Hava Yolu Şirketlerinin Yeni Odağı: Uyku Deneyimi

  • Uzun mesafeli uçuşların en sıkıntılı yanı, rahat bir uyku çekememektir.
  • Bu nedenle birçok hava yolu şirketi, çeşitli iş birlikleri yaparak uzun mesafeli uçuşlarında yolcularına güzel bir uyku deneyimi sunmak için yatak, yastık, yorgan ve pijama gibi uyku ürünleri sağlamaya başladı.
  • American Airlines, Quantas, Bristih Airways ve Virgin Avustralya bu hava yolu şirketlerinin başında geliyor.
  • İlgili Yazı: Markalar, Lokasyon Verisi Kullanarak Nasıl Daha İyi Kullanıcı Deneyimi Sunabilir?

Özellikle uzun süreli uçak yolculuklarının en sıkıntılı tarafı yorucu olmaları ve uykunuz geldiğinde rahat bir şekilde uyuyamamanızdır. Koltuğun yeterince rahat olmamasından gürültülü bir ortama kadar birçok etken nedeniyle uçakta uyumaya çalışmak tam bir eziyete dönüşebilir. İşte bu yüzden bazı hava yolu şirketleri, müşterilerine lüks bir seyahat uykusu deneyimi sunmak için yüksek kaliteli yastıklar ve pijamalar veriyor. PSFK’in paylaştığı listeye göre, yolcularına iyi bir uyku deneyimi sağlamak için bu tarz olanaklar sunan dört hava yolu şirketi şunlar:

American Airlines

New York City merkezli yatak şirketi Casper, uçuşlar için yeni uyku ürünleri sunmak için American Airlines ile iş birliği yapıyor. American Airlines’ın belirttiğine göre, bu iş birliği kapsamında yolculara sunulan ürünler arasında yatak pedi, pijama, terlik, bel yastığı, normal yastık, yorgan ve ince battaniye yer alacak. Casper’ın bu olanakları uzun mesafeli uluslararası uçuşlarda, kıtalar arası uçuşlarda, belirli iç hat uçuşlarında ve Güney Amerika’nın kuzey tarafında yer alan belirli lokasyonlara uçuşlarda birinci sınıf ve ayrıcalıklı ekonomi sınıfı yolculara sağlanacak.

Quantas

Kendi deyimiyle Avustralya’nın en popüler hava yolu şirketlerinden biri olan Quantas, birinci sınıf seyahatini daha da konforlu bir hale getirmek amacıyla bir yastık menüsü sunmak için yastık, yorgan, nevresim takımı, havlu, ev dekorasyonu ürünleri ve mobilya gibi çeşitli ev eşyaları tedarik eden Sheridan şirketiyle iş birliği yaptı. Bu iş birliği kapsamında, Quantas yolcularına yastık sağlıyor. Yolcular, içlerinden biri kuş tüyünden yapılma olan üç yastık stilinden birini seçebiliyorlar ve birinci sınıf yolculara ek olarak yüksek kaliteli çarşaf ve yatak takımı sunuluyor. Hava yolu şirketi, uzun uçuşlar sırasında yolcularına yastık menüsü dışında basınç noktalarını rahatlatmaya yardımcı olan özel bir şilte de sağlıyor.

British Airways

Tasarım ve tedarik ajansı Matrix‘in tasarımları, hava yolu şirketlerinin dehidrasyon ve yorgunluğun etkilerini en aza indirmek amacıyla yolculara rahat bir gece uykusu sağlamak üzere kullanabilecekleri yatak takımı ve imkanlar tasarlamak için British Airways ve The White Company arasında bir ortaklık meydana getirdi. Heathrow ve New York’un JFK hava limanı arasında seyahat eden British Airways Club World üyeleri, yüksek bir konfor sağlamak için hazırlanmış olan yastık, minder, battaniye ve başka ürünler de dahil olmak üzere tamamen yeni bir ürün paketi alacak.

Virgin Australia

San Francisco merkezli girişim Cabin, tasarladığı özel kabinlerle uçuşlardaki uykusuzluğa son vermeyi amaçlıyor. Bu kabinler 24 adede kadar uyku kapsülü, bir lobi ve tuvaletler ve Wi-Fi ile donatılıyor. Kabinde bulunan her bir yatak takımı kabarık yastık, tatil yeri tarzı yatak, yorgan, priz, okuma ışığı, kişisel pencere, çorap, kulak tıkacı, mahremiyet için perde içeriyor. Bunların hepsi Virgin Australia‘nın uzun mesafeli uçuşlarında yolculara sunuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Lucky Strike Satışlarını Arttırmak İçin Kadınlara Yapılan Yeşil Propagandası

Günümüzün standart haline gelmiş modern pazarlama yaklaşımı, hedeflenen kitlenin bilinçdışı arzularına hitap etmek; kitleleri sunulan ürün ya da hizmeti istediğine ve hatta buna ihtiyaç duyduğuna inandırmak üzerine kuruludur. Ancak 1920’lere dek, tüketici için gerçekten var olmayan bir isteği veya ihtiyacı yaratmak diye bir konsept söz konusu değildi. İşte pazarlama alanına, seri üretim mallarını tüketicinin bilinçdışı arzularıyla ilişkilendiren bu manipülatif yaklaşımı sokan kişi; “Halkla İlişkilerin Babası”, Edward Bernays’tır. Bernays’ın psikanalizin kurucusu Sigmund Freud’un özbeöz yeğeni olması da tesadüf olmasa gerek.

Edward Bernays (1891-1995)

1922’de New York’ta ilk halkla ilişkiler dersini veren, 1923 yılında Cyristallizing Public Opinion adlı kitabıyla da ilk halkla ilişkiler kitabını yazan Bernays’ın en bilindik çalışmalarından biri kadınları sigara içmeye ikna etmesidir. Kadınların sigara içmesinin uygunsuz görüldüğü bir dönemde, bir grup kadının ellerine sigara vererek yaptırdığı yürüyüş halkla ilişkiler dünyasında efsane olmuş bir eylemdir. Bu eylemle birlikte sigara ateşi “özgürlük meşalesi” olarak anılmaya başlamış, kadınlara sigara satışı artmıştır.

Sayısız başarılı halkla ilişkiler kampanyasının arkasındaki isim olan Bernays’ın en ünlü işlerinden bir diğeri de Lucky Strike için yürüttüğü yeşil kampanyasıdır. American Tobacco’nun en önemli markası olan Lucky Strike’ın satışları iyi gitmemektedir. Şirketin sahibi George W. Hill, yaptırdığı bir anketin sonucunda kadınların Lucky Strike’ı tercih etmediklerini, bunun sebebininse sigara paketlerinin rengi olan yeşilin kadınların kıyafetleriyle uygun olmaması olduğunu fark eder. Evet, Lucky Strike şirketi, elinde milyonlarca paket sigarayı bir renk yüzünden satamamaktadır.

George Hill, bu sorunu çözebilmesi için Bernays’la görüşür ve  paketlerin renginin değiştirmelerinin mümkün olmadığını en başından belirtir. Bernays şu cevabı verir : “Paketin rengini değiştiremiyorsak, biz de moda olan rengi değiştiririz.”

Böylece “yeşil kampanyası” ortaya çıkar. Kampanyanın esas amacı kadınların yeşil giymesini sağlamaktır. Bernays öncelikle yeşil rengi üzerine bir araştırma yapar ve Language of Color isimli kitapta yeşilin; umut, zafer ve bolluk anlamına gelen pozitif bir renk olduğunu görür. Sıradaki adımı, New York sosyetesinden fikir öncüsü olabilecek kadınlara yeşil rengini giydirmektir. Onlar yeşil giyinirlerse, diğer kadınlar da yeşil giyinecektir. Moda editörleri ikinci hedefidir, yeşil rengiyle ilgili teşvik edici hikayeler yazacaklardır. Bernays, 1934’te Waldorf Astoria’da yüksek sosyetenin katılacağı çok özel bir balonun düzenlenmesine önayak olur. Balonun tema rengi yeşil olacaktır; katılımcıların yeşil elbise giyme zorunluluğu vardır. Vogue, Harper’s Bazaar gibi önde gelen dergilerin bu etkinliğe gösterdiği ilgi sonucu, Barney’s hedefine ulaşır ve o yıl yeşil, gerçekten de moda renk haline gelir. Ve sonuç olarak bu durum kadınların sigara satın alırkenki tercihlerini etkiler ve yeşil renkli Lucky Strike paketlerinin satışında beklenen artış yakalanır.

İstediği sonuçları başarıyla elde edebilen, ilk kez Bernays tarafından kullanılan bu propaganda teknikleri günümüz reklam kampanyalarında hala kullanılıyor. Acaba hangilerine kanıyoruz, hangilerinin farkındayız?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Güney Kore Marketlerinde Satılan Muzlardan Kullanıcı Deneyimi Dersi

Muz buz dolabında dahi olsa çabuk kararan ve çabuk olgunlaşıp çürüyen bir meyve. Bu durum muzu tüketenler için bir problem olsa da muz satıcıları için çok büyük bir problem değil çünkü muzlar zaten satılmış ve parası ödenmiş oluyor…

Ancak muzların çabuk bozulmasını dert edinen ve tüketicilerinin memnuniyetini artırmak isteyen tedarikçiler de var. Aşağıda göreceğiniz paket muzlar Güney Kore marketlerinde haftalık muz ihtiyacınızı karşılayacak sayıda satılıyor ve pakette haftanın sonuna doğru yiyeceğiniz muzlar henüz olgunlaşmamış halde bulunuyor. Böylece paketteki tam olgunlaşmamış muzlara sıra gelene kadar geçen sürede muzlarınız yenilebilecek kıvama geliyor. Olgun muzları da ilk günlerde tükettiğiniz taktirde hiçbir muz ziyan olmuş olmuyor ve muzlarınızı istediğiniz kıvamda yiyebiliyorsunuz.

Ne kadar basit ve pratik bir çözüm değil mi? Bu markanın muzlarından alan birinin memnun kalmaması eğer başka çok büyük bir problem yoksa pek mümkün gözükmüyor. “Alt tarafı muz satıyoruz” diye düşünmeden bir marka olmayı başarmış ve müşterilerine en iyi hizmeti vermeye çalışan “Bana Valley”i bu iç görüsü için tebrik ediyoruz.

Buradan çıkaracağımız ders çok açık: Hangi ürünü satarsanız satın öncelikli olarak düşünmeniz gereken şey müşterilerinizin memnuniyetidir. Ürünü veya hizmeti kendiniz satın alıyormuşsunuz gibi üşündüğünüzde ve buna göre aksiyon aldığınıza gerisi kendiliğinden gelecektir. Müşteriye diğer markalardan farklı bir deneyim yaşatır ve kaliteli bir hizmet sunarsanız bunun maliyeti her ne olursa olsun kazanan siz olursunuz. Müşteri memnuniyeti ve marka sadakati işte böyle oluşturulur…

Siz ne düşünüyorsunuz, bu fikri sevdiniz mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link