Hedefe Yönelik E-posta Pazarlaması Kazandırıyor

Şirketler müşterileriyle iletişim kurmanın daha düşük maliyetli ama daha etkin yollarını bulmak istiyor. E-posta hala pazarlamanın yükünü taşıyor ve etkin bir biçimde uygulandığında maksimum sonuç getiriyor. Bu yüzden e-posta pazarlama bütçeli, ölçülebilir ve son derece hedefli bir biçimde iletişim kurma yöntemi olarak büyümeye devam ediyor. En iyi sonuçları elde etmek amacıyla e-posta pazarlamanın mümkün olduğunca etkin ve verimli biçimde kullanılması için dikkat alınması gereken 3 temel unsur bulunmakta;

 İlgililik

İçeriğin alıcının ilgilendiği alanlarla alakalı olması, doğru kişiye doğru zamanda doğru mesajı göndermek her başarılı e-posta pazarlama stratejisinin köşe taşlarından biri olmuştur. Mevcut veya olası müşterinizin ihtiyaçlarını anlamak ve onlara mümkün olan en ilgili içeriği sunmak çok önemlidir. Bunu başarmak için şunları yapabilirsiniz:

  • Müşterinizin demografik verilerini edinmek, isteklerini ve tercihlerini öğrenmek için web sayfanızda üye olanlardan size yardımcı olacak bilgileri toplayın. Sadece ihtiyacınız olan bilgilerin talep edildiğinden emin olup formukısa ve öz tutun çünkü uzun bir üyelik süreci insanları kaçırabilir. Ayrıca üyelerinize e-postalarınızı ne sıklıkla alacaklarını bildirin.
  • Üyelerinizden zaman zaman tercihlerini güncellemelerini isteyin; böylece verilerinizi tazelerken üyelerinize istedikleri içeriği sunduğunuzdan da emin olabilirsiniz.
  • Üyelerinizde güven uyandırmak için her zaman üyelikten çıkış ve güncelleme süreçlerini açık olarak gösterin. E-posta mesajlarınıza tepki vermeyen büyük bir üye grubu yerine mesajlarınızı almaya ilgi gösteren daha küçük bir üye tabanına sahip olmak daha iyidir.

Üyeniz müşteriye dönüştüğünde, sunduğunuz içerikle müşterinizin bağlılığını korumak ve sadık bir müşteri olmasını sağlamak önem kazanır. Gelişmiş davranışsal segmentleme uygulamak;satın alınan ürünler, ortalama sipariş tutarı, sevkiyat tercihleri, alışveriş sıklığı gibi satın alma bilgileri onları daha etkin biçimde hedeflemenize yardımcı olacaktır. Böylece isteklerini ve beğenilerini anlayabilir, gelecekteki satın alma davranışlarını tahmin edebilirsiniz.

Bağlılık

 E-posta gönderimlerinize verilen tepkileri izlemek, müşterilerinizle ilişkinizin başarısını anlamanız açısından önemlidir. Planlı kampanyalar, otomatik ve zamanında içerik göndererek müşterilerinizi bağlı tutmanın en iyi yollarından biridir. Otomatik olarak tetikleyici e-postalar göndermek, markanızın müşteriyle sürekli bağlantı kurmasını ve onları hareket geçmeye teşvik etmesini sağlamanız anlamına gelir.Neyi göndermeniz gerektiğini belirlemenin en iyi yolu, tetikleyicileri tanımlamaktan geçer. Planlı kampanyalarınızda kullanabileceğiniz bazı tetikleyiciler:

  • Geri bildirim isteyin: Müşterilerinize son alışverişleri hakkında geri bildirim vermelerini isteyen anket formları gönderebilir süreçlerinizi daha da geliştirebilirsiniz.
  • Çapraz/Yukarı satış: Bu tür e-posta mesajlarını, müşterinin alışverişinden belirli bir süre sonra, ilk satın alınan ürünü tamamlayıcı ürün veya hizmet teklif ederek göndermek uygun olur.
  • Doğum günü: Müşterinizin doğum gününü kutlamak üzere otomatik bir mesaj göndermek, hatta belki özel bir indirim kodu eklemek, yeni bir alışveriş yapmasını teşvik edeceği gibi kendisine değer verildiğini de hissettirecektir.
  • Alışverişten vazgeçme: Müşteriniz alışveriş sepetinde ürün bıraktıysa, basit bir e-posta mesajıyla ürünleri hala isteyip istemediğini kontrol ederek alışverişi tamamlamaya teşvik etmek mümkündür.
  • Geri kazanma: Müşterileriniz e-postalarınıza tepki vermiyorsa harekete geçmeniz gerekir. ‘Sizi özledik’ başlıklı bir mesajla indirim kuponu göndermeye ve hatta üyeliklerini hala devam ettirmek isteyip istemediklerini sormaya ne dersiniz?

Online bilgilere erişim için akıllı cep telefonların ve sosyal medyanın giderek daha yaygın kullanılmasıyla birlikte e-posta pazarlama uzmanlarının da artık e-posta iletişimlerinin bu kanallarla çalışmaya hazır olmasını sağlamak için kontrolü daha çok ellerine almaları gerekiyor.E-posta mesajınız mobil bir cihazda doğru açılmıyorsa veya görüntülenemiyorsa geriye dönüş oranları büyük olasılıkla düşecektir.E-posta pazarlama yazılımınızda mobil raporlama istatistiklerinden yararlanmak e-postalarınıza kimin hangi cihazdan eriştiğini anlamanıza olanak verecek, böylece tüketicilerinizi hedeflerken ve şablon bazında karar verirken size yardımcı olacaktır. Sosyal medya tarafında ise basit bir Facebook üyelik sayfasıyla üyelerin e-posta veri tabanına eklenmesi sağlanacak vedoğrudan e-posta veri tabanınıza bağlanacak bu üyelik formu, sosyal medya segmentine yönelik kampanyalar planlamanıza olanak verecektir.E-postalarınıza Twitter, Facebook, Pinterestgibi sitelerle paylaşım butonları eklemek, mesajınızı üye listenizin dışındaki sanal iletişim kanalında yayma şansı verecek ve marka farkındalığını artıracaktır.

Teslim edilebilirlik

Teslim edilebilirlik, e-posta pazarlamanın temel ilkelerinden biridir; e-postalarınız alıcılarınıza ulaşmıyorsa zaman, emek ve para harcamış olursunuz. E-postanızın alıcılara ulaşmamasının sebebi ne olursa olsun, açılma, tıklanma ve olası satış fırsatlarını kaçırdınız demektir. Büyük ama tepkisiz bir veri tabanına kıyasla e-posta gönderilerinize yoğun tepki veren bir alıcı grubuyla yüksek bir teslim edilebilirlik düzeyi yakalamak, yatırımınızın geri dönüş oranında artış getirecektir.Hangi e-posta hizmet sağlayıcısını seçerseniz seçin, ISP’lerle uyum içinde çalışmanın özünde iyi bir gönderici olarak tanınmak yatıyor. Alıcılarınızın e-posta gönderimlerinize bağlı kaldığından emin olmak için yeni yöntemler bulmak önemlidir. Bu yüzden içeriğin ilgili ve listelerin temiz olması, gönderim sıklığı gibi temel e-posta gönderim kurallarına uymayı hatırlayarak teslim edilebilirlik oranlarınızda sorun olmamasını sağlamalısınız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Oreo, Sizi Bisküvi Avına Çağırıyor

Mobil oyunlaşmaya gösterilen ilgi arttıkça, ihtiyaç duyulan teknik altyapının edinilmesi kolaylaştıkça ve ortaya çıkan masraflar düştükçe, markalar kendi artırılmış gerçeklik (AR) deneyimlerini geliştirmeye günümüzde daha eğilimli oluyor. Gerek özgün lezzeti gerekse de uyguladığı ilginç içerik pazarlaması taktikleriyle dünya çapında nam salmış bisküvi markası Oreo da bunun son örneği oldu. Marka bugünlerde, bisküvi avıyla kullanıcıları kendine bağlamayı hedefleyen Büyük Oreo Kurabiyesi Avı (The Great Oreo Cookie Quest) adlı mobil oyun uygulaması üzerine çalışıyor.

Söz konusu mobil oyunda marka, kullanıcıların dünyanın dört bir yanına gizlediği Oreo bisküvilerini bulmaları için bazı ipuçları veriyor. Nesne tanıma teknolojisini kullanan oyun zekası, doğru nesneleri tespit edebiliyor ve böylece saklanmış Oreo’ları buluyorsunuz. Günlük olarak verilen ipuçları, çeşitli sorularla kullanıcılara iletiliyor. Örneğin uygulama “Bileğinde ne var?” dediğinde, sizin bu soruyu o an bileğinize taktığınız kol saatini uygulamaya taratıp saklı Oreo’lardan birini bulmaya yormanız gerekiyor. Taratma sonucunda, akıllı telefonunuzun ekranında bir Oreo çıkarsa bu, gizli bisküvilerden birini avladığınız anlamına geliyor.

Maliyet azaldıkça ve teknik altyapıya erişim kolaylaştıkça, markalar kendi AR deneyimlerini oluşturmaya daha da sıcak bakar oldu.

Bulduğunuz her sanal Oreo, size verilen ipucunun zorluğuna göre puanlanıyor ve oluşturulan sıralamaya bakan kullanıcılar, av performanslarını Facebook ve Twitter’daki arkadaşlarıyla veya dünyanın geri kalanındaki kullanıcılarla kıyaslayabiliyor. Oyunu oynayanlar arasında gerçek Oreo bisküvilerini uygulamaya tanıtanlar ise Google’ın California’daki merkezinden tutun da Afrika’ya kadar uzanan farklı yerlere gezi kazanma şansını yakalıyor.

Gezilerden birinin Google binası olmasının nedeni ise oldukça basit ve doğal. Zira marka, bu proje için geçtiğimiz yılın Ağustos ayında Google ile iş birliği yapmış. Hâliyle bu durum oyunda verilen ödüllere de yansımış. Hatta öyle ki ödüllerin Google ile ilişkisi California’daki merkezle de sınırlı değil. Bulunan sanal Oreo’ların kullanıcılara getirdiği ödüller rastgele seçiliyor olsa da birçoğu Google ile ilgili durumda. Kazanılan Google Play puanları ve Pixel marka akıllı telefonlar, bu noktaya ilişkin açık birer örnek sunuyor. En çok da oyunun Avrupa ve Güney Amerika pazarlarında Android robotu imajı eşliğinde pazarlanması, bunu kanıtlıyor.

Oreo için hazırlanan oyunun mantığı, Pokemon Go’ya oldukça benziyor.

Oyun mantık olarak esasen Pokemon Go’ya benziyor. 2016’da ortaya çıkan bir artırılmış gerçeklik oyunu olan Pokemon Go, pek çok ülkede popüler olmuş ve insanlar kalabalıklar hâlinde, ellerinde akıllı telefonlarıyla sokaklarda pokemon arar olmuştu. Hatta çılgınlık hâline gelen bu durum, sayısız hayati riske davetiye çıkarmıştı. Anlaşılan o ki Oreo da bu potansiyeli görmüş ve bu yolda bir çalışmayla tüketicilerin karşısına çıkmak istemiş. Markanın Pokemon Go’ya özendiğini saklamadığını da söylemeliyiz. Çünkü oyunda yakalanan Oreo’ların saklandığı yere Cookiedex adını vermiş, yani tıpkı Pokemon’lara karşı tutulunca onların hakkında ayrıntılı bilgi veren Pokedex’ler gibi. Kaldı ki Oreo yetkilileri de oyunun Pokemon Go tecrübesinden ve insanların ona verdiği tepkiden çıktığını söylüyor.

Küresel ölçekli medya ajansı Carat ile sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine çalışan Gravity Jack gibi iki önemli kuruluşun desteğini alarak projeyi hayata geçiren The Martin Agency’nin çalışmaları tamamlaması 6 ay almış. Geçen ayın sonunda Birleşik Krallık’taki IOS ve Android tabanlı cihazların kullanımına açılan oyun, burada göstereceği performansa göre Güney Amerika, Avrupa, Rusya ve belki ABD’de kullanıcılara ulaşacak. Ajans, Oreo damgası taşıyan mobil oyunun tanıtımı amacıyla biri televizyon, üçü ise sosyal medya platformlarında yayınlanmak üzere toplam dört video hazırladı.

Büyük Oreo Kurabiyesi Avı marka için her ne kadar sosyal yanı da olan ilk artırılmış gerçeklik oyunu olsa da markanın, nesne tanıma teknolojisinden ilk kez yararlanmadığını da belirtmeliyiz. Zira Oreo, tam bir yıl önce yine Google ile birlikte çalışarak Oreo Bandırma Yarışı () isminde bir projeye imza atmıştı. Bu projede tüketiciler Oreo bisküvilerini uygulamaya taratmış ve süte bandırmadan önce Oreo’ları Google Earth yardımıyla sanal olarak stratosfere fırlatmıştı.

Konuya dair görüşlerini paylaşan Oreo Marka Pazarlama Direktörü Justin Parnell ise insanların diğer cihazlara göre mobil cihazlarda daha çok zaman geçirdiğini ve bu cihazları eğlence amacıyla giderek daha fazla kullandığını söyleyip projenin çıkış amacını açıkladı.

Oreo
Oreo, nesne tanıma teknolojisinden ilk kez Oreo Dunk Challenge adlı çalışmasında yararlanmıştı.

Sizi bilmem ama zaten Pokemon Go gibi bunun yapılmış bir örneği varken ve ilk olmanın avantajıyla bütün ilgiyi toplayıp pastanın çoğunu almışken, Oreo’nun böyle bir çalışmayla çıkagelmesini pek mantıklı bulmuyorum. Böyle olması, elbette bundan sonra artırılmış gerçeklik temelinde mobil oyun oluşturulamayacağı anlamına gelmiyor. Fakat madem marka ille de artırılmış gerçeklik odaklı bir proje yapacaktı, bu daha farklı bir şey olabilirdi ya da en azından Pokemon Go mantığına yeni ama göze çarpacak bir şeyler ekleyebilirdi.

Oreo, kültürel kodları kullanmaktaki ustalığı ve bunu yaratıcı içeriğe dönüştürmedeki becerisiyle biliniyor.

Sosyal ağlardaki özgün içerikleriyle, gerçek zamanlı pazarlamadaki başarılarıyla ve kültürel kodları müthiş bir şekilde kullanmasıyla gönlümüze giren markanın, böyle bir yola tenezzül etmesini açıkçası doğru bulmuyorum. Kaldı ki Pokemon Go rüzgârının da ilk dönemindeki gibi esmediği de bir gerçek. Markanın evdeki hesabının çarşıya ne kadar uyacağını ise şimdilik bilmiyoruz, bekleyip göreceğiz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Converse’den Sadece İki Günlüğüne Açık “One Star Hotel”

Bir dönemin kitleleri peşinden sürükleyen ikon sneaker markası Converse, sadece iki günlüğüne oldukça özel bir otel açıyor.

‘Daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir otel konseptine hoş geldiniz’ diyen markanın Londra’da yer alan pop-up otelinin her katında Converse One Star özel koleksiyonundan parçalar görülebilecek. Beş katlı otelde yer alan her oda ise misafirler için özel olarak tasarlandı.

Markanın hızlı bir geri dönüş yapan, önemli serilerinden birisi olan “One Star” ismini olan otel, Converse’in tasarımcılarla işbirliği yaptığı One Star Koleksiyonunun lansmanı için hayata geçirilen bir fikir. Özellikle markanın oldukça güçlü olduğu yıllar olan 90’lar teması ile gerçekleşen bu iki günlük etkinlikte, dönemin modası, ikon sneakerı Converse, kaykay ve müzikleri bir araya getirilerek bir nostalji havası yaratılmaya çalışılmış.

Zaten sadece iki gün hizmet verecek bu otel için herhangi bir rezervasyon gerekmezken marka otel ziyaretçilerine “en taze müzik, stil ve sneakerları” vadediyor. Bununla beraber otelde sıfır uyku ve gürültülü komşuların olacağı konusunda tüm ziyaretçiler baştan “uyarılıyor”

One Star Hotel’in her biri farklı bir tema ile dekore edilmiş odalarının tasarımlarının arkasında A$AP Nast, Yung Lean ve MadeMe gibi günümüz gençlerinin sevdiği şarkıcılar ve özel konuklar bulunuyor. Ayrıca otelin ziyaretçilerini odalarda özel ürün deneyimlerinin beklediği de markanın verdiği haberler arasında.

One Star Hotel’in tanıtım videosunu aşağıda izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link