Kadir Has’ta Yeni Medya ve Büyük Veri Tartışılıyor! 0

Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü tarafından İnternet ve mobil iletişim ortamlarının çeşitli alanlardaki dönüştürücü etkilerinin ortaya çıkartılması amacıyla her yıl Nisan ayında düzenlenen Yeni Medya Konferansları’nın beşincisi 21 Nisan Perşembe günü Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü’nde yapılacak.

yeni-medya

Geçtiğimiz yıl 20 bini aşkın izleyicinin salonda ve Web TV canlı yayından izlediği etkinliğin bu yılki teması Yeni Medya ve Büyük Veri olarak belirlendi. Ülkemizin Yeni Medya ile Büyük Veri ilişkisini, gerek teorik gerekse pratik birikim ve deneyimleriyle paylaşacak seçkin akademisyen ve uzmanların Türkiye ve dünyadan örneklerle yapacağı sunumlarda aşağıdaki sorulara yanıt aranacak.

  •  Yeni Medya’da verinin anlamı nedir? Veri neden önemli, kimler için önemli? Veri ile Büyük Veri arasındaki farklılıklar neler? Büyük Veri ve ilişkin kavramlar nelerdir? Dijital Dönüşüm’de verinin kurum ve kuruluşlar için önemli ne?
  •  Küçük İçgörü > Büyük Veri denklemi neden doğru? İçgörü (Insight) kavramı kurum ve kuruluşlar için neden önemli?  Büyük Veri yığınlarının anlamlı içgörülere dönüşüm süreci nasıl olmalı? Veri nasıl toplanmalı, nasıl analiz edilmeli, nasıl karara dönüşmeli?
  •  Sosyal Medya Büyük Veri için neden önemli? Hangi sosyal medya platformundan nasıl veri toplanır? Facebook, Twitter, Instagram gibi sosyal medya platformlarının Büyük Veri açısından avantajlı, dezavantajları karşılaştırmalı olarak nelerdir?
  • İnternet ortamında Büyük Veri, nasıl bir süreçte toplanmakta, analiz edilmekte ve anlamlandırılmakta? Bunun için hangi Büyük Veri araçları kullanılmakta? Herhangi bir kurum ya da kuruluş bu Büyük Veri araçlarını ne şekilde kullanabilir ve ne tür ekipman ve insan kaynağına ihtiyaç vardır? Hangi sektörler Büyük Veri’ye en çok ihtiyaç duymakta ve neden? Büyük Veri araçları nereye doğru evrilmekte? Gelecekte bizi neler bekliyor?
  • Sosyal Medya üzerinden Büyük Veri toplama araçları nelerdir? Sosyal TV nedir? Reyting Ölçümlemesi nedir, nasıl yapılır? Yeni Medya’da tüketici davranışları nasıl analiz edilir? Markaların tüketici verilerini ve içgörülerini nasıl kullanmalı, nasıl anlamlandırmalı?
  • Büyük Veri sadece ticari olarak değerlendirilecek bir meta mıdır? Verinin sosyal boyutları nelerdir? Kullanıcı-veri ilişkisi nasıl olmalıdır? Kurum ve kuruluşlar veri kullanımına hangi etik çerçevede yaklaşmalılar?
  • Büyük Veri Eğitimleri nasıl verilmeli?

KAYIT OLMAK İÇİN ETKİNLİK SİTESİNE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

İTÜ Elektrik Mühendisliği mezunuyum. B2B Pazarlama, Mühendislik ve Marka Yönetimi özel ilgi alanlarım. Şuan Mühendislik firmalarına Pazarlama danışmanlığı yapıyorum.

Bir Cevap Yazın

Avrupa’daki Display Reklam Gelirlerinin Yarısı Programatikten Geliyor 0

IAB Avrupa tarafından yayınlanan Programatik Pazar Büyüklüğü 2016 raporuna göre, Avrupa’daki display reklam gelirlerinin yarısı programatik satın almalarla gerçekleşiyor.

IAB Avrupa’nın IHS Markit’le beraber 13 Eylül’de dmexco’da açıkladığı sonuçlara göre Avrupa programatik display reklamcılık pazarı 2016’da 5,7 milyar €’dan 8,1 milyar €’a ulaşarak %42,7’lik büyüme gerçekleştirdi.

Avrupa programatik reklam yatırımları 2013-2016

Rapor, Avrupa display reklam yatırımlarının %50,1’inin programatik satın almayla gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Buna ek olarak, programatik video %155’lik büyük bir artış göstererek toplam video reklam yatırımlarının %45’inden fazlasını oluşturuyor. Mobil, 2016 yılında da %65 programatiksatınalma yatırımıyla en popüler programatikplatformu olmayı sürdürüyor.

Büyüklük ve olgunluk bakımından hâlâ küçük olan Orta ve Doğu Avrupa’nın 2016’da %53 büyüyerek Batı Avrupa’ya (büyüme oranı %42) yaklaşmaya başladığı görülüyor.

Mobilde 2,5 milyar €, videoda1,37 milyar €’ya ulaşan programatik gelirlerinin bölgelere göre dağımı şöyle:

  • Batı Avrupa – 7,5 milyar €
  • Orta ve Doğu Avrupa – 0,6 milyar €

IAB Avrupa ve IHS Markit tarafından gerçekleştirilen Avrupa Programatik Pazar Büyüklüğü araştırması konuyu, tüm paydaşların perspektifinden bütüncül bir yaklaşımla topladığı verilere göre ele alıyor. Avrupa pazarının büyüklüğünü belirleyen bu rakamlar, ulusal IAB’ler tarafından sektör uzmanlarınca raporlanan reklam yatırımlarına, işlem verilerine, istatistiksel ve ekonometrik modellere dayanıyor. Araştırma Avrupa dijital reklam pazarının durumuna ilişkin en kapsamlı çalışma olan IAB Avrupa AdExBenchmark Raporu’nu tamamlıyor.

IAB Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Programatik Çalışma Grubu Sorumlusu Atakan Demirci programatik satın almanın Türkiye’de de benzer bir süreçte geliştiğini, 2017’de ise büyümeye katkı sağlayacak iki alanı; ordino bazlı olan display& video bütçelerinin önemli bir kısmının PMP (Private Market Place) anlaşmalarıyla programatiğe evrilmesi ve mobil envanterin programatik ekosistemde daha elverişli hale gelmesi olarak gösterdi. Programatik konusunda bilginin yaygınlaşması gerektiğini vurgulayarak, sektör çalışanlarını IAB Türkiye’nin Kasım ayında yapacağı Programatik seminerine katılmaya davet etti.

Perakende Sektöründe Durgunluk Devam Ediyor 0

Deloitte’un Türkiye perakende sektörünü değerlendiren raporuna göre hafif toparlanma olsa da sektördeki durgunluk hala devam ediyor. AVM sayısındaki artış azalarak devam edecek, kira gelirlerinde ise azalma olacak. Yatırımlarını tamamen iç pazara yönelten şirketlerin ise önümüzdeki dönemde büyüme kaynağını geliştirmek için dış pazara yönelmesi bekleniyor.

Dünyanın en büyük profesyonel hizmet şirketlerinden biri olan Deloitte, ‘Türkiye Perakende Sektörü Gündemi’ başlıklı analiz raporunu yayınladı. Rapora göre perakende sektöründe 2017’nin ilk yarısında hafif bir toparlanma gözlemlense de var olan durgunluk henüz tamamen ortadan kalkmış değil. 2016’da yaşanan iflas ertelemeler, mağaza kapatmalar da göz önüne alındığında, makroekonomik trendlerin ve önemli kur dalgalanmalarının sektörü çok olumlu etkilemediği ve 2017’nin ilk yarısında da sert rüzgârların etkisinin devam ettiği değerlendiriliyor.

AVM sayısındaki artış ve kira gelirleri azalma eğilimde

Deloitte analizine göre son 10 yılda AVM sayısı yaklaşık 3 katına çıkarak 2017’de 387’ye; toplam kiralanabilir alan ise 11,75 milyon m2’ye ulaştı. 2015’te bu rakamlar sırasıyla 368 ve 10,25 milyon m2 idi. Hâlihazırda inşaatı devam eden 50 AVM’nin ise 2020 yılında tamamlanması bekleniyor. Ne var ki, önümüzdeki yıllarda ‘sağlıklı zayıflama’ stratejisi ile AVM sayısındaki bu artışın daha yavaş ilerleyeceği öngörülüyor. Bunun sebepleri arasında ise TL’nin yaşadığı değer kaybı nedeniyle kiralama işlemlerindeki düşüş, 2017’nin ilk yarısında %20 seviyelerine varan boşluk oranları, kişi başına düşen perakende harcamalarındaki düşüş, ülkeye gelen turist ve azalan AVM ziyaretçi sayıları olarak öne çıkıyor.

AVM kira gelirlerinin ise 2016 itibariyle başlayan ve 2017’de devam eden azalma trendine geçtiği görülüyor. Nitekim 2017 ilk yarısında AVM birincil kira rakamlarının m2 başına aylık 90 Avro’dan 70 Avro seviyesine düştüğü gözleniyor. Son dönemde kurda yaşanan ciddi dalgalanma karşısında ise sektör birlik duruşu gösteriyor ve kiraların TL bazına çekilmesi/indirim olması gibi anlaşmalar yapılıyor.

Türk perakendecilerin büyüme kaynağı değişecek

2016’da yaşanan dalgalanmalar ve ilerde yaşanabilecek olası yeni sert rüzgârlar karşısında perakendeciler sürekli büyüme ve mağaza açma trendini kırarak 2017’de riski azaltma, mevcudu koruma hatta ‘sağlıklı zayıflama’ stratejisi ile mağaza kapama hamlelerinden faydalanıyor. 2017’nin ikinci yarısı ise maliyet ve nakit yönetimi açısından sıkıntılı bir dönem olmaya aday…

Deloitte analizine göre, belirsizliğin hâkim olduğu zamanlarda perakendeciler, çevik pozisyon alabilmeleri ve sağlıklı kalabilmelerinin önemini daha çok hissediyorlar. Sağlıklı zayıflama stratejisi kapsamında bugüne kadar mağaza açarken çok da ince eleyip sık dokumayan sektör, artık mağaza kapamayı da deneyimliyor. Sektördeki bazı önemli oyuncuların hâlihazırda bu stratejiyi uygulamaya başladığını görülüyor.

Yıllardır Türkiye’de iç pazarın cazibesine kapılan, yurt dışı yatırımlarına ağırlık vermeyen perakendecilerin, yakın gelecekte bölgesel veya küresel yatırımlarına finansal sağlıkları el verdiğince yoğunlaşacakları değerlendiriliyor. Bu kapsamda Türk perakende şirketleri için büyümenin kaynağı değişecek. Diğer taraftan, tüketicilerin perakende şirketlerinden beklentileri artıyor; beklentiler ile gerçekler arasındaki makas ise açılmaya devam ediyor. Raporda, perakendecilerin 2017’nin ikinci yarısında çevik hamleler yaparak sağlıklı kalmayı hedeflerken; tüketici beklentilerini karşılama yolunda özellikle dijital kanalda çalışmaya devam edecekleri aktarılıyor.

Perakende şirketleri için yeni kurallar

Perakende şirketleri için yakın gelecekte oyunu değiştirecek diğer ana konular şu şekilde:

  • Karlılık üzerine direkt etki olacak her türlü aksiyon: indirimleri etkin yönetmek hiç olmadığı kadar önemli
  • İç pazarların durgunluk beklentisiyle bir miktar cazibesini yitirmesi ve dış pazarlara olan daha ciddi açılım
  • Pop-up mağazalar gibi uygulamalar ile farklı satış fırsatlarının değerlendirilmesi
  • Büyüme, karlılık ve işletme sermayesi dengesinde etkin kategori yönetimi
  • Radikal iş modeli değişiklikleri
  • Kişiselleştirme ve kişiselleştirilmiş öneriler

Deloitte’un Türkiye Perakende Sektörü Gündemi raporuna buradan ulaşılabilir.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link