Geleceğe Yaptığımız En Büyük Yatırım: Çocuklarımız

Çocuklar ve gençler kuşkusuz toplumların geleceğinin en önemli unsurları, ve onların gelişimi aynı paralel de toplumların, halkların gelişimi anlamına geliyor. İnsanoğlunun doğal rekabetçi yapısı sayesinde de, aileler çocuklarına daha güzel hayatlar yaşamaları için daha fazla harcama (yatırımlar) yapıyorlar. İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nın geçtiğimiz gün yayınladığı rapora göre de, aileler çocukları için gerçek anlamda yemiyor, yediriyor, içmiyor, içiriyor ve geleceklerini daha iyi inşa etmeleri için hem maddi hem manevi ellerinden geleni esirgemiyorlar.

Gelelim raporun detayına, doğum, bakım, sağlık, giyim, ulaştırma ve gıda giderleri dahil olmak üzere, aileler çocuklarına beşikten, üniversiteye dek 80 bin lira ile 1 milyon liranın üzerinde ki geniş bir yelpazede para harcıyorlar. Dar gelirli aileler (asgari ücret ile geçinen), çocuklarına yaklaşık olarak bahsedilen 22-23 yıllık süreç de, en az 80 bin lira harcıyor.  Çocuklarını özel okullara gönderen aileler de ise, çocuklara harcanan para oldukça yüksek.

Raporda, dar gelirli karı kocanın asgari ücretle çalıştığı bir ailenin aylık geliri bin 500, orta gelirli ailenin 4 bin, zengin aileninki ise 8 bin lira olarak baz alınmış. Raporda her yıl için yüzde 5 enflasyon farkı da gözetilirken her ailenin bir çocuğu olduğu var sayıldı. Dar gelirli grupta, çocuğunu tüm eğitim hayatı boyunca devlet kurumlarına gönderen, ve giderleri asgari düzeyde tutan ailelerde yapılan masraf 80 bin lira seviyelerinde oluyor.

İkinci grupta yer alan ortalama 4 bin TL geliri olan aileler ise, çocuklarına 559 bin TL harcıyor. Üst grupta ise bu rakam 1 milyon TL’ye yaklaşıyor.  Bu iki grupta eğitimin sürekli olarak özel okullarda alındığı varsayıldığı için, bu iki ailede giderlerin en büyük kalemini özel okul ücretleri alıyor. Dar gelirli ailelerde ise, en büyük gider kalemi gıda olarak göze çarpıyor.

İSMMMO verilerine göre Türkiye’de 17 milyon 235 bin öğrenci bulunuyor,  ve bunlardan 613 bini özel okullarda eğitim görüyor. 17 milyondan fazla öğrenciye yapılan masraflar toplamda milyarlarca liraya çıkıyor. Fakat ülke olarak hala bu paraların geri dönüşünü sorgulayacak düzeye gelemedik. Çocuğa yapılan masrafın, eğitimine harcanan paranın ülkemizde yatırım olarak görülmemesi mutlaka en büyük mental eksiklik. Duygusal olarak düşünüldüğünde tabii ki, bu söylediklerimiz çok anlamsız olacaktır ancak yine de ülke olarak eğitime ailelerce yapılan yatırımları sorgulamamız gerekiyor. Yatırılan bunca paranın karşılığında elimizde olan insan gücümüzü kıyaslamalı ve gerekli önlemleri almalıyız.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link