Enerji İçecekleri Gerçekten Zararlı Mı?

Enerji içeceklerinin zararlı olduğu konusunda Türkiye’de genel sayılabilecek bir görüş hakim. İnsanlarla enerji içeceği konusunu konuştuğumda konu genellikle yararları ve zararları üzerine oluyor.

Peki enerji içecekleri gerçekten zararlı mı? Bunu anlamak için ürün özelliklerini inceleyelim:

Enerji içeceklerinin kola gibi gizli bir formülü bulunmuyor. Ürünün içinde taurine, ginseng, l-carnitine, glokoronolakton, guarana, niasin, B vitaminleri, şeker ve kafein gibi bazı maddeler bulunuyor. Bunlara ek olarak ürünü çeşitlendirmek için meyve aroması da ekleniyor. Yukarıdaki maddelerinin tamamının bir enerji içeceğinde olmasına ise gerek bulunmuyor. Piyasada sadece B vitaminlerinden oluşan, düşük fiyatlı ürünler de bulunuyor. A101’in enerji içeceği X-ir bunlardan biri. Enerji içeceklerinin alkolsüz olduğunu bu noktada hatırlatmak isterim.

Gelelim kafein konusuna… Bu maddelerin hemen hemen tümü vücudumuzda bulunan ve depolanan maddeler. Fakat kafein vücudumuzda bulunmuyor ve onu dışarıdan alıyoruz. Kafein, enerji içeceği bileşimi için önemli bir madde. Vücudu zinde tutmak ve direnç kazandırmak için gereken önemli maddelerden biri olarak gösteriliyor. Türk tüketicisinin genellikle kahve tüketimi ile özdeşleştirdiği bu madde, kolalı ürünlerde de bulunuyor. Buradaki en önemli nokta üründeki kafein miktarı. İşte işin en hassas noktası ve ülkemizdeki negatif yargının temeli tam da bu konu.

Her ülkenin enerji içeceğine yaklaşımı farklı. Bunu örneklerle açıklayalım:

Türkiye’de yaklaşık 13 yıldır yürürlükte olan ve 2017 yılında revize edilen bir “Enerji İçecekleri Tebliği” var. Markalar bu tebliğe uygun olarak üretim yapmak veya ürünü bu kurallara uygun şekilde üreterek ithal etmek zorundalar. Bu tebliğin 5. maddesinin “c” bendinde üründe olabilecek maksimum kafein miktarı 1 litrede en fazla 150 miligram olarak belirlenmiştir. 250 mililitrelik enerji içeceğinde en fazla 37.5 miligram kafein olabilir. 250 mililitre Coca-Cola’da ise 24 miligram kafein bulunuyor.

Türkiye‘de 2017 yılındaki tebliğe istinaden 18 yaşın altındakilere enerji içeceği satışı engellenmiştir. Enerji içeceklerinin hastane, spor salonu, okul kantini gibi yerlerde satışına kısıtlama getirilmiştir.

ABD‘de de bir enerji içeceği tebliği var. Fakat oradaki sınırlandırma genel bir sınırlandırma. Yani, kafein miktarını doğrudan sınırlandırmak yerine içeceğinin içine konacak madde miktarını 1 litrede 2500 miligram olarak belirlemişler. Böylece markalar ürün içeriğinde değişikliğe giderek ürün çeşitliliğini (dizisini) artırabiliyor. Örneğin Monster Energy‘nin ABD’de 30’dan fazla enerji içeceği çeşidi bulunuyor.

Enerji içeceğinde bulunan şeker miktarı, her markaya göre değişebiliyor. Tüketiciler bu noktada önerilen tüketim düzeylerini dikkate almalı. Türkiye’de günlük önerilen maksimum enerji içeceği tüketim miktarı 500 mililitre, ABD’de ise 1500 mililitre. Ürün açıklamalarını paylaşmak isterim:

(Monster Energy ABD ürün içeriği)

(Türkiye’de satılan bazı markaların ürün içeriği)

İngiltere‘deki enerji içeceklerinde 1 litrede en fazla 200 mililitre kafein konabiliyor. Bu miktar Türkiye’den daha fazla. İngiltere’de zincir mağazaların 16 yaş altındaki tüketicilere ”yüksek kafein içeren” enerji içeceği çeşitlerini satmamaya yönelik çalışmaları var. Bu çalışmaların en güncel olanını geçtiğimiz hafta Tesco başlattı. Tesco’nun ve diğer markaların, çocukları fazla şeker ve kafein tüketiminden kaynaklı olumsuz etkilerinden korumaya yönelik çalışmalarını doğru buluyorum.

Bununla birlikte İngiltere’de enerji içeceklerinin aşırı tüketiminden kaynaklanabilecek sağlık problemlerine önlem alınırken, enerji içeceğinden sağlanabilecek olumlu katkılar ürün kutularında açıklanıyor. Örneğin İngiltere’deki Red Bull ürünlerinde ürünün olumlu özellikleri kırmızı renkle belirtilerek açıklanıyor. Görseli yanda görebilirsiniz.

Enerji içeceği ile ilgili birçok doğru veya yanlış bilgi internet sitelerinde yer alıyor. Kendi gözlem ve araştırmalarımdan yola çıkarak sizleri konu hakkında biraz daha bilgilendirmek istedim. Faydalı olmasını dilerim.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Kaynaklar: https://news.sky.com/story/tesco-to-stop-selling-energy-drinks-to-children-under-16-11224198http://pediatrics.aappublications.org/content/pediatrics/127/3/511.full.pdfhttps://merakettim.coca-colaturkiye.com/Coca-Cola-daki-kafein-miktari-nedir–41575 , http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/06/20170930-23.htm

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Enerji içeceklerinin pazarlaması konusunda blog yazıyorum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ndeki görevimin yanı sıra pazarlama alanında doktora programına devam ediyorum.

Bir Cevap Yazın

Filtreler Moda Markalarının Instagram’daki Popülerliğini Nasıl Etkiliyor?

Kimisi onsuz 10 dakika geçiremiyor, kimisi nefret kusmak için kullanıyor, kimisi zararlarından bahsediyor, kimisi yalnızca onun için eğleniyor, gülüyor, yiyor veya geziyor. Kimden bahsediyoruz? Elbette, hayatlarımızda bir nev’i şeker gibi bağımlılık etkisi yaratan Instagram’dan! 

İster online platformda ister fiziksel ortamda olsun her türlü moda perakendecisinin günümüz dünyasında ilgi görmesi için kendisini öncelikle Instagram üzerinde kanıtlaması gerekiyor. Önde gelen e-ticaret markalarının bildiği gibi; yüksek kalitede çekilmiş, iyi fotoğraflar her zaman etkileşimi artırıyor ve müşterilerin ilgisini çekiyor. Yüksek kaliteli ürün çekimlerine yatırım yapmak artık hemen her büyüklükteki e-ticaret işletmesi için mantra haline gelse de pek çok moda perakendecisi hâlâ geleneksel katalog çekimi görüntülerini kullanmaya devam ediyor.

Çok uzun yıllardır e-ticaret fotoğrafçılığı, yalnızca ürün etrafından dönüyordu. Beyaz zemin üzerinde klişe poz veren modeller, artık ilgi çekmekten çok müşteriler tarafından oldukça “eski moda” olarak görülüyor. Bu geleneksel teknikler; uygun, ayrıntılı ve tutarlı fotoğrafların oluşturulmasını kolaylaştırmak için hala önemli olmakla birlikte, online perakendeciler için, yaşam tarzını yansıtan ve hayatın içinden ayrıntılar barındıran kataloglar çok daha fazla önem taşıyor.

Peki sizce satıcılar, gerçekten hayat tarzını yansıtan özgün fotoğrafları nasıl elde edebiliyorlar? Gerçekten, sosyal medyada ilgi uyandıracak fotoğraflar yaratmanın bir formülü bulunuyor mu? Renk, kontrast, filtre ve diğer ayarlar gibi günümüzün en popüler konuları haline gelmiş bileşenlerin önemi var mı? Öyle ki, bazı fenomenler kendi Instagram akışlarını oluşturdukları ve  Vsco Cam veya Lightroom gibi uygulamalarda yarattıkları filtreleri satıyorlar. Onlarca dolara satılan bu hizmetin markalar için de yararı bulunuyor mu? Tüm bu merak uyandıran sorulara cevap olması için Corra, moda perakendecilerinin, ürün çekimlerini planlarken veya online ticaret için yaşamın içinden fotoğraflar seçerken kullanılabilecek, net, veri temelli ve kılavuz niteliğinde bir çalışma gerçekleştirdi.

Bu görüntü odaklı çalışmayı yürütmek için de dünyada en çok fotoğraf paylaşılan sosyal platform olan Instagram’dan yararlanılmıştır. Bu doğrultuda; Instagram’da en çok takip edilen 200 moda markasının yayınladığı 200 binden fazla görüntü incelenmiştir. Ardından görüntüler, anahtar görüntü özelliklerini analiz etmek ve tanımlamak için oluşturulmuş bir araç olan Google’ın Cloud Vision API  aracı ile analiz edilmiştir. Daha sonra, bunlar belirli moda alanlarına göre gruplandırılmış ve Instagram’daki performans istatistikleri kullanılarak en fazla katılım sağlanarak yinelenen özellikler belirlenmiştir.

Peki ya sonuç? Yapılan araştırma sonucunda; bugün sosyal medyada belki de en çok önem verilen metriklerden biri olan kitle sayısının bağlılıkla ilişkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bulguyu biraz daha açmak gerekirse; daha çok takipçisi olsa da ilgi çekici görselleri olmayan markalar bağlılık elde edemiyor. Aşağıdaki tabloda da gördüğünüz gibi; sokak modası gibi daha az kitlesi olan grup, diğerlerinden çok daha fazla bağlılık elde ediyor. Başka bir deyişle sosyal medyada lider olarak görülmeyen markalar dahi, başarılı görsel temalar ile müşteri bağlılıklarını ve katılımlarını artırabiliyorlar. Peki bu ilgi çeken renk, stil ve ayarlar neler?

Sayısız araştırma ve infografik, spesifik tüketici tepkileriyle renkler arasındaki ilişkiyi açıklamaya yönelik çalışmalar gerçekleştirdi. Bu çabalara rağmen araştırmalar; kişisel deneyimlerin, cinsiyet, yaş ve kültürün bu tepkilerde önemli rol oynadığını bulguladı. Renkler, evrensel satın alma davranışlarına dönüştürülemese de bir markanın “kişiliğini” iletmede önemli bir rol oynuyorlar.

Bu doğrultuda; siyah içeren fotoğraflar, ayakkabı ve mayo markaları tarafından kullanıldığında daha güçlü bir bağlılık alıyor. Siyah renk ayrıca, spor giyimde de oldukça ilgi çekiyor. Siyah güven ve ilham verici bulunması dolayısı ile bu başarı bir sürpriz değil. Bununla birlikte siyah, sokak modası ve yüksek moda fotoğraflarına dahil edildiğinde karşıt bir etki yaratıyor. Genel olarak bakıldığında ise pembe, mor ve beyaz renklerin dikeylerden bağımsız olarak en ilgi çekici renkler olduğu görülüyor.

Beyaz genellikle, sosyal medyadaki başarılı akışların önemli bir bileşeni olarak biliniyor. Beyaz, yalnızca içeriğin önceliklendirilmesine yalnızca yardımcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda kullanıcılara yol gösteriyor ve deneyimleri boyunca odaklanmalarına yardımcı olacak içerik okunabilirliğini ve taranabilirliğini artırıyor.

Stüdyolarda çekim yapmak daha pratik olmakla birlikte, dışarıda gerçekleştirilen çekimlerin çok daha ilgi çekici olduğu da kanıtlanıyor. Dış ortamdaki ayarlar, analiz edilen neredeyse tüm gruplarda katılımı artırıyor. Dış mekan ayarına sahip çekimler yaklaşık 39.000 beğeni alırken  stüdyo ortamına sahip çekimlerin 16.000 beğeni ortalamasına takıldığı bulgulanmıştır.

Elbette ki çekimlerin yapıldığı ortam, kitlelerin ilgisini çekmede etkili olan tek değişken olarak görülmüyor. Örneğin; erkek modellerin yer aldığı görseller, ayakkabı, spor giyim ve aksesuar alanlarında daha çok ilgi görürken diğer kategorilerde kadınların yer aldığı görsellerin daha çok ilgi çektiği bulgulanmıştır. Bu yüzden markaların öncelikle hedef kitlelerini çok iyi tanımaları ve sürekli analizlerle tepkilerini ölçerek uygun stratejileri belirlemeleri gerekiyor.

Bu doğrultuda aslında markaların, milyonların takip ettiği fenomenlerin akışlarından ders çıkarmaları gerekiyor. Kitleleri peşinden sürükleyen fenomenlerin Instagram akışları incelendiğinde ilk olarak; paylaştıkları fotoğrafların temasındaki tutarlılık dikkat çekiyor. Markaların da fenomenler gibi ürünlerine uygun görsel temaları belirleyerek kitleleri cezbedecek tutarlı ve yaşamın içinden fotoğrafları paylaşmaları gerekiyor.

Sonuç olarak; andaki gerçekliğin geçerli olduğu günümüz dünyasında, tek bir modele bağlı ve realite barındırmayan çekimler, artık kimsenin ilgisini çekmiyor. Nitekim; hiçbirimiz günlük hayatımızda beyaz arka planın önündeki modelin baktığı kadar şuh bakarak sokakta yürümüyoruz veya kahvemizi içmiyoruz. Yani, ne kadar gerçek o kadar ilgi çekici!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahve Dükkanı Zincirlerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne Göre Dağılımı

  • Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre, insan motivasyonlarının altında beş temel ihtiyaç yatar. Bunlar; fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sevgi ve aidiyet ihtiyacı, saygı ihtiyacı ve kendini kanıtlama ihtiyacıdır.
  • The Middle Class Handbook isimli internet sitesi de önemli kahve dükkanı zincirlerini Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre sıraladı.
  • The Middle Class Handbook’un yaptığı dağılımda; Costa Coffee, Starbucks, Pret, Caffe Nero ve AMT Coffee yer alıyor.
  • İlgili Yazı: Ülkemizde Neden Bu Kadar Çok Starbucks Var?

Belki aranızda Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi‘ni daha önce duymuş olanlar ve onun hakkında bilgi sahibi olanlar vardır. Bilmeyenler içinse kısaca açıklayayım. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi, ABD’li Psikolog Abraham Maslow’un 1943 yılında yazdığı bir makalede ortaya attığı insan psikolojisiyle ilgili bir teoridir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre, insan motivasyonlarının altında beş temel ihtiyaç yatar. Bunlar; fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, sevgi ve aidiyet ihtiyacı, saygı ihtiyacı ve kendini kanıtlama ihtiyacıdır. Bu teoriye göre, insan, en temel ihtiyacı olan fizyolojik ihtiyaçlarından başlayarak en sonunda kendini kanıtlama ihtiyacına ulaşmaya çalışır.

The Middle Class Handbook isimli internet sitesi de önemli kahve dükkanı zincirlerini Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre sıraladı. Bir başka deyişle, her bir kahve dükkanı zinciri, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ndeki bir ihtiyaç ile eşleştirildi. Şimdi The Middle Class Handbook’un yaptığı bu eşleştirmeye ve bu eşleştirmeleri nasıl yaptığına birlikte göz atalım.

Fizyolojik İhtiyaçlar – Costa Coffee

Kahve dükkanı zincirlerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne göre dağılımında, fizyolojik ihtiyaçlara denk gelen basamağın ilk sırasını Birleşik Krallık merkezli kahve dükkanı zinciri Costa Coffee alıyor. Çünkü Costa Coffee, herhangi bir ek avantaj sunmadan temel kahve dürtüsünü tatmin eder. Bu kahve dükkanı zinciri, yaygın olarak benzin istasyonlarında ve alışveriş merkezlerinde bulunur. Bu nedenle zevkli bir deneyimden çok, işlevsel, aceleye getirilmiş ve konforsuz kahve içme deneyimiyle ilişkilidir.

Güvenlik İhtiyacı – Starbucks

Starbucks, kötü bir kahve içmek, rakipsiz bir panini yemek ve e-postalarınızı takip etmek için uygun bir yerdir. Aynı zamanda normallik, medeniyet ve verimlilik anlamına gelir. Çabalarına rağmen, daha yüksek bir ihtiyacı karşılayamaz, çünkü suyu sürekli olarak çalışır durumda bırakan ve etik olmayan bir markadır.

Sevgi ve Aidiyet İhtiyacı – Pret

Aynı Costa Coffee gibi Birleşik Krallık merkezli bir kahve dükkanı zinciri olan Pret‘te, kahve oldukça iyidir ve servis her zaman cana yakın ve enerjik bir şekilde yapılır. Ayrıca en son yapılan mağaza yenilemelerinin de çok hoş olduğu söyleniyor.

Saygı İhtiyacı – Caffe Nero

Sakin ve şık olan Caffe Nero, yeterince kendinizden memnun hissetmenizi sağlar. Kahvesi biraz acıdır, ancak bu hissi eklediğiniz herhangi bir şey doğru yaptığınızı gösterir. 1990’lı yıllarda Gerry adındaki bir Amerikalı tarafından kurulmasına rağmen, zincir kahve dükkanlarının içinde gerçekten en Avrupalı gibi görünendir. Burada içen insanlar, kahveye ve kendilerine saygı gösterirler.

Kendini Kanıtlama İhtiyacı – AMT Coffee

Koyu kahverengi ve kıvrımlı altın büfeleri ile ağırlıklı olarak tren istasyonlarında bulunan ve Birleşik Krallık merkezli olan AMT Coffee, klasik ve zarif tren seyahati ile ilham veren çağrışımlar konusunda iyi iş çıkarır. Kahvesi iyidir ve ideal olan ahlaki üstünlük unsurunu da ekleyerek tamamen adil ticarete giren ilk şeydir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link