İlham Alınması Gereken 10 Ambient Taktiğini Derledik

Temel olarak reklam mecrası olmayan bir alanı tüketiciyle iletişim kurabileceğiniz bir alana dönüştürerek kullanmaya Ambient denir. Ambient henüz ülkemizde çok fazla uygulanan bir reklam mecrası değil. Fakat ben markalar için vazgeçilmez bir uygulama olduğunu düşünüyorum. Çünkü markayla hedef kitle arasında samimi, sıcak etkileşimler kurma imkanı sunuyor bize. Marka ile hedef kitle arasında yüz yüze bir ilişki kuruluyor. Ben de içinde bulunduğum reklam ve halkla ilişkiler kampanyalarında özel bir önem veriyorum bu uygulamalara. Umarım en yakın zamanda ülkemizde de aşağıdakilere benzer çalışmalar görürüz.

Pazarlamasyon olarak şimdiye dek aklımızda kalan en başarılı Ambient fikirlerini sıralama yapmadan derledik. Ortaya da bu ilham alınası çalışmalar çıktı;

1. Lar Center

Brezilyalı Lar Center yaptıkları yaz indirimini daha eğlenceli hale getirmek için bir rodeo koltuğu hazırlatmış. Koltuğun üzerinde kalma sürenize göre mağazadan indirim kazanıyorsunuz. Markanın müşterilerine eğlenceli anlar yaşattığı kesin.

Lar-Center-Mechanical-Sofa

2. Oleg ve Dmitry

Rusyalı iki reklamcı olan Oleg ve Dmitry çok yaratıcı bir şekilde 33 ünlü reklamcıdan kendileri için bir öneri almayı başarmışlar. 33 kişiden birer harf ve imzalarının olduğu bir kağıt almışlar ardından o kağıtları birleştirdiklerinde kendileri hakkında olumlu bir ifade ortaya çıkmış. Biz genç reklamcılara ilham verecek cinsten bir yaratıcılık.

3. TNT

Bu çalışmayı pek çoğunuz izlemiştir aslında ama yinede listede olmasını istedim. TNT ve Drama Show. 2012’nin tartışmasız en yaratıcı işlerinden biri…

4. Santa Casa de Misericórdia Hastanesi 

Brezilya’da ki Santa Casa de Misericórdia Hastanesi organ bağışına dikkat çekmek amacıyla marketlerdeki sıra bekleme fişlerini son derece akıllıca kullanmış.

5. Warner Bros

Kanada vizyona giren Contagion (bulaşıcı hastalık) filmi için bir billboard yaparken bakterileri kullanmış. Billboarda Contagion yazısı bazı maddeler kullanılarak belli belirsiz yazılmıştır. Belli bir süre sonra o maddeler bakteriler sayesinde değişmeye başlamış. Sonunda bakterilerle yazılı Contagion yazısı belirmiş billboardda. Adı bulaşıcı hastalık olan bir filmi bakteriler kullanılarak hazırlanmış bir billboarddan daha iyi hiçbir şey anlatamazdı.

6. Odis

Şili’de Ofis kilit markası 3 rakamlı kilidini birbirine geçmiş 3 rakamla etkili şekilde anlatmış.

7. Aurora e Boteco Ferraz

Sırada Cannes Lions 2011 ödüllü bir Ambient var. Bar Aurora e Boteco Ferraz müşterilerini alkollü araç kullanma konusunda uyarmak için sarhoş bir valeyi kullanmış. Barın önünde araçlarını park etmesi için valeye teslim ettiklerinde valenin alkollü olduğunu gören bütün müşteriler sarhoş valenin araçlarını park etmesine izin vermemiş. Yarattığı yaratıcı empati duygusuyla ödülü sonuna kadar hak etmiş bence.

8. Toyota

Kullanıcılarının daha dikkatli ve güvenli otomobil kullanmalarını sağlamak için araçların ön tarafına su dolu bir bardak koymuş. Araç hızlı gittiğinde ya da savrulduğunda su dökülmektedir. Akıllı telefonlarda da kullanılan bu uygulamayla bardaktaki suyu dökmemek için bütün sürücüler kıyasıya yarışmış.

9. Opvoedingslijn

Belçika’daki Opvoedingslijn adlı çocuk bakım evi bir AVM’de yaratıcı bir tanıtım faaliyeti gerçekleştirmiş. AVM’nin resepsiyon bölümünde Robin adlı bir çocuğun olduğu dahili hoparlörlerden duyuruluyor. Ardından kısa aralıklarla çocuğun resepsiyon görevlisine yaşattığı zor anlar hoparlörlerden yansıtılıyor. Sonunda marka adı söyleniyor ve telefon numarası veriliyor. Bir AVM’nin  anons yaptığı sistem bile nasıl bir Ambient mecrası oluyor şaşmamak elde değil.

10. MTV

Brezilya’da bir eğlence mekanı önünde kullanım süresi biten kredi kartlarından bir makine yardımıyla gitar penası yapıyor. Bu sayede müzikle aramızdaki bağın güçlenmesine katkı yapıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Yandex ve KIA’dan Yepyeni Bir Reklam Modeli

KIA, Yandex ve Mg Media’nın ortak gerçekleştirdiği çalışma kapsamında Yandex Navigasyon’da yolu izleyen ve uygulamanın simgesi olan ok görseli, yenilenen KIA Dizel Sportage’ın 3 boyutlu modeline dönüştü. Kullanıcıların yaptıkları güncelleme ve verdikleri onayın ardından gerçekleşen “Cursor” adlı reklam modeli, oyunlaştırma özelliği ile dijital iletişime farklı bir boyut getirdi. Ağustos ayı boyunca 150 binden fazla Yandex Navigasyon kullanıcısı, navigasyon okunu KIA Dizel Sportage’ın 3 boyutlu görseli ile değiştirdi ve uygulamayı bu şekilde kullanmaya devam etti.

“Cursor” adlı bu reklam modeli, oyunlaştırma özelliği alanında kullanıldı. “Cursor” reklam modelinden ilk yararlanan marka olan KIA, 1.6 dizel otomatik özelliğe sahip yeni KIA Dizel Sportage’ın lansmanını navigasyon üzerinden yapmış oldu.

150 binden fazla kullanıcı navigasyon okunu KIA Dizel Sportage görseli ile değiştirdi

Yapılan çalışma kapsamında Yandex Navigasyon’da yolu izleyen ve uygulamanın simgesi olan ok görseli, yenilenen KIA Dizel Sportage’ın 3 boyutlu modeline dönüştü. Kullanıcıların yaptıkları güncelleme ve verdikleri onayın ardından gerçekleşen “Cursor” adlı reklam modeli, oyunlaştırma özelliği ile dijital iletişime farklı bir boyut getirdi. Ağustos ayı boyunca 150 binden fazla Yandex Navigasyon kullanıcısı, navigasyon okunu KIA Dizel Sportage’ın 3 boyutlu görseli ile değiştirdi ve uygulamayı bu şekilde kullanmaya devam etti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca-Cola, Bir Zamanlar Kokain İçeriyordu

  • Dünyadaki ilk kola olan Coca-Cola, Mayıs 1886’da John Doc Pemberton ve Frank Robinson’ın çalışmaları sonucunda üretildi.
  • Coca-Cola, 1800’lü yıllarda morfine ve onun bağımlılık yapıcı niteliklerine alternatif olarak ilk çıktığında, büyük ölçüde kokain içeriyordu ve 20. yüzyılın başlarına kadar kokain içeceğin bileşenlerinden biri olarak kaldı.
  • İlgili Yazı: Fanta, Nazi Almanyası’nda Kolaya Alternatif Olarak Nasıl İcat Edildi?

İngiliz Daily Mail gazetesinin paylaştığı bilgiye göre, günümüzde dünyanın en popüler içeceklerinden biri olan kolanın arkasındaki fikir, John Doc Pemberton’a aitti. John Doc Pemberton, 1880’li yıllarda ABD’de gerçekleşen iç savaş sırasında Amerikan Güney Eyaletleri Konfedereasyonu’nda görev yapan askerlerden biriydi ve savaş sırasında göğsünden derin bir kılıç yarası aldı. Acısını dindirmek için kendisine morfin verildi, ki morfin, o dönem için ağrı kesici niyetine kullanılıyordu. Pemberton daha sonra sadece acıyı dindirmeyen, aynı zamanda onun morfin bağımlılığını da sona erdirecek mucize bir içecek meydana getirmek için yemin etti.

Pemberton, ABD’nin Georgia eyaletinin Columbus kentinde yer alan eczanesinde, “Pemberton’ın Fransız Koka Şarabı” isimli içecekle bu yoldaki ilk başarısını elde etti. Pemberton, bu içeceği, insanı hasta eden neredeyse her şey için bir tedavi olan “dünyanın harika sinir ilacı” olarak adlandırdı ve bu ilaç, dünyanın en saygın tıp insanları tarafından da onaylandı. Pemberton’ın icat ettiği bu içecek, iddia edildiğine göre zihinsel ve mental bitkinliği,, kronik hastalıkları, sindirim güçlüğünü, böbrek ve karaciğer sorunlarını, kalp hastalıklarını, melankoliyi, histeriyi, nevraljiyi, migren ağrısını, boğaz ve akciğer sorunlarını, uykusuzluğu, umutsuzluğu, hatta yorgun duyguları bile iyileştirebiliyordu.

İlk Çıktığında, Coca-Cola’nın Tanıtımı İçin Hazırlanan Afişlerden Biri

Pemberton, bu içeceğin bir şişesini 1 dolara sattı, ki bu miktar günümüzün 20 dolarına denkti. Aslında bu alkollü içecek; kola cevizi, damiana, koka ve alkol içeriyordu. Kola cevizi, kokainin kaynağıydı. Damiana ise anksiyeteyi iyileştirdiğine dair kanıtlanmamış iddialar olan alkollü bir meyve şurubuydu. Koka yaprakları da kimyasal bir işlem aracılığıyla özü elde edilen ve doğal olarak oluşan kokaini temin ediyordu.

Burundan çekilen kokainden farklı olarak, koka şarabından elde edilen yüksek miktar daha uzun sürdü ve cinsel uyarılmanın yan etkilerini artırdı. Bunun üzerine Pemberton, karışımının ‘cinsel organların en harika canlandırıcısı’ olduğunu iddia etti. Fakat o, bunu nasıl pazarlaması gerektiğini bilmiyordu. Bu yüzden Atlanta’ya taşındı ve Frank Robinson ile iş birliği yaptı. Bu iş birliği sonucunda da Mayıs 1886’da ilk kola ortaya çıktı. Robinson tarihteki ilk kolayı Coca-Cola olarak adlandırdı ve onu günün kültürel merkezinde pazarlamaya başladı.

Bu sırada Pemberton ise hala morfin bağımlısıydı ve ilaçlarının ücretini karşılamak için sahip olduğu patent haklarını Asa Candler isimli birine satmak zorunda kaldı ve Candler, kolayı agresif bir şekilde pazarlamaya başladı. Ancak 20. yüzyılın başlarına kadar kokain içecekten çıkarılmadı. Coca-Cola, 1922 yılında Jonas-Miller Yasası’nın yürürlüğe girmesi ve bu yasayla birlikte ABD’ye kokain ithalatının yasaklanmasının ardından, kokain ithal etmek için özel bir muafiyet elde etti ve şirket, günümüzde hala uyuşturucu ilişkili bitki ithal ediyor. Ancak Coca-Cola, içeceğinin bir zamanlar kokain içerdiğine dair iddiaları inkar ediyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?