın spor bölümünde, sporcu çocuklarının güvenliğini öncelikli olarak düşünecek bir ebeveyni etkilemeye odaklanın. Eğer bir spor ayakkabı markası, eklemleri koruyan veya kemik kırılmalarını önlemeye yardımcı olan ultra şok absorbsiyonlu bir spor ayakkabı satıyorsa, bu özelliğin tanıtımını yapabilirsiniz.

Mağaza Dışındaki Promosyonlar

Çocuklar gündelik hayatlarında tahmin edebileceğinizden fazla internette zaman geçirildiklerini söyleyebilirim. Konuyla ilgili sizinle Türkiye İstatistik Kurumun yapmış olduğu bir araştırmayı paylaşmak istiyorum;

– Çocuklar bilgisayar kullanımına ortalama 8 yaşında başladığı gibi, internet kullanım ise ortalama 9 olduğu belirleniyor,
– Çocukların yüzde 24,4’ünün kendilerine ait bilgisayarı var,
– Çocukların yüzde 60,5’i bilgisayar, yüzde 50,8’i internet, yüzde 24,3’ü cep telefonu kullanıyor,
– Çocukların yüzde 45,6’sı hemen her gün internet kullanıyor,
– Çocuklar interneti en çok yüzde 84,8 ile ödev veya öğrenme amacıyla kullanırken, yüzde 79,5 ile oyun oynama, yüzde 56,7 ile bilgi arama, yüzde 53,5 ile sosyal medya ağlarını takip etmek için kullanıyor,
– İnternet kullanım yerlerine göre yüzde 65,6 ile ev ilk sırada,
– Cep telefonu kullanımına ortalama başlama yaşı 10,
– Her 10 çocuktan 9′u hemen her gün TV izliyor,
– İnternet dışında basılı ortamda gazete okuma oranı yüzde 16,6,
– Gazetede en çok yüzde 40,9 ile TV, magazin, eğlence yazıları okunuyor.

İstatistiklerden anlaşıldığı üzere, çocuklara yönelik dijital pazarlamaya ağırlık vermekten kaçınmayın. Bilhassa okul başlangıcı veya tatil zamanlarında sosyal medyada reklama yüklenebilirsiniz. Onun hacrinde eğer mağazanızın önünde çok fazla yaya trafiği yoksa veya vitrinleriniz iyi bir kullanıma elverişli değilse, pazarlama çalışmalarınızı yerel mecralara yöneltebilirsiniz. Yerel gazetenizin çocuklara, kadınlara, ebeveynlere veya annelere yönelik aylık eklerinin olup olmadığını araştırın ve bir sonraki eke bir reklam vermeye çalışın.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Betty Crocker, Ürününe Müşteri Deneyimi Katarak Satışlarını Nasıl Yükseltti?

ABD merkezli gıda şirketi General Mills, 1950’li yıllarda ünlü Betty Crocker markası altında bir kek karışımı piyasaya sürdü. Bu kek karışımı, bütün kuru malzemeleri içinde barındırıyordu. Öyle ki, içinde toz haline getirilmiş süt ve yumurta bile bulunuyordu. Bu kek karışımını alanların yapması gereken sadece karışıma su eklemek ve bütün malzemeyi bir güzel karıştırdıktan sonra karışımı fırına vermekti.

Bu yenilikçi ürün, meşgul ev hanımlarının zamandan tasarruf etmesini sağlıyordu. General Mills, bu ürünün satacağından çok emindi. Ancak işler umdukları gibi gitmedi. Bu yeni ürün, birçok faydasına rağmen doğru düzgün satmadı. Hatta ikonik ve güvenilir Betty Crocker markası bile, ev hanımlarını bu ürünü benimseme konusunda ikna etmedi.

Bunun üzerine General Mills, bu beklenmedik durumun altında yatan nedeni anlamak için bir grup psikologu işe aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda psikologlar, Amerikalı ev hanımlarının bu pratik ürünü kullandıklarında kötü hissettikleri sonucuna ulaştılar.

Ürün, normal bir şekilde kek yapmaya göre çok daha az zaman ve emek harcayarak kek yapmaya imkan tanıyordu, ancak ev hanımları bu şekilde eşlerini ve konuklarını kandırmış olduklarını düşündüler. Aslında bu kek karışımıyla yapılan kekin tadı çok iyiydi ve insanlar, ev hanımlarının bu keki yapmak için çokça vakit harcadıklarını düşünüyorlardı. Ev hanımlarının hakkettiklerinden daha fazla takdir alması ise onların suçluluk hissetmelerine neden oldu ve sonuç olarak ürünü kullanmayı bıraktılar.

Ürünün satmamasının ardındaki neden anlaşıldıktan sonra, General Mills şirketi bu suçluluk psikolojisi sorununun üzerine eğilen bir dizi reklam kampanyası hazırladı. Bu reklam kampanyalarında, hazır kek karışımlarıyla mutfakta zamandan tasarruf etmenin, kadınlara aileleri için diğer değerli şeyleri yapmalarına imkan tanıdığına vurgu yapılıyordu. Kısacası reklamlar, böylesi yenilikçi bir ürünü kullanmanın ne kadar akıllıca olduğuna dikkat çekiyordu.

Bu reklam kampanyalarına rağmen, General Mills ürünü değiştirerek daha az pratik hale getirdi. Ev hanımlarının, yeni kek karışımına suyun yanı sıra gerçek yumurta katmaları gerekiyordu. Bu da karışımdan toz haline getirilmiş yumurtanın çıkartıldığı algısını oluşturdu. General Mills, ürünü yenilenmiş halini “Bir Yumurta Ekle” sloganıyla yeniden piyasaya sürdü ve bunun ardından Betty Crocker hazır kek karışımının satışları hızla yükseldi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link