Kendi ‘Doğa’sıyla Bozuşan Marka 0

Birileri yapmış, arkasına yaslanmış.

Neyseki dünyada işler artık böyle yürümüyor. Hatta Türkiye’de bile bu işler böyle olmuyor. Yani siz arkanıza yaslandınız diye, kimse oturup seyirci kalamıyor.

Doğadan çay reklamları genelde beğenilir, güzel noktalara değinebildiği için de çok kişi tarafından takdir görür.

Şimdi ne yazık ki, bir problemimiz var.

He for She gibi büyük çaplı kampanyaların başlamasına sebep olan, tasvip edilmeyen bir dünya düzeni var ortada. Üstelik bu son dönem, bu konuda en hassas dönem. Yani bizlerin en ufak kelimede bile kadın, erkek eşitliği konusunda hassas olmamızın şart olduğu bir dönem. Genelde de büyük kurumlar, kurumsallaşma başarısı göstermiş dev şirketler bunun farkında. Bu konudaki hassasiyetlerini sadece sosyal kampanyalar, reklamlar ya da PR çalışmalarında göstermiyorlar üstelik; ambalajlarda, isimlerde, tanıtım stantlarında, CEO konuşmalarında ya da her türlü marka yüzünün yer aldığı alanlarda bu mesajlara özen gösteriyorlar. Hatta markalar bu alanda milyonlarca farklı ‘insan içinden’ kısa filmleri bile çekti. Deneylerini kullandı. Herkes bir yerden elini uzattı ki, geçmişte ırkçılık konusunda çoğalan davranış bozukluklarında olduğu gibi, cinsiyet konusunda da eşitlik kazanılabilsin. İnsanlarda genel bir bilinç, tavır geliştirilebilsin. Tüm dünya bunun için çabalıyor. Bu bir zorunluluk.

Dünyanın bu derece hassas olduğu bir konuda, özellikle de en hassas olduğu döneminde çıkıp eğer ‘kadın ayakkabı ister, çanta ister’ bunları yaparsan hemen mutlu olurlar, çünkü onlar birer evcil hayvandır izlenimi yaratırsan, bu bahsettiğim bilinç ışıkları bir anda ayaklanır.

Geçenlerde de Türkiyenin güzide markalarından olan Doğadan Çay da bu çukura düşüverdi bir anda. Üstelik de çok feci bir zamanlama ve üslupla. Yayınladığı ‘kadınlar ne ister!’ adındaki kısa animasyon reklamı bir gecede dünyanın krizini yarattı. Dünya, aşırı zayıflama baskısıyla yıpranan kadın anlayışını, görüntüyü takıntı haline getiren sağlıksız psikolojileri, birbirinden farklı kadın benzetmelerini, fiziksel ‘göğüs ve kalça’ göndermelerini bir kenara bırakmaya çalışırken, bunun tersi bir mesaj, herkes için artık fazlasıyla rahatsız edici. Sağlıklı psikolojilere sahip çocuklar, gençler yaratmanın tek yolu olan söylemlerin aksi göndermelerle, kadınların başta olmak üzere herkesin tepkisini çekebileceği öngörüsünü yapamayan bir şirket yapısının yaşadığı kriz hali kolay kolay da düzeltilemezdi. Ancak Doğadan Çay doğru olanı yaptı ve ‘çıkış niyetlerinin kesinlikle algılanan göndermeler olmadığını’ belirterek özür diledi. Animasyonu da tüm platformlardan çektiğini duyurdu. Bu arızalı arabaları tüm dünyaya yayan Toyota’nın araçları çektiğini duyurmasından daha kolay gibi görünebilir ancak ne yazık ki sosyal ağlarda yayılan hiçbir virüsü kaldırmak o kadar da kolay olmuyor.

Kriz yönetimi anlamında başarıyla, yapılabilecek belki de tek şeyi yaptı Doğadan Çay ancak asıl bundan sonraki duruşu önem taşıyor. Kriz yönetimi başlangıçta değil, sonrasında marka imajına yansımalarını ortaya çıkarıyor. Bu konuda yapılacak doğru PR çalışmaları ve yeni bir tavır, kızgın müşteriyi sakinleştirme konusunda oldukça büyük bir önem taşıyacak.

Dünyada reklamcılığın faulleri olarak belirtilen ve gerçek reklam süreçlerini tükettiği düşünülen en kirli konu; ‘cinsiyet’ ayrıştıran genellemelerdir. Bu durum içgörüyle, cinsiyetler arası hoş olmayan genellemelerin karıştırılıyor olmasından ileri gelmektedir. Bu tip göndermeler içgörü değildir. Bir reklam içinde yer almaması gereken basit kolaya kaçma adımlarıdır. Dünyada, reklamın ileri gelen ülkeleri ve üniversiteleri de bu anlamda tonlarca kuram oluşturmuş, bu kirli alışkanlığı yapılmaması gerekenler listesi alarak ders kitaplarına koymuştur.

Magazin tüm bunlara rağmen devam ediyor gibi görünebilir. Hatta bunu yapmaya devam edecektir de. Ancak reklamcılığın entellektüel bir alan olması gerektiği de gözden kaçmamalıdır.

Doğadan Çay konusunda ise en kötü konu, bu reklam sürecinde stratejistlerden, yazarlara herkesin bu içgörü kandırmacasına bulaşmış ve kurtulamamış olmasıdır. Kirliliği önlemesi gereken yaratıcılar, yani reklamcılardır.

Her şey elden gelir, yeter ki dünyalı olmayı bilsin insan.

 

 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Ülker’in 1 Nisan Şakasına Ceza Geldi! 0

Ülker için çekilen “1 Nisan Şaka Reklamı” maksadını fazlasıyla aşınca Reklam Kurulu, reklamı çeken şirketlere ceza uyguladı

Reklam Kurulu’nca, toplumda endişe ve tedirginliğe neden olduğu belirtilen “Ülker 1 Nisan Şakası” temalı reklam kampanyası dolayısıyla TBWA ve Plasenta Reklam Hizmetlerine toplam 301 bin 766 lira idari para ve durdurma cezası verildi.

Reklam Kurulu kararına göre, “Ülker 1 Nisan Şakası” temasıyla ulusal televizyon kanalları ve sosyal medyada yayımlanan reklamların toplumda endişe ve tedirginlik yarattığı, sansasyonel nitelik taşıdığı belirlendi.

Reklam Kurulu’nda konuyla ilgili yapılan görüşme ve değerlendirmelerde, sosyal medya hesaplarında ve çeşitli televizyon kanallarında yayımlanan reklamlardaki şakaların 1 Nisan’da yapılabilecek olağan şakalardan olmadığı” belirtildi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar dikkate alındığında, ifade ve görüntülerin toplumsal hassasiyetlere dokunarak toplumda endişe ve tedirginliğe yol açtığı vurgulanarak, “Anılan reklamlarda kardeşlerin birbirlerine yapabilecekleri 1 Nisan şakaları arasında ‘evini folyoyla kaplama’ gibi sıra dışı ve ‘kale direğine bağlama’ gibi şiddete özendirici şakalara yer verilerek, çocukların olumlu sosyal davranışlarını bozmaya ve taklit edebilecekleri şiddet unsurlarına yönelik ifade ve görüntülerin yer aldığı, kullanılan ses ve görüntü efektlerinin, son derece ürkütücü ve özelikle çocukların psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte olduğu belirlenmiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Kurul, reklamların bu yönleriyle mevzuata aykırı olduğunun altını çizerek, kampanyanın ulusal televizyon kanallarında yayımlanan versiyonunu hazırlayan TBWA Reklam Hizmetleri AŞ ünvanlı firmaya 241 bin 413 lira, internette ve sosyal medyada yayımlanan versiyonu hazırlayan Plasenta Reklam Hizmetleri Sanayi ve Ticaret AŞ’ye ise 60 bin 353 lira idari para ve durdurma cezası verilmesini kararlaştırdı.

Marketing Meetup’ta Konuşmacılar Belli Oluyor. İlk İsim; Uğur Batı 0

Pazarlamaya ait faydalı alt konuların, alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir buluşma serisi olan Marketing Meetup’ın dördüncü buluşması “Intelligence” yani “Zekâ” temasıyla profesyonellerle buluşuyor.

2 yıldır pazarlama, teknoloji ve iş dünyasını konuştuğumuz ve bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceğimiz Marketing Meetup serimizde konuşmacı kadromuz yavaş yavaş belli olmaya başladı. Belli olan ilk konuşmacılarımız arasında, sektörün önemli isimlerinden Prof. Dr. Uğur Batı da yer alıyor.

Profesyonel kariyerinde pek çok ulusal ve uluslararası marka için reklamlar yazan ve stratejiler geliştiren ödüllü bir reklamcı olan Batı, Reklam Yaratıcıları Derneği Başkan Yardımcılığını uzun yıllardır yürütmekte. Telsim, Rumeli Telekom gibi firmalarda marka uzmanlığı, Gode İstanbul’da yaratıcı yönetmenlik, son olarak da İstanbul Menkul Kıymetler Borsasından Borsa İstanbul’a geçiş sürecini marka tarafında yöneterek, 4 yıl boyunca kurumda marka ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulunmaktadır. Şu anda ise Okan Üniversitesi, Kültür Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesinde dersler verip, marka danışmanlıkları yapmaktadır.

Uğur Batı’nın Reklamın Dili, Marka Yönetimi, Enneagram İle Kişilik Analizi, Kendine İyi Bak, Dijital Oyunlar, Tüketici Davranışları, Ben Bilmem Beynim Bilir ve Sinaps adlı kitapları ayrıca Azraa-eel Menkıbeleri adlı romanı ve Aşkın Karanlık Yüzü adında bir de öykü kitabı vardır.

Dünyanın ilk nöropolitik kitabı ile New York Times, The Times gibi uluslararası gazetelerde röportajlar gerçekleştiren Uğur Batı, Nöropazarlama alanında Türkiye’de laboratuvar çalışmaları yapan en önde gelen akademisyen konumunda bulunuyor.

Şimdiye kadar birçok uzmanı konuk eden ve sektörü biraraya getiren Marketing Meetup serimizde siz de yer almak istiyorsanız detayları buradan bulabilir ve erken kayıt fırsatıyla yerinizi ayırtabilirsiniz.

Neden Marketing Meetup’a Katılmalısınız?

1. Aynı Konulardan Bahsetmiyoruz

Tüm konferanslar, birbirinin benzeri konular üzerinde dönüp durmaktayken, Marketing Meetup bu jenerik konular döngüsünü kırıyor. Marketing Meetup’ın hiçbir konferansında, hiçbir oturumunda klişe konulardan bahsedilmiyor. Böylece, her zaman farklı konularla seyircinin ilgisi canlı kalıyor.

2. Önemli Konuşmacıları Dinleyebileceksiniz

Marketing Meetup sektörün duayen isimlerinin katılımcılara yol gösterdiği, ışık tuttuğu bir konferans serisi. Kendi sektöründe, bilinen isimlerin konuk olduğu Marketing Meetup, etikete değil, içeriğe önem verenlerin katıldığı, doğru kişilerin kaliteli konulardan bahsettiği bir oluşum.

3. Yaratıcı Çözümler ve Trendleri Takip Edebileceksiniz

Son moda pazarlama konularının konuşulacağı oturumların yanı sıra, fuaye alanında gerçekleşecek aktivitelerle son dönem trendleri yakından takip edebileceksiniz.

4. Networking Yapmak İçin Birebir

Kaliteli insanların, sektör duayenlerinin katıldığı Marketing Meetup serisi, networking yapabilmeniz, profesyonel çevrenizi genişletebilmeniz için de kaçırılmayacak bir fırsat. Buradan kaydınızı gerçekleştirebilir, tüm sektörü buluşturan etkinliğimizde yerinizi ayırtabilirsiniz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link