İyi Bir Açılış Sayfası için 10 Kural!

İnternet siteleri için ziyaretçilerin ilk karşılaştığı sayfa: Açılış sayfası (landing page). İnternet sitesi ile ziyaretçi arasındaki ilk etkileşim burada başlar ve sonrasında etkileşim devam eder ya da etmez. Açılış sayfasına ziyaretçiler birçok yerden gelebilir: Arama motorlarından, Google Adwords gibi arama motoru reklamları üzerinden, yapılan bir e-posta çalışmasından ya da yine dijital ortamdaki diğer mecralardan (sosyal medya, sergileme çalışmaları, vs.). Gelen bu ziyaretçileri internet sitesine getirmek kadar orada tutmak da önemlidir; bu durumda açılış sayfasının önemi çok büyüktür. İyi bir açılış sayfası için özellikler şu şekildedir:

1) Açık ve net başlık:

Ziyaretçi, internet sitesine girer girmez ilk önce başlığı okur. Bu yüzden başlığın açık, net ve konuyla alakalı olması gerekir. Başlık, yeterince net ise ilgili kişi diğer ayrıntılara bakmak ister.

2) Sayfanın başlığı ve reklam metni – görseli arasındaki ilişki:

Özellikle arama motorlarından (Google, Yandex, Bing, vs.) gelen ziyaretçiler, aradıkları şeyi (ürün, hizmet vs.) bulmak için gelirler. Bu yüzden, reklam metni ile açılış sayfası birbiri ile uyumlu olmalıdır. Örneğin, “iPhone 6” arayan bir kullanıcıyı reklam ile “Samsung S5” sayfasına düşürürseniz, o kullanıcı sayfa başlığında “Samsung S5″i görür görmez sayfadan ayrılacaktır. Bu durum, özellikle Google Adwords için kalite puanınızı etkileyecek ve ziyaretçi getirmek için daha fazla para harcamanıza sebep olacaktır.

3) Yazım kurallarına uyum:

İnternet sitelerinde yazım kurallarınun doğru olarak uygulanması çok önemlidir. Sitede ne kadar çok yazım hatası varsa siteye olan güven o kadar azalır. Bu yüzden açılış sayfasını düzenledikten sonra mutlaka yazım hatası olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

4) Güven veren öğeler:

Özellikle e-ticaret sitelerinde bir ürün satın alırken ziyaretçilerin kişisel bilgilerini ve veya kredi kartı bilgilerini girmesi gerekir. Bu bilgiler de kişiye özel ve başkasının eline geçmesi durumunda kişilere zarar verebileceği için, kullanıcıların internet sitesine ilk geldikleri anda güven veren öğe ile karşılaşması web sitesini daha rahat kullanıp işlem yapmasına yardımcı olur. Bunun en iyi örneklerinden biri SSL Sertifikasıdır.

ssl

5) Harekete geçirici slogan:

Bir kişi internet sitesini ziyaret ettikten sonra ne yapacağını açılış sayfasında görürse daha hızlı hareket edecektir. Örneğin, “iPhone 6 Plus” ürününe özel bir açılış sayfası yaptınız ve elinizdeki ürünleri bitirmek istiyorsunuz. Bu durumda kişiyi satın almaya yöneltmek amacıyla “Sınırlı sayıda stok, tükenmeden hemen al!” gibi harekete geçirici cümleler ile kişiyi satın almaya yönlendirebilirsiniz.

6) Harekete geçirici buton: 

Kişinin ilgisini çekecek bir buton koyarak ziyaretçinin istediğiniz hedefe ulaşması için onu harekete geçirmiş olursunuz. Butonun üstünde, “Hemen al”, “Fırsatı kaçırma”, “indir”, “ücretsiz” gibi ziyaretçilerin dikkatini çeken kelimeler olması faydalı olur. Ayrıca, turuncu ve sarı renkler ilgi çektiği için butonların bu renklerde kullanılması hedefe ulaşmayı hızlandırır.

images

7) Alakalı görsel veya video:

Özellikle ürün satan siteler için görsel ve ürün tanıtımı ile açıklayıcı bir video olması ziyaretçinin internet sitesine güvenmesi için büyük önem taşır. Çünkü ürün ile ilgilenen kişi daha önce o ürünü somut olarak görüp inceleme şansı bulamamış olabilir. Örneğin “iPhone 6” açılış sayfası var ise iPhone 6’nın varsa tanıtım videosu, yoksa farklı açılardan çekilmiş görselleri ziyaretçinin aklında ürüne dair bir fikir oluşturup kişiyi hedefe yönlendirecektir

8) Açıklama ve görsellerin yeri:

Yukarıda bahsettiğimiz maddelerin sayfa içindeki yeri de kendileri kadar önemli. Bu yüzden tanıtım görsellerini, açıklamalarını, butonlarını kişinin sayfayı açar açmaz rahatlıkla görebileceği yerde bulundurmak gerekir. Özetlemek gerekirse, kişi “mouse” yani “fare” ile açılış sayfasını aşağıya doğru kaydırmak zorunda kalmamalı.

9) Mobil cihazlar ile uyumluluk:

Akıllı telefon ve tabletlerin yaygınlaşması ile birlikte, insanlar artık mobil bir şekilde alışveriş yapıp, internet sitelerinde ürün, hizmet vs. inceliyorlar. Bu yüzden, açılış sayfasının sadece masaüstü bilgisayarlar değil, akıllı telefon ve tabletlerle de uyumlu olması gerekir.

mobile-vs-desktop

10) A/B testi:

Son olarak açılış sayfalarında A/B Testi, yani birden fazla tasarım ile test yapmak faydalıdır. Her internet sitesinin kendine özel bir hedef kitlesi vardır; erkekler, kadınlar, gençler, vs. Bu kitlelerin internet sitelerindeki davranışları da ilgi alanları gibi farklılık gösterir. Bu yüzden kendi hedef kitlenize uygun olan tasarımı bulmak için birden fazla deneme yapmanız faydalı olacaktır. Bu da dönüşümleri artırmakta büyük rol oynar.

what-is-ab-testing

İyi bir açılış sayfası ziyaretçinin siteden hemen çıkma oranını (bounce rate) düşürürken, ziyaretçilerin internet sitesinde kaliteli zaman geçirmesini sağlar. Bu yüzden test yapmak ve temel adımları doğru bir şekilde yapmak dönüşümleri artırmak adına çok önemlidir. Yukarıdaki maddeleri uygulamanın internet sitenize sağlayacağı katkıları düşününce sizin sitenizin bu kriterlere uyup uymadığını denetlemenizde bir fayda var.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Amazon Çalışanları, Kovulmamak İçin Tuvalete Bile Gitmiyorlar

Her ne kadar Amazon, kullanıcılar açısından son derece olumlu imaja sahip bir şirket olsa da, şirketin özellikle ikmal merkezlerindeki çalışma şartları uzun süredir tartışılan bir konu. Hatta geçtiğimiz yıl Black Friday’de, olumsuz çalışma şartları nedeniyle Amazon’un Almanya ve İtalya’daki tesislerinde görev yapan kişiler grev yapmışlardı. Amazon markasıyla ilgili olumsuz bir izlenim yaratan bu ciddi tartışma konusu, yeni çıkan bir haberle tekrar gündeme geldi.

Business Insider’ın yaptığı habere göre, James Bloodworth isimli yazar, Birleşik Krallık’taki düşük ücretli işler konusunda bir kitap hazırlıyor ve bu kitap için yaptığı araştırma kapsamında, gizli bir şekilde Birleşik Krallık’ın Staffordshire isimli bölgesinde yer alan Amazon tesisine giriş yapmış. James Bloodworth, bu araştırma sonucunda son derece tuhaf bir durumu farketmiş: Amazon depolarının etrafında koşuşturan ve teslimatlar için ürünleri toplayan çalışanlar, tuvalet çok uzakta olduğu için tuvalete kadar gitmelerine gerek kalmadan işlerini halledebilmeleri için bir “tuvalet şişesi” sistemine sahipler.

Yazar, bu konu ile ilgili olarak The Sun gazetesine yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

“En üst katta çalışanlarımız için en yakın tuvaletler dört kat aşağıdaydı. İnsanlar, boş zaman yüzünden cezalandırılma ve sadece tuvalet ihtiyaçları yüzünden işlerini kaybetme korkusu yaşadıkları için sadece şişelere işediler.”

Amazon, kesin olarak zamanlanmış molalar ve hedefler koyarak depo çalışanlarının ürünleri raflardan ne kadar hızlı toplayabildiğini ve paketleyebildiğini takip etmekle ünlüdür. Şirket, hedeflerine ulaşamayan ya da uzun mola veren çalışanlara uyarı puanları veriyor.

Bir işçi mücadelesi platformu olan Organise tarafından Amazon çalışanlarıyla ilgili olarak yapılan başka bir araştırma da ikmal merkezi çalışanlarının neredeyse dörtte üçünün, hedeflerini kaçırma korkusuyla tuvalet molası vermekten kaçındıklarını ortaya koyuyor. Bu araştırma, anonim olarak açıklama yapan bir Amazon çalışanının şu sözlerine de yer veriyor:

“Hedefler önemli ölçüde arttı. Su içmiyorum, çünkü tuvalete gitmek için zamanım yok.”

Bir başka Amazon çalışanı ise şunları söylüyor:

Dakikada iki ürün paketlemelisiniz. Su içmek için zamanınız yoktur, çünkü her akşam hedefle birlikte tarayıcıya mesajlar gönderildikten ve acele etmeniz söylendikten sonra tuvalete gidersiniz.”

Bununla birlikte Organise tarafından yapılan bu araştırma, çalışanların Amazon’a katıldıktan sonra önemli oranda daha fazla huzursuz hissettikleri sonucuna da ulaştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Personel Neden Gider ?

Yeni açılan bir kuruluşta çalışmak, MBA yapmak gibidir.

Bir kuruluşun açılış öncesinde, açılışında ve açılış sonrasında içinde bulunabilmek gerçekten oldukça öğretici. Büyümesini görmek, bu büyümenin içinde bulunmak güzel yanı. Ancak, tüm insan kaynağını kaybetmeye ve işin başında kilit eleman, bu adam çok iş yapacak, en önemli personelimiz olarak tanımlanan çalışanların sadece bir dişliden ibaret görülmeye başlanmasına tanık olmak ise acı verici.

Sektörel hastalıklar vardır, kariyerim sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda ilerlediği için en iyi bildiğim sektör de burası. Temel sorun ise, nitelikli iş gücüne ulaşmak ve çalışanın devamlılığını sağlamak, insan kaynakları diliyle “turnover’ları düşük tutmak”

Kurumsal firmalarda işe alım süreçleri tam bir karmaşadır, defalarca görüşme yaparsınız, tecrübelerinizi anlatırsınız, yabancı diliniz test edilir, bazı kurumlar mantık testleri dahi yaparlar. Bunlar doğru kişiyi işe almak için yapılması gereken işlerdir. Ancak işin bir de personel tarafından bakmaya çalışalım, hayatınız boyunca asla bitmeyen, tekrarlayan işler vardır, bunlardan biri de “kendini kanıtlamaktır” yani eşimize, ailemize, sevgilimize, yöneticilerimize hatta astlarımıza kendimizi tekrar tekrar kanıtlamak zorundayız ve personel defalarca kendini anlatmak durumunda kalacak, tüm yetkinliklerini sergilemeye gayret edecektir, bunun sonucunda ise mutlu sona ulaşma niyetindedir. Peki, iş başı yaptıktan sonra neler oluyor ? Sanırım, burada bir sınır getirmeliyim özellikle ucundan kıyısından yaratıcı bir iş yapmaları beklenen, bütünleşik pazarlama olarak adlandırdığımız başlığın altında yer alan departmanların  -satış, kurumsal iletişim, crm, hakla ilişkiler vs.- çalışanları, oyun alanlarının ne kadar da dar olduğu, gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalırlar. Üstler ve diğer departmanların ilgililerinden şöyle cevaplar duymak oldukça muhtemeldir;

  • Bu yılki bütçede buna yer yok, maalesef.
  • O konuyu kaliteyle konuşmak lazım.
  • Burası, o tür çalışmalara pek uygun değil.
  • Biz çok konuştuk bunları ama üst yönetim sıcak bakmıyor.
  • Regülasyonlar elverişsiz.

Bu cümleler uzar gider. Özellikle belirttiğimiz uzmanlık alanlarında bu gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılır, bu da personelin neden terk ettiği sorusunun cevaplarından biridir. İşin daha kötü yanı ise, müşterilerin de bu durumlardan haberdar olmasıdır. Şu soruyla bilmiyorum kaç kere karşılaştım “Mustafa bey o kurumda devam mı ?” Bazen inanarak bazen inanmayarak şöyle cevaplar veririm;

  • Biz hep buradayız hah hah ha
  • Tabii, biz topraktan girdik izzet bey :)

Tabii, personelin kurumu terk etmesinin onlarca nedeni olabilir;

Personel Nasıl Sadık Kalır?

Bu yazıya başladım, çünkü yeni mezun olarak işe aldığımız, bir yıl boyunca yetiştirdiğimiz bir arkadaşımızı, tam bir yılın sonunda rakiplerimizden birine teslim etmek durumunda kalmıştık. Meselenin sadece para olduğunu düşünmüyorum, mesele personelin değer görmediğini ve resmin bir parçası olarak hissetmediğinden kaynaklanmaktadır. Mesele bireysel değil, bu arkadaşın yerine farklı bir yeni mezun aldık, ancak bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Ne yani, eğitip eğitip ayrılmalarını mı seyredeceğiz.

İlk çalıştığım kurumu evim gibi düşünürdüm, hala da çok farklı görmüyorum. Eğer çalışkan, istekli, kendini kanıtlama arzusu olan bir eleman yakalarsanız, işletme olarak kendinizi şanslı addetmelisiniz. Ancak tüm bu özellikler tecrübe eksikliğiyle birleştiğinde, ortaya beklenmedik sonuçlar çıkabilir. Personel, kendi alanının dışında veya üstünün yetki alanına girerek, iş yapma gayretine girebilir ve bu genelde pek hoş karşılanmaz. Bir işi başarmaktan daha mühimi o işi doğru yoldan tamamlamış olmaktır.

Şu da bir gerçektir ki, bir kurum sadece profesyonel ilişkilerle yönetilmez. Tüm yapılarda olduğu gibi, bireysel ilişkiler yapılacak tüm işleri etkileyecektir.

Sorduğumuz sorunun yanıtı vermeye gayret edelim. Personel nasıl sadık kalır? Önce doğru elemanları işe almakla başlamak gerektiği kesin. Ardından ise, onları oyunun bir parçası yapmak ve işlerinin karşılığını vermektedir. Samumed kurucusu Osman Kibar, Türk-Amerikan İş Konseyinde ki konuşmasında, iki kültüründe etkisinde büyüdüğünü ve Türk kültüründe “Brotherhood” “Kötü Gün Dostu” olarak tanımladığı kavramın kendisini en çok etkileyen özellik olduğunu belirtmiştir. Eğer şirketinize doğru personeli alıp, onları yapının bir parçası yapabilirseniz, kültürel yapımızdan dolayı sadece maddi avantajlardan dolayı sizi terk edip gitmeyeceklerdir.

Yöneticiler genelde bu durumun farkındadırlar ve size bu kurumun bir parçası olduğunuzu yılbaşı balosunda yada, bayram kutlamalarında tekrar tekrar söylerler. Ancak Fransız yazar Marcel Proust’un dediği gibi; Önemli olan söylenenler değil, davranışlardır.

How Google Works harika bir işletme ve insan kaynakları kitabı. Bir iki alıntı yaparak kapatalım;

  • General Patton şöyle demiş; “Herkes aynı şekilde düşünüyorsa, düşünmeyen biri var demektir.”
  • Adaya geçmişini sorduğunuzda, özgeçmişinde yazan okulunu, çalıştığı diğer yerleri ve deneyimlerini değil, tüm bunlardan neler öğrendiğini sorun.
  • Neden işe almayla sadece İK ilgilensin. Muhtemelen herkes harika birini tanıyordur, o harika kişiyi işe almak da herkesin görevi olmaz mı ? Bu bir döngü halini alır ve öyle devam eder.
  • Larry Page, bir yöneticinin geliştirmesi gerek en önemli özelliğin, işe alım olduğunu yazmış.

Personel nasıl sadık kalır, sorusunu sorarken, ayrıca şunu da düşünmemiz gerekmektedir; Peki kurum personeline sadık kalacak mı ? Starbucks Başkanı Howard Schultz şöyle demiş; Babamın hiçbir zaman çalışma şansı bulamadığı bir şirket kurmaya çalışıyorum. Babamın hiçbir patronuna sadakati yoktu, çünkü işverenleri işçilerine sadakat göstermemişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link