‘Kitsch’ Silüetinde Savrulanlar 0

Japon’ların ticari faaliyetlerini çiftçilik faaliyetlerinin bölgesel koşullarına uyarlamasından yola çıktıkları ‘’dochakuka’’ ( küyerelleşme) kelimesi, bugün sofralarımızdan evlerimize kadar binlerce milliyet ile ortak bir şeyler paylaşıp diyaloglar kurmamızın en önemlisi kendimizden bir şeyler bulmamızın baş aktörü olmuştur. İnovasyonlar matruşka bebekleri gibi hayatımızı renklendirmekte ve yüzlerimize hafif bir tebessüm ifadesini yerleştirmektedir.

Unilever Hindistan’da ne yaptı?

Yerel alemlerin kültürel dünyalarının inceliğine varan ve lokasyon odaklı ürünlerin bu insanların hayatlarında yer edinmesini sağlayan öncü kuruluş  Unilever’in  Hindistan’da bulunan şubesi Level Limited (HLL) bir klasiktir. Şeytanı ayrıntıda yakalayan Unilever, piramidin altında ezilen dev fırsatı görerek liderliği yakalamıştır. Ucuzluğun arz ve talebe  canlılık kattığı bu ülke, raflarda alım gücünü cezbetmeyen 200ml Elidor şampuanları baş aşağı ederek yerine fiyatı 0.022 USD olan 11LL’lik tek kullanım şampuanları başının tacı etmiştir. Bu dev diğer kahve, deterjan, kakao yağı ve diş macunu üreticilerini de alarma geçirmiş, ürünlerini tek kullanımlık ambalajlarla giydirmelerine ön ayak olmuştur.

Bir diğer öncü Nokia, Hindistan pazarında çağımızın minyatür devi cep telefonuna olan talep artışını gözüne kestirerek 1996 yılında satış rakamlarını 300 binden 55 milyona çıkarmıştır. Vadettiği ürün, oldukça basit bir tuş takımından oluşan bir cep telefonudur. Basit bir seviyeye indirgenmiş bu ürün kırsal kesim müşterilerini mıknatıs gibi kendisine çekmiştir.

Büyüme hormonunu bünyesine  şaşılacak şekilde aşılayan Starbucks, burundan içeri hava ile çekilen kokuların akılda kalan o eşşsiz dansını keşfetmiş, bununla birlikte kaliteye önem vererek farklı ülkelerdeki müşterilerin nabzını tutmanın muazzam deneyimini çatısı altında toplamıştır. Dünyanın dört bir yanında taze kahve kokusunu çağrıştıran madalyon logo. Seattle’da kurulan bu işletmenin kendisi için seçtiği isim klasik roman Moby Dick’teki efsanevi karakterden başkası değildir. Bir fincan kahveyle oturduğunuz yerden sosyalleşmek zorundayken Starbucks, sıcak kahvenizi bir yerlere dökme korkusunu alıp götürmüş üzerinde kimliğinizin olmazsa olmazı olan adınızın yazdığı plastik kutularla sizi hareketli sosyallere dönüştürmüştür .

Peki bu köklü firmaları glokal düzlemde hareket etmeye iten güç nedir?

Cevabı nüfuz edilen toplumların sosyo-ekonomik ve sosyo kültürel yapılarında gizlidir. Hindistan’da insanlar hayatlarını ağır ve adil olmayan koşullar altında tarlalarda çalışarak kazanmakta.

Dört bardak buğday ya da pirincin beş kişiyi doyurmak için beklediği  mutfaklarına misafir olmak ister misiniz ? Mutfaklarına göz atmadan önce sizleri  tek odalı çamurdan yapılmış bir kulübe de ağırlıyoruz. Eğer evde su yoksa ve soluklanmak için bir bardak suya ihtiyacınız varsa en az bir kilometre uzaklıktaki kaynaktan suyun gelmesini beklemeniz gerektiğini üzülerek belirtmek durumundayım.

Unilever Elidor şampuanları bu ülkedeki raflara 200 ml ambalajlarda yerleştirdiğinde bahsettiğim ayrıntıyı akabinde telafi etmek üzere gözden kaçırmıştı.  Unilever’in  tek kullanımlık şampuanı Hindistan pazarına sürmesi adeta bir lokomotif etkisi yaratarak diğer firmaları da başta Nokia olmak üzere aynı stratejiyi uygulamaya yönlendirmiştir.

Ya Starbucks?

Starbucks örneği ise Unilever ve Nokia’dan farklı olarak gelişmekte olan ülkelerde boy göstermektedir.  Gelişmekte olan ülkeler kahveleri ile mobilize olmaktadır. Yakın zamanlarda sadece Türkiye’ye özel olarak sunulan  Starbucks Card, glokal stratejilerden bir tanesidir. A ses grubundan D ve E ses gruplarını yani her sınıftan insanı bünyesinde barındıran bir ülke için Starbucks örneği şaşırtıcı değildir.

Pakistan Örneği

Gelişmemiş ülkeler ailesinden olan Pakistan, sosyo- ekonomik ve sosyo-kültürel yapısı ile Fernando Meirelles’in 2006 yılında yönetmenliğini üstlendiği  Arka Bahçe (Constant Gardner) filminde bir diplomatın ve eşinin Kuzey Kenya’ya yaptıkları seyahat sırasında karşılaştıkları gerçek karşısında yaşadıklarının Pakistan için hiç de uzak olmadığını akıllara getirir niteliktedir.

Filmde ülkeye yardım adı altında gönderilen Dypraxa adlı ilacın aslında buradaki insanlar üzerinde deneniyor olması  ve Diplomatın  eşinin bu  gerçeği ortaya çıkarmak pahasına öldürülmesinin  ardından yavaşça su yüzüne çıkan, dünya genelindeki ilaç komplosu  anlatılmaktadır. Bu noktadan hareketle  Pakistan’da tuğla fırınlarının kölesi  olmak zorunda bırakılan 7’den 70’e herkesin  30 derece sıcakta ve ağır şartlar altında çalışmakta,  dahası bir haftalık insanlık dışı çalışmanın sonucunda elde ettikleri  16 dolar civarında seyreden haftalık kazançları  yaşam ve ilaç arasında tercih yapmalarına neden olmaktadır.  Bu ülkede yaşayan insanların sağlık güvenceleri bulunmamaktadır. Dolayısıyla cüzzi miktardaki kazançlarını kazara hastalanıp ilaca verirlerse açlıkla burun buruna gelmekte ya da henüz onlara uzanmamış olan küresel ilaç komplosuna bir adım daha yaklaşmaktadırlar.

Halimize Şükür

Gelişmemiş bir ülke olan Hindistan’da uygulanan bu stratejileri kendi ülkemize kıyasla düşündüğümüz zaman derin bir ‘’oh ‘’ çekiyor ve glokal düzeyimizin hanesine artı bir puan atıyoruz. Ancak küreselleşme gerçeğinden kendimizi soyutlama gibi bir durumun imkansız olduğu düşüncesiyle baş başa kaldığımızda bazı tehlikelerin varlığının gün yüzüne çıktığını da belirtmekte fayda var.

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link