İngiltere’de Bir Şirket, Che Guevara’yı Reklam Malzemesi Yaptı

Kirli sakalı, kızıl yıldızlı beresi, elinden düşürmediği purosu, üstündeki gerilla kamuflajı ve dünyanın farklı bölgelerinde katıldığı siyasi – askeri mücadelelerle, bir dönemin idealizmini simgeliyordu. Düşüncelerine kısmen veya tamamen katılan ya da katılmayanlar vardır. Kimilerine göre -ki bu gruba ben de dâhilim- kapitalizme olabilecek en kötü şekilde yenildi ve tişörtlere basılarak imajı üzerinden büyük paralar kazanıldı, yani aslında tescil hakkı olmayan anonim bir marka oldu, kimilerine göreyse hâlâ büyük bir ideolojik figür olma vasfını sürdürüyor. Bu konuda farklı düşünceler olsa da Birleşik Krallık kenti Bristol’daki bir ofis satış kampanyasında ikon olarak kullanılması, Che Guevara adının artık kapitalizmin bir malzemesi olduğunu gösteren son örnek oldu.

Kübalı fotoğrafçı Gutierrez’in çektiği, tüm dünyada ikon hâline gelen Che Guevara fotoğrafı

The Cigar Factory binasından ofis alanı ve apartman dairesi kiralayan bir şirketin binanın dışına astığı dev bez afişte, Fidel Castro ile birlikte Küba Devrimi’nin iki liderinden biri olan Che Guevara’nın, Kübalı fotoğrafçı Alberto Díaz “Korda” Gutiérrez tarafından çekilen o ünlü pozu biraz değiştirilmiş. Che‘nin gözlerine bir güneş gözlüğü takılmış ve dudaklarına da onunla özdeşleşen bir nesne olan puro yerleştirilmiş. Resmin aşağısındaki slogan ise Guevara’nın ideolojik kişiliğini düşündüğümüzde oldukça ironik: “Yaşamak ve çalışmak için devrimci bir yer.”

Bristol’deki The Cigar Factory binası, kiralık ofis ve apartman daireleri için dış cephesine astığı Che Guevara temalı reklamla dikkat çekiyor.

İşin ilginç yanı, bu dev bez afişin şirketin promosyon çalışmasıyla değil, o gün yoldan geçen birinin fotoğrafını çekip tweet’lemesiyle yayılması oldu. Bristol sakinlerinden George Rowland, kamerasına takılan bu fotoğrafı ise “Lanet lüks daireler için en kötü pazarlama malzemesi” olarak yorumlamış olsa da içerik Twitter’da bir anda patladı ve 48 saat içinde 11 binden fazla beğeni aldı, neredeyse 4 bin kez yeniden tweet’lendi.

George Rowland’ın hızla yayılan tweet’i

WGH Properties şirketinin bu konu nedeniyle doğrudan bir şikayet alıp almadığı ise henüz bilinmiyor. Fakat Twitter’da cevap yazan kullanıcıların büyük bir çoğunluğunun posterle dalga geçtiği veya durumu olumsuz şekilde yorumladığı görülüyor.

George Rowland’ın tweet’ine verilen cevapların bir kısmı

Bununla birlikte, tarihe geçmiş devrimcilerden Che Guevera’yı bir reklamda ilk kullanan marka, bu çalışmayı yapan WGH Properties değil. 2012 yılında düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı’na katılan Mercedes-Benz Başkanı Dieter Zetsche de şirketin yeni ortaklaşa otomobil kullanım programını tanıtırken programın komünizmi çağrıştırdığını söylemiş ve “Yaşasın devrim!” demişti. Zetsche bu sözleri söylerken kendisine eşlik edense, beresindeki yıldız Mercedes-Benz logosuyla değiştirilen Che Guevara fotoğrafı olmuştu. Gelin görün ki markanın yapmak istediği bu popüler kültür ironisi ters tepmiş, Mercedes-Benz hem Che Guevara’nın izinden gidenlerden hem de Küba Devrimi muhaliflerinden büyük tepki çekmişti. İşler o kadar kontrolden çıkmıştı ki Küba’daki sisteme karşı olan aktivistler, şirketi protesto etmek amacıyla bir imza kampanyası bile düzenledi.

Dieter Zetsche’nin sunumunda beresindeki tek yıldız Mercedes-Benz yıldızıyla değiştirilen Che Guevara fotoğrafı

Gutiérrez’in çektiği Che Guevara fotoğrafı dünya çapında popüler olup tişörtten yüzüğe kolyeden kupaya dek sayısız farklı üründe kullanılınca sanatçı, fotoğrafın izinsiz olarak ticari amaçla kullanılması nedeniyle birçok dava açtı ve hatta kendisinden sonra kızı da bu hukuki mücadeleyi sürdürdü. Davalara konu edilen kampanyalar arasında Smirnoff’un 2001 yılında gerçekleştirdiği reklam ve halka ilişkiler çalışmaları da bulunuyor. WGH Properties’in bu tanıtım için fotoğraf üzerinde herhangi bir yasal kullanım hakkı alıp almadığı ise tam bir muamma.

Dünyaca ünlü votka markası Smirnoff da 2001 yılındaki kampanyasında Che Guevara’nın fotoğrafını kullanmıştı.

Bu tür çalışmalarla karşılaştığımda Joseph Healt ve Andrew Potter ikilisinin kaleme aldıkları, kapitalizmin kendisine karşı gelişen hareketleri bile nasıl kendi yararına kullanabildiğini gösteren önemli bir eser olan İsyan Pazarlanıyor kitabını hatırlıyorum. Hayatını kapitalist sisteme karşı siyasi ve askeri faaliyetlerle geçirmiş bir ismin, günümüzün küreselleşen ve sermaye merkezli dünyasında bir popüler kültür malzemesi olmasının daima ironik kalacağı kesin. Bu nedenle Che Guevara imajı taşıyan ürünlerin satışının süreceğini, hatta belki de hiç akla hayale gelmeyecek ürünlerde bu pozu görebileceğimizi de söylemeliyiz.

Che Guevara’nın kapitalizmin çarkları arasında nasıl olup da pazarlanabilen bir imaj hâline geldiğinin örneklerinden biri: Che Guevara temalı spor ayakkabılar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden, 2015’te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü’nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi’ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya’ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Netflix Sizi Gözetliyor, Farkında Mısınız?

Netflix

Çoğumuzun kullandığı dev sosyal ağlar ve akıllı telefon döneminin başlamasıyla tanıştığımız mobil uygulamalar, gün geçtikçe bizden daha çok bilgi talep ediyor. Yaşımızı, cinsiyetimizi, nerede yaşadığımızı, arabamızın olup olmadığını merak ediyor; zamanımızın çoğunu nerelerde geçirdiğimizi bilmek istiyor, telefon rehberimizdeki kişilere ulaşmak için can atıyor, hatta konuşmalarımızı dinledikleri iddia ediliyor. Her ne kadar bunda kullanıcıların dikkatsizliği ve önem vermemesinin de büyük payı olsa da kullanıcılar, aldıkları hizmetlere karşılık istenen bilgiler istemeyerek de olsa veriyor. Bunun son örneği ise Netflix tarafından paylaşılan bir tweet oldu.

Netflix ABD’nin resmi Twitter profilinden geçtiğimiz Pazar günü paylaşılan içerikte, “Son 18 günde A Christmas Prince’i her gün izleyen 53 kişi, sizi kim incitti?” (“To the 53 people who’ve watched A Christmas Prince every day for the past 18 days: Who hurt you?) ifadesi yer aldı. Söz konusu paylaşım, kullanıcı bilgilerinden yararlanması nedeniyle, hatrı sayılır sayıda kişiden tepki çekti. Tweet, bir Netflix yetkilisi tarafından da doğrulandı.

big data
Netflix’in kişisel verileri kullanım tarzını tartışmaya açan tweet, Big Data’nın tam olarak ne olup ne olamayacağı sorusunu da hatırlattı.

Netflix’in tweet’i bu konudaki sayısız örnekten sadece biri olsa da, 109 milyon aboneye sahip çevrimiçi video platformunun kullanıcılara verilerini nasıl çektiğine ve bunları perde arkasından nasıl kullanabileceğine dair tartışmaya açık bir durum yaratıyor. Böylesine kalabalık bir veri topluluğu içinden alınan küçük bir parçanın bile ne kadar ayrıntılı olabileceğini görmek, birçok kullanıcıyı korkutuyor.

Aslında Netflix gibi çevrimiçi birçok platform, abonelerinin beğeneceğini düşündükleri uygun içerikleri veya ürünleri önermek adına, çok sayıda veri topluyor. Bu noktadan hareket ettiğimizde, Netflix’in hangi içeriği, ne sıklıkla izlediğinizi bilmesi sıra dışı sayılmaz. Hatta platform, kısa bir süre önce 2017 yılında hangi içeriğin, kaç kişi tarafından, hangi yollarla izlendiğine dair bir rapor yayınlamıştı.

Stranger Things
Netflix en çok da orijinal yapımlarıyla öne çıkıyor ve abonelerini bu yolla çekiyor. Platformun son dönemde en dikkat çeken yapımlarından biri de Stranger Things.

Yine de insanların, belli bir fayda karşılığında bilgilerini paylaşabileceklerini de göz önüne almalıyız. Zira, Netflix’teki geniş içeriklere saniyeler içinde ulaşmak ve tercihlerimize uygun yapımlarla kolayca karşılaşmak, kişisel verilerin korunması konusunda kullanıcıları, kendilerini savunmasız hissettikleri bir ikilemde bırakıyor. Günümüzde birçok şirket bu duyarlığı göstermemekle ve hatta işlenen kişisel verilerin tüketici aleyhine kullanımıyla eleştiriliyor.

Netflix’in paylaştığı tweet, belki okyanusta bir damla boyutunda görülebilir. Fakat damlası buysa, okyanusta daha ne kadar işlenebilir veri olduğunu tahmin edememek ve bunun gelecekte ne yönde kullanılacağından emin olmamak, akıllarda oldukça büyük soru işaretleri oluşturuyor.

Konunun elbette yasal yönden de ele alınması gerekiyor. Hükümet yetkilileri her ne kadar kişisel verilerin korunması ilkesi gereğince, Netflix, Spotify vb. dijital formatlı içerik platformlarının veri işleme iznini sınırlamaya çalışsa da hem önemli bir mali güce sahip olan hem de dünyanın dört köşesindeki milyonlarca kişiye ulaşmayı başaran bu şirketlerin direnciyle karşılaşıyor.

Netflix ve benzeri dijital platformlar her ne kadar özgün ve zengin içerikler sunsa da topladıkları devasa boyutta kişisel veri nedeniyle, kullanıcıları endişelendiriyor.

Örneğin Netflix, ABD’de 1988 yılında çıkarılan ve video kiralama dükkânlarının kapanmasını önlemeyi amaçlayan Video Gizliliğini Koruma Yasası’na karşı, 2013 yılında lobi faaliyetleri başlatmıştı. Şirket, mevcut işleyişin Facebook ile izleyici verisi paylaşmada engel oluşturduğunu öne sürmüş, abonelerinden yetkililere baskı yapmalarını istemişti. Çalışmalar sonuç vermiş, yasa aynı yıl içinde Netflix lehine yeniden düzenlenmişti.

Sözün özü, Netflix tarafından paylaşılan tweet ilk bakışta esprili görünebilir. Fakat azalan gizliliğin şirketleri ne denli güçlendirdiğini göz önüne alırsak, gelecekte bu platformları kullanan kişilerin nelerle karşılaşacaklarını tahmin etmemiz hâlâ çok zor ve bu belirsizliğin kullanıcıların pek de lehine olmayacağı bir gerçek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Gelecek Erkeklere Bırakılmayacak Kadar Önemlidir

“Kadın” nedir? Böyle bir soruya siz ne cevap verirdiniz? Dikkat ederseniz soru “Kimdir?” demiyor. Bunun nedeni sadece bizim toplumumuzda değil, dünyanın her yerinde kadının bir kimlik kazanması için önce “ne olduğu”nun zihinlere oturması gerekliliğidir. Türk Dil Kurumu’nun tanımlamasında bile kadının analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan hizmetçi olarak ifade edildiğini göreceksiniz. Kadın daha kendi kimliğini “kazanamadan” belli sıfatlar arasına sıkıştırılıyor. Feminist felsefenin en önemli temsilcilerinden Fransız yazar ve filozof Simone de Beauvoir, 1949 yılında yayınlanan İkinci Cins adlı eserinde kadının kimliğine dair insanlık tarihi boyunca söylenmiş en önemli sözlerden birini sarf eder: “Kadın doğulmaz, kadın olunur!”

Dünya Ekonomi Forumu 2016 raporuna göre kadın ve erkeğin iş hayatında eşit temsili için 117 sene gerekiyor. İş hayatında kadın ve erkek eşit olsa bile kadının toplumdaki geleneksel rolü özel hayatta da devam ediyor. Çalışan kadın eve geldiğinde ev işleri ve çocuklar ile ilgilenirken, eşleri hobilerine zaman ayırabiliyor ya da köşelerine çekilip dinlenebiliyorlar. Toplumun kadınlara biçtiği geleneksel rollerin dışında, varoluşsal kimliklerine dair inanışlar bununla da sınırlı kalmıyor elbette. “Sarışınlar aptaldır.” efsanesini bilirsiniz, ki günümüzde bilimsel araştırmalar böyle bir önermenin kesinlikle doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Peki bu mitin yayılmasında en büyük pay sahiplerinden birinin reklamlar olduğunu biliyor muydunuz?

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Medyanın toplum algısını değiştirmedeki rolü tartışılmaz. Medya ekosisteminin en büyük gelir grubunu oluşturan reklamlar da  olumlu ya da olumsuz anlamda bu algıya katkı sağlıyor. Reklam ajansları her ne kadar “feminist” olarak etiketlenmek istemeseler de, pazarlama kampanyalarında günden güne artan bir oranla “geleceğin kadını” felsefesine hizmet eden çalışmalarda bulunuyorlar. Bu durumu tetikleyen en büyük sebep ise sosyal medya paylaşım ve ürün satın alım oranlarında kadınların erkeklere kıyasla büyük bir yüzdeye sahip olmaları. Femvertising (Feminist Reklamcılık) akımı ile markalar kadınların yeteneklerini, dünyaya haykırmak istedikleri mesajları ön plana çıkarırken, aynı zamanda kadınları daha güçlü bir kimlik oluşturmaları konusunda da adeta yüreklendiriyorlar. Bu noktada Dove ve Nivea’nın ırkçı çalışmaları ya da Doğadan Yeşilçay Reklamı gibi kötü örnekler olsa da, global çapta kadınları motive eden, kadının kimliğini özgür bir şekilde inşa etmesini teşvik eden başarılı reklamlar da mevcut.

Kızlar da Bilim Yapar, Microsoft Amerika, Dünya Kadınlar Günü Reklamı

Kategori: Teknoloji

Kızlar Neyden Yapılmıştır?, Nike Hollanda

Kategori: Moda

Devler, İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü

Kategori: Eğitim

Klişeleri Yıkmak, Hornbach Almanya

Kategori: Ev, Bahçe

Nasıl Mükemmel Kadın Olunur?, Lenovo Peru

Kategori: Elektronik, Teknoloji

Ben Senim, I AM THAT GIRL Amerika

Kategori: Eğitim

Kız Gibi, Always Amerika

Kategori: Sağlık

Kız Gibi, Orkid Türkiye

Kategori: Sağlık

 

Bonus: Aamir Khan, Star Plus Hindistan

Kategori: Tv Ağı, Medya

 

Geleceğin dünyasının bir ütopya mı yoksa distopik bir Black Mirror toplum yapısına mı sahip olacağı konuşula dursun; markalar hümanizmi temel alıp seksist yaklaşımlardan uzak durarak hem cinsiyet farketmeksizin tüketicilerin “Kendini Gerçekleştirme” ihtiyacına hitap etmeli, hem de toplumun algılarını daha yapıcı yönlendirme gayretinde bulunmalıdırlar.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link