Hatasız Apple Olmaz

Apple, dünyanın ürünlerine karşı büyük bir saygı gösterdiği ve tüketiciler tarafından büyük hayranlık duyulan bir şirket şu günlerde. Özellikle iPod ile başlayan ve iPad & iPhone ikilisiyle süregelen mobil cihazları ile satış rekorları kırarak dünyanın en büyük ve en konuşulan şirketi haline geldi. “Efsane şirket” olarak anılan Apple, kuruluşundan bugüne dek her ürününde aynı başarıyı tekrarlayamadı ve tekrarlanması da beklenemezdi zaten. Fakat tutmamış ürünlerde dahi öne çıkan en önemli şey, günün en dikkat çekici, farklı ve inovatif ürünleri olmalarıydı. Kimileri teknik problemler yüzünden pazarda tutunamadı, kimileri ise zamanın bir adım ötesinde olduğundan anlaşılamadı.  Ama bu denemeler Apple’ı olgunlaştırarak pazara daha hakim bir hale gelmesini sağladı. Orjinal ürünler çıkartmayı kendisine prensip edinen Apple, yaptığı bu hatalar ile ders aldı ve geleceğin “süper şirketi” olmak üzere hep üzerine koyarak devam etti. Bugün sonuç ortada Apple bir “süpergüç”, kurucusu Steve Jobs ise bir dahi olarak görülüyor.

Lisa

Ocak 1983‘te piyasaya sürülen Lisa, zamanın sınırlarını zorlayan bir bilgisayardı. Macintosh‘un en önemli özelliklerinden biri olan grafik kullanıcı arabirimi ve fare ilk kez Lisa’da kullanılmıştı fakat bu bilgisayarın en önemli problemi farklı bir tüketici kesime hitap ediyor olmasıydı. Çünkü zamanın oldukça ilerisinde olan bu teknolojiye sahip olmak için o dönem 10 bin dolar gibi bir ücreti ödemek gerekiyordu. Performans anlamında da bazı sıkıntıları olan ve Jobs’un kızının adını taşıyan “Lisa” çok geçmeden piyasadan silindi fakat Macintosh serisine giden yolda Apple için önemli bir adım oldu.

 

Apple III

Dünyanın ilk kişisel bilgisayarı olarak gösterilen Apple II’nin devam ürünü olan Apple III, Mayıs 1980‘de piyasaya çıktı. $4.000 fiyat ile satışa çıkan ürün, bir türlü Apple II’nin başarısını yaklayamadı. Çünkü cihaz aşırı ısınıyordu ve Apple sonunda ürünleri geri çağırmak zorunda kaldı. SOS işletim sistemine sahip bu bilgisayarların üretimi Nisan 1984‘te durduruldu.

 

Newton

iPad’lerin ve PDA’lerin atası olarak anılabilecek bir üründü Newton. Avuç içi cihaz olarak tasarlanan Newton o dönemde sahip olduğu dokunmatik ekran ve el yazısı tanıma özellikleriyle oldukça ileri teknoloji bir cihaz olarak pazarda yerini almıştı. Ancak piyasaya çıktığı 90’lı yıllarda insanlar için bu iki özellikte çok bir şey ifade etmiyordu. Dönemin oldukça ilerisinde tasarlanan bu cihaz pazarda istediği reaksiyonu alamadı ve hatta Steve Jobs’un Apple ile yollarının ayrılmasına neden olan CEO John Sculley‘in gözbebeğiydi. Sculley’e eksi puan kazandıran bu cihaz Steve Jobs’un tekrar şirkete dönmesiyle 1998‘de durduruldu.

 

20. Yıl Özel Mac’i

1977’de üretilen ilk Macintosh’un 20. yılını kutlamak üzere üretilen bu özel Mac satışa sunulduğu gün tüketicileri hayal kırıklığına uğrattı. Çünkü Apple bu cihaz için tam $7.499 dolar istiyordu. Piyasa şartlarına göre oldukça pahalı fiyatlandırılan bu Mac’in satışları beklentilerin hayli altında kaldı, hatasını anlayan Apple fiyatları bir yıl içerisinde $1.995 dolara çeksede, satışlarda ufak bir kıpırdanma dışında beklenen artış gözlenmedi ve 20. Yıl Özel Mac’i Jobs’un başarısız bir ürünü olarak kayıtlara geçti.

Pippin

İlk bakışta Xbox ile oldukça benzerliği bulunan Pippin, Apple’ın oyun dünyasına giriş yaptığı ürünüydü. Şirket yönetimi o dönemde esen Playstation rüzgarına kapılıp ortaya çıkarılan bu ürünle oyun dünyasında önemli bir rol edinmeye çalışmak istiyordu. Dial up modemide bulunan ürün oldukça güçlüydü. Ancak o da zamanın biraz ilerisinde bir üründü.599 dolarla piyasaya çıktı ve 1997‘ye dek ancak 42 bin adet satarak Apple şirketini hayal kırıklığına uğrattı.

 

Power Mac G4 Cube

Apple’ın en ilginç ürünlerinden biriydi G4 Cube. Mac’in bir küp içine sıkıştırılmış halini prensip edinmesine rağmen cihazın şekil itibariyle kullanımının zor olması ve kasasında çatlakların oluşması sebebiyle bir yıl içerisinde piyasadan çekilmek zorunda kaldı. 2000 yılında milenyum ürünü olarak görülen G4 Cube 1.800 dolarlık fiyatıyla satışa çıkmıştı.

 

 

 

Quick Take

1994‘te Kodak‘ın ürettiği QuickTake sabit bir lense sahipti. Fotoğrafları kablo yoluyla herhangi bir Mac’e transfer etme yeteneği bulunuyordu. Ürün QuickTake 150 ve Fujifilm yapımı QuickTake 200 ile güncellendi. 749 dolardan satılan ürünün donanın özellikleri ise oldukça zayıftı. Kendisine ait bir ekranı bulunmayan ürün, 640×480 piksel fotoğraf çekiyordu ve hafızası ise sadece 1 MB‘tı. QuickTake, Steve Jobs Apple’a döndüğü 1997′de ilk yok ettiği ürünlerden biri oldu.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link