Garanti Bankası’ndan ‘Yetersiz Bakiye’ Derdine Son Verecek Yenilik

Yaşanmış Bir Hikaye

Bugün son saniyede saat başı geçen otobüsümü büyük bir heyecanla yakalamayı başardım. Usain Bolt’u kıskandıracak yüz metre koşuculuğuma şahit olan tüm yolculara keskin bir bakış atarak Kentkartımı okutmak üzere yavaşça makineye doğru uzatacak ve hayatımda yaşayacağım en karizmatik anların tadını doyasıya çıkaracağım bir otobüs yolculuğuna başlayacaktım. Bir otobüs yolcusu için bu karizmanın ne demek olduğunu size anlatmam gerçekten çok güç.Şair olmadığım için bu anların şiirini size ne yazık ki yazamam…

Ama bu karizmatik duruşum fazla uzun sürmedi, ne olduysa tam o anda oldu… Kenkartımı makineye uzattım ve hayatta en korktuğum ses bir anda kulaklarımda çınlamaya başladı. ‘’Yetersiz Bakiye’’

Yaşadığım heyecan bir anda ortadan kayboldu, keskin bakışlarım yerini boynu büküklüğe bıraktı. Dizilerdeki o yakışıklı ve karizmatik jönü oynayacaktım halbuki yolculuğum boyunca, gençtim, hayallerim vardı. O otobüs benim beyaz perdem, gençlik heyecanlarım olacaktı, yıkılan hayallerim değil.. Ama o ses birkaç saniye içinde o otobüsten yavaşça inip Kentkartımı dolduracak bir bayii aramam gerektiğini söylüyordu bana, tüm o karizmamı bir kenara bırakıp. 5 dakika önceki havalı adamdan eser yoktu artık hayatımda. Kentkartımı dolduracak bir yerler aradım, hayallerim boş sokakların içinde yavaşça gözden kayboldu, terk edildim.. Kentkartıma yükleme yaptıktan sonra gözlerden uzak bir köşede otobüsümü beklemeye başladım, işe geç kalmanın hüznü ve kaybolan hayallerimle birlikte…

Müşterilerinin bu tarz hikâyeleri yaşamasını istemeyen Garanti Bankası müşterilerinin hayatını kolaylaştıracak yenilikleri hayata geçirmeye devam ediyor.

İlk olarak Çanakkale’de hayata geçen uygulamayla Garanti müşterileri Kentkartlarına Garanti İnternet, Garanti Cep ve GarantiOne uygulamaları üzerinden istedikleri anda yükleme yapabilecek.

Uygulama bu yılın sonuna doğru ise Kentkart kullanılan diğer bazı bölgelerde de hayata geçecek ve Garanti müşterileri bundan sonra tüm yolculuklarını oldukça rahat şekilde gerçekleştirebilecek.

Gelecek dönemde online olarak Kentkart yüklemesi yapılabilecek bölgeler ise şu şekilde; Antalya, Alanya, Kocaeli, Mersin, Hatay, Muğla, Sivas, Yozgat, Edirne, Bandırma, İnegöl, Niğde, Burdur ve Zonguldak Ereğli.

 Garanti’nin müşterilerine sunduğu bu yeniliği detaylı olarak incelemek için buradaki adresi ziyaret edebilirsiniz.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İstanbul Kültür Üniversitesi İletişim Sanatları Bölümü Mezunu. Reklam Yazarlığı kariyerinden sonra, Pazarlamasyon'da içerik editörlüğü.

Bir Cevap Yazın

Duygusal Yapay Zeka, Kullanıcı Deneyimini Kişiselleştirecek

  • Duygusal yapay zeka, günlük nesnelerin, insanların duygusal durumlarını ve ruh hallerini algılamasına, analiz etmesine, işlemesine ve bunlara tepki vermesine imkan tanır. Bu teknoloji, daha kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri meydana getirmek için kullanılabilir.
  • Gartner’ın Araştırmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Annette Zimmerman’a göre, 2022 yılı itibarıyla kişisel cihazlarımız, duygusal durumumuz hakkında kendi ailemizden daha fazla şey bilecek.
  • Sanal kişisel asistanlara duygu algılama yetenekleri eklemek, bu cihazların yüz ifadelerinden, ses tonlamalarından ve davranış biçimlerinden veri noktalarını analiz etmesine olanak sağlayacak ve bu da kullanıcı deneyiminin büyük ölçüde geliştirilmesine ve daha rahat ve doğal kullanıcı etkileşimlerinin oluşturulmasına imkan verecektir.
  • “Nevermind” isimli video oyunu, herhangi bir oyuncunun ruh halini saptamak ve oyun seviyelerini ve zorluğu buna göre ayarlamak için Affectiva’nın duygu tabanlı biyo-geribildirim teknolojisini kullanıyor. Oyuncu ne kadar korkarsa, oyun o kadar zorlaşıyor.
  • İlgili Yazı: Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

Son dönemde yapay zekanın her alanda ön plana çıktığını sürekli olarak konuşuyoruz. Yapay zekanın fark yaratacağı alanlardan biri de duygu takibi. Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner’ın belirttiğine göre, “duygusal programlama” olarak da bilinen “duygusal yapay zeka”, günlük nesnelerin, insanların duygusal durumlarını ve ruh hallerini algılamasını, analiz etmesini, işlemesini ve bunlara tepki vermesine imkan tanır. Bu teknoloji, daha kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri meydana getirmek için kullanılabilir. Örneğin bu teknolojiyi bünyesinde barındıran bir akıllı buzdolabı, duygusal durumunuza göre size yiyecek önerebilir.

Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.“ diyor. Bu tahmin, bazılarına çok uçuk gelebilir; ancak yılın hemen başında gerçekleştirilen tüketici elektroniği fuarı CES 2018‘de tanıtılan ürünler, duygusal yapay zekanın, Zimmerman’ın bu öngörüsünü rahatlıkla gerçeğe dönüştürebileceğini gösterdi.

Bunların yanı sıra Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları ifade ediyor:

Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

Sanal Kişisel Asistanlara Duygu Algılama Yetenekleri Eklemek

Duygusal yapay zekanın yetenekleri mevcut olmasına rağmen, bu yetenekler henüz yaygın değildir. Apple‘ın Siri‘si, Microsoft‘un Cortana‘sı ve Google Assistant gibi sanal kişisel asistanların popülaritesi nedeniyle, sohbet sistemlerinde onların ilgi çekmeleri için doğal bir yer mevcut. Sanal kişisel asistanlar, sözlü komutları ve soruları işlemek için doğal dil işleme ve doğal dil anlamayı kullanırlar. Ancak kullanıcıların duygusal durumlarını anlamak ve onlara yanıt vermek için gerekli olan bağlamsal bilgiden yoksundurlar.

Duygu algılama yetenekleri eklemek, sanal kişisel asistanların yüz ifadelerinden, ses tonlamalarından ve davranış biçimlerinden veri noktalarını analiz etmesine imkan sağlayacak ve bu da kullanıcı deneyiminin önemli ölçüde geliştirilmesine ve daha rahat ve doğal kullanıcı etkileşimlerinin meydana getirilmesine olanak tanıyacaktır. Bu alanda zaten prototipler ve ticari ürünler mevcuttur. Beyond Verbal’in ses tanıma uygulaması ve bağlantılı ev sanal kişisel asistanı Hubble Connected, bu alanda ilk olarak akla gelen ürünlerden ikisidir.

Apple’ın Sanal Kişisel Asistanı Siri’nin iPhone’daki Arayüzünden Bir Görünüm

Bununla birlikte kişisel asistan robotlar da duygusal yapay zeka geliştirmek için en önemli adaylardır. Bunların çoğu, halihazırda farklı duygusal bağlamlara ve insanlara adapte olabilen kişisel asistan robotlar meydana getirmek için genişletilebilecek bazı insan karakteristiklerini bünyesinde barındırır. Bir kişisel asistan robot, belirli bir kişi ile ne kadar çok etkileşimde bulunursa, bir kişilik geliştirmesi de o kadar kolay olacaktır.

IBM gibi tedarikçiler ve Emoshape gibi girişimler, robotik sistemlere insan benzeri nitelikler eklemek için teknikler geliştiriyorlar. Qihan Technology’nin Sanbot ve SoftBank Robotics’in Pepper isimli robotları, insanların değişen duygusal durumlarını birbirlerinden ayırmak ve bunlara tepki vermek için kişisel asistan robotlarını eğitiyorlar. Örneğin bir kişisel asistan robot, bir etkileşimde hayal kırıklığı tespit ederse, özür dileyerek cevap verecektir.

Duygu Algılama Teknolojisi ile Müşteri Deneyimine Değer Katmak

Duygusal yapay zekalar; eğitim ve tanı yazılımı, video oyunları ve otonom araçlar da dahil olmak üzere, sıkça kullanılan diğer tüketici aygıtları ve teknolojisi için yakın gelecekte görmemizin mümkün olduğu bir teknolojidir. Her biri şu anda geliştirme ya da pilot aşamasındadır.

Örneğin “Nevermind” isimli video oyunu, herhangi bir oyuncunun ruh halini saptamak ve oyun seviyelerini ve zorluğu buna göre ayarlamak için Affectiva’nın duygu tabanlı biyo-geribildirim teknolojisini kullanıyor. Oyuncu ne kadar korkarsa, oyun o kadar zorlaşıyor. Buna karşılık oyuncu ne kadar rahat olursa, oyun da o kadar kolay oluyor. Bunun yanı sıra sürücünün algıladığı kaygı düzeyine göre otomobilin frenlerinin cevap verebilirliğine uyum sağlayabilen araç içi sistemler de mevcut. Her iki durumda da, gerçek zamanlı duygu analizine imkan tanımak için görsel sensörler ve yapay zeka tabanlı duygu izleme yazılımı kullanılır.

Bir duygu ölçüm teknolojisi şirketi olan Affectiva’nın geliştirdiği otomotiv yapay zeka sistemi, yedi duygusal metriği ve sürücülerde ve yolcularda 20 kadar yüz ifadesi metriğini tanıyabiliyor.

Otomotiv ve sağlık hizmeti endüstrilerindeki şirketler, duygu algılama özelliklerini benimsenip benimsenmeyeceğini ve bu teknolojinin ne kadar uzak olduğunu değerlendirenlerin arasında en fazla ön plana çıkan kuruluşlardır. Hemen yukarıda verdiğimiz örnekte de görüldüğü gibi, otomobil üreticileri, araç içi duygu algılama sistemlerinin hayata geçirilmesi için çalışıyorlar. Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak ise “Bu sistemler, sürücünün ruh halini algılayacak ve duygularının farkında olacaklar. Bunun karşılığında sürücünün öfkesini, hayal kırıklığını, uyuşukluğunu ve kaygısını yöneterek yol güvenliğini artırabilirler.” diyor.

Sağlık alanında ise duygu algılama özelliğine sahip giyilebilir cihazlar, kesintisiz olarak hastaların ruh sağlıklarını izleyebilir ve gerekirse doktorları ve hasta bakıcıları anında uyarabilirler. Aynı zamanda izole edilmiş yaşlı insanlara ve çocuklara da ruh sağlıklarını izleme konusunda yardımcı olabilirler. Ayrıca bu cihazlar, doktorların ve hasta bakıcıların ruh sağlığı modellerini izlemelerine ve bakımları sırasında insanlarla ne zaman ve nasıl iletişim kurabileceklerine karar vermelerine imkan tanıyabilirler.

Duyguları tespit etmek ve bunlara yanıt vermek için mevcut platformlar, genel olarak özeldir ve birkaç yalıtılmış kullanım senaryosu için uygun hale getirilmiştir. Aynı zamanda bunlar, geçtiğimiz yıllarda ürün ve marka algısı çalışmaları için pek çok global marka tarafından kullanılmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Global İnovasyonda 50. Sıradayız

Türkiye’nin, Global İnovasyon Endeksi’nde geçen yıla oranla 7 basamak gerileyerek 126 ülke içerisinden 50’nci sıraya yerleştiği görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, ülkelerin küresel boyuttaki inovasyon oranını ele alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’inDünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO), Cornell Üniversitesi ve INSEAD işbirliği verilerinin yanı sıra medya yansımalarından da derlediği bilgilere, Türkiye’nin inovasyon endeksinde 50’nci sıraya yerleştiği görüldü. Geçen yıl 127 ülke arasında 43’üncü olan Türkiye’nin bu yıl 7 basamak gerileyerek 126 ülke arasından 50’nci sıraya yerleştiği saptandı. Böylelikle, Türkiye kalkınmışlık düzeyine göre beklenen seviyenin altında performans sergileyen ülkeler kategorisinde yer aldı. Bu listede Türkiye’yi bir basamak önünden takip eden ülke de Romanya olurken, hemen ardında yer alan ülke Katar olarak belirlendi.

Listenin Başında İsviçre Var

ITS Medyave Ajans Press’ingerçekleştirdiği medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında bu sene içerisinde 16 bin 116 haber yansıması tespit edilirken, geçtiğimiz yıl içerisinde medyaya yansıyan haber sayısının 27 bin 919 olduğu belirlendi. Araştırma, İnovasyon Girdileri Alt Endeksi ve İnavasyon Çıktıları Alt Endeksi baz alınarak hazırlanırken, Türkiye’nin İnovasyon Girdileri Alt Endeksinde iyileşme gösterdiği gözlendi. Listenin zirvesine yerleşen ülke ise İsviçre olarak belirlendi. Böylelikle, son 3 yıldır zirvedeki ülkenin değişmemesi dikkat çekti. İsviçre’yi ikinci sıradan Hollanda, üçüncü sıradan İsveç, dördüncü sıradan İngiltere, beşinci sıradan ise Singapur takip etti. Endekste yükselişi en hızlı olan ülkeler de İsrail ve Çin olarak tespit edildi. Bu bağlamda, 2017 yılında 17’inci sırada olan İsrail’in 6 basamak ilerleyerek 11’inci sıraya, geçen yıl 22’inci sırada olan Çin’in ise 5 basamak yükselerek 17’nci sıraya yerleştiği saptandı.

Türkiye’yi listenin başındaki İsviçre ile karşılaştırdığımızda da, kişi başına milli gelire patent oranında İsviçre 17,4 puan alırken, Türkiye’nin sadece 3,4 puan aldığı görüldü. Güneş enerjisi sektöründe ise nüfus başına düşen icat sayısı bakımından ilk 20 içerisinde bile yer almadığımız belirlendi. Yer alamadığımız listenin başına ise 1 milyon kişiye 250 icatla Japonya yerleşti. Japonya’yı 220 icatla Güney Kore, 65 icatla Almanya takip etti.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link