Femvertising: Reklamcılığın Geleceği

Femvertising– feminist reklamcılık.

Daha önce bu kelimeyi duymamış olmanız çok normal. Çünkü reklamcılık (advertising) ve feminizm (feminism) kelimelerinin birleşiminden türetilmiş olan bu kelime, hayatımıza son yıllarda dahil oldu diyebiliriz. Ancak yeni bir şeyler öğrenmeye hevesliyseniz ya da vicdanlı bir tüketici olduğunuzu düşünüyorsanız, söz veriyoruz bu konu oldukça ilgilinizi çekecek.

Tüm bunlardan bahsetmeden önce, feminizmin gerçekten ne olduğunu anlamak gerekiyor. Dünya, özellikle kadın-erkek hakları bakımından maalesef ki eşit bir yer değil. Kadın-erkek eşitsizliği, ülkeden ülkeye oldukça değişse de henüz gelişmiş ülkelerin bile aşamadığı bir sorun. Eminim, neredeyse herkes “feminizm” kelimesini duymuş, hatta bir çoğunuz kadınların erkeklerden üstün olduğu şeklinde bir dezenformasyonla ilişkilendirmiş durumdasınız. Oysa ki feminizmkadınlara ve erkeklere entelektüel ve sosyal her türlü hak bakımından eşit davranılması gerektiğini savunan bir ideolojidir. Sosyal akım olarak feminizm, tüm dünyaya dolayısıyla da endüstrilere yayılarak, feminist pazarlama uygulamaları ile reklamcılık sektöründe de yıkıcı bir etkiye yol açtı.

2015 İlkbahar/Yaz Chanel defilesi.

Femvertising akımının öncesinde reklamlarda erkekler; çekingen, sakin, güzel, rüya gibi, bakımlı, çaresiz ve hizmetkar kadın profiline kıyasla daha güçlü, prestijli ve egemen roller oynamaktaydılar. Erkeklerin aktif ve baskın karakterler olarak sunulduğu reklamlarda kadınlar daha pasifize edilmekteydi. Yıllardır reklamcılık sektörü, bu stereotip cinsiyet rolleri üzerinden yürütüldü. Bu zihniyetin günümüzde yıkılmaya başlamasının en önemli nedeni ise feminizm gibi ideolojilerin toplumda yaygınlaşarak önem kazanması ve reklamlardaki kadınlara yönelik negatif cinsiyetçiliğin, özellikle kız çocuklarının benlik ve öz saygı gelişimini olumsuz etkilediğinin düşünülmesi oldu.  Bu doğrultuda 2012 yılında Avrupa Parlamentosu da reklamlardaki cinsiyet eşitliğine dikkat çekmeye başladı.

Femvertisingi kısaca; reklamcılıkta kadınsı mesajlaşma” olarak tanımlayabiliriz. Reklamlarda feminist ve stereotiplendirilmemiş mesajlara sahip içeriklerin yaratılmasına dayalı bu akım; kadınlar için olumlu, güçlü ve güçlendirici etkilere sahip. Femvertising akımı, reklamcılıkta nesneleştirmeyi sona erdirmeyi, neden olduğu zararı durdurmayı, kadınlara değerlerinin vücutlarının ağırlığından veya diğer fiziksel görünümlerinden ibaret olmadığını, kim olduklarını, ne istediklerini ve neler yapabileceklerini keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyor. 

Aslında 20. yüzyıl kadın hakları bakımından önemli gelişmelere sahne oldu. Yakın geçmişte iş ve moda dünyasında yıkıcı etkiye sahip bir isim olarak Coco Chanel, pantolonların yalnızca erkekler için üretilmiş kumaş parçaları olmadığını dünyaya öğretti. Coco Chanel, güçlü, kendine güvenen, iyi eğitimli, bağımsız ve başarılı kadınların öncüsü haline geldi. İş hayatında korse kısıtlamalarından kurtaran, daha rahat ve sportif tasarımlarıyla kadınları “özgürleştirerek” devrim yarattı. Kişiliği ve ruhu ile 20. yüzyılın kadınları için rol modeli haline geldi. Ancak Coco Chanel, yalnızca bulunduğu devir için mükemmel bir örnek değil, moda dünyası ve feminizm hareketi için zamansız ve uzun süren etkisiyle günümüzde hala etkileri süren güçlü bir figür oldu.

Coco Chanel

Feminizm, Coco ile sona ermedi hatta ivme kazandı. 20. yüzyılın sonlarında küreselleşmenin yaygınlaşması ile birlikte feminizm mücadelesi, tüm dünyaya yayılmaya başladı. Spice Girls grubu 90’larda “kız gücünü” gösteren önemli figürlerden biri olarak karşımıza çıktı. Bugünlerde ise kadınlar için eşit ücret talep eden Jennifer Lawrence, feminist hareketi savunan dizileri ile Lena Dunham, konserlerinde feminizmi ön plana çıkaran Beyonce ve #heforshe adlı feminist organizasyonun temsilcisi olarak Emma Watson  gibi ünlüler bu akımı sürdürmeye devam ediyor.

Dünyada ve Türkiye’de Femvertising

Son yıllarda influencerlar tarafından bu kadar gündeme getirilmesi feminizmi, pazarlamacılar için daha önemli hale getirdi. Pazarlamacıların “trend” olarak gördüğü bu ideolojiyi reklamcılığa taşıyan ilk marka ise 2004 yılında gerçekleştirdiği “Gerçek Güzellik-Real Beauty” kampanyası ile Dove oldu. Kampanyada çeşitli fiziksel özelliklere ve yaşlara sahip kadınlar bir araya getirilerek, farklı mecralarda reklamlar oluşturuldu.

Dove-Gerçek Güzellik Kampanyası

Procter & Gamble’nin, Always (Orkid) adlı ped markası için hazırladığı “kız gibi- like a girl” kampanyası ise dünyada en çok ses getiren femvertisinglerden biri oldu. Yetişkinlerden kız gibi koşmaları istendiğinde, kadınlar ve erkekler alaycı şekilde davranırken, çocukların aynı edimleri olması gerektiği gibi gerçekleştirdiği kampanya Türkiye’de de aynı isimle uyarlandı.

Her ne kadar Orkid kampanyasında çocukların cinsiyet eşitliği konusunda yetişkinler kadar yozlaşmadığı görülse de bu algının çocukluktan itibaren zihinlere yerleştiği, önemli bir gerçeklik. Kızların Barbie bebeklerle oynarken, erkeklerin araba ya da diğer mühendislik araçlarıyla oynaması ya da kızların pembe erkeklerin mavi giymesi bunun en tipik örneklerinden biri değil mi? GoldieBlox, kız çocukların oyuncaklarındaki pembe algısını yıkarak, dünyanın ilk kız mühendis karakterini yaratan ödüllü bir multimedya şirketi. Bu anlamda, kızların kendine güvenini artıracak, hayallerini ve geleceklerini kurmalarına yardımcı olacak oyuncaklar, kitaplar, uygulamalar, videolar ve animasyonlar yaratıyor. GoldieBlox CEO’su ve kurucusu Debbie Sterling’in de dediği gibi; “Mühendislerin %89’u  erkek ve bu demektir ki biz erkeklerin dünyasında yaşıyoruz. Henüz hala popülasyonun yarısı kadınlardan oluşuyor. Bu yüzden daha iyi bir dünyada yaşamak istiyorsak kızların da icat etmesini sağlamalıyız!”

Bu anlamda gerçekleştirilen en güzel örneklerden bir diğeri de Dollar Shave Club’un, kadın ve erkek tıraş bıçaklarının, tıpkı hakları kadar eşit olduğunu gözler önüne serdiği reklam kampanyası oldu. Belki erkekler bu konuda bilgili değiller, ancak kadın bıçakları erkeklerinkiyle aynı fonksiyonlara sahip olmasına karşın, pazarda çok daha yüksek olarak fiyatlandırılıyorlar. Oysa ki pembe olması dışında başka hiç bir fonksiyonel üstünlük sunmayan bıçakları, kadınlar için de konumlandırmak oldukça akıllıca ve eşitlikçi bir strateji.

Milli basketbolcu Işıl Alben, milli tenisçi İpek Soylu, milli triatlet Esra Gökçek ve kikboksçu Funda Diken Alkayış’ın yanı sıra oyuncu olan ama amatör olarak spor yapan influencer Dilan Çiçek Deniz ve Elvin Levinler’in de yer aldığı Nike’nin “Bizi böyle bilin” reklam filmi ise Türkiye’de femvertisingin son zamanlardaki en iyi örneklerinden biri olarak karşımıza çıktı.

Dünyada ve Türkiye’de yaygınlaşan femvertising hareketleri, sadece daha eşit bir topluma ulaşmak meselesi değil aynı zamanda markalaşma meselesi. 18-34 yaşlarındaki kadınlar arasında gerçekleştirilen araştırmada femvertising’in sosyal medyada beğenilmesi, paylaşılması veya yorumlanması olasılığının % 80 daha yüksek olduğu bulgulandı (Google Tüketici Anketi, 2016 Wojcicki, 2016). Bunun yanı sıra, kadınların % 50’den fazlasının reklamlarda kadınlara yönelik güçlendirici etkiye sahip markaları satın aldığı ortaya çıktı. Bu noktada, femvertisingin reklamcılığın geleceği olduğu görüşü güçleniyor. “Seks, sattırır” mottosu da yerini “feminizm, sattırır” mottosuna bırakıyor.

Günün sonunda kadınlar ve erkekler, farklı nedenlerle, farklı zamanlarda ve farklı şekillerde ürün ve hizmetleri kullanıyorlar. Feminist pazarlama, kadınların kendi seslerini duyurmak için mücadele ettiği uzun, kültürel ve psikolojik bir savaşın ürünü olsa da bu noktada bilmemiz gereken en önemli şey, tüm bu etiketleri yaratanların yine bizler olduğu. Tüm bu reklamlar bağımsız ve güçlü kadınların daha üstün olduğunu ifade etmiyor. Feminizm kelimesinin gerçekten taşıdığı anlamı hatırlayın- kadın veya erkek birbirinden üstün değil, haklar bakımından eşittir. Kısacası; karşılaştırmayın, yarıştırmayın ve sırtlarımıza yük olan etiketler yaratmayın.

Carl Sagan’ın dediği gibi; ne de olsa hepimiz yalnızca, evrenin sonsuzluğu karşısında çok küçük bir sahne olan dünya adlı soluk mavi gezegenin sakinleriyiz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Geçtiğimiz Yıllardan 10 Harika Deneyimsel Pazarlama Örneği

  • Deneyimsel pazarlama, markanın, tüketiciyle direkt olarak etkileşime geçmesine imkan tanır.
  • Samsung, 2012 Olimpiyatları sponsorluğunun bir parçası olarak gerçekleştirdiği “Samsung Stüdyo” isimli etkinlik sonucunda, etkinlik mekanını ziyaret eden 10 kişiden 9’u, Samsung Stüdyo ile etkileşime girmenin bir sonucu olarak Samsung marka bir akıllı telefon satın alma olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti.
  • İçecek markası Mountain Dew, 2012 yılında farkındalık yaratmak ve insanları Mountain Dew denemeye teşvik etmek için 43 günlük bir “gerilla turu” hazırladı ve kampanya tarafından hedeflenen insanların %55’i, bir Mountain Dew içeceği satın aldı.
  • Televizyon kanalı TNT’nin, 2012 yılında Belçika’daki sakin bir kasaba meydanında kurguladığı küçük kargaşanın videosu, 2 yılda 50 milyondan fazla izlendi.
  • IKEA, Facebook’ta bulunan bir hayran grubunun isteğini gerçekleştirmek için Birleşik Krallık’ın Essex isimli kontluğunda bulunan bir mağazasında bir “pijama partisi”ne ev sahipliği yaptı
  • İlgili Yazı: İstanbul’da Yapılırsa Trafiği Kesin Kilitleyecek 15 Gerilla Pazarlama Örneği

Tüketici ile marka arasında bir bağ oluşmasına en fazla katkı sağlayan pazarlama şeklinin deneyimsel pazarlama olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Deneyimsel pazarlama, markanın, tüketiciyle direkt olarak etkileşime geçmesine imkan tanır ve tüketicinin, marka deneyiminin bir parçası olmasını sağlar. Bu da herhangi bir mecrada, tüketiciye sıradan bir reklam göstermekten çok daha etkili bir yöntemdir. Econsultancy isimli internet sitesi de geçtiğimiz yıllarda önemli markalar tarafından yapılmış, en dikkat çekici bazı deneyimsel pazarlama örneklerini derledi.

Vans – Vans Evi

ABD merkezli spor giyim markası Vans, 2014 yılının ağustos ayında, Londra’nın merkezinde Vans Evi” adında bir mekan açtı. Markanın açıklamasına göre, Vans Evi, 1966 yılından beri Vans markasını tanımlayan kültür ve yaratıcılığın fiziksel dışavurumuydu. Bu mekan her zaman sanat, müzik, kaykay, BMX, sokak kültürü ve moda yoluyla yaratıcı ifadeyi kucaklayarak ve besleyerek yerel toplulukların, Vans’ın “Off The Wall” ruhunu deneyimlemeleri ve bununla yakından ilgilenmeye başlamaları için sağlam bir platform sunuyordu.

Samsung – Samsung Stüdyoları

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2012 Olimpiyatları sponsorluğunun bir parçası olarak Londra’daki çeşitli mekanlarda marka deneyimleri meydana getirdi. “Samsung Stüdyoları” isimli bu marka deneyimi etkinlikleri, temmuz ayının ortasından eylül ayının sonuna kadar sürdü ve o zaman yeni piyasaya sürülmüş olan Samsung Galaxy S3 ve Samsung Galaxy Note akıllı telefonları tanıtmaya odaklandı.

Bu marka deneyimi etkinliğine katılanlar, Samsung’un Olimpiyat Oyunları uygulamasıyla oynayabiliyor ya da Samsung Galaxy S3’te fotoğraf çekilerek bu fotoğrafı anında kişiselleştirilmiş bir rozete dönüştürebiliyorlardı. Ayrıca insanların özel rozetler toplamak için her gün etkinlik alanına uğramaktan rahatsızlık duymaları ihtimaline karşı, Samsung Galaxy S3 ve dünya turu ödüllü bir yarışma da yapılıyordu.

Yapılan analiz sonucunda, ziyaretçilerin yarısının Samsung Stüdyo’da 6 ila 10 dakika arasında vakit geçirdikleri anlaşılırken ortalama etkileşim süresi ise 7 dakika 45 saniye olarak hesaplandı. Yeni bir telefon için piyasada olanlar için ise ortalama etkileşim süresi, 8 dakika 15 saniye idi. 10 ziyaretçiden 9’u ise Samsung Stüdyo ile etkileşime girmenin bir sonucu olarak Samsung marka bir akıllı telefon satın alma olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti. Ziyaretçilerin %35’i ise Samsung markasını göz önünde bulundurma olasılığının çok daha yüksek olduğunu belirtti.

Red Bull – Felix Baumgartner’ın Stratosfer Atlayışı

Avusturyalı enerji içeceği markası Red Bull‘un uçak yarışından F1 takımına ve ekstrem spor etkinliklerine kadar yaptığı her şey, deneysel pazarlama etrafında şekilleniyor. Tabii bunların hiçbiri, Felix Baumgartner‘ın ses hızını geçtiği “stratosfer atlayışı” ile aynı küresel ilgiyi toplamadı. Dünyanın dört bir yanındaki haber kanalları, bu tarihi olayı canlı olarak yayımladı ve bu sayede Red Bull, paha biçilemez bir marka konumu ve halkla ilişkiler kazanımı elde etti.

Adidas D Rose Jump Store

Pop-up mağazalar yeni bir konsept değil, ancak Adidas’ın 2013 yılında Londra’da açtığı “D Rose Jump Store” isimli pop-up mağaza, diğerlerinden daha iyiydi. O zamanlar ABD’nin ulusal basketbol ligi olan NBA‘deki Chicago Bulls takımında forma giyen yıldız oyuncu Derrick Rose, bu pop-up mağazada, bir çift spor ayakkabı kazanmak için mücadele eden hayranlarıyla bir araya geldi. Bu, meydan okumaya katılan tüm çocuklar için heyecan verici ve unutulmaz bir deneyimdi.

Mountain Dew – Gerilla Turu

2012 yılında, Pepsi‘nin sahibi olduğu asitli içecek markası Mountain Dew’in pazarlama ekibi, bir farkındalık yaratmak ve insanları Mountain Dew denemeye teşvik etmek için festivaller, ulaşım merkezleri ve şehir merkezlerindeki tüketicileri hedef alan 43 günlük bir “gerilla turu” hazırladı. 15 marka elçisinden oluşan bir ekip, bir Mountain Dew kamyonuyla Birleşik Krallık’ı dolaştı ve çeşitli yarışmalar düzenleyip hediyeler verdi. Ayrıca ekip, ücretsiz numuneleri de dağıttı.

Kampanya kapsamında harcanan her bir sterlin için 1,85 tutarında bir yatırım getirisi (ROI) elde edildi. Bununla birlikte bu kampanya tarafından hedeflenen insanların %55’i, bir Mountain Dew içeceği satın aldı; ki bu insanların üçte birinden fazlası, ilk kez bir Mountain Dew içeceği satın alan kişilerdi.

TNT – Kasaba Meydanında Kargaşa

Televizyon kanalı TNT, 2012 yılında Belçika’da yayın hayatına başladığında, “Drama biliyoruz.” reklam sloganına uygun bir şekilde sakin bir kasaba meydanında küçük bir kargaşa kurguladı. Televizyon kanalının bu pazarlama kampanyası, iki yıl içerisinde 50 milyondan fazla görüntülenme elde etti ve böylece viral bir başarı haline geldi.

Sensodyne – Büyük Hassasiyet Testi

Sensodyne Complete Protection isimli ürün piyasaya sürüldüğünde, markanın sahibi olan Birleşik Krallık merkezli ilaç ve kişisel bakım şirketi GSK (GlaxoSmithKline), insanları diş hassasiyeti ve onun yaşamları üzerindeki etkisi üzerine daha fazla düşünmeye teşvik etmenin yanı sıra, Novamin teknolojisinin hassas dişler nasıl yardımcı olabileceğini göstermek istedi. Bunun için şirket, Londra’nın simgelerinden biri haline gelmiş olan Tower Bridge’in yakınındaki üç farklı bölgede “Büyük Hassasiyet Testi” gerçekleştirdi.

Bu bölgelerden birinde insanların bir diş hekimiyle hassasiyet kontrolüne girmelerine, ödül kazanmalarına, ücretsiz numune almalarına ve ürünün bir demosunu görmelerine izin verildi. Diğer bölge, temel olarak bir fotoğraf için insanlara iyi bir bakış açısı sağlayan dev bir dişti. Sonuncu bölgede ise Sensodyne, dünyanın en büyük ağız hijyeni dersine ev sahipliği yapmaya çalıştı ve bir diş hekimi, 232 kişiden oluşan bir kalabalığa dişleriyle nasıl doğru bir şekilde ilgilenebileceklerini anlattı.

Genel olarak 150 farklı medya kuruluşu, Sensodyne bu etkinliğinden söz etti ve etkinlik kapsamında yaklaşık olan 6 bin 500 ücretsiz örnek dağıtıldı. 200 insan diş hassasiyet kontrollerine katıldı. Ancak maalesef ki, bütün bunların satın alma niyetine etkisi hakkında hiçbir bilgi mevcut değil.

Game of Thrones – Otobüs Büyüklüğündeki Ejderha Kafatası

Blinkbox isimli Birleşik Krallık film ve TV yayın hizmeti, Game of Thrones dizisinin üçüncü sezonunun başlangıcıyla aynı zamana rastlayacak bir şekilde, bir ejderhanın kafatasını bir Birleşik Krallık kontluğu olan Dorset’te bulunan bir kumsala attı. Bir otobüs büyüklüğünde olan bu kafatası, doğal olarak oldukça fazla ilgi gördü ve yaklaşık olarak 250 farklı medya organında kendine yer buldu. Bu hamle sayesinde, Game of Thrones’un Blinkbox’ta yayımlandığı gün, şirket, yıllık %632 oranında bir gelir artışı yakaladı ve o zamana kadarki en büyük günlük ticaretini gerçekleştirdi.

IKEA – Pijama Partisi

“IKEA’da bir pijama partisi yapmak istiyorum.” isimli Facebook hayran grubuna bir yanıt olarak IKEA, Birleşik Krallık’ın Essex isimli kontluğunda bulunan bir mağazasında gerçekten bir “pijama partisi”ne ev sahipliği yaptı. Neredeyse 100 bin kişi bu grupta yer alıyordu ve IKEA, bu gruptaki kişilerin hepsine depoda bir gece geçirmeleri için bir şans verdi.

Kazananlara manikür ve masaj hizmeti sağlandı ve daha sonrasında ise kendilerine gerçek bir televizyon yıldızı tarafından bir uyku masalı anlatıldı. Bununla birlikte insanlara tavsiyelerde bulunmak ve potansiyel olarak yeni bir yatak seçmelerine yardımcı olmak için bir uyku uzmanı da burada hazır bulunuyordu.

The Simpsons Filmi – Kwik-E-Mart

Listede yer alan en eski deneyimsel pazarlama kampanyası bu. 2007 yılında 20th Century Fox, mağazalarının 12’sini The Simpsons’taki Apu karakteri tarafından işletilen Kwik-E-Mart isimli mağazaya dönüştürmek için 7-Eleven ile bir ortaklık yaptı. Bunun amacı, vizyona girecek olan The Simpsons filminin tanıtımını yapmaktı.

Kwik-E-Mart’a dönüştürülmüş olan bu 7-Eleven mağazalarında, sınırlı miktarlarda KrustyO’s kahvaltılık gevreği, Buzz Cola ve Squishee dondurulmuş içecekleri sunuldu. Bunların yanı sıra bu mağazalarda Springfield vatandaşlarının gerçek boyutlu halleri görülebilirken Radioactive Man isimli çizgi romanın özel bir baskısı da sadece 7-Eleven için üretildi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Growth Hacking Nedir?

Growth Hacking Nedir?

Growth Hacking, bir iş modelini kullanıcıya kavuşturmak için yaptığı planlı büyüme stratejisi ve planlamalarının hazırlanmasıdır. Bu kavram birkaç yıllık geçmişe sahip olsa da, esasında uzun yıllar önce bir çok firma “Büyüme Stratejisi” adı altında projeler ilerletmiştir.

Growth Hacking’i iki parça haline ayırıp, ele aldığımız zaman öncelikle Growth bölümüne bakmamız gerekiyor. Growth ile anlamamız gereken şey internet trafiği, sosyal medyadaki takipçi sayınız gibi gerçek büyüme metriklerinden uzak ve bağımsız konular olamaz. Growth Hacking kavramın ikinci kısım olan Hacking bölümü ise düşündüğünüzden çok daha farklıdır. Hacking ile anlaşılması gereken yazılım korsanlığı yapmak veya ücretsiz kaynaları ele geçirmeyi  değil, tespit edilmiş olan problemlere en etkili ve inovatif çözümleri üretebilmek için standart metotlar yerine farklı yöntemleri kullanmayı ele almış oluruz.

Growth Hacker Nedir?

Growth Hacking ile uğraşan kişiler “Growth Hacker” olarak adlandırılıyor. Dijital pazarlama uzmanı olan Growth Hackerlar, SEO, analitik araçların kullanımı ve analizlerde, kullanıcı testleri ve sosyal medya planlarında, viral içerikler konusunda belirli bir beceriye sahiptirler. Growth Hackerlar aslında online pazarlama ile uğraşıyorlar fakat online pazarlamacılardan farkları ise her türlü konuları analiz etmeleri, test etmeleri ve ölçümleri online  sunmalarıdır. SEO, Google Analytics ve diğer analitik araçları, içerik pazarlaması, A/B testi, viral pazarlama ve sosyal medya pazarlaması ise growth hacking konusunda en çok kullanılan kavramlardandır.

Growht Hacking’in online pazarlamaya kıyasla daha çok internet girişimleriyle özdeşleşmesinin sebebi ise daha düşük bütçelere ihtiyaçlar duymasıdır. Growht Hacking’i; Linkendln, Twwitter, Facebook gibi büyük şirketler kullanımaktadır.

Growth Hacking Ne Zaman Sahaya Çıkar

İnternet gelişiminde bütçe ve sermaye tüketiminin kısıtlama olması Growht Hacking kavramına ihtiyaç duyularak daha düşük bütçeler ile büyüme planlamasının gerçekleşmesini sağlar. Küçük çaplı sosyal medya projeleri ve firmalar değil günümüzde sıkça kullandığımız sosyal medya ve veri depolama siteleri de aktif olarak bu stratejiyi kullanmaktadır.

Growth Hacking Planlaması Nasıl Yapılır?

Growth hacking planlamasının genel hedefi ise SEO başta olmak üzere diğer tüm pazarlama kanallarının daha çok stratejik bir şekilde kullanılmasıdır. Bu plan üzerinde kullanılan strateji ise hedeflerin artırılması ve kısa süre içerisinde ani bir çıkış yakalayarak tüm stratejilerin geliştirilmesidir. Geliştirilen stratejiler de pazarlama alanında siteye hızlı ve güçlü ivme kazandıracak çalışmalarla gerçekleşecektir.

Growth Hacking Nasıl Çalışır?

1- Veri Analizi

Büyüme ile ilgili sorunları bulabilmek için hem pazarlama çalışmalarınız hem de kullanıcıların internet sitesi uygulamanız içerisinde davranışlarını ince bir şekilde analiz etmeniz gerekir. Growth hackerların bunu yapabilmeleri için dünya genelinde popüler olan Google Analytics, Hotjar, Mixpanel, Kissmetrics gibi araçlara hakim olmaları gerekir.

İlk aşamada bu analizlerin teknik kurumlarını yapmaları gerekir. İkinci aşamada ise bu araçlardan gelen verilerin okunması ve yorumlanması gerekir. Verilerin yorumlanması aşamasında hem istatiksel veriler incelenmeli hem de kullanıcı araştırması, anket gibi istatiksel olmayan yazılı ve sözel verilerin incelenmesi önemlidir.

2- Teknik Bilgi

Büyüme süreci hızlı bir şekilde fikirlerin test edilmesi ve başarısız olan fikirlerin analiz edilip, öğrenilmeyi sağlaması, başarılı olan fikirlerinden daha detaylı olarak uygulanması şeklinde devam eder. Bu süre zarfın da yapılacak büyüme çalışmaları ile ilgili Growth Hackerların teknik bilgisinin yüksek olması beklenir. 

3- Kreatif Düşünme

Başarılı Growth Hackerlar problemlere kişilerin getirdiği çözümlerin dışında daha farklı çözümler getirir. Bunu sağlamak ise ancak yaratıcı düşünce ile güçlüdür. Farklı farklı sektörlerde bulunan alanlarda çözümleri bilmeleri ve bunu ele aldıkları problemlere göre nasıl uyarlayabileceklerini düşünebilmeleri gerekir.

Growth Hacking konusunda eğitim almak ve uzmanlaşmak istiyorsanız, derslerin arasında Growth Hacking’in de bulunduğu Digital Excellence Program’a buradan göz atabilirsiniz. 8 haftalık bir dijital pazarlama eğitimi maratonu ile dijitalde uzmanlaşabilirsiniz!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link