Açık konuşalım…

Türkiye’de çalışabilir nüfusu oluşturan 29 milyon kişinin yaklaşık 21 milyonu çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı kabul edilen 2 bin 30 TL’den daha az bir ücret alıyor.

Tam 5 milyon asgari ücretli, 5 milyon 700 bin tarım işçisi var ülkemizde. Yeri gelmişken söyleyeyim asgari ücret tam tamına 891 lira. Haa, yeri gelmişken yine söyleyeyim, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 1.232 lira. Yani asgari ücret, açlık sınırından 341 lira daha az.

Maddi durumlar bir yana dursun, toplumun yaklaşık yarısı oturduğu çevrede hiç günü birlik bile seyahat etmemiş, yarısı yurt içinde hiç tatile çıkmamış, yüzde 94’ü yurtdışında hiç tatile gitmemiş.

Biraz da halkın medyaya ve internete bakış açısını öğrenelim…

İnsanlarımızın yüzde 61’i internet sitelerinin kapatabileceğini söylerken, yüzde 60’ı da medyaya sansür uygulanabileceğini düşünüyor.  Dahası halkın yüzde 84’ünün tek aktivitesi TV izlemek!

Kendimizi kandırmayalım…

Üzgünüm ama insanlarımız işlerinden evlerine dönerken sizin düşündüğünüz gibi cep telefonlarından Spotify’ı açıp Bryan Adams dinlemiyor; radyodan Kral FM’i açıp Candy Crush oynuyor.

Yine üzgünüm ama çoğu vatandaşımızın ‘bunu herkes izliyor’ diye izlemeyi bıraktığımız Game of Thrones dizisinden haberi bile yok; onlar için dizi demek çarşamba günleri Yılanların Öcü,  perşembe günleri Kurtlar Vadisi demek.

İnsanlarımız için Victoria’s Secret, yılbaşı gecesinde televizyonda oynayan bir defile, Facebook, eşlerini dostlarını takip ettikleri bir internet şeysi, Fanta ise ‘sarı kola’ demek!

Fanta’ya “Sarı Kola” diyen insana hikaye anlatmak mı?

Bir pazarlamacının en büyük görevidir içinde bulunduğu toplumu anlayabilmek ve buna göre stratejiler üretebilmek. Çoğu zaman gerçek dünyayı kendi yaşadığımız dünya ile karıştırıyoruz; ondandır bu cümlelerim.

Türkiye’de çoğu sektör dünya standartlarının çok gerisinde. Yüzlerce Euro verip de gittiğimiz konferanslarda söylenen “bir hikayeniz olsun, insanlara hikaye anlatın” cümlelerine mesafeli yaklaşmakta fayda var. Aksi takdirde yıl sonu gelmeden pazarlama bütçeleriniz kuş olup uçabilir.

Görsel: Bobiler

İlk Siz Öğrenin!

Pazarlama dünyasına dair merak ettiğiniz ne varsa haftalık bültenimizde!

I will never give away, trade or sell your email address. You can unsubscribe at any time.

1 YORUM

  1. Fanta Coca Cola markası olduğu için mi sarı kola terimi kullanılmış acaba. Ben sarı gazoz daha doğru bir terim olur diye düşünüyorum. 1967 doğumluyum. Ben çocukluğumda sarı gazoz derdim. Tabi o zamanlar Fanta varmıydı bilemiyorum. Yedigün müydü, farklı markalar mı idi hatırlamıyorum.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here