Ikea’da Neden Hiç Pencere Yok?

Ikea ülkemize geldiğinden beri çok ilgi gören, mobilyaları ve tarzı çok beğenilen bir mağaza oldu. Her ne kadar alınan eşyaları kurmak zorunda olmak Türkler için Ikea’nın tek kötü yanı olsa da yavaş yavaş buna da alışıyoruz.

Bugün sizlere hiçbir şey almayacak olsak bile hayal kurmaya, minyatür evlere “adamlar neler yapıyor” demek için bakmaya gittiğimiz Ikea’nın mağazalarında neden hiç pencere olmadığından bahsedeceğiz. 

Ikea’da pencere olmamasının sebebi kumarhanelerde ve alışveriş merkezlerinde pencere olmamasıyla aynı; zaman algısını yok etmek. Alışveriş merkezlerini, kumarhaneleri bir düşünün. Böyle yerlerde zaman ne kadar çabuk geçiyor değil mi?

Ikea’nın içini gözümüzün önüne getirdiğimizde alışveriş yapılan kısımlarda kesinlikle pencere yok ve bu sayede orada ne kadar vakit geçirdiğinizi anlayamıyorsunuz. Gördüğünüz her şeye bakmak istiyorsunuz ve kendinizi başka bir dünyadaymış gibi bırakabiliyorsunuz. Yani bu size daha çok alışveriş yaptırmak için kullanılan bir taktik!

Penceresi olmayan alanlarda daha çok para harcadığınızı daha önce siz de fark etmiş miydiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2 Comments

  1. Vay isveçin çocukları demek bu yüzden her gittiğimizde ihtiyacımız olmayan şeyi bile alıyoruz eve gelince bunu neden aldım ki diyordum kendi kendime

Bir Cevap Yazın

Kahve Dükkanı Zincirlerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne Göre Dağılımı

  • Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre, insan motivasyonlarının altında beş temel ihtiyaç yatar. Bunlar; fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sevgi ve aidiyet ihtiyacı, saygı ihtiyacı ve kendini kanıtlama ihtiyacıdır.
  • The Middle Class Handbook isimli internet sitesi de önemli kahve dükkanı zincirlerini Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre sıraladı.
  • The Middle Class Handbook’un yaptığı dağılımda; Costa Coffee, Starbucks, Pret, Caffe Nero ve AMT Coffee yer alıyor.
  • İlgili Yazı: Ülkemizde Neden Bu Kadar Çok Starbucks Var?

Belki aranızda Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi‘ni daha önce duymuş olanlar ve onun hakkında bilgi sahibi olanlar vardır. Bilmeyenler içinse kısaca açıklayayım. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi, ABD’li Psikolog Abraham Maslow’un 1943 yılında yazdığı bir makalede ortaya attığı insan psikolojisiyle ilgili bir teoridir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre, insan motivasyonlarının altında beş temel ihtiyaç yatar. Bunlar; fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sevgi ve aidiyet ihtiyacı, saygı ihtiyacı ve kendini kanıtlama ihtiyacıdır. Bu teoriye göre, insan, en temel ihtiyacı olan fizyolojik ihtiyaçlarından başlayarak en sonunda kendini kanıtlama ihtiyacına ulaşmaya çalışır.

The Middle Class Handbook isimli internet sitesi de önemli kahve dükkanı zincirlerini Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre sıraladı. Bir başka deyişle, her bir kahve dükkanı zinciri, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ndeki bir ihtiyaç ile eşleştirildi. Şimdi The Middle Class Handbook’un yaptığı bu eşleştirmeye ve bu eşleştirmeleri nasıl yaptığına birlikte göz atalım.

Fizyolojik İhtiyaçlar – Costa Coffee

Kahve dükkanı zincirlerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre dağılımında, fizyolojik ihtiyaçlara denk gelen basamağın ilk sırasını Birleşik Krallık merkezli kahve dükkanı zinciri Costa Coffee alıyor. Çünkü Costa Coffee, herhangi bir ek avantaj sunmadan temel kahve dürtüsünü tatmin eder. Bu kahve dükkanı zinciri, yaygın olarak benzin istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde bulunur. Bu nedenle zevkli bir deneyimden çok, işlevsel, aceleye getirilmiş ve konforsuz kahve içme deneyimiyle ilişkilidir.

Güvenlik İhtiyacı – Starbucks

Starbucks, kötü bir kahve içmek, rakipsiz bir panini yemek ve e-postalarınızı takip etmek için uygun bir yerdir. Aynı zamanda normallik, medeniyet ve verimlilik anlamına gelir. Çabalarına rağmen, daha yüksek bir ihtiyacı karşılayamaz, çünkü suyu sürekli olarak çalışır durumda bırakan ve etik olmayan bir markadır.

Sevgi ve Aidiyet İhtiyacı – Pret

Aynı Costa Coffee gibi Birleşik Krallık merkezli bir kahve dükkanı zinciri olan Pret‘te, kahve oldukça iyidir ve servis her zaman cana yakın ve enerjik bir şekilde yapılır. Ayrıca en son yapılan mağaza yenilemelerinin de çok hoş olduğu söyleniyor.

Saygı İhtiyacı – Caffe Nero

Sakin ve şık olan Caffe Nero, yeterince kendinizden memnun hissetmenizi sağlar. Kahvesi biraz acıdır, ancak bu hissi eklediğiniz herhangi bir şey doğru yaptığınızı gösterir. 1990’lı yıllarda Gerry adındaki bir Amerikalı tarafından kurulmasına rağmen, zincir kahve dükkanlarının içinde gerçekten en Avrupalı gibi görünendir. Burada içen insanlar, kahveye ve kendilerine saygı gösterirler.

Kendini Kanıtlama İhtiyacı – AMT Coffee

Koyu kahverengi ve kıvrımlı altın büfeleri ile ağırlıklı olarak tren istasyonlarında bulunan ve Birleşik Krallık merkezli olan AMT Coffee, klasik ve zarif tren seyahati ile ilham veren çağrışımlar konusunda iyi iş çıkarır. Kahvesi iyidir ve ideal olan ahlaki üstünlük unsurunu da ekleyerek tamamen adil ticarete giren ilk şeydir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link