Girişimcilerin ve Mobil Çalışanların Hayatını Kolaylaştıracak 9 Faydalı Uygulama

Girişimciler için güncel teknolojileri, sosyal medya ve “growth” araçlarını takip edebilecekleri, hızla iletişim kurabilecekleri ve işlerini analiz edip yönetebilecekleri uygulamaları takip etmek artık opsiyonel değil, bir ihtiyaç. Etmeyerek yeni trendleri kaçırmaları ise rekabette geriye düşmelerine sebep olabilecek kadar önem taşıyabiliyor. Bir yandan da, öyle çok takip edilmesi, öğrenilmesi gereken bilgi var ki, FOMO (fear of missing out), yani “geride kalma/birşeyleri kaçırma korkusu” diye bir kavram hayatımıza girdi.

Hal böyleyken, günlük işlerimizi hızlandıran ve kolaylaştıran uygulamalara, suya duyduğumuz gibi ihtiyaç duymaya başladık. İşimizi yönetmemizi, ekibimizle ve dünyayla iletişim kurmamızı ve günlük koşturmacalarımızı kolaylaştıran uygulamalar cep telefonu ve tabletlerimizin vazgeçilmezi. Hatta öyle ki, önceleri bunların hiçbirisi yokken nasıl hallediyormuşuz herşeyi diye sorgular durumdayız.

Tüm uygulamaları listelemenin imkanı olmasa da, girişimcilerin ve mobil çalışanların hayatını kolaylaştıran ve daha yüksek verimde çalışmanın önünü açan uygulamalardan bazıları aşağıda: 

logo-trello

Trello 

Farklı lokasyon ve saatlerde çalışan ve eş zamanlı olarak bilgisayar başına geçemeyen ekipler için proje ve iş takibini yapabilmeyi kolaylaştıran, organize olmayı sağlayan ve ajanda gibi tıkır tıkır sisteme sokan uygulama. Ciddi anlamda vakit kazandırıyor ve verim artırıyor!

Trello ile, to do listeleri hazırlayabilir, görevleri ekip üyelerine atayabilir ve işlerin hangi durumda olduğunu takip edebilirsiniz. Desktop sayfası kadar uygulaması da pratik ve kullanımı kolay. Ekiplerin bir arada, bir odada çalışma ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırması, uzaktan çalışabilmeyi rahatlatması nefis.

evernote

Evernote

Tam anlamıyla dijital bir ajanda, not defteri. Farkı ise içine dosyalar, fotoğraflar, ses kayıtları bile atabiliyor ve daha da iyisi, mail üzerinden paylaşabiliyorsunuz. Kayda almak istediğiniz her konu için ayrı bir defteri oluşturabiliyor ve altına not sayfaları açabiliyorsunuz. İşiniz için, bloğunuz için, seyahat planlarınız için ayrı ajandalarınız olabilir. İş için açtığınız notları ise ekibinizdekilerle aynı anda düzenleyebilir, online olarak beyin fırtınası seansları yapabilirsiniz. Her an ortak alan gibi kullanabildiğiniz bir çalışma ve fikir defterine ulaşabilmek, hiçbir bilginin kaybolmaması ve mobil olarak ulaşabilmek hayat kurtarıcı.

facebook

Facebook

E-ticaret girişimleri için sosyal medya hesaplarını kullanmamak gibi bir seçenek bulunmuyor. Markanız, ürün ve hizmetleriniz ile ilgili farkındalık yaratmak, tüketicilere ulaşmak, reklam yapabilmek için çok önemli bir araç. Haberler paylaştığımız, mesajlar verdiğimiz kimi zaman ise kampanyalar düzenlediğimiz bir platform olarak mobilden erişebilmek önemli !

Instagram

Instagram 

Mikro içerik, özellikle de fotoğraf ve video formatındaki içerikler atağa geçmiş durumda. 300 milyon aylık aktif kullanıcı sayısıyla, görsel içeriğin en iddialı olduğu mecra şüphesiz ki Instagram. E-ticaretciler başta olmak üzere, tüm girişimcilerin en hızlı ve ücretsiz şekilde geniş kitlelere ulaşabildiği mecra da burası. İşinizin görsel boyutunu öne çıkararak mesajınızı veya ürünlerinizi çok daha net şekilde ortaya koyabilirsiniz. Günlük aktivitelerinizi, ürünlerinizin veya işinizin hikayesini, hatta çalışma ortamı ve sahne arkası işlerinizi de paylaşarak müşteri ile daha interaktif, samimi bir iletişim kanalı yaratabilirsiniz. Potansiyel müşteri kitlenize hızlıca ulaşmak ve iletişimde kalmak için Instagram en olmazsa olmaz uygulama.

shopify

Shopify

Shopify, e-ticaret sitesi oluşturmak için en kolay platformların başında geliyor olmalı! Bir saat içinde üyeliğinizi başlatmış, temanızı seçmiş ve dükkanınızı açmış olmanızı sağlayan girişimci dostu bir teknoloji. Sanal Pos sistemleri ile inanılmaz hızlı entegre olup satışlara hızlıca başlayabilirsiniz. Mobil uygulaması üstünden ise satışlarınızı takip edip siparişleri kapatabiliyorsunuz, ziyaretçi sayısına bakabiliyorsunuz. Hızlı bir güncelleme ve hareket halindeyken mağazanızı yönetmeniz için ideal. Telefonunuzdan satış oldukça bildirim almak ise paha biçilemez! :)

pocketPocket

Girişimciler, başta da yazdığım gibi, işleriyle, sektörleriyle ilgili bilgilerden haberdar olmak, büyüme ve gelişmelerine tam gaz devam edebilmek için devamlı araştırma ve öğrenme halindeler. Pocket’ın offline okumaya imkan vermesi müthiş bir avantaj, zira online’ken gözünüze çarpıp sonra okuyayım dediğiniz yazıları uygun olduğunuz bir ara yolda, uçakta, bir yerde sıra beklerken, rahatlıkla okuyabiliyorsunuz. Okumayı kolaylaştıran font ve ekran görüntüsünün ise Medium’a benzediğini söylemek mümkün.

turboscan_1

TurboScan

Dijital bir evrağı imzalamanız, tarayıp bir yere göndermeniz veya dijital kopyası olmayan ve arşivlemek istediğiniz evrakları saklamanız için 1 dolara, epey işe yarar bir uygulama. Resmi evraklarla işiniz olması durumunda çok kolaylık sağlıyor. Bunun gibi başka pek çok uygulama olsa da, bence kullanışlılık konusunda fark atıyor.

Google-Analytics-kullanımıGoogle Analytics

İşiniz hangi alanda olursa olsun websiteniz için Google Analytics’i yönetebilmek bir zorunluluk ve öğrenilmesi gereken bir bilim dalı adeta. Sayfanızın trafiğini, hedeflerinizi ve referansları takip edebilmeniz için mümkünse her an açık tutulması gereken bir uygulama. Hangi anahtar kelimelerden sitenize ziyaretçilerin geldiği istatistiği ile başlayıp, kaç kişi, hangi yollardan, ilgi alanları nedir, ne kadar kaldılar, neye daha çok baktılar, hangi noktada siteden çıktılar, gibi aklınızdaki tüm kritik soruların cevaplarını bulabileceğiniz engin bir kaynak. İşinizi iyileştirmek, müşterinizi anlamak için ders gibi çalışılması gereken bir program.

spotify-logo-primary-horizontal-light-background-rgbSpotify

Müziksiz çalışamayan birçok kişiden biri de benim sanırım. Spotify’dan her moda uygun oluşturulmuş playlist’lerle çalışmak daha keyifli, daha motive edici. Playlist hazırlama ihtiyacını ortadan kaldırıp bize bu kadar destek olan, ‘sakin kahve modu‘ gibi spesifik an ve ihtiyaçlarımıza hitap eden Spotify’ın yeri ayrı. :)

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Girişimci, pazarlamacı, blogger. Seyahate ve yazmaya tutkun bir hayalperest. www.yastigimsekil.com kurucusu.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Tüketicilerin %72’si Videolu İçerikleri Tercih Ediyor

Yeni bir yılın başlangıcıyla önümüzde ki bu 12 aylık sürenin, video pazarlamacılar açısından  nasıl bir süreç olacağını görmenin zamanı geldi.

Sizler için tam dört yıllık video pazarlama anketi sonuçları Wyzowl’da yayımlandı. Ortaya çıkan sonuçlara göre hem video pazarlamacılar hem tüketiciler açısından bu yıl büyük bir yıl olacak.

Paylaşacağımız istatistikler 2017’nin Aralık ayında 570 tane farklı katılımcıyı araştırarak toplandı. Katılımcılar hem pazarlama uzmanlarından hem çevrimiçi tüketicilerden oluşuyordu. Katılılımcılar pazarlamacılar ve tüketiciler olarak iki kategoriye ayrıldı.

Video kullanımı artıyor

İşletmelerin %81’i videoyu pazarlama aracı olarak kullanıyor. (2017)

Video kullananların %99 ise 2018’de de kullanmaya devam edeceğini söylüyor.

Video kullanmayanların %65’i ise 2018’de başlayacaklarını söylüyor.

Birçok video izliyoruz

İş yerinde izlediğimiz video içeriğine, çevrimiçi gösterilen video hizmetlerine kadar video hayatımızın bir parçası haline geldi. Bizde katılımcılara özellikle tipik bir günde ne kadar video izlediklerini sorduk. Sonuçlarda günde ortalama 1.5 saat video izlendiği sonucunu bulduk. Ayrıca katılımcıların %15’i ise günde 3 saatten fazla video izlediklerini söylediler.

Pazarlamacılar işlerini yapmalarına yardımcı olmak için videoya güveniyorlar

 Pazarlamacıların %97’si videonun ürün veya hizmetlerin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

%76’sı ise videonun satışları arttırmada etkili olduğunu söylüyor.

%47’sı video sayesinde gelen soruların azaldığını söylüyor.

%76’sı trafiğin artmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

%80’i videonun web sitelerinde kalma süresini arttırdığını söylüyor.

%95’i insanlar bir ürünü almak istediklerinde onun hakkında daha fazla bilgi almak için açıklayıcı videolara ihtiyaç duyuyorlar.

%81’i insanlar bir markanın videosunu izleyerek onu almaya daha kolay ikna oluyorlar.

%85’i markalardan daha fazla video görmek istediklerini söylüyor.

Tüketiciler videoyu seviyor

Videolar müşterilerimiz gibi bizler için önemli değere sahip. Hem videonun hem yazının bulunduğu bir sayfada müşterilerin %72’si videoyu tercih ediyor.

Paylaşmayı seviyoruz

İnsanlar genelde eğlenceli videoları paylaşmayı seviyorlar. Yapmanız gereken ise belirli bir kitlenin ilgileneceği video içeriğini oluşturmak. Bu sayede tüketicilerin %83’ü bunu kendi sitelerinde arkadaşlarıyla paylaşacaktır.

Linkedln 2018’de uçmak için hazır

Katılımcılarımıza farklı platformlar hakkında sorular sorduk. Facebook, Youtube, Snapchat, linkedln gibi… Şaşırtıcı bir şekilde ilk sırada linkedln geldi. Şuanda pazarlamacıların yalnızca  %38’i videolarını linkedln üzerinden paylaşırken 2018’in devamında %55’inin yani yarısından fazlasının da kullanacağını söylediler.

Kaynak: blog.hubspot.com

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Efsane Olmuş Reklam ve Pazarlama Kampanyalarının Başarı Stratejileri

Nike – Just Do It

Bir zamanlar, Nike’nin ürünü neredeyse sadece maraton koşucularına yiyecek ve içecek olduğunu biliyor muydunuz? Ardından, bir fitness çılgınlığı ortaya çıktı ve Nike pazarlama departmanı üyeleri, ana rakibi Reebok’u geçmeleri için bu avantajdan yararlanacaklarını biliyorlardı. Böylece 1980’lerin sonunda Nike “Just Do It”i yarattı. Just Do It sloganının bir idam mahkümunun son sözünden esinlenilerek ortaya çıktığını daha önce sizlerle paylaşmıştık. 

1988’de Nike satışları 800 milyon dolardı; 1998’de satışlar 9,2 milyar doları aştı. “Sadece yap” sloganı basit ve kısaydı ancak insanların egzersiz yaptıklarında hissettikleri her şeyi kapsıyordu. Beş mil yürümek istemiyor musun? Sadece yap. Dört adım merdivenle çıkmak istemiyor musun? Sadece yap. Bu, hepimizin bağlantı kurabileceği ve herkesi harekete geçirebilecek bir slogandı. Hala da öyle. 

Volkswagen: Think Small

Valkswagen’in “Think Small” kampanyasını birçok pazarlamacı altın standart olarak değerlendirir. Doyle Dane & Bernbach’daki efsanevi bir reklam grubu tarafından 1960’da kurulan kampanya, bir soruyu yanıtlamak için yola çıktı: İnsanarın algılarını yalnızca bir ürüne karşı değil, aynı zamanda bir grup insana göre nasıl değiştirebiliriz?

Amerikalıların büyük araba sevme gibi bir özellikleri vardı ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki 15 yıl içinde küçük Alman arabalarını almıyorlardı. Ancak bu Valkwagen reklamı bu algıyı “Küçük olduğumu mu düşünüyorsun? Evet öyleyim.” diyerek değiştirdi.

Bu kampanyanın çıkış noktası ise: “Şirketinizi, ürününüzü ya da hizmetinizi bir şeymiş gibi satmaya çalışmayın. Müşteriler dürüstlüğü sever ve takdir eder.”

Apple: Get a Mac

Mac ile PC arasındaki tartışmalar Apple için en başarılı kampanyalardan biri haline geldi ve ilk yılında % 42 pazar payı artışı yaşadı. Kampanya Mac’i takip edenlere ürün hakkında aşırı ayrıntıya girmeden  bilmeleri gereken her şeyi anlatıyor.

Bu kampanyanın başarısının sırrı ise “İnsanlar her zaman ürününüz şaşırtıcı olduğu için onu satın almaz. Bunun yerine, ürününüzün faydalarını birbiriyle ilişkili olarak açıklayın, böylece tüketiciler onu kullanırken görebilir.”

Clairol: Does She or Doesn’t She?

Bir saç boyası markası olan Clairol 1957’de bu soruyu ilk kez yanıtladığında, 15 kişiden sadece 1’i suni saç rengi kullanıyordu. Sadece 11 yıl sonra, TIME Dergisine göre, cevap 1/2 idi.

Clairol diğer markaların pazarlama taktiktiğinin tam tersini yaparak başarılı oldu. Normalde bir marka ürününden memnun kalan kişilerin markayı diğer insanlarla paylaşmalarını bekler ancak Clairol ürünün doğallığının göstergesi olan kadınların saç boyası kullanmamış gibi davranmalarını istiyordu. “Kendi saç renginiz gibi doğal” ileitişimiyle yola çıkarak ürününün satışlarını arttırdı.

Bu stratejinin başarılı olmasındaki nokta ise: ” Bazen insanlara ürününüzün başarısını sadece göstermeniz yeterlidir. Göstermek söylemekten daha etkili olur.”

California Milk Processor Board: Got Milk?

Kaliforniya Süt İşlemci Kurulu’nun “Got Milk” sayesinde Kampanya, California’daki süt satışları sadece bir yılda% 7 arttı. Ancak etki, eyalet sınırlarının ötesine geçti ve bugüne kadar milyonlarca “Got ….” sloganı türemesine neden oldu. 

Bu kampanya dikkat ederseniz süt içmeyen insanları hedeflemiyor. Yani zaten süt tüketen insanlara odaklanıyor. Burdan çıkarabileceğimiz pazarlama stratejisi ise; “her zaman yeni müşteriler edinmek zorunda değilsiniz. Var olan hedef kitlenize ürününüzü daha sık kullandırabilirsiniz.”

Procter & Gamble (P&G): Thank You, Mom

P & G, Olimpiyat sporcularının öykülerinin arkasındaki hikayeleri, bu dünya çapındaki sporcuları ömür boyu sürdürecek destekleyici annelerin hikayelerini, anlattı. Anneler bu zorlu ve uzun yol boyunca çok fazla çamaşır yıkama ve temizlik yapmak zorundaydı ve muhtemelen P & G ürünleri kullanıyordu.

Bu reklamın stratejisi çok basit ve reklamların çoğuyla aynı: “Duygusal pazarlama.” Ancak bunu oldukça başarılı bir biçimde öne çıkarmışlar ve bunu insanların hayatlarına dokunarak yapmışlar.  “Duygusal ve nostalji pazarlaması, insanları satın alma seçenekleri haline getirmek için güçlü taktiklerdir; bu nedenle, ürününüzün veya hikayenin ardında daha büyük, daha evrensel bir hikaye varsa, içeri girip ön plana çıkarın.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link