‘Hemen Al!’ Psikolojisinin Satın Alma İstatistiklerine Etkisi 0

İnternet üzerinden alışveriş yapanlar bilir, herhangi bir yerde incelediğiniz bir ürün artık o dakikadan sonra deyim yerindeyse sizin peşinize takılmıştır. Ziyaret ettiğiniz her yerde muhtemel reklam görme olasılığınız artık çok yüksektir. Girdiğiniz her sitede ‘şu fiyata şimdi satın al’ olarak artık o ürünü görmeye mahkumsunuz.

Peki bu yöntem gerçekten etkili mi? Yani her yerde hemen al diye dürtüldüğümüz kadar satın alma davranışına yöneliyor muyuz?

Aslına bakarsanız ‘şimdi al, hemen satın al, hemen al’ gibi butonların bilinç altımıza olan etkisi tahminimizden oldukça yüksek.

Araştırmalara göre, satın alma davranışımızı çeşitli nedenlerle %83 oranında olumluya çeviren bu kelimeler,

Özellikle Baby Boomers ve X jenerasyonunda %40 oranında doğrudan satın alma davranışına yöneltiyor.

Amerika’da yapılan başka bir araştırma ise Amerikalıların anlık satın alma oranlarına %80 oranında etki gösterdiğini savunuyor.

Peki nasıl oluyor da, bir buton ya da bir kelime davranışımızı bu yönde etkileyebiliyor dersiniz?

visitorElbette herhangi bir alışveriş sitesine girdiğinizde ürünü satın almaya yönelik bir davranış sergilediğinizi savunuyor olabilirsiniz. Bu çok normal. Fakat %60 oranında satın alma eylemi olmadan alışveriş sitelerini gezen ya da fikir edinmek isteyen kitle oldukça yüksek. Satın alma fikrini değiştirme kısmı da aslında tam olaran bu kitle ile başlıyor.

Kullanıcı siteye giriyor, araştırmak istediği ürünü inceliyor, özelliklerini okuyor fakat tam çıkış butonuna basacakken biliç altımız dikkat çekici sinyalı hemen alıveriyor. ‘Hemen satın al’

Çeşitli araştırmalara göre bunu kabul etmenizin 5 temel sebebi var:

  • Zihniniz ürüne aniden yoğun bir cazibe katıyor. Yani zaten inceleyip beğenmiş olduğunuz ürün artık sizin için öylesine girmiş olduğunuzdan daha farklı bir algıma şekline giriyor.
  • ‘Hemen, şimdi, aynı gün kargo’ gibi eylemler zihninizde ürünü o anda sipariş etmeniz dürtüsünü uyandırıyor.
  • Satın almada doğabilecek olumsuz davranışlar veya sonuçları dikkate almamanıza sebep oluyor.
  • Bu ilgi çekici butonlar zihninizde farkında olmadan ani bir heyecan ve eylem dürtüsüne sebep oluyor.
  • Ve bir anda kişisel kontrol ve boyun eğme dediğimiz iki duygusal mekanızma zihninizde çatışmaya giriverebiliyor.

Bu beş özelliğin çoğu ürünün kendisi ve satın alma davranışı ile ilgili farklı yorumlanabilir. Buna rağmen müşteri neye ihtiyacı olduğunu veya neyi satın alabileceğini bildiğinden psikolojik bir baskı altına girmiş oluyor. Çeşitli varyasyonlarla beraber pek çok yerde ‘an’ kavramını tetikleyen etkileri görmek mümkün:

Şimdi al

Hemen Abone Ol

Şimdi Kayıt Ol

Şimdi Göz At

Tüm bu kelimeler aslında bizlere ani ihtiyaç hissi dürtüsünü verdiğinden özellikle kredi kartı ile yapılan anlık ödemelerde çok yüksek oranlarda dönüş sağlayabiliyor.

aa

 

Özellikle ‘kırmızı, turuncu ve mavi’ renkler satın alma eylemini arttırdığı ve bilinç ilgilisini yüksek oranlı çektiği için genellikle butonları bu renklerde görmeniz olası.

Aslına bakarsanız insanların satın alma eylemine yönelmeleri kadar, online alışverişte bu eylemden uzaklaşmaları da bir o kadar kolay olabiliyor. Önem derecesine göre insanların o ürünü anlık olarak satın almaktan vazgeçme sebepleri şu şekilde belirtiliyor:

websiteYukarıda da bahsettiğim gibi aslına bakarsanız anlık olarak sitenize gelen kitlenin satın alma davranışı içerisinde olması çok zor. Hatta doğrudan bu amaçla sitenize giriş yapan kullanıcı sayısı %3 gibi düşük bir oranı bile içerebiliyor.

E-ticarette asıl olan nokta da kalan yüzdelik dilimdeki müşteri kitlesini olumluya çekmekten geçiyor. Yoksa ne reklam verenler ne de girdiği her sitede ziyaret ettiği ürünü alması için dürtülen tüketici bu işten çok mutlu olmasa gerek. Uygulamalarla bu reklamları engelleyen yüksek çoğunluklu tüketici kitlesini de artık unutmamak gerek.

İyi alışverişler.

Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link