“Kadın Gibi Olmak ?” Dediğimizde Aklınıza Gelenleri Artık Unutun

“Adam gibi adam” tabiri,   dürüst güvenilir çalışkan ya da bir çok olumlu özelliği taşıyan kişi ve erkek kişi için kullanılırken, “kadın gibi kadın” ifadesi ise daha az sıklıkla  ya da belki hiç duymadığımız bir tasvir şeklidir.

Peki “Kadın gibi Kadın” nasıl olunur ? Açıkçası “kadın gibi kadın olmak” bu yazının konusu değil. Ancak bilinen bir şey var ki kültür, eğitim, gelir düzeyi, yaş  gibi bir çok farklı segment  için “kadın gibi kadın” dendiğine akla gelecek tanımlamaların değişeceği konusunda sanırım hem fikiriz.

H&M 2016 Sonbahar – Kış sezonu kampanyasında kadın figürüne farklı bir bakış açısı getirerek,  toplumda kadına hiç de alışık olmadığımız özelliklerle  yer veriyor. Toplum tarafından kabul görmüş bazı ünlü kadınları “kadın gibi olmak” dendiğinde neredeyse akla gelmeyecek tüm özelliklerle bu reklam filminde görmek mümkün.

Kadına, kadınsal özelliklerinin dışında bir insan olduğunu hatırlatan filmi ofisteki bir arkadaşımın “H&M’in yeni kampanya videosunu izlediniz mi?” demesi ile karşılaşmıştım. İlk izlediğim andan itibaren yazmaya karar verdiğim bu reklam filmi  aslında farklı yönleriyle ele alınabilir.

-Reklamdaki stratejinin marka açısından işe yarayıp yaramayacağı?

-Bu stratejinin Türkiye’de  nasıl dikkat çekeceği ya da kabul göreceği?

-Öğretilmiş kültürün bir kez daha karşımıza çıkıp,  “Victoria Secret mankenleri gibi olunmadığında, kadın gibi olunmadığı algısının yönünün mü değiştirilmek istendiği?

Son dönemlerde cinsiyetçiliğe karşı çıkan reklam filmlerine sıkça rastlamak mümkün. Özellikle Leo Burnett imzalı ve “kız gibi” sloganıyla karşımıza çıkan Orkid reklam filmleri kız gibi olmayı kafamızda tekrar sorgulamamıza sebep olmuştu ki, çok geçmeden yine modaya yön veren markalar arasında Kenzo ve Dior’un cinsiyetçiliğe karşı kampanyalarına rastladık.

H&M ise kadın ve hanım olmanın fiziksel özelliklerle ilgisi olmadığı konusunu yeniden sorgulatacak değerde bir kampanya ile trende uyum sağlamış gözüküyor.

38ce625500000578-3808800-a_plus_size_model_saunters_to_the_lavatory_in_just_her_underwear-a-25_1475021278674

İç çamaşırıyla dolaşmak için 34 beden olmaya gerek olunmadığını,

38ce647300000578-3808800-professional_thai_boxer_fatima_pinto_from_norway_flexes_her_musc-a-28_1475021278737

Dekolteli giyinmek için naif ve narin gözükmek zorunda olunmadığını,

38ce637300000578-3808800-the_advert_which_features_a_new_version_of_the_song_she_s_a_lady-a-29_1475021278851

 

Model olmak için uzun ve dalgalı saçların olmasının gerekmediğini ve daha bir çok kalıplaşmış fiziksel özelliklerin kadın olmakla ya da modaya ayak uydurmakla ilgisi olmadığını vurgulayan film kadına kendi bedeniyle barışık olması gerektiğini öğretir bir ders niteliğinde.

 

 

 

İLK TEPKİLER:

H&M takipçileri çok geçmeden twitleriyle kampanyaya destek verdiler. Genellikle beğenilen ve olumlu geri bildirimler alan kampanyaya,  büyük beden giyen H&M takipçilerinden ise olumsuz tepkiler geldi.

Her hangi bir söz, yazı kullanılmadan sadece Lion Babe tarafından seslendirilen “She is a Lady” şarkısıyla kendini anlatan filmin linkini, farklı yaş gruplarındaki bir kaç   Türk kadın arkadaşımla paylaştığımda ise alınan mesajın farklılık içerdiğini gördüm. “Her tipten kadının kendine uygun kıyafet bulabileceğini anlatıyor” diyenler olduğu gibi paylaşırken bir alt mesaj olduğunu söylememe rağmen “hımm alt mesaj ? göremedim ben… ne gibi? ” tepkisi verenler de oldu.

Öğretilen  kültürün dönüştüğü zamanları  yaşadığımızı sorgulamadan bu filmi izlemek pek de mümkün değil. Adorno’ya göre  “kültür, insanın kendine yaraşır bir toplumda yaşadığı sanısının uyanmasına yardımcı olmakta, insanı rahatlatıp uyuşturmaktadır ve  İdeolojiden bağımsız, özgür bir sanattan ya da kültürden söz edilemez.”

Fast food hayatımıza girdiğinde haftada bir Burger Menü aklımıza düşerken sağlıklı gıdalarla üretilen ürünlerin birden bire popülerleşmesiyle uğramadığımız fastfood restoranlarından  ve kalorili tehlikeli yiyecekler paylaşımlarından sonra,  sıfır beden olmak için açlık diyetine giren kişilerden, bedeniyle barışık olarak güzel olmayı topluma ikna edecek kadınların yetiştiğini görecek gibiyiz… Kim bilir gelecekte tekli yaşamların özendirildiği TV dizilerinden sonra yeniden bütünleşik aile düzenine geçmeye özendirecek reklam filmleri ya da takip edeceğimiz ünlü hayatları bizi bekliyordur…

Paylaş
1983 Eskişehir doğumlu. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu ve Anadolu Üniversitesi Pazarlama Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi. Televizyon Haberciliği, Prodüksiyon, Reklam ve Perakende Mağazacılık sektörlerindeki 10 yılı aşkın yöneticilik deneyimlerinden sonra girişimcilik serüvenine girenler arasında. Girişimiyle kurduğu ve Gıda üzerine faaliyet gösteren şirketinde ortaklığı devam etse de reklamcılık sektörüne bağlılığı sebebiyle şu an bir Reklam Ajansında Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve iş hayatına Marka ve Kurumsal İletişim Yöneticisi olarak devam etmektedir. JCI, ESGGK, ESGİAD ve Eskişehir Ticaret Odası'nda devam eden üyelikleriyle edindiği deneyimlerini iş hayatına yansıtma çabasında. "Kendinden başkasını görmeyenin değil, gördüğünü paylaşanın peşine düş" fikrinden hareketle kendini yazarlar değil, yazanlar kategorisinde nitelendiriyor. https://medium.com/@ezgioktas

CEVAPLA