Galatasaray’ın Şampiyonluğu ve Markalaşma 0

Her yıl milyarlarca doların  aktığı bir sektör haline gelen futbolun  en önemli özellikleri genç-yaşlı, zengin-fakir demeden milyonlarca insanı meşin yuvarlağı heyecanla izlemeye sevk etmesi, günlük hayatın stresini alması ve insanlara aitlik duygusunu yüklemesi. Bu 3 unsur birleştiğinde ise  ortaya dünya üzerinde pazarlamaya en elverişli bir unsur çıkıyor: Tutku!

Peki insanlara kazandırdığı tutku sayesinde milyonları peşinden sürükleyen kulüplerimiz, bir sonraki hamle olan markalaşma konusunda ne durumdalar?

brand positioning 3-resized-600Ne yazık ki konu markalaşma olunca kulüplerimiz istenilen  yerde değil. Sebebi ise kulüplerin marka odaklı bir bakıştan ziyade ürün odaklı bir bakışı desteklemeleri. İyi birkaç transfer, ünlü bir hoca ve forma reklamları döngüsünde kurulmuş olan ürün odaklı pazarlama stratejisi, günü kurtarmanın ötesine geçemiyor ve neredeyse her yıl aynı döngü kendini tekrarlıyor.

Galatasaray ise markalaşma konusunda umut vaad eden kulüplerin başında geliyor. Kulüp dün akşam 19. şampiyonluğuna ulaştı. Son 2 yıl üst üste gelen şampiyonluklar, kulübün girdiği borç bataklığını kurutmaya başladı. Deilotte’un yaptığı Futbol Para Ligi araştırmasına göre geçtiğimiz yıl 95.1 milyon Euro’luk bir gelire sahip olan Galatasaray, Avrupa’nın en çok gelir kazanan takımları sıralamasında da 29. sırada bulunuyor. [İlk 20’ye buradan ulaşabilirsiniz.] Bu yıl kazanılan şampiyonluk ve Şampiyonlar Ligi’nde görülen çeyrek final sonrası ise geçtiğimiz yılki gelire göre bir hayli yüksek bir gelir bekliyor bu yıl Galatasaray’ı.

Gelirler elbette markalaşmanın bir kıstası değil ancak markalaşmayı sağlayabilecek  önemli araçlardan biri. Futbol dünyasında markalaşmanın en önemli unsurlarının başında ise soyut değerler yer alıyor. Bu değerler kulüpten kulübe, şehirden şehre farklılık gösteriyor. Bu değerleri daha iyi anlamamız açısından Güven Borça’nın hazırladığı ve 4 büyük takımın yer aldığı aşağıdaki tabloyu  incelemekte fayda var.

(Büyüt boyut için tabloya tıklayın)

Kulüp konumlandırma

Galatasaray’a Öneriler

Dünkü şampiyonluk ve gelinen çeyrek final sonrası markalaşma yolunda Galatasaray’ı bir adım önde görüyorum. 96-00 arasındaki ruh yakalandığı takdirde ‘’Avrupa  Fatihi’’ konumlandırması çerçevesinde yapılacak olan markalaştırma faaliyetleri Galatasaray’ı uzun yıllar en üst noktada tutabilir.

Galatasaray’ın özellikle Avrupalı’lar tarafından kullanılan çok uyumlu, akılda kalıcı ve herşeyden önemlisi global bir kısa adı var: ‘’Gala’’ . Bu isim Avrupa’da yakalanan başarının devam etmesi halinde uluslararası konumlandırmada önemli bir yer tutabilir.

Çeyrek final maçında futbolcuların ellerini kalplerine götürmesi, taraftarın müthiş kaleografileri sayesinde tüm dünyaca bir farkındalık yakalayan Galatasaray’ın ‘’büyük kulüplere karşı ayakta duran, imkansızı isteyen’’ bir yapı ile avrupa ve dünyaya açılması, yaradılış gereği milyonlarca insanın ilgisini çekebilir. İçerdeki ‘’Avrupa Fatihi’’ konumlandırması, dışarda yerini ‘’büyüklere kafa tutan takım’’a bırakabilir. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için Galatasaray maçlarının avrupada ve dünyada yayınlanması, taraftar ürünlerinin bu konumlandırmaya paralel olarak global bir konseptte tekrardan düzenlenmesi gibi birçok küçük ayrıntının entegre edilmesi gerekiyor.

Entegrasyon yapılırken dikkat edilmesi gereken en büyük unsur ise  ‘’Ruh’’. Milyarder iş adamlarının birer birer kulüpleri satın alması sonucunda oluşacak olan tek kutuplu dünyanın karşısında özgüven ve cesaret ile duran bir takım, insanlara aşılayacağı ruh ile onların yeni tutkusu olabilir.

Galatasaray’ın nasıl bir yol izleyeceğini önümüzdeki bir kaç yıl içerisinde her birlikte göreceğiz…

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Marketing Meetup’ta Konuşmacılar Belli Oluyor. İlk İsim; Uğur Batı 0

Pazarlamaya ait faydalı alt konuların, alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir buluşma serisi olan Marketing Meetup’ın dördüncü buluşması “Intelligence” yani “Zekâ” temasıyla profesyonellerle buluşuyor.

2 yıldır pazarlama, teknoloji ve iş dünyasını konuştuğumuz ve bu yıl dördüncüsünü düzenleyeceğimiz Marketing Meetup serimizde konuşmacı kadromuz yavaş yavaş belli olmaya başladı. Belli olan ilk konuşmacılarımız arasında, sektörün önemli isimlerinden Prof. Dr. Uğur Batı da yer alıyor.

Profesyonel kariyerinde pek çok ulusal ve uluslararası marka için reklamlar yazan ve stratejiler geliştiren ödüllü bir reklamcı olan Batı, Reklam Yaratıcıları Derneği Başkan Yardımcılığını uzun yıllardır yürütmekte. Telsim, Rumeli Telekom gibi firmalarda marka uzmanlığı, Gode İstanbul’da yaratıcı yönetmenlik, son olarak da İstanbul Menkul Kıymetler Borsasından Borsa İstanbul’a geçiş sürecini marka tarafında yöneterek, 4 yıl boyunca kurumda marka ve kurumsal iletişim müdürlüğü görevlerinde bulunmaktadır. Şu anda ise Okan Üniversitesi, Kültür Üniversitesi ve Üsküdar Üniversitesinde dersler verip, marka danışmanlıkları yapmaktadır.

Uğur Batı’nın Reklamın Dili, Marka Yönetimi, Enneagram İle Kişilik Analizi, Kendine İyi Bak, Dijital Oyunlar, Tüketici Davranışları, Ben Bilmem Beynim Bilir ve Sinaps adlı kitapları ayrıca Azraa-eel Menkıbeleri adlı romanı ve Aşkın Karanlık Yüzü adında bir de öykü kitabı vardır.

Dünyanın ilk nöropolitik kitabı ile New York Times, The Times gibi uluslararası gazetelerde röportajlar gerçekleştiren Uğur Batı, Nöropazarlama alanında Türkiye’de laboratuvar çalışmaları yapan en önde gelen akademisyen konumunda bulunuyor.

Şimdiye kadar birçok uzmanı konuk eden ve sektörü biraraya getiren Marketing Meetup serimizde siz de yer almak istiyorsanız detayları buradan bulabilir ve erken kayıt fırsatıyla yerinizi ayırtabilirsiniz.

Neden Marketing Meetup’a Katılmalısınız?

1. Aynı Konulardan Bahsetmiyoruz

Tüm konferanslar, birbirinin benzeri konular üzerinde dönüp durmaktayken, Marketing Meetup bu jenerik konular döngüsünü kırıyor. Marketing Meetup’ın hiçbir konferansında, hiçbir oturumunda klişe konulardan bahsedilmiyor. Böylece, her zaman farklı konularla seyircinin ilgisi canlı kalıyor.

2. Önemli Konuşmacıları Dinleyebileceksiniz

Marketing Meetup sektörün duayen isimlerinin katılımcılara yol gösterdiği, ışık tuttuğu bir konferans serisi. Kendi sektöründe, bilinen isimlerin konuk olduğu Marketing Meetup, etikete değil, içeriğe önem verenlerin katıldığı, doğru kişilerin kaliteli konulardan bahsettiği bir oluşum.

3. Yaratıcı Çözümler ve Trendleri Takip Edebileceksiniz

Son moda pazarlama konularının konuşulacağı oturumların yanı sıra, fuaye alanında gerçekleşecek aktivitelerle son dönem trendleri yakından takip edebileceksiniz.

4. Networking Yapmak İçin Birebir

Kaliteli insanların, sektör duayenlerinin katıldığı Marketing Meetup serisi, networking yapabilmeniz, profesyonel çevrenizi genişletebilmeniz için de kaçırılmayacak bir fırsat. Buradan kaydınızı gerçekleştirebilir, tüm sektörü buluşturan etkinliğimizde yerinizi ayırtabilirsiniz.

Apple’ın FaceID ile Başı Dertte Mi? 0

Apple, FBI’nın San Bernardino’da gerçekleşen ve 14 kişinin ölümüne sebep olan terör saldırısında ele geçirdiği şifreli iPhone 5c model telefondaki iletişim bilgilerine ulaşma talebini reddetmiş ve olay Silikon Vadisi’nin en çok konuşulan hadiselerinden biri olmuştu. Şimdi ise Face ID teknolojisine ABD Senatosu’ndan soruşturma geldi.

12 Eylül’de yapılan özel bir etkinlik ile Apple, yeni teknolojilerini duyurdu. Bu teknolojilerden en çok ilgi çekeni ise elbetteki FaceID oldu. Kullanıcılarına hem güvenlik hem de kolaylık sağlayan bu teknoloji duyurulduğu andan itibaren tüm dünyanın gündeminde yer aldı. Son zamanlarda ise güvenlik konusunda bu teknoloji üzerinde bir çok şüphe mevcut.

En son, şu anda Rusya’da ikamet eden NSA’in eski çalışanı Edward Snowden bu teknolojinin güvenlik zafiyeti içerdiğiyle ilgili bazı açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalar sonrasında ise sosyal medyada bu konu hakkında birçok paylaşımda bulunuldu ve birçok telefon kullanıcısı kişisel güvenlik ve gizlilik konusunda endişeye düştü.

Bu konuyu devralan ABD Senatosu’ndan Senatör Al Franken, kişisel güvenlik ve gizlilik konusundaki bu endişelerin giderilmesi için Apple CEO’su Tim Cook‘a bir mektup yazdı. Sonrasında Apple tarafından yapılan açıklamalarda Face ID ayrıntılarının telefonun kendisinde olacağı belirtildi. Ancak bu konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen Senatör, Apple’ın bu teknolojideki tüm adımlarını bilmek istiyor.

Senatör Franken sorduğu sorularda Apple’ın Face ID algoritmasını yetiştirmek için kullandığı bir milyar yüz görüntüsünün nereden geldiğini soruyor ve Apple’ın müşterilerinin yüzlerini başka bir amaçla kullanmayacağına dair güvence istiyor. Edward Snowden, Face ID’nin yüz taramayı normalleştirdiğini ifade ederek kesinlikle kötü amaçlarla kullanılacak bir teknoloji olduğunu belirtmişti.

Ancak şurası biliniyor ki Apple firması, güvenlik konusuna verdiği önem ve bu alanda yaptığı yatırımlarla ön plana çıkıyor. Birçok Apple kullanıcısı güvenli olduğu gerekçesiyle firmayı tercih ettiklerini belirtiyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link