Kendi Hikayesini Anlatacak Bir Şirket İsmi Bulmada 7 Altın İpucu

Başarılı bir şirket ismi, müşterilerine yaptıkları işi anlatmaktan ziyade arkasındaki hikayeden belli olur. Ne kadar güçlü bir hikayeye sahipse, o kadar da güçlü olur. Bunun en güzel örneklerinden birisi Apple olarak gösterilebilir. Şirket isminin, ne sattıklarından ziyade, arkasındaki güçlü hikayeden aldığı destek ve tabi ki doğru stratejilerle bugün paha biçilemez bir değere ulaşmıştır. İşte bu tarz güçlü hikayeyle harmanlanabilecek şirket isimleri kullanmanız için uygulayabileceğiniz altın değerinde 7 ipucu:

1. Kendini Bilmek

Levi’s, Disney gibi dünyaca ünlü markalar, hatta Türkiye’den de Ülker gibi güçlü markalar sahiplerinin hikayeleriyle var olmuşlardır. Bu isimler, şirketlerin başlangıç hikayelerini anlatacak güçlü iletişim stratejilerini başlatabilecek güçlü araçlardır. Bazen mükemmel isimler, şirketin içinde var olanlardır.

2. İlgi Yaratmak

Müşterilerinizin merakını çekecek isimler bulmak da önemli olacaktır. Yabancı sözcüklerden kurulmuş şirket isimleri de bu stratejiye güzel örnek teşkil ediyor. Hikayenizi destekleyen bir ismi yabancı dillerden devşirmek de güçlü bir merak duygusu uyandıracaktır. Örneğin ünlü Prego soslarının isminin uyandırdığı merak sayesinde İtalyanca’da ‘lütfen’ anlamına geldiğini öğrenen müşterilerin merak dürtüsü alışveriş potansiyelini de geliştirmektedir.

3. Doğaya Dokunmak

Doğayla iç içe yaşamlarımızın belki de şirketlere en büyük katkısı isim noktasında olabilir. Ne tür bir sıfatı yakıştıracağınız ve hikaye anlatacağınızı strateji haline getirirken, doğaya dokunan bir isim tercih etmek de şirketinizin rekabetten sıyırıp dünyayla, doğayla ilişkilendirmenizi sağlayacaktır. Bunun en güzel örnekleri olarak Amazon ve Apple‘ı verebiliriz herhalde. Güçlü hikayelerini doğayla birleştiren bu markaları dünya üzerinde tanımayan ve hikayelerine tanık olmayan çok azdır.

Finepix_S200_back14. Lokasyon (Lokasyon, Lokasyon)

Tıpkı doğa gibi, coğrafi lokasyonlar da ilham alınası güçlü isim kaynaklarındandır. San Fransico menşeili Cisco firması ya da ismini Japonya’daki Fuji yanardağından alan Fujifilm gibi firmalar isimlerini lokasyon bazlı belirlemişlerdir. Lokasyon bazlı isimler müşterilerin şirketlerle güçlü bağlar kurmalarını sağlar. Ancak unutulmaması gereken nokta ise, şirketinize bu isimleri koyarken mutlaka ürününüz ya da hizmetinizle ilişkilendirmeniz. Çünkü legal olarak coğrafi isimler ticaret markası olarak kullanılamaz.

5. Şairane Olmak

Stratejik olarak kullanıldığında, güçlü metaforlar büyük anlamlar taşıyacaktır. Şirket isminizi belirlerken, bir şairin kaleminden çıkmışcasına güçlü anlamlar içerecek şekilde belirleyebilmek kolay bir şey değil elbette. Bunun en güzel örneklerinden biri de Ford Mustang olsa gerek.

6. Mitoloji ve Din

Din ve mitoloji insanların favorileridir. Şirket isminizi belirlerken bu kriterlere tutundurduğunuzda, hikayenizi de sağlam kurgulama yolunda kolay bir adım atıyorsunuz aslında. Ünlü giyim markası Nike‘ın Yunan mitolojisinden ya da ünlü yazılım firması Oracle‘ın Delphi Kahini hikayesinden gelmesi gibi, güçlü mitolojiler ve hikayeler güçlü markalar yaratma noktasında yardımcı olacaktır.

Nikola-Tesla

7. Ünlüleri Kullanmak

Ünlülerin isimlerini yaşatmak sadece onları anmak değil aslında. Ünlü elektrikli araba markası Tesla‘yı bir düşünün. Elon Musk şirkete ünlü mucit Nikola Tesla‘nın ismini verirken, ürünleriyle bağdaşlaşabilecek bu ismi de bir adım öteye taşımasını bilmiştir. Belirli kriterler doğrultusunda bu tarz bir isim tercihi, şirketinizin içinde bulunduğu rekabetten bir adım ötesine geçmenize imkan sağlayabilecek başarılı yöntemlerden birisidir.

Hepsini bir arada düşündüğümüzde, isminizin olmazsa olmazı bir nokta öne çıkıyor; hikaye. Şirketinizin ismini koyarken belirlediğiniz hikaye, müşterilerinizin şirket isminizin nereden geldiğini merak ettiği zaman vereceğiniz cevapta sizi daha da güçlü ve başarılı kılacak en stratejik aracınızdır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

3 Comments

  1. Merhaba kolay gelsin. siteniz oldukça güzel olmak ile beraber önemli bilgiler içermektedir. Hepsini okudum ve bende bir şirket kurma adayı olarak gerekli olan bilgileri edinmeye gayret ettim. Sizden ricam inşaat sektöründe aramakta olduğum isim için yardım etmeniz. Şimdiden teşekkür ederim

  2. İyi günler ısıtma soğutma üzerine mühendislik olarak iş yapıyoruz bi isim öneriniz olabilir mi

  3. selamlar ben internet gema arena işi yapmaktayım piramit game arene isimim var hosuma gitmemekte bir isim önerin lütfen

Bir Cevap Yazın

Dijital Pazarlamada Geleceğin Ayak İzleri: Veri

  • Şirketlerin %59’ü Facebook ve Instagram reklam harcamalarını kendi ekibine yaptırırken yine şirketlerin %57’si Google reklam faaliyetlerini de kendi içinde yürütmeyi tercih ediyor.
  • CRM verisi kullanımı şirketlerde bu sene %56’larda kalırken tahminler seneye %70’lere çıkacağını gösteriyor.
  • Benzeri yazılar için; Tüketici Teknoloji Sayesinde Artık Marka Rollerini Üstleniyor

Daha fazla kanaldan daha fazla mesaja maruz kalan tüketicilerin artık kendileri ile ilgili tüm satın alım kararlarında etkilenen rolüne “ etkileyen” rolünü de eklediklerini dile getirmiştik. Bu durum reklamcıların artık bireysel seviyede kişiselleşmiş mesajlar üreterek tüketiciye ulaşmaları demek.

Bu durum ise 1990lardan beri hayatımızda yeri olan dijital reklamcılığın köklü bir şekilde değiştiği bu döneme götürüyor bizi: Veri ile desteklenmiş dijital pazarlama. Tüketiciye birebirde ulaşmak için reklamcıların ellerinde olan tonlarca veriyi işleyip anlamlı bilgiler yığını haline getirmesi ve stratejisini bunun üzerine kurması gerekiyor.

Veri ile desteklenen bu yeni tip pazarlama bildiğimiz kanalların ve onlara verilen bütçelerin de revize olması demek. Yani Google ve Facebook üzerinden maruz kaldığımız ve sadece tıklamamız ile başarısı ölçülen bu reklamların volümü de düşüyor.

Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik bölgesinde 900 dijital pazarlama lideri ile yapılan araştırma dijital reklamcılığın yeniçağını gözler önüne seriyor.

Araştırmaya göre artık reklam verenler reklam projelerinde ajanslarla çalışmak yerine kendi içlerinde kurdukları kreatif ekiplerle yapmayı daha çok tercih eder hale geliyor bunun nedeni ise artık şirketlerin kendi dijital pazarlama aktiviteleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak istemeleri ve bu çabaların diğer pazarlama aktiviteleri ile de aynı hizada gitmesini istemelerinden kaynaklanıyor.

  • Şirketlerin %59’ü Facebook ve Instagram reklam harcamalarını kendi ekibine yaptırırken yine şirketlerin %57’si Google reklam faaliyetlerini de kendi içinde yürütmeyi tercih ediyor.

Veri Dijital Reklamcılığın Referans Noktası

Yukarıda da bahsi geçtiği üzere dijital reklamcılığı şekillendiren, tüketiciye bir mesajı doğru zamanda doğru yerde verdirmeyi sağlayan şey veri oldu. Veriyi müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) verisi, online veri ve demografik verisi olarak 3’e ayırabiliyoruz. Geçtiğimiz yıl şirketlerin bu verileri nasıl kullandıklarını ise aşağıda görebilirsiniz.

Reklamcıların %94’ünün doğru hedefleme yapabilmek için e-mail, telefon numarası gibi CRM verisini kullanmayı tercih ettiğini ve bu verileri daha kolay erişilebilir hale getirenlerin Facebook ve Google olduğunu biliyoruz. CRM verisi kullanımı şirketlerde bu sene %56’larda kalırken tahminler seneye %70’lere çıkacağını gösteriyor. Bu sonuç kendi verilerimiz satın alma davranışımızı nasıl şekillendireceğinin en önemli kanıtı olarak gösterilebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markalar, Lokasyon Verisini Kullanarak Nasıl Daha İyi Kullanıcı Deneyimi Sunabilir?

  • Birçoğumuz servisler ve uygulamalarla kişisel bilgilerimizi paylaşma konusunda rahat hissetmesek de, bu servislerden ya da uygulamalardan faydalanabilmek için kişisel bilgilerimize erişim izni veriyoruz.
  • Bazı markalar ise bu kişisel bilgileri müşterilerine daha iyi bir deneyim sunmak için kullanarak insanların bu konudaki endişelerini azaltmaya çalışıyorlar.
  • PSFK’in belirttiğine göre, veri paylaşımı karşılığında kullanıcılarına ek hizmetler ya da ürünler sunan markalardan üçü Nike, KLM ve United Airlines.
  • İlgili yazı; Kullanıcı Deneyimi (UX) Türkiye Pazar Araştırması Tamamlandı

Son dönemde birçok insan, kullandığı hizmetler ve uygulamalarla bilgilerini paylaşma konusunda rahat hissetmiyor. Facebook‘ta yaşanan Cambridge Analytica skandalı da aslında bu insanların bu konuda rahat hissetmemekte ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdi.

Ancak bütün bunlara rağmen, kullandığımız internet tabanlı servislerin ve uygulamaların birçoğunu kullanmadan önce çeşitli bilgilerimize erişim izni isteniyor ve biz de o servisi ya da uygulamayı kullanabilmek için bu izni paşa paşa veriyoruz. Yine de bazı markalar, katma değerli teklifler oluşturmak ve genel deyimlerini geliştirmek için bu verileri kullanarak insanların bu konudaki tereddütlerini azaltmaya çalışıyorlar. PSFK, buradan yola çıkarak sürekli veri paylaşımı karşılığında tüketicilere ek hizmetler ya da ürünler sunan üç markayı sıraladı.

Nike

Spor giyim markası, NikePlus üyeleri için Nike Unlocks adını verdiği bir deneyim meydana getirmek amacıyla ticaret odaklı Nike uygulamasıyla birlikte, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarını sunuyor. NikePlus üyeleri, Nike Run Club ve Nike Training Club uygulamalarındaki yeni bir koşu kilometre taşına erişmek ve yeni bir antrenman programını tamamlamak gibi çeşitli hedefleri tamamlayarak Apple Music, Headspace meditasyon uygulaması ve ClassPass stüdyo fitness üyelik programından teklifler alıyorlar.

KLM

Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, gezginlere Amsterdam’da dolaşmak için püf noktaları sunan bir GPS ile donatılmış sesli bir bagaj etiketi olan KLM Care Tag‘i geliştirdi. Bu sesli bagaj etiketi, GPS koordinatlarını kullanarak belirli bir lokasyonda otomatik olarak sesli ipuçları sağlıyor. KLM Care Tag ayrıca kullanıcılara bisikletlerini kilitlemelerini hatırlatmak ya da yoğun kavşaklardaki trafik uyarıları gibi kullanıcı dostu güvenlik hatırlatmaları da sağlıyor.

United Airlines

ABD merkezli hava yolu şirketi United Airlines, uygulaması içerisinde mobil çanta takibini başlattı. Bu mobil çanta takibi özelliği, geri bildirimleri dinleyerek ve uygulamanın başlatılmasını takip ederek müşterilere tatmin edici bir deneyim sunmayı ve de benzer uygulamalardaki geçmiş başlangıçlardan bir şeyler öğrenmeyi hedefliyor. Hava yolu şirketi, daha kullanıcı dostu ve çekici olması gereken özellikleri belirliyor ve nelerin işe yaradığını ve nelerin iyileştirilmesi gerektiğini anlamak için bu özelliklerin başlangıcını sürekli olarak takip ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link