En Yaratıcı 15 Gerilla Marketing Kampanyası – II

Daha önce yayınladığımız Gerilla marketing uygulamalarını genişletiyoruz. Dünyada ses getiren uygulamaların ikinci bölümü;

15

14

13

12

11

10

9

8

7

6

5

4

3

2

1

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

İki Sanatçı New York Sokaklarındaki Reklamları Sanat Eserleri ile Değiştiriyor!

Sokakta yürürken aslında dört bir yanımızın bir şekilde reklamlarla çevrili olduğunu ne kadar fark ediyoruz sizce? Baktığımız her yerde farklı bir reklamla karşılaşmak yerine ruhumuzu aydınlatan birkaç şey araya serpiştirilse ne güzel olurdu değil mi?

2016 yılında sanatçı Caroline Caldwell ve partneri RJ Rushmore her yerde reklam görmekten sıkılıp reklamları sanat eserleri ile değiştiren cesur bir kampanyaya başlamışlar.

“Art in Ad Places” ( Reklam alanlarında Sanat) adını verdikleri proje 2017 boyunca, New York’un bir çok yerinde kullanılan ya da kullanılmayan telefon kulübelerinde devam etmiş. Telefon kulübesi reklamları bu ikili tarafından gizlice sanat eserleri ile yer değiştirmiş.

Sanat eserleri o bölgedeki görevlilerin durumu ne zaman fark edeceğine bağlı olarak bazen 24 saat bazen de haftalarca yerinde kalmaya devam etmiş. Bu eğlenceli yolculuğu sokak sanatçısı ve fotoğrafçı Luna Park fotoğraflayarak hepimizin bu cesur işten haberi olmasını sağlamış. Şimdilerde bu fotoğraflar Brooklyn’de bir galeride sergileniyor ve proje ile ilgili bir kitap bile hazırlanıyor.

Gri bir sokağı neşelendirmek için Shepard Fairey ve Molly Crabapple gibi ünlü sokak sanatçılarının eserlerinin yanı sıra yeni tanınmaya başlanan sanatçıların da eserleri kullanılmış.

Özellikle ankesörlü telefonların birçoğunun hali hazırda kullanılmazken hala reklam alanı olarak görülmesine kızan ikili,  reklamlarla kamu alanlarını kirletmemeli, topluma yararı olan bir şeyler yapmalıyız fikri ile hareket ediyor, bazen boş bir duvar reklamdan daha iyidir diyorlar.

“Biz kamu alanının nasıl farklı kullanılabileceği konusunda reklam yapıyoruz” şeklinde projelerinin amacını özetleyen RJ Rushmore projeyi de kendi içinde bir reklam kampanyası olarak görüyor.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link