Kariyerine Yeni Başlayacak Satış Temsilcileri için 5 Anahtar Kural 0

Doğuştan satış temsilcisi diye bir şey yoktur. İyi satış temsilcileri yaptıkları işi çok kolaymış gibi gösterirler ama sergiledikleri üstün performans, yeteneklerini geliştirmek için zaman harcadıklarının ve gelecekteki hedeflerine ulaşmak için sürekli olarak çaba gösterdiklerinin kanıtıdır.
İster ilk kez satış yapacak bir temsilci, isterseniz başlangıç seviyesine bir göz atmak isteyenlerden olun; birazdan okuyacağınız bu beş öneri, başarılı satışın ana kurallarıdır.

Yeni Satış Temsilcileri için 5 Satış Önerisi

1) Hedeflerinizle yola çıkın

Eğer satış yapmayı öğreniyorsanız, en sondan başlayın ve geri geri gidin. Hedeflerinizi belirlemek ve onlar doğrultusunda performansınızı ölçmek (bu konuya sonra tekrar değineceğiz) başlamak için en önemli noktadır.
Kişisel satış hedeflerinizi oluşturmayı hiçbir zaman unutmayın. Şirketin %2’lik diliminde olan  satış temsilcileri her zaman kendinden bahsettirir. İlgi çekerler, ustalık sergilerler, sürekli deneyim kazandırabilirler ve yönetirler. Davranışları ve hareketleri, sonuçların hep önünde gelir.
Şirketinizin %2’lik diliminde olmayı hedefleyin. Yarın gerçekleşecek bir hedef değil ve kolay da olmayacak ama her zaman en yüksekte olmak için çaba gösterin.

2) Satışın bir işlem olduğunun farkına varın

Satış bir sanattır deyip bunu bu kadar basite indirgememek lazım. Satış bir bilim ve bir teknolojidir!
Sektörde tanıdığım en başarılı satışçılar, birer bilim insanı ve klasik satış işlemini ölçülebilir yapma başarısını gösterebilmişlerdir. Eğer satışa bir işlem gözüyle bakmıyorsanız, olayı kaçırıyorsunuz demektir.
Satış, çok hızlı bir şekilde değişebilir ama bazı şeyler her zaman aynı kalacaktır. Müşteri kazanmak için, onların ürününüze duyduğu ihtiyaç ve ilgiyi anlamalı, neden harekete geçmediklerini belirlemeli ve satış yapmak için bir zaman çizelgesi oluşturmalısınız. Şirketinizin harekete geçiş tarzı eşsiz olmalıdır. Eğer her satış işlemini aynı yaparsanız, bir detay kaçırmanız çok olasıdır. Her işin kendine göre bir kural kitabının olmasının bir nedeni olduğunu anlamalısınız. Yani bir hedefle birlikte telefonun başına oturmadan önce şirketinizin işleyişini tamamen anlamak için yöneticilerinizle birlikte bir toplantı yapın.
Bu öğrenme süreci; ürününüzü nasıl konumlandırmanız gerektiğini, hedefleriniz doğrultusunda konuşurken hangi stratejileri kullanacağınızı, anahtar değer konumlandırmalarınızı anlamayı ve ideal müşterinizin nasıl olması gerektiğini keşfetmeyi de içerecek, başarılı satış sürecinizi oluşturacak birkaç faktörü belirleyebilmeniz için bunlar gerekli.

3) İşinizin acı tarafını belirleyin

Hedeflerinizin gerçekleşmesi aşamasında size getireceği acıyı tanımlamanız ve işe dair problemleri çözerken de bunları fark etmeniz gerekiyor. Eğer sürecin bir parçası biraz acı vericiyse, bu kimin umurunda ki?
Gerçek bir iş acısı, yönetim ofisinde ve toplantı odasında her gün çekilir. Biri muhtemelen tam da bu nedenle bütçeyi iptal eder. Eğer işlerinin başarıya ulaşması için bu kritik bir faktörse, işte size gidermeniz gereken gerçek bir iş acısı.
Bir satış temsilcisi olarak, potansiyel müşterilerinizle aranızda bir güven ilişkisi inşa etmelisiniz. Satın alacak kişiler, problemlerini anladığınızı ve çözecek kaynaklara sahip olduğunuzu bilmeyi isterler. Ama ilişkiniz, satış sonrasında da bitmez. Etik olarak sona ana kadar verdiğiniz söz ile birlikte yaşamanız gerekir. Potansiyel müşterilerinizi ürününüz ile bir bağ kurmaya hazırlayın ve onlara ihtiyaçları olan tüm yardımı sağlayın, sonuç olarak ellinizde bir adet mutlu müşteriniz olacak.

4) Her adımı ölçümleyin

Yapılmaya değer bir şey varsa, o da ölçümlemektir ve ölçümlenebilen her şey, geliştirilebilir. Hedeflerinizi oluşturduğunuz zamanı hatırlıyor musunuz? Onlar doğrultusunda performansınızı ölçümleme konusunda da çok titiz olun. Bugünkü satış rakamlarınızı biliyorsunuz, aynı rakamlara ayın sonunda da ulaşabilecek misiniz? Potansiyel müşterilerinizi, müşterilerinize çevirecek stratejiler oluşturuyor musunuz? Eğer cevabınız hayır ise, bir şeyleri değiştirme zamanı.
Bu ayki rakamlarınıza ulaşmak için çok geç olmasını beklemeyin. Eğer yaptığınız her şeyi ölçümlerseniz, büyümeden tüm sorunları çözebilirsiniz.
Bugünlerde ve bu dönemlerde, birçok özel kaynak mevcut. Zorlandığınız alanda yapacağınız basit bir Google sorgusu bile, işinize yarayacak birçok materyal olarak size dönecektir. Yöneticileriniz de size yardımcı olmaktan mutluluk duyacaktır ama çok geç olmadan yardım istediğinizde.

5) Satın almak isteyen kişilere satış yapın

Bu prensip, içerik satış metodolojisinin kalbinde yer almaktadır.
Birçok satış temsilcisi, kariyerlerin ilk zamanlarında kendileriyle konuşmak istemeyen insanlara ulaşabilmek için fazlayla mesai harcamaktadır. Aksine iletişim kurmak isteyen insanlarla iletişim kurmak için daha fazla zaman harcanmalı.
İçerik pazarlamasının gücü budur. Yüsek kaliteli ve yardımcı olabilecek içerik yaratarak veya sergileyerek potansiyel müşterilerinizin size gelmesini sağlarsınız, böylece zaman kazanabilir ve satışları sonlandırmak için olasılığınızı artırırsınız.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link