İş Dünyasının Mutlaka Okuması Gereken 10 Makale

Yoğun bir tempoda geçiyor hayatımız. Bu tempo da bazen hayatımıza ilham olabilecek yazıları kaçırmamızı sağlayabiliyor. Günlük  hayatta karşımıza yüzlerce makale çıktığını ve  Türkiye’de kaliteli içeriğin çok zor üretildiğini düşünürsek kaçırdığımız yazılar için ne kadar üzülsek azdır.

Biz de Pazarlamasyon olarak bugüne dek usta kalemlerin elinden çıkmış makaleleri araştırdık ve   mutlaka okunması gereken makaleleri bir araya getirdik. Bakalım listede hangi yazılar var.

Sina Afra – Av Mevsimi: Grup Satınalma 2011 (24.4.2011)

Sİna AfraNe güzel özetlemişti Grup Satınalma şirketlerini. O günden bu güne tam 2 yıl geçti ve bu sektör çok çalkantılı günler geçirdi. Yazısında Grup Satınalma sektörü için “Bu sektör ‘dünü’ hatırlamayan, sadece ‘bugün’ ile yaşayan bir sektör.” Demişti  Sina Afra. Doğru da söyledi zira o gün bu sektörde olan şirketlerin çoğunun bugün esamesi okunmuyor. Peki ya bundan sonrası?

Uğur Özmen – İşimiz Zaman Satmak 1, 2 , 3 (02.2008)

Ugur_OzmenUğur Özmen (nam-ı diğer ugurabi), CRM konusundaki uzmanlığı ve yazıları ile öne çıksa da, iş yaşamına ait tecrübelerini aktarma konusunda da oldukça güçlü bir kalem. Konuları hikayeleştirmedeki başarısı, sizi en teknik konulardan, derin kavramlardan bahsederken bile sıkmıyor. ‘’İşimiz Zaman Satmak’’ yazı dizisi de buna güzel örneklerden birisi. Aslında Uğur Abi’nin pazarlama ve iş hayatı üzerine yüzlerce değerli yazısı var ama hayattaki en değerli varlığımız ve en büyük problemimiz zaman değil mi?

Hasan Başusta – Rocket Internet’in Türkiye’den Çekilmesi Olumsuz mu? (19.08.2012)

hasanbasusta2Rocket İnternet’in Türkiye’den çekilmesi olay olmuştu hatırlarsanız. Bu konu üzerine çok yazı yazıldı, çok tartışma çıktı. Teknik analizler yapıldı, tonlarca fikir üretildi bu konuda.   Ancak sorulması gereken en mantıklı soruları  bir kişi sordu. ‘’Biz ne zaman bu hale geldik? ‘’  dedi Hasan Başusta. Bu sorunun altında yer alan 2 paragraf ise bu çıkışın teknik nedenlerden  ziyade zihinsel nedenlerden kaynaklandığını gösteriyordu.

Ekim Nazım Kaya – Bir şeyi yapmanın en iyi yolu: “Zorunda kalmak.” (5.11.2012)

ekim nazim kayaEkim Nazım Kaya’nın bu yazısı özellikle sektöre yeni adım atacaklar için bir kılavuz niteliğinde.Yazıda geçen ‘’Hayat, konfor alanınızın bittiği yerde başlar. Ve dünya, zorunlulukları zul görmeyenlerin sırtında döner.’’ Cümlesini ilk okuduğumda çok etkilenmiştim. Hala da aklımda. Bu sözün   bütün girişimcilerin kulağına küpe olması gerekiyor.

Erdem Yurdanur – Yeni Dönemden İlk İzlenimler (23.10.2012)

erdem_yurdanurMackolik.com’u hayata geçiren ve çoğunluk hissesini yüksek  bir meblağ ile İngiliz Perform Group’a satan Erdem Yurdanur ‘’Yeni Dönemden İlk İzlenimler’’ başlığı ile satışı ve satış dönemindeki izlenimlerini anlattığı bu yazı, yaşanan olayların güzel bir özeti olmuş. Mackolik’in başarısı başlı başına case konusu. Bu yazı da Mackolik’in başarısının kısa bir özeti niteliğinde.

Ercüment Büyükşener – Yerel Pazardan, Dünya Pazarına Bir Başarı Öyküsü… Kulüp VAIO Türkiye ( 5.08.2007)

ercumentbuyuksener_Ercüment Büyükşener’in başarı öyküsü birçok girişimciye örnek olacak türden bir başarı. Yazıda da   resmi olmayan ve bir hayalden yola çıkılarak üretilmiş bir proje olan Kulüp VAIO Türkiye’nin nasıl Sony tarafından tanındığı detayları ile anlatılmış.

Temel Aksoy – Sosyal Paylaşım Siteleri Gelip Geçici Bir Moda Mıdır?  (20.07.2010)

temel-aksoyTemel Aksoy uzun gözlemleri sonucunda yazdığı ayrıntılı makaleleri ile tüm sektörün gıpta ile baktığı bir isim. Bu yazısında da sosyal ağların geçmişini ve potansiyelini özetlemişti. Şüphesiz 2010’da okuduğum en başarılı yazıydı. Bugün bile konferanslarda bu yazıdan farklı bir şey konuşulmuyor.

Ersan Özer – İşimden ayrılmadan internet projemi hayata geçirebilir miyim? (03.02.2012)

ersan-ozerErsan Özer’in itiraf.com’u kurduğu günleri anlattığı yazısı girişimcilere ders olabilecek bir nitelikte. Zamanında kurduğu bir hayalin sonucu olarak NTV’den ayrılışı ve itiraf.com’u faaliyete geçirmesi ve bu hayalinin peşini bırakmaması övgüye  değer.   Umarız YouLike projesi ile tüm dünyada adından sıkça bahsettirir.

Eticaretmag – Yeni Başlayanlar İçin E-ticaret Sitesi Kurmak

Yeni-Başlayanlar-İçin-EticaretTürkiye’de yeterli miktarda kaliteli içeriğin üretilmediğini hepimiz biliyoruz. Eticaretmag bu konunun en büyük istisnası. Kurulduğu günden  beri ilgi ile takip ettiğim bu sitenin en büyük özelliği magazinsel içerikten uzak olması ve salt bilgiler ile okuyucularını buluşturması. Eticaretmag’in belki de en önemli çalışması ise sayıları 70’i geçen e-ticaret yazılarını bir araya getirmesi. Bu çalışmanın e-ticaret alanında şimdiye dek yapılmış en kapsamlı ve kaliteli çalışma olduğu su götürmez bir gerçek. Bu arada Eticaretmag’in yeni tasarımını tebrik ediyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Güven Borça – Bu topraklardan dünya markası…

mediacat-kitaplari-guven-borca-bu-topraklardan-dunya-markasi-cikar-mi-978975837869220111215152353Güven Borça’nın Marketing Türkiye’den ayrılması bizi derinden üzdü. Üzmesinin en büyük sebebi ise  bu ayrılıkla birlikte bir dönem yazmaya ara vereceğini açıklamasıydı. Umarım bizi yazılarından uzun bir süre mahrum bırakmaz.

Konumuza dönecek olursak eğer; Güven Borça uzun bir süre önce “Bu topraklardan dünya markası çıkar mı?” diye sormuştu. Bu sorusu çevresinde şekillenen kitabı, ben de dahil olmak üzere onbinlerce kişi tarafından okundu. Borça’nın bu yazısı da aradan geçen sürede neyin değişip değişmediğinin kısa bir özeti niteliğinde.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

E-İhracat’ın 7 Altın Kuralı

Şirketler ve birey girişimciler için giderek daha fazla tercih edilen e-ihracat sunduğu önemli fırsatlar kadar kritik püf noktalarını da bünyesinde barındırıyor. 230’dan fazla ülkeye yönelik e-ihracat çözümleri sunan B2CDirect’in CEO’su Yusuf İbili, e-ihracatta 7 altın kural bulunduğunu ama lojistik konusunun en kilit noktada durduğunu belirtiyor.

Gelişen ve yaygınlaşan internet altyapısı hizmetlerinin büyümesiyle ve tüketicilerin sınır ötesi e-ticarete giderek daha fazla yönelmesi neticesinde, e-ihracat günümüzde müşteri potansiyelini artırmak isteyen firmalar için yadsınamaz bir alternatif haline geldi. Diğer yandan e-ihracat her ölçekteki firma için pazar çeşitliliği de sağlıyor. Üstelik bireysel girişimcilerin için de daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmak anlamında faydaları bulunuyor.

E-ihracat yapmak isteyenlerin başarılı olabilmeleri için dikkat etmeleri gereken bazı hususlar bulunduğunu söyleyen Türkiye’nin e-ihracat uzmanı B2CDirect’in CEO’su Yusuf İbili, “E-ihracat yalnızca bir ürün kargolama süreci değil, bunun çok daha ötesi… E-ihracatın nasıl yapılması gerektiğini gerçek anlamda bilmeyen şirketler ve bireyler hem pazar, hem zaman, hem de müşteri kaybediyorlar,” diyerek bu konuda 7 altın kural olduğuna dikkat çekiyor. Yusuf İbili e-ihracatın altın kurallarını şöyle sıralıyor:

1- E-ihracata verimli başlamak için detaylı fizibilite şart.

E-ihracata başlamadan önce hazırlık aşaması büyük önem taşıyor. Bu aşamada kendinizi, firmanızı, ekibinizi ve ürünlerini yeniden keşfetmeli, eksikleri tamamlayarak hazırlanmalı ve e-ihracat hazır hale gelmelisiniz. E-ihracat olasılığı olan ürünleri tespit etmeli, gerekli yönelik fizibilite çalışmasını yapmalısınız.

2- İç pazardaki başarıya göre hareket edin, dışarıda yönünüzü doğru tespit edin.

Yurtiçinde neyi nasıl, kime sattığınızı, ne kadar zamanda sattığınızı ve satış sonrasında yaşadığınız süreçleri çok iyi analiz edin ve değerlendirin. İç pazardaki başarınız ile dış pazarlara uygun hizmet ve ürünlere karar verilmelidir. Kısa ve uzun vadede hedefler saptanmalı, rekabet gücü ve büyüme potansiyeli değerlendirilmelidir. İhracat departmanının yapılandırılması, görev ve sorumlulukların amaca yönelik planlanmasıyla, mevcut elemanların ihracat bilgileri ve yabancı dil bilgileri geliştirilebilir.

3- Satış yapacağınız her ülkenin pazarını iyi tanıyın, böylece kalıcı olun.

Satış yapacağınız pazarı belirlemelisiniz. E-ihracat yapacağınız ülkenin pazar araştırmasını yaparken yerel piyasa gibi algılamamalı ve yurtiçinde geçerli olan yöntemlerden farklı satış süreçleri olacağı unutulmamalıdır. Buradaki amacınız farklı ülkelerdeki piyasaların potansiyelini, büyüklüğünü belirlemek, değerlendirmeler yapmak, karşılaştırmalarda bulunmak ve ihracatını yapacağınız ürünün en çok hangi pazarda arzu edildiğini, yabancı piyasalarda ihtiyaç olup olmadığını belirlemek olacaktır. B2CDirect’in 230’dan fazla ülkeye e-ihracat çözümü sunduğunu ifade eden Yusuf İbili, dünyanın farklı coğrafyalarından elde ettikleri tecrübenin ışığında şu noktalara dikkat çekiyor: “Gideceğiniz pazarın toplam alım gücünü mutlaka dikkate almanız gerekir. Ülkenin finansal ve ekonomik koşullarını dikkatle incelenmeli, bilhassa yüksek enflasyon oranına sahip ülkeleri iyi analiz etmelisiniz. Unutulmamalı ki, yabancı paranın kullanımında kısıtlamalar yaşanabilmektedir. Bunlara devlet istikrarı, din gibi sosyokültürel güçler, teknoloji düzeyleri gibi faktörler de eklenebilir.”

4- Teslimat sürelerinde gerçekçi olun ki, müşteri kaybetmeyin.

Belirlediğiniz hedef noktaların, işleri yürüttüğünüz merkeze olan uzaklıkları ve zaman farkı da göz ardı edilmemelidir. Mesafeler taşıma masraflarını da beraberinde getireceğinden, teslimat sürelerinin de olumsuz etkilenmesine neden olabilir. Uzak ülkelerdeki zaman farklılığı, iş saatlerinin uyumsuz olması sebebiyle karar verme ve işleri neticelendirme süreçlerini geciktirebilmektedir. Bu nedenle ürünlerinizin gerek hedef noktanıza, gerekse tüketicinize ulaşacağı süreleri iyi tespit edin. Yanıltıcı bilgiler vermekten kaçının, çünkü teslim sürelerindeki gecikme, müşterilerinizi yeniden alışveriş yapma konusunda çekincede bırakır.

5- Müşterinizle aynı dili konuşun, daha çok müşteri kazanın.

E-ihracat yapmak istediğiniz pazar için araştırmalarınızı tamamladınız ve sıra geldi internet sitenizi oluşturmaya. Sitenizin sayfaları, arayüzleri ve menüleri kullanıcı için kolaylık sağlayacak şekilde tasarlanmalıdır. Peki, insanlarla iletişimi nasıl kuracaksınız, ödemeleri ve gönderimleri nasıl sağlayacaksınız? Günümüzde İngilizce uluslararası bir dil olarak kabul görse de, net olarak belirtmek gerekir ki her coğrafyada bu durum geçerli değil. Ayrıca sizin potansiyel müşteriniz olan kişi sizinle kendi dilinde alışveriş yapmak ve iletişim kurmak isteyebilir. Ancak bu noktada hedef pazarın gereksinimlerine göre internet sitesi kurulmasının yanı sıra kullanılacak katalog ve ürün açıklamalarının da anlaşılır olması gibi birçok farklı unsur da bulunuyor. Ürünler açıklayıcı ifadelerle, iade sorunu yaşatmayacak şekilde, nitelikleri anlaşılır şekilde belirtilmelidir. B2CDirect CEO’su Yusuf İbili yerelleşme konusunun mutlaka özenle ela alınması gerektiğini vurguluyor: “Tüm bu çalışmaları ‘e-ihracatta yerelleşmek’ olarak adlandırabiliriz. İnternet siteniz, kullanıcıları lokasyon bazlı tanıyabilmeli ve yerel konumlarına göre özelleştirilmiş olmalıdır. Sitenin dili ziyaretçinin ülkesine göre gösterilmeli ya da dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesi tercihe bırakılmalıdır.”

6- Fiyat deyip geçmeyin; ayrıntılı düşünerek ve yerelleşerek başarıya koşun.

Yerelleşme, ürün fiyatlamasında da devreye giren önemli bir unsurdur. İnsanlara fiyatlarınızı kendi ülkelerinin para biriminde gösterebilirseniz onların hayatını kolaylaştırır, sitenizi benimsemelerini kolaylaştırırsınız. Bu nedenle sitenizde satışa sunduğunuz ürünlerin fiyatlarını, siteye gelen ziyaretçinin bulunduğu ülkenin yerel para biriminde göstermeniz önemlidir. Bir diğer alternatifse, sitenizde farklı para birimlerinin olduğu seçenekler sunmanız ve otomatik kur hesaplamalarının yapılmasıdır. Dünyanın farklı bölgelerinde, her ülkenin kendine özgü farklı ödeme yöntemleri ve alışkanlıkları bulunuyor. Bazı ülkelerde kredi kartıyla ödeme daha çok tercih edilirken, bazı ülkelerde banka transferi ve kapıda ödeme yöntemi öne çıkıyor. Ödemede yaşanacak sorunları en aza indirgemek için e-ihracat yapacağınız ülkelerin tercihlerini öğrenmelisiniz. Burada ki en kritik nokta, ürünlerinizin fiyatının farklı ülke pazarlarının niteliğine ve para değerine uygun olarak verilmesidir. Daha detaylı anlatacak olursak diyelim ki Euro ya da Dolar olarak fiyatlandırılan ürünün, Türk Lirası hesabına göre pahalıya geleceği, tam tersi durumda ise kâr edileceği gibi durumlardan söz edebiliriz. Ayrıca fiyat belirlerken maliyeti artırıcı, satış komisyonları, lojistik ücretler, akreditif masrafları, sigorta gibi unsurları da düşünmekte fayda var.

7- Lojistik her şeydir. Bunu unutmayın…

Mutlaka deneyimli bir lojistik iş ortağınız olmalı. Ürünleriniz ne kadar kaliteli, siteniz ne kadar iyi ve fiyatlarınız ne kadar uygun olursa olsun, eğer lojistik süreçleriniz müşterinizi tatmin etmiyorsa ne satış yapabilirsiniz, ne de müşterilerinizin yeniden alışveriş yapmasını sağlayabilirsiniz. Gönderiler için gümrük işlemlerinin hızlı ve masrafsız sonuçlanması, teslimat için verdiğiniz iş günü sayısına yönelik güvenceyi zedelememelidir. E-ihracatın diğer bir kolay tarafı, geleneksel ihracatta firma tarafından beyanname oluşturulması işlemleri e-ihracatta elektronik hale getirilmiş ve teferruatlardan arındırılmıştır. B2CDirect CEO’su Yusuf İbili, farklı ülkelerin doğal olarak farklı kanunları bulunduğunu ve lojistik aşamasında buna göre adım atılması gerektiğinin altını çiziyor: “Gönderilen kargonun, varış noktasında teslimat yapılacak olan ülkenin kanunlarına tabi olmasından ötürü, o ülkenin işlemleri hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Teslimatlar için gönderi hesaplamaları, gönderi türü çeşitliliği, GTİP kodu arama özelliği, müşterinizin isteğine göre ekstra katma değerli hizmetleri mutlaka sunmalısınız. Ürünün müşteriye zamanında, hesaplı ve hasar görmeden ulaştırılması e-ihracatın en önemli ayaklarından biridir. Satış sonrasında ise alıcılara müşteri hizmetleri, sorunsuz iade gibi konularda destek vermeye devam edilmelidir.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Şehrin Ortasında Dilediğiniz Zaman Uyuyabileceğiniz Uyku Salonu

Gün içinde uykunuz geldiğinde veya çok yorgun hissettiğinizde evinize gidip biraz kestirmeyi isterdiniz değil mi? Yenilikçi uyku şirketi Casper da bu ihtiyaçtan yola çıkarak gün içinde şekerleyebileceğiniz bir uyku merkezi açtı.

Ney York şehrinde, Manhattan’ın merkezinde kutu içi yatak konseptini tanıtmak için bir uyku merkezi açan Casper uyku için gereken tüm malzemeleri de müşterilerine sağlıyor. Şirket uyku merkezini  yüz yıkama platformu, lüks pijama markası Sleepy Jones’un pijamaları ve diş temizliği yapan Hello’nun diş fırçaları ve diş macunu ile donatmış.Yastık, yorgan gibi tüm malzemelerle birlikte saydığımız lüks malzemeleri kullanmak ve 45 dakikalık bir uyku için 25 dolar ödemeniz gerekiyor.


Casper, yıldızlarla donatılmış karanlık bir giriş kısmı ve yıldızlı pijamalar ile tam takım bir uyku konsepti sunuyor.

Müşteri deneyimini sonuna kadar yaşatan marka uyku moduna girmeniz için her şeyi yapıyor ve size 45 dakikalık muhtemelen unutamayacağınız bir deneyim yaşatıyor.

Casper’in CMO’su Jeff Brooks, amaçlarının sakinleştirici ve dinlendirici bir yer yaratmak olduğunu ve boşlukları bi deneyimle doldurmak istediklerini söylüyor. Yaklaşık 1 yıldır işleyen bu konseptin sadece marka için değil kaliteli ve sağlıklı uyku anlayışı için de çok önemli olduğunu ve bu şekilde müşterilerinin memnuniyetlerini çok rahat ölçebildiklerini de ekliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link