İçerik Pazarlaması İle İlgili Okumanız Gereken 21 İstatistik 0

İçerik pazarlaması, günümüz dünyasında her geçen gün artan rekabet ortamının hiç olmadığı kadar önemli bir olgusu olarak karşımıza çıkıyor. Bir ürünü yalnızca pazarlamanın yanında tüketicilerin hayatlarını kolaylaştıracak ve onların zihinlerinde oluşan marka algısını olumlu yönde değiştirecek bir anlayışla yaratılan katma değer, marka değerini artırmakla kalmıyor, sağlıklı bir pazarlama stratejisinin de temellerini oluşturuyor. Buradan yola çıkarak, HubSpot’un belirlemiş olduğu içerik pazarlamacılarının ilgisini çekecek, takip ettikleri ve öncelik verdikleri projelerin, platformların istatistik durumlarını sizler için derledik.

Bloglar

  • Pazarlamacıların %53’ü, blog içeriğinin yaratıcı olmasının öncelikli kural olduğunu belirtiyor. (HubSpot, 2017)
  • Blog yazılarını birleştirme, tüm blog yazılarının %10’unu oluştuyor ve toplam trafiğin %38’ini kapsıyor. (HubSpot, 2016)
  • Ayda 16 veya daha fazla blog yazısı yayınlayan şirketler 0-4 aylık yayınları yayınlayan şirketlerden yaklaşık 3,5 kat daha fazla trafik elde ediyor. (HubSpot, 2015)
  • Ayda 11 kez blog yazısı yazan B2B şirketleri, ayda 0-1 kez blog yazanlardan yaklaşık 3 kat daha fazla trafiğe sahip oluyorlar. (HubSpot, 2015)
  • Ayda 16 ve daha fazla blog yazısı yayınlayan B2C şirketleri, 0-4 aylık içerik yayınlayan şirketlerden yaklaşık 4.5 kat daha fazla potansiyel elde ediyor. (HubSpot, 2015)
  • HubSpot’un blog görünümlerinin %75’i ve blog yayınlarının %90’ı eski yayınlardan geliyor. (HubSpot, 2014)
  • İnternet kullanıcılarının%15’i reddit, Digg veya Slashdot gibi tartışma forumlarını okuyor ve bu forumlara yorumlar bırakıyor; %10 ise bloglama web sitesi olan Tumblr’ı kullanıyor. (Pew Research Center, 2015)
  • İnsanların %43’ü blog yazılarını hızlıca okuyup geçtiklerini itiraf ediyorlar. (Hubspot, 2016)
  • İçeriklerde 6-13 kelime bulunan başlıkların en yüksek ve en tutarlı trafiği çektiği dikkat çekiyor. (HubSpot, 2016)

İçerik Statejisi

  • Pazarlamacıların %8’i, önümüzdeki 12 ay içinde pazarlama çalışmalarına Medium eklemeyi planlıyor. (HubSpot, 2017)
  • B2B pazarlamacılar ortalama olarak toplam pazarlama bütçelerinin %28’ini içerik pazarlamasına ayırıyorlar. (Content Marketing Institute, 2015)
  • B2B pazarlamacılarının sadece %30’u şirketlerinin içerik pazarlamacılığında etkili olduğunu söylüyor ve bu oranın geçen yıl %38 olduğu belirtiliyor. (Content Marketing Institute, 2015)
  • B2B pazarlamacılarının %55’i, içerik pazarlama başarısı veya etkinliğinin nasıl göründüğü konusunda belirsiz olduklarını söylüyor. (Content Marketing Institute, 2015)
  • B2B pazarlamacılarının %32’si bilgilendirici tarzda bir içerik pazarlama stratejisine sahip olduklarını söylüyor. (Content Marketing Institute, 2015)
  • Pazarlamacıların %28’i bilgilendirici bir editöryal görev tanımına sahip olduklarını belirtiyorlar. (Content Marketing Institute, 2015)
  • Alıcıların %47’si bir satış temsilcisine danışmadan önce 3-5 adet içeriği incelediğini belirtiyor. (Demand Gen Report, 2016)

Podcastler

  • Pazarlamacıların  %1’i önümüzdeki 12 ay içinde pazarlama çalışmalarına podcasting eklemeyi planlıyor. (HubSpot, 2017)
  • Podcast dinlemelerinin 2015-2016 yılları arasında %23 arttığı gözlemleniyor. (Edison Research, 2016)
  • Podcast’lerin %64’ü akıllı telefonlardan veya tabletten dinleniyor. (Edison Research, 2016)
  • 12 yaş ve üstü Amerikalıların %21’i son bir ayda bir podcast dinlediklerini söylüyor. (Pew Research Center, 2016)
  • Haftalık podcast dinleyicileri haftada ortalama beş gösteri dinliyor. (Edison Research, 2016)

Bunun yanı sıra gelişen teknoloji ile beraber istatistiklerin artması da makul görünüyor ve tüm bu içerikler bizi iştahlandırıyor açıkçası. Eğer sizde kendinizi geliştirmek ve bu sektörde kendiniz için önemli bir yer edinmek istiyorsanız Pazarlamasyon.com ekibi olarak düzenleyeceğimiz İçerikle Pazarlama Eğitim ve Workshop’una kayıt olup katılabilirsiniz. Bu eğitimimizin ilginizi çekeceğini umuyor ve sizi bekliyoruz.

Yeditepe Üniversitesi Görsel İletişim Tasarım Yüksek Lisans Öğrencisi - Pazarlamasyon.com İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link