iBeacon Kullanırken Dikkat Edilmesi Gereken 9 Önemli Kriter

Apple’ın iBeacon anonsu ile 2014 yılında birçok altyapı platformunun türediğini gördük: bytelight, swirl, roximity, freckleiot. 2015 yılı içinde artarak bu altyapının güçleneceğini söyleyebiliriz. Sebebi ise mobilin potansiyel büyüme alanı 3. Nesil (3G dediğimiz veri) ile gelen operatör yetenekleri, yani Data/GPS yetenekleri. Dolayısıyla bu altyapılar üzerinden çalışabilen yeni teknik altyapıların kullanımının artacağını ve akıllı telefonlarla dijital tüketim hakimiyeti var olacağını söylemek ve dolaylı olarak 2G teknoloji kullanımının (Kısa Mesaj servisleri, vb. operatör altyapı sistemleri) giderek azalacağını öngörmek zor değil.

IHL grup araştırmasına göre gelişmekte olan teknolojiler içinde en başarılı teknik seçildi fakat henüz işyerlerinin yalnızca %2’si iBeacon kullanıyor. Dolayısıyla, mağazaların bu yeni ürünün faydalarını nasıl uygulayacağı merak konusu. Mikro lokasyon ve veri analizi konusunda uzmanların başarılı bir iBeacon platformu hayata geçirirken mağazaların dikkat etmeleri gereken noktalar şöyle:

1- Almadan önce deneyin:

Yatırımı yapmadan önce teknolojinin sürdürülebilirliği açısından harcanacak teknik zaman, her uygulamaya farklı deneyim yaratmak gibi konulara odaklanmak gerektiğini unutmayın. Bir süre demo deneyimleyeme yaparak kullanacağınız mağaza ile ilgili altyapının işleyişini netleştirin.

2- Mağaza çalışanlarını sürece dahil edin:

Çalışanlarınızın iBeaconlar hakkında yetkinlik kazanması için eğitimler verin ve gerekli donanımla onları eğitin; daha da önemlisi bu konuda aktif geri-bildirim yapmalarını sağladığınızda mağazaya özel deneyimler oluşturulabilirsiniz. İşinizin bütününde bu durum size mikro lokasyonlara özel deneyimler üretmenize katkı sağlayacak.

3- 3üncü Parti standardı oluşturun:

iBeacon’larınızı tetikleyecek müşteriyle aranızda köprü oluşturacak 3üncü parti ile yapacağınız çalışmalarla dokunduğunuz kişi sayısını arttırın; fakat birçok 3üncü parti ile çalışabileceğinizden teknik standartlardan ayrılmayın, ortak standartları koruyun. Teknik yönetimin kaosa çevrilmesini önleyin.

4- iBeaconların yoğun mesajlaşma trafiği yaratmasını önleyin:

Kişiselleşmemiş, belirli saat/tarih limitleri olmadan sürekli mesaj gönderilmesi müşterilerinizi yoracak rahatsız edecektir. Bu nedenle, teknik altyapı limitleri koyun. Mağaza çalışanlarınızı problemleri çözmek için platformla ilgili teknik panel sağlayın.

5- İletişiminiz daima taze olmalı:

Müşterinizin pop-up’ınıza ortalama 1 saniye bakacağını öngörerek haraket edin. Mesajlarınız daima lokasyon ve gönderim saatine uyumlu, yeni olmalı; tekrar içermemeli. Tekrarlı ve sıradan iletişim müşterinizde fark yaratamayacak. iBeacon size yenilikçi bir kanal sunuyor bunu akıllı bir metin ve fayda ile birleştirerek fark yaratmanız gerekiyor.

6- Donanım bakım çizelgesi hazırlayın:

Altyapınızın daima sorunsuz çalışması için iBeaconların pillerinin bittiğinde değiştirilmesi gerekiyor. Bakım ve batarya konusunu yönetebileceğiniz altyapıyı oluşturun. Ortalama bir batarya 1 yıl yeterlilik öngörürken, kullanıma bağlı olarak bu süre 3 aya düşebiliyor. Örneğin, Walmart 153bin beacon’ını tek bir kontrol yapısıyla bakım kontrolü yapıyor.

7- Fiyat – Değer 2lemesinde teraziyi daima dengede tutun:

Müşterinin kişisel alanına girip kendinizi hatırlatmanız bedava olmamalı. İçerisinde duygusal, kişisel bir bağ ve/veya fayda açısından rahatsızlığı unutturacak bir şeyler sunabiliyor olmanız kurguladığınız sistem içinde müşterinin mağaza içine girmesi veya alışveriş harcaması yapması için eyleme geçirebilmeli.

8- iBeaconları yerleştirdiğiniz alanları dikkatle seçin:

iBeaconlarınızın görüş alanının açık olması sinyal akışı için gerekiyor ayrıca, açık havada olanların hava koşullarından etkilenmeyecek durumda konumlandırılmasına dikkat etmelisiniz.

9- Güvenlik ve kişisel veri konularına dikkat edin:

Altyapı ve mesajlaşma sistemlerinizin güvenli biçimde akıyor olmasına, ibeaconlarınızın güvenliğine dikkat edin. Ayrıca müşterilerinizin verilerinin korunması ve müşteri geri bildirim veya şikayetleri sonucu verilerin pasife alınması, yenilenmesi gibi durumlara altyapınızı hazır etmeniz gerekiyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Montaigne'in bir sözünü benimserim. " bütün söylediklerim karşılıklı bir sohbettir ve hiçbiri öğüt niteliğinde değildir. Bu kadar serbest konuşabiliyorsam bu, başkalarını kendime inandırmak zorunda olmadığım içindir."

Bir Cevap Yazın

Teknoloji Deneyimlerimizi Nasıl Şekillendiriyor?

Pazarlamaya ait faydalı alt konuların alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir etkinlik serisi olan Marketing Meetup‘ın beşincisi olan Marketing Meetup Experience dün gerçekleşti. Deneyim temasıyla gerçekleştirilen ve dünyanın vatandaşlığa sahip ilk robotu olan Sophia‘nın da konuk olduğu Marketing Meetup Experience etkinliğinin konuşmacılarından biri de oyunlaştırma (gamification) üzerine çalışmalar yapan Kreatif Direktör Olcayto Cengiz.

Olcayto Cengiz deneyim odaklı konuşmasında, teknolojinin alışkanlıklarımızı nasıl değiştirdiğine ve hayatımızdaki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Akıllı telefonlara ne kadar bağımlı hale geldiğimize vurgu yapan Cengiz; blockchain, kripto para ve otonomi gibi yeni teknolojilerin bizleri nasıl yönlendirdiğini ifade etti. Bununla birlikte teknolojiyi neyin yönlendirdiğiyle ilgili olarak şöyle önemli bir tespitte bulundu.

“Teknolojinin nereye gideceğini anlamak istiyorsanız iki sektöre bakmanız gerekiyor: Porno ve otomobil.”

Robotlarla birlikte yapay zeka ve de derin öğrenmenin hayatımıza girdiğini ve her geçen gün etkisini artırdığını ifade eden Olcayto Cengiz, Stephen Hawking‘in yapay zeka konusundaki uyarılarına dikkat çekerek yapay zekanın hayatımıza kattığı tüm artılara rağmen tehlikeli olabileceğini yineledi. Teknoloji nedeniyle hayatın her geçen gün daha hızlı bir şekilde aktığını belirten Olcayto Cengiz, bir bilgi deryası olan internetin nimetlerinde faydalanarak kendimizi geliştirmemiz gerektiğini ifade etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Google, Fast Food Restoranları Aracılığıyla Yol Tarifi Yapıyor

Bilmediğiniz bir yere gittiğinizde adres bulmak bir soruna dönüşebilir. Gerçi artık Google Haritalar vb. uygulamalar sayesinde her telefon bir navigasyon cihazı görüyor ve bu imkandan yararlandığınız takdirde, herhangi birine adres sormak bile zorunda kalmıyorsunuz. Ancak Google adres bulmayı daha da kolaylaştırmak için ilginç bir yöntemi test ediyor.

TechRadar’ın yaptığı habere göre, ABD’li teknoloji şirketi şehirdeki belirli mekanları referans noktası olarak kullanarak adres tarif etmeye başladı. Bir örnek vermek gerekirse, bu özellik sayesinde size adres tarif ederken Gençlik Bulvarı’na doğru sağa dönmenizi söylemek yerine, Domino’s’ Pizza’dan sonra sağa dönmenizi söylüyor. Bu da özellikle araba kullanırken Google Haritalar uygulamasından adres tarifi alan kişilerin yol üzerindeki bu mekanlar sayesinde yollarını daha kolay bulmalarını sağlıyor.

Bu özellik, şimdilik sadece New York City’de kullanılabiliyor. Bununla birlikte Google, bu özelliği daha geniş çapta kullanıma sunup sunmayacağı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak Google Yer Arama API’yı sayesinde bu özelliğin uygulanması nispeten kolay gibi görünüyor.

Bu özelliğin kullanımıyla ilgili şimdiye kadarki tüm örneklerde, yol tarifi için fast food restoranlarının referans noktaları olarak kullanıldığı görülüyor. Şimdilik bunun bir çeşit reklam olduğunu gösteren herhangi bir kanıt yok, ancak Google bunu bir fırsata dönüştürürse bizler için pek de şaşırtıcı olmaz sanırım.

Google, Google Haritalar uygulamasını geliştirmek için sürekli olarak uygulamaya yeni ve faydalı özellikler eklemeye çalışıyor. Örneğin; geçtiğimiz ay Google Haritalar uygulaması, tekerlekli sandalye erişimine uygun yol tarifi vermeye başlamıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link