Her Tasarımcının Uyması Gereken 33 Tavsiye

Photoshop’u öğrenmek kolay, tasarımcı olmak zordur. Hazırlayacağınız uygulama ve site tasarımlarının başka bir tasarımcı tarafından kolayca anlaşılabilir olması, yazılımcının rahatlıkla kesebilecek olması ve hangi dosyanın nerede olduğunu anlamak için saatler harcamaması gerekir. Sektördeki tasarımcıların en az %90’ının önünden ayırmaması gereken bir check list hazırladık.

Dosyalar

  • Her bir sayfa tasarımı için ayrı bir .psd dosyası hazırlama, Cmd+N tuşu biraz soğusun.
  • Her yeni revize için yeni .psd iletirken yeni.psd, enyeni.psd, eeeenyeni.psd diye isimlendirmekten vazgeçip V1, V2 diye isimlendirmeye başla.
  • Tasarımında kullandığın stock görselleri, illustrator dosyalarını, ikonları masaüstünde ya da downloads klasöründe değil tasarımı yaptığın .psd ile aynı klasörde tut.
  • Çok fazla sayıda dosya varsa bu dosyaları türlerine göre ayrı klasörlere yerleştir. Elementler ayrı, stoklar ayrı klasörlerde aynı projenin klasörünün içinde bulunsun.

Layerlar

  • Layerlarına isim vermeyi her yaptığın işte alışkanlık haline getir. Layer 1, Layer 1 copy.. diye samanlıkta iğne aratma bize.
  • Tüm layerların bir grup içerisinde bulunsun. Bu grupları da ihtiyaca göre alt gruplar için kategorilendir. Tasarımdaki bir bölümün görünürlüğünü değiştirmekle harcayacağın vakitte yeniden tasarımı yapardın.
  • Eski layerları sil.  Gözünü seveyim kullanılmayacak layerın ne işi var orada?
  • Aynı layoutta elementleri kullanacaksan yalnızca birinde elemente yer vermen yeterli. Her birine ayrıca eklemene gerçekten gerek yok.
  • Layer Comps diye bir şey var. Tasarımın farklı varyasyonlarını göstermek için bir ara denemelisin. Seveceksin.

Görseller

  • Kullandığın shape’leri rasterize etme. İlla edeceğim diyorsan da en azından vektörü yine aynı klasörde bulunsun. Yazılımcı bunu nasıl kesecek diye bir düşün istersen?
  • Maskları gruplara da verebilirsin. Aynı grupta her layer için aynı maskı vermekten kolay çözümler de var.
  • Milattan önce 2400 yıllarında icad edildiğine inanılan müthiş bir buluş var. Adı cetvel. Hani şu Photoshop’ta görselleri hizalamak için kullanılan? Heh işte o snap bölümü Photoshop’a süs olsun diye koyulmadı.
  • Masklar ve Smart Objectler gerçekten çok yararlı araçlar. Hiçbir layerı rasterize etmene ya da manuel olarak rengini değiştirmene gerek yok.

Font

  • 13.3321 pt. yazı olmaz. Ya 13’tür ya 14. Büyüklük ayarını sayı girerek yapmalısın.
  • Oransız uzatılmış fontları CSS/HTML ile yazmak pek kolay değil. Fontları rasterize edip tek bir yönden büyüttüğünüzde çıkan sonuç size göre güzel dahi olsa yazılımcıyı çileden çıkarırsınız.
  • Text alanlarının altında kullanılmayan uzuuun boşluklar bırakmanız yalnızca layerlar arasında geçişi zorlaştırır. Gereken uzunlukta bırakmalısınız. Tabi yeri gelmişken text alanlarında çapraz alanlar vb. oluşturmak için pathleri kullanabileceğinizi de biliyorsunuzdur. Hatırlatmaya gerek yok.
  • Fontu, puntosu, rengi ayrı olan text alanlarında farklı textboxlar kullanmak şart. Hem yazılımcıya bir rahat nefes aldırın hem de font dosyalarına azıcık düzen katmış olun.

Can-a-Web-Developer-Also-be-a-Web-Designer

Efektler

  • Color Overlay ile renk değiştirdiyseniz layerın hangi renkte olduğunu gösterecek şekilde shape’yi isimlendirin.
  • Kendini tekrar eden background tasarlamak kolay bir iş değildir. Bir tarafı gölgeli diğer tarafı açık bir görsel hazırlarsan tekrar etmeyecektir. He bu arada background dosyaları sadece .jpg formatında olur unutma.
  • Hani bazen tek bir layera 8 farklı efekt veriyorsun ya. Front-Endci o layerdaki efektleri gördüğü anda “hadi kolaysa gel sen CSS’de bunu yaz” demek istiyor emin ol. 2 efektten fazla efekt verme bir layera.
  • Gradient çalışırken her bir renk ayrımını farkedemiyor olmamız gerekiyor. Gradientte 32 farklı şeritin olduğunu görünce insan ister istemez paint.exe’nin aslında ne kadar güzel bir program olduğunu düşünebiliyor.

Uygulamalar

  • Drop Shadow gerektiğinde hala kullanabilirsiniz. Her tasarım Flat olacak diye bir şey yok. Ancak kullandığınız aşırı derecede belli oluyorsa shadowu abartmışsınız demektir.
  • Sisteminizde yüklü olan her font web fontu değildir. Yazılımcının benzer başka bir font aramasına gerek bırakmadan typekit ile uygun çalışacak bir font ile tasarımı yapmalısınız. Google fontta olur.
  • Responsive tasarım çalışırken Bootstrap ya da Devrocket‘ten templateler üzerinde çalışmak her zaman için daha yararlı olacaktır.

Kalite

  • Eğer bir metin yazarından gelen metinler üzerinde copy-paste yapmıyorsan mutlaka imla hatalarını kontrol etmelisin. Çünkü senden sonra yazılımcı genellikle kontrol etmez.
  • Gelen wireframe’i ikinci kez kontrol etmeyi unutma. Web sitesinde müşterinin logosunu koymayı unutmak gibi hatalar pekte hata gibi algılanmazlar çoğunlukla.
  • Stock fotoğraflardaki filigranları Photoshop ile silmeye kalkma. İlla bir noktasında batırıyor ve rezil oluyorsun.
  • Damla aracı ile müşterinin logosundaki maviyi alıp kullanıyor olabilirsin. Ancak ikinci kez damla aracını kullandığında aynı maviyi elde edemeyebilirsin. Mutlaka renk koduna bakarak kullandığın renkleri doğrulamalısın.

Dışa Aktarım

  • Hazırladığın tasarımı jpg olarak kaydedeceğin zaman “Save as for Web&Devices” tuşunu kullanmalısın.
  • Dosyanı export etmeden önce boyutunu düşürmek adına sıkıştırma işlemini gerçekleştirmelisin. Web siteleri için her bir KB’ın değeri çok büyük.
  • Müşteriye tasarımın önizlemelerini .jpg olarak gönderiyorsan dosya isimlerini header.jpg, footer.jpg, content.jpg olarak hazırlamalısın. mavi_background.jpg, şirket.jpg, müşteri.jpg olarak ayarlarsan gülerler.
  • Canvas değerlerini mutlaka kullandığın görsellere göre ayarlamalısın. Canvas’ın bir kısmında geniş transparan boşluklar boşu boşuna yazılımcının işini uzatacaktır.
  • Kullandığın görsellerde pikselleşme olmaması adına yüksek DPI kullanmaktan kaçınmamalısın. Retina Display diye bir şey var.

Tasarımcı ile yazılımcı arasındaki uyumu yakalamak zordur. Ama front-end ve kreatif ekiplerin birlikte çalışabilmesi sonucu harika işlerin ortaya çıkacağı da kesindir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link