İnovasyon Artık Apple için Sadece Reklamdan İbaret!

2007 yılına gidelim.

Apple’ın CEO’su Steve Jobs’ın karşısında yüzlerce basın mensubu ve kalabalık bir hayran kitlesi var. Sahneye çıkar ve teknoloji dünyasını kökten değiştireceğine inandığı 3 yenilikten bahseder.

Bunlar mouse, mandallı çark (Click Wheel) ve çoklu dokunmatiktir (Multi – touch) ve devam eder: ”bu 3 yenilik, devrimsel ürünlerin temel yapı taşlarını oluşturur.” Jobs’ın devrimsel ürün olarak nitelediği bu 3 ürün şüphesiz Mac, iPod ve iPhone’dur.

user interfaces

Bu 3 ürün sadece o dönemlerin başarılı yenilikleri olarak kalmamış, piyasa koşullarını kökten değiştirerek başlı başına birer başarı hikayesi olmuştur. Kısaca devrim yaratmışlardır.

Zaten Apple’ın şirket stratejisi de eskiyi değiştirmek, devrimsel ürünlerle insanoğlunun hayatını kolaylaştırmak değil midir?  Mac’den önceki bilgisayar sektörünü, iPod’dan önceki müzik ( iTunes ) ve mp3 çalar sektörünü ve iPhone’dan önceki cep telefonu sektörünü hatırlayın, ne kastettiğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

Hatta Steve Jobs’ın 2001 yılında söylediği sözünü hatırlatayım isterseniz…

Twitter görsel copy.002

Doğru ya, Apple’ın Apple olmasını sağlayan ve insanları kendine aşık eden şey inovasyon değil miydi?

Şimdi ise 2014 yılına gelelim…

Apple’ın Jobs’tan bir sonraki CEO’su Tim Cook, milyonlarca insanın merakla beklediği ve devrim getireceğine inandığı akıllı saati ve yeni iPhone’u tanıtmak için sahneye çıktı… Çıktı çıkmasına ama tanıtılan şeyler bir öncekilerin birer kopyasıydı. Tatil köylerinde ilk gün yenmeyen balığın ikinci gün salataya konulması gibiydi lansmanda duyduklarım.

Bu durum diğer markaların da dikkatini çekmiş olacak ki, lansman sonrası yaptıkları iletişimler ile Apple’ın kazanmak için on yıllarını verdiği “devrimsel ürün üreten marka” imajını yıkmaya çalıştılar.

Nexus, Apple kullanıcılarına “2012’ye hoş geldiniz!”  derken Samsung ise Steve Jobs’ın “No one is going to buy a big phone (kimse büyük bir telefon almayacaktır)” sözünü kullandı. HTC ise iPhone’u blurladı ve Apple’ın HTC’yi aynen kopyaladığını ima etti.

WvIcuvj
2012’ye Hoş Geldiniz – Nexus
"Kimse Büyük telefon almaz" - Samsung
“Kimse Büyük telefon almaz” – Samsung
Partiye Hoş geldin - HTC
Partiye Hoş geldin – HTC

Uzun lafın kısası yıllardır oyunu değiştiren, inovasyonu bir kültür haline getiren bir marka imajı bulunan Apple,  artık birçok insan tarafından “zengin oyuncağı” olarak tanınıyor. Inovasyon ve değişim artık Apple tarafından sadece reklamlarda ve lansmanlarda kullanılıyor, başka bir yerde değil.

Ve her şeyden önemlisi kimse Apple’ın bir sonraki hamlesinin ne olacağını umursamıyor ve Apple yavaş yavaş devrimsel marka niteliğinden hızla uzaklaşarak sıradan bir marka kimliğine dönüşüyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

2 Comments

  1. Çok keskin bir yazı olmuş. Inovasyondan uzaklaştığını söylediğiniz marka şu an dünyanın en değerli markası konumunda. Tabi bu, tek başına tezinizi çürütmez. Apple’ın sunduğu üç farklı yenilikten bahsetmişsiniz ama bu yeniliklerden yıllar sonra, yakın zamanda hayatımızı giren İpad’i atlamışsınız. Bunu da geçelim. İnovasyon derken tam olarak neyi kast ediyorsunuz? Bir çeşit yenilik ya da devrimsel yenilikse eğer bahsettiğiniz şey, Apple’ın hala en önde olduğunu ilerlediğini söylemeliyim. Şu an bir site sahibisiniz ve muhtemelen de bir ofisiniz var. Ofisinizdeki kaç bilgisayar mac, kaç bilgisayar diğerlerinden? Bakın, diğerlerinden diyorum çünkü hepsi donanım üretici markalar. Kullandıkları işletim sistemi başka bir Marka hazırlıyor. Hem işletim sistemi hem de donanım sunan kaç tane Marka var? İşler burada değişmeye başlıyor. En son tanıtım iPhone olduğundan oradan devam edelim. Samsung, Htc, Sony gibi markalar her yıl donanımlarını değiştirerek piyasaya telefon sunuyor. Hatta Sony, işi daha da abartıp amiral gemi modelini 6 ayda bir çıkarıyor. Her yeni telefonla özellikler yükseliyor. Bakıyoruz ki donanımsal özellikleri iPhone dan kat kat üstün. Ama gel gelelim, o kadar yüksek özellikli olmalarına rağmen hafif bir yüklenmede ya da belli bir süreden sonra gerçekler gün yüzüne çıkıyor. Anlıyoruz ki her sene sunulan “yenilikler” bir şeyi değiştirmemiş. Bundan 6 ay önce samsung s3 kullanıyordum. Özellikleri iPhone 6 dan daha yüksekti. Android bir telefon kullandınız mı bilmiyorum ama belli bir süreden sonra telefon, özelliklerine yakışmayacak duruma geldi. 6 aydır iOS işletim sistemi kullanıyorum ve anladım ki olay her yıl yeni şeyler sunmak değil, sunduğunu güçlendirmek ve güçlü tutmak. Bunun, tüm teknolojik yenilikler konusunda böyle olduğunu düşünüyorum ve sizin inovasyon derken tam olarak neyi kast ettiğinizi ve sizce Apple in neden bu kimlikten uzaklaştığını düşündüğünüzü öğrenmek isterim. Amacım Apple fanlığı yapmak değil yanlış anlamayın, doğru olanı öğrenmeye çalışıyorum.

Bir Cevap Yazın

Kind, Cesur Pazarlama Faaliyeti Kapsamında 10.000 Kişiye Rakiplerinin Ürünlerini Gönderdi

Bir markanın ürününe sonuna kadar güvenmesi çok önemli bir olaydır. Markalar sürekli olarak kendi ürünlerinin en iyisi olduğunu ve ürünlerine güvendiklerini söyleseler de, bu güveni göstermek yürek ister. Kind isimli marka ise son yaptığı pazarlama faaliyetiyle böyle bir yüreğe sahip olduğunu gösterdi.

Protein barı ve granola bar gibi sağlıklı atıştırmalıklar üreten bir marka olan Kind, protein barı pazarına girişini doğrudan rakiplerini hedef alan bir pazarlama hamlesiyle duyurdu. Yeni ürününü insanlara denettirmek isteyen marka, internet sitesi üzerinden kayıt olan 10.000 kişiye kendi ürününden göndermekle kalmayıp kendisi gibi protein barı üreten Clif, Quest, ThinkThin ve Power Crunch gibi çeşitli rakiplerinin ürünlerinden de gönderdi. Tabii ki Kind’in bunu yapmaktaki amacı, insanların iki ürünü de deneyip hangisinin daha iyi olduğuna karar vermelerini sağlamaktı.

Kind, kendi protein barlarında ana protein kaynağının fındık olduğunu ve bu yüzden otomatik olarak kendi protein barlarının, yoğun olarak yapay protein karışımları, yapay tatlandırıcı ve şeker alkolü barındıran diğer protein barlarından daha iyi olduğunu belirtiyor. Kind şirketinin entegre iletişimden aorumlu başkan yardımcısı Drew Nannis, bu pazarlama faaliyetiyle ilgili olarak şunları ifade etti:

“Yeni bir kategoriye girdiğimizden beri, insanları ilgi uyandıran bir şekilde değişiklik yapma konusunda ikna etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Tat oldukça subjektiftir, bu yüzden insanların ürünümüzü denemelerini sağlayarak iyi bir etki yaratmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak istedik.”

Protein barları, marka için net bir büyüme fırsatı barındırıyor. Bununla birlikte Kind, kendisini meydan okuyan bir marka olarak görüyor ve yerleşik rakiplerle boy ölçüşmekten hiçbir şekilde kaçınmıyor. Ayrıca belirtilene göre bu pazarlama faaliyetleri onlar açısından oldukça iyi sonuç verdi. Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse, Drew Nannis’in belirttiğine göre bu pazarlama faaliyetinin başlatıldığı hafta boyunca şirketin internet sitesinin trafiği %61 oranında arttı.

Tüm bunların yanı sıra Kind, Korkunç Bir Film’deki Cindy Campbell rolüyle tanınan Anna Faris’in rol aldığı bir dijital reklam kampanyası da yürütüyor. Bu reklam videosunda Anna Faris, Amazon kullanıcılarının piyasada yer alan lider protein barları hakkında yaptıkları ve tamamen gerçek olan kötü yorumları okuyor. Birkaç farklı dijital kanal üzerinden yayımlanan bu reklam videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Basitlikten İlhamla WeTransfer’in Ortaya Çıkma Hikayesi

“Odaklanma ve basitlik benim mantralarımdan biridir. Basit olan, karmaşık olandan çok daha zor olabilir. Basitleştirmeyi başarabilmek için düşüncelerinizi arındırabilmeniz onun için de çok çalışmanız gerekir. Ancak kesinlikle buna değer, çünkü sonunda bunu bir kez başardığınızda önünüzde hiçbir engel kalmayacaktır.”

Steve Jobs

***

Steve Jobs’ın Apple’ının, Cupertino’daki küçük ofisinden çıkıp dünyanın en çok kar eden şirketi olmasında tasarıma, teknolojiye ve kişiselleştirmeye verdikleri önemin rolü büyüktü elbet ama kuruldukları günden bugüne hiç taviz vermedikleri bir konu onları dünya çapında üne kavuşturdu; basitlik. İşte bu yüzden yukarıdaki söz ile başlamak istedim.

Nalden

Şimdi gelelim asıl konumuza. Size biraz Nalden’den bahsetmek istiyorum. Kendisi Wetransfer’in kurucusu. Asıl ismi Ronald Hans ancak o kendini Nalden; yani dijital yerli olarak tanımlıyor. 2008 yılında Nalden’in babası kendisine bir bot alıyor ve fotoğraflarını oğlu ile paylaşmak istiyor. Ancak ortada bir sorun var. Fotoğrafların boyutu yaklaşık 6 megabyte ve o yıllarda bu boyutlar oldukça büyük.

Babası bir web sitesi yardımı ile göndermeye çalışıyor. Ancak bu hizmeti sağlayan websitelerinin arayüzleri o kadar kullanışsız ve reklam tabalı ki, bir türlü o sitelerden de gönderim sağlanamıyor. Nalden da bu alanda birçok websitesi olmasına rağmen hiçbirinin son kullanıcıyı düşünmediğini ve uğraştırdığını fark ediyor. Çünkü girdiği websitelerin tamamında popuplar, sağa sola yerleştirilmiş bannerlar ve kullanıcıların kafalarını karıştıran mesajlar bulunuyor.

Wetransfer’in Arayüzü

Bunun üzerine Nalden, hiçbir reklamın olmadığı, sadece dosya göndermeye yarayan minik bir alanın olduğu bir site tasarlıyor. Öyle ki, bu siteyi ilk görenler masaüstü arkaplanı sanıyorlar. Nalden, siteye gelen kullanıcının birkaç saniye içerisinde, süper kolay bir şekilde dosya gönderip alabilmesine olanak tanıyor. Öyle ki, sitede ne bir banner alanı ne de bir içerik alanı var. Sitedeki tek alan; dosya gönderim alanı.

Basit bir içgörü ile doğan Wetransfer, kurulduğu andan itibaren çok yüksek bir ivme ile büyüyor.  2017 itibari ile 40 milyon aktif kullanıcıya, 100 milyondan fazla dosya alışverişine sahip. Şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen ilk 1000 sitesinden biri. Bir dosya gönderim platformu için inanılmaz bir rakamlar, öyle değil mi?

Uzun lafın kısası basitlik ve sadelik bugünün dünyasındaki kalabalıkta ön plana çıkabilmek için kullanılabilecek yegane araç. Çünkü insanların büyük bir kısmının kapasitesi, komplike bir şekilde verilen mesajı anlamakta yetersiz kalıyor. O yüzden tüm projelerin 6 yaşındaki bir çocuğun anlayabileceği şekilde tasarlanması gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link