Hasan Başusta ve Hakan Akben ile “Hayat Üzerine Kısa Düşünceler” 0

Hakan Akben ve Hasan Başusta ikilisine hala rastlamamışsanız çok şey kaybettiniz demektir. İkili, haftanın birkaç günü bir araya gelerek hayat üzerine sohbetler gerçekleştiriyorlar ve sonrasında bu sohbetleri paylaşmanın daha keyifli olacağını düşündükleri için öğrendikleri her şeyi filtreleyip harika videolarını da bizlerle paylaşıyorlar.

Sektördeyseniz zaten tanıyorsunuzdur fakat biz yine de kısaca anlatalım :

Hakan Akben, bilim ve teknoloji sevdalısı olarak tanımlıyor kendini. Campaign Türkiye dergisinde ve bloğunda teknoloji, iletişim trendleri ve dijital çağda üretkenlik üzerine yazıyor.  Aynı zamanda “Dijital İletişim Danışmanı” kendileri. Detaylı bilgi için blogunu ziyaret edebilirsiniz.

 


Hasan Başusta, Dijital Pazarlama ve Sosyal Medya üzerine eğitimler veriyor ve Dijital İletişim Danışmanlığı yapıyor. 10 yılı aşkın aktif olarak yazdığı bir bloğu var. Biraz daha tanıdıkça “Danışmanlık” ve “Blog” olayının bu ikilinin, tatlı ortak noktalarından sadece biri olduğunu anlayacaksınız. Detaylı bilgi için blogunu ziyaret edebilirsiniz.

Hadi başlayalım!



Sektörü takip ediyorsanız mutlaka karşılaşmışsınızdır fakat, ikiliye ait şimdilik 10 bölümden oluşan “Hayat  Üzerine Kısa Düşünceler” konulu içeriklerden kısa kısa bahsetmek isterim.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 1. Bölüm

“Mutlu Olmak İçin Neye İhtiyacımız Var? Üretmek, Mutlu Olmak ve Anlamlı Hayat Arayışı”


“Ben de uzun bir boşluktan sonra o arayışın içine düştüm, hatta son günlerde ihtiyacım olanı buldum, bir saniye şuralarda bir yerde olacaktı!” diyenlerdenseniz tam da size uygun bir içerik diyebiliriz.

”Boş zamanlarını değerlendirebilmek, medeniyetin en üst basamağıdır.” diyen Bertrand Russell’ın bu sözü bölüm içerisinde en beğenilen aforizmalardan biri olmuş. İçeride daha neler var şaşıracaksınız.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler 2. Bölüm

“Cahil Cesareti İyi midir?”


Bu etkinin ilk önce harekete geçmek için iyi bir şey olduğunu kabul ediyorlar ancak kişinin yetkin olmadığı bu durumu anlayıp kendini ona göre geliştirmesinin daha mantıklı bir yol olacağını da iş hayatından ve kendi hayatlarından örneklerle açıklıyorlar.

Bölümden çarpıcı bir noktayı şöyle bırakıyoruz:

“Dunning-Kruger Etkisi olarak da bilinen bu sendromda şu anlatılır: Yetkin olmayan insanlar yetkin olmadıklarının farkında değillerdir. Bu sebeple fazladan bir özgüvene sahip olurlar. Bu özgüven sayesinde daha bilgili insanlar kenara çekilirken, kifayetsiz muhterisler öne çıkarlar.  Eğer bir insan yeterince yetkinse kuşkuya düşer, bu da yapacağı şeylerde aslında o kadar da iyi olmadığı, çok daha iyi olan insanların olduğu gerçeği idraki ile başlar. Bu idrak yoksa, kendisini olduğundan daha fazla değerleyeceği için hızlı yükselebilirler.

Özetle, konu hakkında ne kadar az bilgi sahibi isek, o kadar kendimizi abartma eğilimimiz olur. Bilgi cesaret, cehalet ise cüret verir. “

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  3. Bölüm

“Yalnız Kaldığın Zaman Neler Yaparsın, Sıkılır mısın?”


“İnsan kendi ile yüzleşmekten korkuyor. Yalnız kaldıkça, zihinsel geviş getirmeye başlıyor. O bana şöyle dediğinde, ben ona şöyle deseydim tartışmasına giriyor.

Kişi, kendi ile içsel muhasebeye girdiğinde, düşüncelere daldığında kendisi ile geçinebilmesi çok kolay değil. Bunun için en azından bir aktivite belirlemek önemli.  Bu aktivite benim için kitap okumaktır, Hakan için gitar çalmaktır, senin için bambaşka bir şey olabilir.”

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  4. Bölüm

“Kitabı Nasıl Okuyoruz?”


“Her zaman kitabın tamamını okumamız gerekir mi? Okuduğumuz kitabı nasıl okumamız bize en fazla fayda sağlar? Altını çizerek, okurken düşünerek, sonradan adeta bir not defteri olarak kullanarak kitabı nasıl okuyabiliriz?” soru deryasında kaybolmadan size yol gösteren bu içeriği incelemenizde büyük fayda var.

Biz yine de detay paylaşmadan duramayacağız:

“Ama asıl önemli olan çok kitap okumak değil, önemli olan kitabı okuduktan sonra bir o kadar vakti düşünmeye, sonrasında tartışmaya, sonrasında da bu kitaptan öğrendiklerimizi çıktıya dönüştürmeye ve hayatımıza uygulamaya başlamamız.” diyor Hasan Başusta.

Kendine ait yöntemlerini de paylaşıyor bizimle,

“Benim okuma şeklim çok fazla öğrenme bazlı. Bu sebeple romanlar ve kurgu kitapları daha az okuyorum. Önümüzdeki yıllarda ne okuyacağımı şu yöntemle belirledim: Bilim dallarını önceliklerime göre sınıflandırdım.

Az bilgi sahibi olduğum bilimler: Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Edebiyat, Siyaset Bilimi, Tarih, Teoloji (Dinbilim) Pedagoji, Matematik, İşletme/Yönetim, Ekonomi

Neredeyse hiç bilgimin olmadığı bilimler: Astronomi, Biyoloji, Fizik, Sanat Tarihi, Arkeoloji

Son 8 senedir, ortalama yılda 65 kitap okuyorum. Yukarıdaki konuların her birine 2 senemi (130 kitabın yaklaşık 75-90’ını) ayırarak daha derinlemesine bilgi sahibi olmak istiyorum. “

Belki bu yöntem sizlerin de işine yarayabilir ne dersiniz?

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  5. Bölüm

“Bazı Şeyleri Kafamızda Çok Büyütüp Harekete mi Geçemiyoruz?”


Hasan Başusta’nın 23 yıllık arkadaşı Anıl Aba, bu bölümde ikiliye dahil oluyor.

“Anıl ile düşüncelerimiz pek çok konuda siyahla beyaz gibidir. Bugünkü konumuz şuydu: Biz acaba üretmeyi, mutlu olmayı, başarılı olmayı kafamızda çok mu büyütüyoruz? Fazla stratejize edip acaba harekete mi geçemiyoruz?

Anıl Aba diyor ki: Hayatın anlamını bulalım, başarılı olalım, kişisel gelişim kitapları okuyalım derken hayat akıp gidiyor. Başarılı da olamıyorsun bunları düşünürken, hayatını da anlamlandıramıyorsun bunlara kafa patlatırken. Bu durum insanı kısır döngüye sokuyor.

Bir diğer konu da: Bilim de, sanat da, sektör de olsun çok duyduğumuz bir konu. Bilginin sonu yok, oku oku bitmiyor. Tez Hoca’sı demiş ki: Çok okursan yazamazsın. İyi edebiyatçılar çok fazla okumazlar, futbolcular çok fazla futbol izlemezler, müzisyenler, aranjörler çok fazla müzik dinlemezler.

Bir noktada çok okumak, çok müzik dinlemek, ürettiği şeyin çok fazla tüketicisi olmak üretkenliği sekteye uğratan bir şey. Tabii ki bu, hiçbir şey yapmayın demek değil. Ama belli bir optimumdan sonra, belli bir baz oluşturduktan sonra o potansiyel, o kapasite varsa, üretime geçip oradan yürümek gerekiyor.

Pasif okuyucu, içerik tüketicisi olma insanı insanı atalete sürüklüyor. Cahil cesaretini de kaybettiğin için büyük ihtimalle bir türlü başlayamıyorsun. Cahil cesareti ile çok bilmenin optimumunda harekete geçmek gerekiyor. “

Bizim en keyif aldığımız içeriklerden biriydi. Artık harekete geçme vakti!

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  6. Bölüm

“Mutluluğumuzu Artırmak İçin Kullandığımız Tek Araç”


Hayatlarını neye göre optimize ettiklerini ve mutluluklarını arttırmak için neler yaptıklarını paylaşıyorlar bizimle. Gün içerisinde mutluluklarını puanlayarak Excel üzerine kayıt ettikleri bir formülleri de var ayrıca, bonus olarak bizimle paylaşıyorlar tabii ki.

Biz uygulamak için sabırsızlanıyoruz.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  7. Bölüm

“Dijital’de Para Kazanmanın 7C’si”


İlber Hoca’nın Digital Age Summit’te yaptığı konuşmadan etkilenen ikili bizlere şu sözleri alıntılıyor, “Konseptin kafanda varsa dijitali kullanırsın, her şey buna dayanır. Ama konseptin yoksa dijital bir işe yaramaz. Önce konsepti kafanda oturtacaksın.”

“Peki, dijitali neredeyse hiç kullanmayan bir kişi Digital Age’de bize ne öğretebilirdi?” sorusu bayağı düşündürüyor onları. Ancak farkına varıyorlar ki, ustanın mahareti her parıldayan şeyin peşinde koşmasında değil, temelleri çok iyi bilmesinde. İlber Hoca da tabii ki, her ustanın yaptığını yaptı ve temellere döndü diyerek bizlerle o elementleri paylaşıyorlar.

Dijitalden para kazanmanın 7 C’si

1- Content (İçerik)
2- Context (Bağlam)
3- Concept (Konsept)
4- Channel (Kanal)
5- Community (Topluluk)
6- Communication (İletişim)
7- Commerce (Ticaret)

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  8. Bölüm

“İş Hayatında Hangi Alanı Seçmeli? Kariyerde Nasıl İlerlemeli?”


Bu bölümde Hakan Akben ve Hasan Başusta, Robert Koleji ve Boğaziçi mezunu deneyim sahibi arkadaşları Ozan Dağdeviren ile kariyer üzerine konuşuyorlar.

“Bu hayatta ne yapmalı, nasıl çalışmalı, kariyer için nasıl ilerlemeli?” soruları etrafında geçen bu video da, muhteşem ikili sizler için okudukları kitaplardan referans vermeyi ihmal etmiyor.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  9. Bölüm

“Dijital Pazarlama Stratejisi Nasıl Yazılır?”


“Stratejinin temelleri nelerdir, dijital pazarlama hedeflerimize nasıl ulaşabiliriz, stratejiyi taktikten ayıran özellikler nelerdir, bu konuya daha büyük resimden nasıl bakabiliriz?” gibi soruların cevaplarını merak ediyorsanız, işte sizlere dolu dolu bir içerik.

Hayat Üzerine Kısa Düşünceler  10. Bölüm

“2017 En İyi Film Oscar Adaylarını ve Vizyondaki Filmleri Neden Beğenmedim?”


İkili bu sefer “Güncel Filmleri” konuşuyorlar ve  “2017’nin En İyi Film Adaylarını” değerlendiriyorlar.

Bu sene filmlerin neden kötü olduğunu da inceleyerek detaylı ve eğlenceli bir içerik ortaya koymuşlar diyebiliriz. Belirtmekte fayda var “Logan” konusunda Hakan Akben’in yanındayım!

Hazır konu açılmışken “Şimdi siyah beyaz filmler gibi güzelim sevdalar da bitti” şarkısıyla veda ederek seni özleyeceğimizi belirtmek istiyorum Logan’cığım.

İşte, bu muhteşem ikilinin videolarıyla bilgilenmek, neşelenmek ve gündemi kaçırmadan efsane düşüncelerine ekmek banmak isterseniz sizi şöyle almak isteriz.

Bir Cevap Yazın

Bireysel Olarak Marka Olmaya Çalışmak Ruhta Tahribata Yol Açar Mı? 0

BENİM ADIM BİR MARKADIR

İş hayatına girdiğim günden beri, kurumların markalaşma süreçlerinin ucundan kıyısından içerisinde yer aldım. Bu üzerine epey kafa yorduğum bir konu, sonuçta ekmeğimi bundan kazanıyorum. İlk günden beri, kafamda markalaşma adına şimşekler çaktıran diğer bir soru ise bir insanın markalaşması. Marka olabilmek için bütüncül bir pazarlama çalışması yapmak gerekiyor. Yani, temelinde bireyin kendini pazarlaması gerekliliği ortaya çıkıyor, eğer marka olmak gibi bir arzusu var ise…

Bugün yaşadığım bir olay, bu konuda çok uzun zamandır derinlerde kalmış olan yazma isteğimi tekrar gün yüzüne çıkardı. Birlikte çalıştığımız bir doktor hanım şu şekilde bir feryat attı. Gerçek isim vermemek faydalı olacak… “Benim adım Aydan Gürbüz, ben bir markayım…” aslında konuşması, marka olduğunu biraz daha vurgulayıp, ses tonunu yükselterek devam ediyor. Ama, en önemli kısmı almak yeterli olacaktır. Şartlar uygun olsaydı da, nasıl bir markasınız peki, diye sorabilseydim. Aslında kişisel marka oluşturmaya en yatkın mesleklerden biridir doktorluk. Zor bulunan bir çocuk psikiyatrisi uzmanı veya neredeyse yarım gün ameliyatta kalarak, organ nakli yapan bir cerrah iseniz, marka olmak çok daha kolay olacaktır. Ki, hemen aklıma 7-8 tane alanında marka doktor ismi gelmeye başladı. Bu, mimarlık, aşçılık gibi meslekler içinde geçerlidir. Aslında doktor hanım işini iyi yaptığını düşündüğüm bir kişi, hatta kardeşimin tedavisini zamanında kendisine emanet etmiştim. Ancak, işinizi iyi yapmak ile marka olmak arasında güçlü bir bağlantı olsa da, yeterli olmadığını hepimiz biliriz.

Aklımı kurcalayan bir diğer soru ise, bireysel marka yolculuğunun gerekliliği üzerine… Bir pazarlamacı olarak buna inansam da, bunun insan ruhunda bir tahribata yol açabileceğini düşünüyorum. Marka olmak için neleri feda edebiliriz veya yapmak istemediğimiz ne çok şeyi yaparız… Gerçekten kim olduğumuzla ilgili bir ikileme düşer miyiz?

Aslında insanın marka olma süreci, hep gözümüzün önünde oluveriyor. Bir ortama yeni girmiş olan bir kişi, kendi markasını anlatmaya başlar. Nasıl mı, birkaç örnek verelim;

  • Yirmi yıldır bu işin içerisindeyim. Sektör küçük. Beni çok kişi tanır. Bir yer edinmişimdir artık.
  • Anlaşabildiniz mi o şirketle, yöneticisi yakın arkadaşımdır, cebi var. İstersen arayabilirim.
  • Onlarla biz rakı masası arkadaşıyızdır. Bak rehberime hepsinin numarası var, görüyor musun.
  • Mezun olurken, üniversitede kalmamı istediler. Hocanın asistanıydım ben. Ama istemedim.

Eminim sizin örnekleriniz daha çoktur. Eski iş yerimde aslında bir marka olduklarını düşündüğüm iki kişiden biri olan, hanım yönetici ile aramızda şöyle bir konuşma geçmişti; “Neden gözlüğünüzü takmıyorsunuz. Bence, gözlük size yakışıyor. Sizin imajınız gözlüklü. İnsanların hatırında böyle kalıyorsunuz. Bence takın.” Bunun üzerine gözlüğümü devamlı takmaya başlamıştım.

Daha çok para kazanabilmek, itibar görebilmek, güzel kızlarla/erkeklerle takılabilmek, network elde edebilmek için hepimiz marka olmaya ihtiyaç duyuyoruz. Ama, bu bazen çok yorucu olabiliyor. Akyaka’da sabah denize girip, kahvaltı yaptıktan sonra esen hafif rüzgarda, boş veriyorsun… Kendin oluyorsun, bir an için.

Facebook Mobil Uygulamasına Whatsapp Butonu Ekleniyor 0

Facebook, Android işletim sistemli telefonlardaki uygulamasına WhatsApp butonu eklemek için denemeler yapıyor.

Facebook, üç sene önce satın aldığı WhatsApp‘ı kendi bünyesine daha fazla entegre etmek için çalışmalar yapmaya devam ediyor.

Facebook bu entegrasyon için kullanıcılara büyük kolaylık sağlayacak yeni bir sistem üzerine çalışmalara başladı. Android işletim sistemli telefonlarda bulunan Facebook uygulamasının için bir WhatsApp butonu entegre etmeyi düşünen Facebook bu sayede kullanıcılarını ana uygulamadan çıkmadan WhatsApp servisini kullanma imkanı da sağlayacak. Facebook bu sayede hem kullanıcılarına kolaylık sağlayacak hem de uygulamalarda geçirilen sürelerin artmasını sağlayacak.

Whatsapp butonunun uygulama içinde menü kısmında, kullanıcı isminin altında kullanıcıların kolayca ulaşabileceği bir yerde bulunacak ve bu sayede kullanıcıların butonu aktif olarak kullanması sağlanacak.

Android cihazlarda test edilen buton, iOS tabanlı telefonların bazılarında da kullanılabilecek.

Satın aldığı tüm mecraları ana uygulamasına bağlamaya çalışan Facebook’un geçtiğimiz günlerde bu tarz bir entaegrasyonu Instagram Hikayeler için de yaptığını sizlere duyurmuştuk.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link