Hayatımızda Yer Edinmiş Jenerik Markalar

Brandage dergisinin Kasım sayısında Paşabahçe’nin Marka Müdürü Ülkü Berna ile yapılan bir röportaja rastladım. Röportajın bir kısmında alt markaları Borcam’ın jenerik marka olmasından dolayı duydukları mutluluğu; “İnsanlar Borcam dediğinde, aslında ısıya dayanıklı fırın kabını ifade etmek istiyorlar. Biz de böyle bir markaya sahip olmaktan dolayı mutluyuz.” sözleriyle ifade etmişti Ülkü Berna.

Bu açıklamayı okuduktan sonra  Borcam’ın son derece şanslı bir marka olduğunu düşündüm. Gerçekten  de hiç kimse  ürünü tarif ederken ısıya dayanıklı fırın kabı tanımını kullanmıyor. Bunun yerine yıllardır alışılageldiği gibi kolay yoldan “Borcam” denilip geçiliyor. Böylece marka ismi sıkça telaffuz ediliyor ve akılda kalıyor. Alanında rakipsiz olmanın yanı sıra söz konusu ürünü ifade etme güçlüğünün de etkisiyle tabiri caizse “işin kaymağını yiyor” marka ve akılda kalma sıkıntısı olmadan yoluna devam ediyor.

Tabi ki jenerik marka olma avantajını yaşayan tek marka Borcam değil. Geçmişten bugüne birçok marka bir ürüne adını verme şansını yakalamış. Bu markalar arasında hafızalardan hiç silinmeyenler de var, zamanla unutulanlar da. Kimini ise hiç fark etmeden kullanıyoruz. Hayatımızda yer edinmiş jenerik markaların bazılarını hatırlayalım:

Eskiden Sıkça Kullanılanlar:

Sony’nin bu taşınabilir kasetçalar markası, tüm portable kasetçalarların ortak adı olarak  tüm dünya ile birlikte dilimize de geçmiş.

walkman_sony_tps_l2_phonografic

Mekanik halı süpürgelerinin ilk üreticisi, toza karşı allerjisi olan Melville R. Bissell’dir. 1876’da üretilen bu alet, kısa sürede yaygınlaşmıştır. İzmirli sanayici, Göztepe Kulübü’nün eski başkanlarından Tacettin Hiçyılmaz da, bu mekanik halı süpürgesini Türkiye’de ilk kez seri olarak üretmiş ve “Gırgır” adını da kendisi koymuştu. Türkiye’de milyonlarca eve giren bu aletin üretimine son yıllarda son verilmişti. Bir döneme damgasını vuran “Gırgır”ın sahibi Hiçyılmaz 24 Temmuz 2013’te ölmüştür.

GIRGIR-SUPURGE-Tacettin-Hicyilmaz-icadi-1960-la__54039927_0[/toggle]

[toggle title=”Oralet”]

Eczacıbaşı’nın  portakal  aormalı  bu  içecek  tozu  markası,  başka  markaların  da  piyasa
sürülmesine karşın, bu içeceklerin genel adı olarak yıllarca kullanıldı.

oralet_305061

[/toggle]

[toggle title=”Atari”]

80’li ve 90’lı yılların bu ünlü bilgisayar oyunları markası, dilimize tüm bilgisayar oyunlarının genel
adı  olarak  yerleşmiş,  bu  yıllarda  ortaya  çıkan  “atari  salonları”,  gençlerde  yarattığı  bağımlılıkla
sosyolojik bir olay haline gelmişti.

Atari2600a

[/toggle]

[toggle title=”Vim”]

1950’lerde ev hanımlarının tanıştığı bu toz genel ev temizliği markası, bu ürünlerin genel adı
haline geldi, üstelik 1980’ler teknolojinin değişmesi ile tozdan sıvı formlara geçildiğinde Unilever, Vim
markasını Cif markası ile değiştirdiğinde, bu kez de Cif, sıvı ev temizliği ürünlerinin genel adı oldu,
dilimize giren vimlemek fiili de  ciflemek fiili ile yer değiştirdi. Aynı  şey Türkiye’nin ilk toz temizlik
ürünü Fay’ın da başına gelmişti. Vim markasından sonra, fay ve faylamak, vim ve vimlemek olarak
dönüşüm geçirmişti.

toz-vim_121508

[/toggle]

[toggle title=”Permatik”]

1977’de tanıştığımız kullan‐at traş bıçaklarının, markası ne olursa olsun değişmez adı.

9716_buyuk_zoom

[/toggle]

[toggle title=”Chokella”]Sürülebilir çikolata olarak zamanının en popüler ürünü olan Nestle’nin Chokella’sı zamanla bu kategorinin ismi haline gelmişti, ta ki Nutella Türkiye’ye gelene kadar.

Nestle Chokella[/toggle]

[toggle title=”Aygaz”] 1961’de Koç topluluğuna bağlı bir  şirket olarak kurulan Aygaz’ın ürettiği aynı marka tüp gaz,  markası ne olursa olsun, satın alırken tüp gaz yerine tercih edilen kelime oldu.

Aygaz-ilk-kamyon1[/toggle]

[toggle title=”Vick’s”] Her derde deva, buharlaşan merhem ceşidi. Direkt sürülebileceği gibi, suya atılıp solunarak ve nemli havluyla sırta koyularak uygulanan bir dönem evlerin Lokman Hekim’i olan yeşil şişeli merhem.

5242721735_1b280dc6b8_z[/toggle]

Farkında Olmadan Kullanılanlar:

[toggle title=”Camsil”]

Türkiye’nin  ilk  cam temizlik ürünü olaran bu marka, adının  verdiği  kolaylıkla, bu ürünlerin
genel adı haline geldi.

Bbbcamsilmatik1l

[/toggle]

[toggle title=”Jelibon”]Alman Haribo’nun yerli versiyonu olarak Kent Gıda tarafından üretilen ilk Jelibon daha sonra ünlü Alman devini ülkemizde adıyla devirmiş ve kategorinin jenerik markası olmuştur.

jelibon363472hk8[/toggle]

[toggle title=”Pimapen”]

Pimapen de Enka grubunun bir markası olarak dilimize yerleşmiş, PVC pencerelerin genel
adı olmuş.

dr_pimapen_1

[/toggle]

[toggle title=”Top Kek”]Eti’nin şirin keklerinin markası olan Top Kek kendi kategorisini yarattı ve Ülker’e kek segmentinde fark atmasını sağladı. topkek[/toggle]

[toggle title=”Uhu”]u Alman Uhu markası, dilimizde tüm yapıştırıcıların genel adı halinde.

136484[/toggle]

[toggle title=”Vileda”]

a Hayatımıza yakın zamanda giren bu marka, saplı paspas ve kova seti ile, benzer ürünlerin genel
adı olmuş durumda.

VİLEDA-TEMİZLİK-SETİ

[/toggle]

[toggle title=”Jeep”]Jeep isminin nerden geldiği tam olarak bilinememekle birlikte Ford’un ordu için düzenlenen bir araç yarışması için ürettiği ‘Ford GP’ isminden geldiğine inanılmaktadır. ‘GP’ isminin ise General-Purpose (Genel maksatlı) ya da G=Government ve ABD’deki 4X4 sınıfını ifade eden P’nin birleşimiyle oluştuğu düşünülmektedir. O güne kadar ABD ordusunda kullanılan araçlar “GP” (General Purpose okunuşu: cipi) olarak adlandırılıyordu, bu yüzden de Willy ilk üretilen araçlara Jeep ismini koydu, “CJ” ismi ise daha sonra bu jeeplerin sivil halka satılmasıyla başladı, sivil jeep’i anlamına gelen “Civilian Jeep” isminin kısaltması olarak CJ kullanıldı.

dclogos [/toggle]

[toggle title=”Bankamatik”]

Otomatik para çekme makinelerinin Türkiye’de ilk örneğini sunan İş Bankası’nın verdiği
bu isim, diğertüm bankalarının değişik markalarla adlandırdığı tüm benzersistemlerin ortak adı oldu,
şimdilerde ise İngilizce ATM (Automatic Teller Machine) kısaltması kullanılmaya başlandı.

634550697688661287MAA Bankamatik

[/toggle]

[toggle title=”Fanta”]Coca Cola’nın portakal aromalı gazoz markası Fanta, ülkemizde genel olarak meyveli gazozların hepsi için anılır hale geldi. Rakibi Yedigün ile bu konuda çekişse de, “Bi Fanta alıyım.” ardından Yedigün gelse de söylenir halde.

fanta-200-ml-cam[/toggle]

Farkında Olarak Kullanılanlar:

[toggle title=”Nescafe”]

Nestle’nin hazır kahve markası, bu içeceklerin genel adı haline gelmiş. Neskafe olarak okusak
da yazarken Nescafe tercih ediliyor. Poza-NESCAFE

[/toggle]

[toggle title=”Nesquik”]Yine Nestle’nin jenerik markalarından biri olan Nesquik, çocukların süt tüketimini artırmak için anneler tarafından sıkça kullanılan bir yöntem haline gelmişti ülkemizde. Aslen süte katılan çikolatanın toz hali olsa da, biz onu kahverengi tavşanı ve Nesquik ismi ile tanırız.

nesquik_620x350[/toggle]

[toggle title=”Selpak”]

1970 yılında Selpak markası, İpek Kağıt fabrika  çalışanlarının önerileri doğrultusunda, kağıdın   temel  hammaddesi  olan  selülozun “Sel”i  ile  temizliği  çağrıştıran  “Pak” kelimelerinin  birleşimi  ile  oluşturulmuş, tuvalet  kağıdı  da  dahil  temizlik  kağıtlarının genel  markası  olan  bu  marka,  kısa  sürede, kağıt  mendil  terimi  dilimize  yerleşmeden “selpak  medil”  olarak  tescillenmesine sebep oldu.

selpak_403811

[/toggle]

[toggle title=”Orkid”] İlk pazara sunulan ped markası olmasıyla, Orkid de tüm bu ürünlerin genel adı oldu. Bir zamanlar Hülya Avşar ile Molped bu kategoride Orkid’in tahtını sallasa da deviremedi.

orkid_logo[/toggle]

[toggle title=”Cif”]Unilever’in markası Vim’in ardından pazara sürdüğü Cif, Vimlemek fiilini Ciflemek olarak değiştirdi. 28-62887-big[/toggle]

[toggle title=”Lego”]LEGO, Danimarka merkezli The LEGO Group adlı şirket tarafından üretilen bir oyuncak çeşididir. Üzerlerindeki girinti ve çıkıntılar sayesinde birbirine kolayca kenetlenebilen, çeşitli renklerdeki yapı parçalarından oluşur. Fakat onları kimse böyle tanımlamaz. Herkes markası ne olursa olsun legoya, lego der! 6190281260_22693c8a9b[/toggle]

[toggle title=”Aspirin”]

Etken maddesi asetilsalisilik asit olan, çok yaygın olarak ağrı kesici ve kan sulandırıcı olarak
kullanılan bu ilaç, Alman Bayer firmasının kimyagerlerinden Felix Hoffmann tarafından, geliştirilerek,
Aspirin markası olarak piyasa sunulmuş. Başka pek çok firma, aynı etken maddeyi başka markalarla
piyasaya sunmalarına karşın, hepsinin genel adı aspirin haline gelmiş. ABD, Fransa, Rusya gibi pek çok
ülkede  aspirin,  küçük  harfle  yazılabilirken,  Almanya,  Kanada,  Meksika  gibi  ülkelerde  hala  tescilli
markadır ve yalnızca Bayer’in ilacına atfen ve ilk harfi büyük olarak yazılmalıdır, bakınız Eroin. DSC06868

[/toggle]

[toggle title=”Post-it”]3M firmasının piyasaya sürdüğü bu ürün de, yapışkan not kağıtlarının genel adı haline gelmişpostit[/toggle]

[toggle title=”Gillette”] Fransız asıllı, Wisconsin doğumlu işadamı King Camp Gillette, soyadını verdiği firma ile, 1904  yılında,  bizim  de  gençliğimizde kullandığımız tıraş makinelerinin  patenti  aldı, dilimize  firma  markasının  Franszca okunuşunun  yazılımıyla  geçen  sözcük,  kısa zamanda tıraş bıçağı adının yerini aldı.

dt.common.streams.StreamServer

[/toggle]

Farkında Olmadan Kullanılıp Öğrenildiğinde Şaşırtanlar:

Kot: Şimdi pek  çok renklere sahip blucin (bluejean), Amerika’da rahatlığı dolayısı  ile kovboyların vazgeçilmez giysisi olmakla birlikte, 1940’lı yıllarda Avrupa’da bu pantolonla tanışan ve 1960 yılında Türkiye’de “Kot” markası ile ilk kez üretimine başlayan Muhteşem Kot’un soyadı, bu pantolonun adı olarak dilimize yerleşmiş. Kot markası artık yok.

Teflon: Yanmaz tava markası, bu ürünlerin genel adı olarak kullanılmakta.

Rimel (Rimmel): Eugene Rimmel tarafından üretilen maskara, markasının Fransızca okunuşundan dolayı m harfi düşerek dilimize girmiş.

Duşakabin: Banyo kabinlerine verdiğimiz bu ad da aslında, bu ürünlerin ilk markası.

Kolonya: 1709 yılında İtalyan Giovanni Maria Farina tarafından ilk kez üretilen etil alkol, su ve limon, çiçek veya tütün esansı gibi hoş koku veren maddelerin karışımından oluşan bir tür parfüm. İçerisindeki alkol oranı derece ile belirtilir örneğin 70, 80 derece gibi ve genelde bu isim ile anılır.

Termos (Thermos): İçine konan sıvının sıcaklığını uzun süre koruyan kapların genel adı da, bu ürünleri  ilk markasından geliyor.

Çiklet: Amerikan sakız markası Chiclettes’in okunuşundan oluşan bu sözcük de dilimize yerleşmiş.

Şampanya: Champagne-Ardenne, Fransa’nın 26 bölgesinden biridir. Fransa’nın kuzeydoğusundadır ve Belçika ile komşudur. Bu bölgedeüretilen köpüklü beyaz şaraba bölgenin adı verilmiştir.

Yukarıdaki örnekleri çoğaltabiliriz ancak benim dikkatimi çeken şey son dönemde pek fazla jenerik marka çıkmaması. Sanırım bunun için ürün gruplarında değişime ya da yeniliğe ihtiyaç var. Günümüz için benim aklıma gelen jenerik marka adayları; kışın sıkça gördüğümüz UGG botlar ve Fiat’ın Doblo modeli. Bunun haricinde iPad’in tablet bilgayar yerine kullanıldığına dair bir görüş var.Son olarak  da öğrendiğimde oldukça şaşırdığım Adobe’nin yazılımı Photoshop  dilimizde yer edinmiş Photoshoplamak fiiliyle farkında olmadan kullandığımız  jenerik markalara örnek gösterilebilir. 

Sizin de son zamanlarda sıkça kullanılan ve artık gerçek bir jenerik marka dediğiniz ürünler varsa, katkılarınızı bekliyoruz..

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

1 Comment

  1. Set üstü ocağa aygaz denir. (bazı yörelerde milangaz). Koyu kıvamlı yapıştırıcılara Prit deniyor. Aynı şekilde başka tür yapıştırıcı markası Bally yıllarca bu ürünlere isim vermiştir. Hatta Baliciler de vardır :)

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Airbnb, Trump’ın Pislik Yuvası Olarak Tanımladığı Ülkelerin Reklamını Yaptı

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkanlık koltuğuna oturduğundan beri, yaptığı birçok hamle hem kendi ülkesindeki hem de dünya çapındaki çok büyük bir kesim tarafından eleştirilen Donald Trump, zaman zaman da belli kesimlere yönelik olarak yaptığı aşağılayıcı yorumlarla dikkatleri üzerine çekiyor. Kendisinin bu kapsamda son olarak yaptığı açıklama da oldukça tepki topladı.

Donald Trump, iddia edildiğine göre geçtiğimiz hafta Beyaz Saray’da gerçekleştirilen bir toplantı sırasında Haiti, El Salvador ve bazı Afrika ülkelerini hafifletilmiş tabirle “pislik yuvası” olarak tanımladı. Doğal olarak bu açıklama, son günlerde medyada kendine fazlaca yer buldu ve birçok kişi, Donald Trump’ın bu açıklamasına tepki göstererek söz konusu ülkeleri savundu. İnsanların konaklama yeri bulmasına yardımcı olan bir online platform olan Airbnb de kritik bir hamleyle Amerika Birleşik Devletleri başkanının bu açıklamasını bir reklam kampanyasına dönüştürdü.

Fortune’un yaptığı habere göre Airbnb, Donald Trump’ın kötülediği bu ülkelerin reklamını yapmak için en az 100.000 dolar katkıda bulunacağına söz verdi. Airbnb’nin kurucu ortağı ve CEO’su olan Brian Chesky, resmi Twitter hesabından attığı tweet’lerle bu ülkelerin kendileri için olan önemine dikkat çekti ve dolaylı bir şekilde de olsa Trump’ın açıklamasını eleştirdi. Brian Chesky; Haiti, El Salvador ve Afrika’nın belli bölgelerinde yaklaşık olarak 75.000 ev sahibi bulunduğunu ve toplamda 2,7 milyon Airbnb kullanıcısının Haiti, El Salvador ve Afrika ülkelerinin “ziyaret etmeye yetecek kadar güzel” olduklarına karar verdiklerini vurguladı.

Airbnbn CEO’su, attığı tweet’lerden birinde bu ülkelerde bulunan 75.000 ev sahibinin toplamda 170 milyon dolar gelir elde ettiğini de belirtti.

Bununla birlikte Brian Chesky, söz konusu ülkelerin güzelliklerini ön plana çıkartmak için bu ülkelerden bazı manzaraların yer aldığı fotoğraflar paylaşmayı da ihmal etmedi.

Ayrıca Airbnb’nin resmi Instagram hesabı da aynı şekilde benzer şekilde bahsi geçen ülkelerin bazılarının fotoğraflarını paylaştı.

Bu, bir markanın, Donald Trump’ın açıklamasından faydalandığı ilk olay değil. Daha önce de fast food restoran zinciri KFC, Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a yönelik olarak attığı bir tweet’i kullanarak McDonald’s’a göndermede bulunmuştu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link