Endüstri 4.0 ile Dijital Değişime Türkiye’deki Şirketler Gözünden Bakın ! 0

Sanayi devrimi ile başlayan endüstrileşme süreci bugün Endüstri 4.0 ile hiç olmadığı kadar büyük bir ivme kazanmış durumda. Özellikle Almanya’nın, geliştirdiği teknolojilerle birlikte lokomotifi konumunda olduğu bu devrim, yalnızca markalar açısından değil, ülkelerin global arenadaki varlıkları ve gelecekteki konumları açısından da oldukça önemli. İş yapış şekillerinden şirket yetkinliklerine kadar birçok konunun tamamen farklı bir boyuta evrildiği bu süreç, sanayi devriminin hemen hemen tüm evrelerini kaçıran ülkemiz için ise hem bir fırsat hem de bir tehdit anlamına geliyor. Orta gelir tuzağına düşmenin eşiğindeki bir ülke olarak, bu konuda atılacak adımlar, geleceğin Türkiye’si adına hayati bir öneme sahip.

TUSİAD, Samsung, Deloitte ve GFK işbirliği ile hazırlanan “Türkiye’deki Dijital Değişime CEO Bakışı” araştırması, Türkiye’nin lokomotifi konumundaki şirketlerin, Türkiye’nin kaderini tayin edecek bu değişime bakış açılarının nasıl olduğuna dair önemli bir kaynak niteliği taşıyor. Dijital değişimi; dijital,sosyal, mobil ve yeni teknoloji kullanarak, müşterilere ve ekosisteme değer yaratacak, iş süreçlerini geliştirecek ve tüm şirketin yetkinliklerini artıracak yeni iş yapış ve yeni düşünüş şekillerine geçiş süreci olarak tanımlayan araştırma şirketlerin dijital değişimi nasıl algıladıklarını, nelere odaklandıklarını ve değişim sürecini nasıl yönettiklerini anlamayı amaçlıyor. Bu amaçlar doğrultusunda 58 şirketin üst düzey yöneticilerinin katılımıyla hazırlanan araştırmada öne çıkan noktalar şöyle:

  • Dijital stratejinin net ve anlaşılır olması, dijital olgunluk seviyesi ve şirketin içinde bulunduğu sektör ile yüksek oranda ilişkili.

    1.Araştırmaya katılan her üç şirketten ikisi net ve anlaşılır bir dijital stratejileri olduğunu düşünüyor.

    2.Bankacılık, Telekomünikasyon, Perakende ve Dayanıkklı Tüketim Ürünleri sektörlerindeki şirketlerin dijital stratejilerinin oluşturulması ve anlaşılır hale getirilmesi konusunda yol aldıkları görülüyor.

  • Dijital değişimi teşvik eden sebepler verimlilik artışı ve müşteri ihtiyaçlarına hızlı cevap verebilmek olarak seçilirken farklılaşma, inovasyon ve yeni gelir kaynaklarının yaratılması henüz teşvik potasında değerlendirilmiyor.

    1.Makroekonomik faktörler, yetenekli insan kaynağı ve  dijital teknolojiler en önemli şirket dışı gelişmeler olarak ortaya çıkıyor.

    2.Makroekonomik faktörler, yetkin insan kaynağı ve dijital teknolojiler en önemli şirket dışı gelişmeler olarak ortaya çıkarken, nano teknoloji, robotlar ve enerji gibi teknolojiler henüz sıralamada üst sıralarda yer almıyor.

  • Dijital teknolojilerin operasyonel verimlilik ile veri ve veri analitiği alanlarında öncelikli değer yarattığı düşünülüyor.
  • Dijital alanlara yatırımda telekomünikasyon, sigorta ve bankacılık en öndeki üç sektör; diğer sektörler arasında ise perakende öne çıkıyor.
  • Araştırma kapsamındaki şirketlerin 2015 yılında yaptıkları yatırımların ortalamada %27’sini dijital alanda yaptığı görülüyor. Özellikle bankacılık, sigorta ve telekomünikasyon sektörlerinin ağırlıklı yatırım yaptığı görülüyor. Bu üç sektörün dijital alanlara yaptıkları yatırımların ortalaması %55 iken, bu sektörler dışındaki sektörlerin yaptıkları yatırımların ortalaması ise %16 mertebesinde kalıyor.
  • Perakende sektörü dijitalleşmeyi öncelikli konular arasında görmesine rağmen, perakende şirketlerinin yatırımlarının en fazla %40’ını dijitale ayırdığı görülüyor. Benzer bir şekilde, tüketin sektöründe bütün şirketler dijitalleşmeye yapılan yatırımların önemli olduğunu iletirken, bu şirketlerin %90’ı toplam yatırımlarının en fazla %20’lik kısmını dijitale ayırmıştır.
  • Nihai tüketici ile temas B2C şirketlerin yatırım odaklarını B2B şirketlerininkinden farklılaştırıyor. Nihai tüketici ile temas eden firmaların B2B firmalara kıyasla dijital pazarlama, mobil teknolojiler, müşteri deneyimi ve e-ticaret konularında daha fazla yatırım yaptığı görülüyor. Diğer taraftan B2B firmaların nesnelerin interneti, yenilenebilen enerji teknolojileri, iş analitiği, robot, tedarik zinciri takibi gibi alanlarda B2C firmalara kıyasla daha fazla yatırım yaptığı ortaya çıkıyor.
  • Rekabetin daha çok diğer sektördeki firmalardan veya girişimci firmalardan (start-up) geleceği düşünülüyor.
  • Araştırmaya katılan şirketlerin değerlendirmelerine göre rekabetin %45 oranında bulundukları sektörden gelmesi bekleniyor. Rekabetin diğer sektörlerden %30 ve girişimci firmalardan %25 oranında gelmesinin beklenmesi ise sektör dışından gelecek rekabetin önemini vurguluyor.
  • Özellikle bankacılık, telekomünikasyon, hızlı tüketim gibi firmalar diğer sektörleri ve girişimci firmaları önemli bir rekabet kaynağı olarak görüyor.
  • Rekabetin diğer sektörlerden ve girişimci firmalardan geleceğini söyleyen şirketlere hangi sektörün kendileri için rekabet oluşumlarını ortaya çıkarabileceğini sorduğumuzda, teknoloji ve perakende sektörleri açık ara ön plana çıkıyor.
  • Dijital değişim için CIO/CTO pozisyonu yerini korurken; yeni görev tanımlarına da ihtiyaç var. Dijital değişimden sorumlu C seviye görevlendirmeleri hızla yapılıyor. CMO’lardan da dijital değişim rolünü üstlenmeleri bekleniyor.
  • Şirketlerde dijital teknolojinin gelişimini yavaşlatan unsurlar arasında yetkinlik eksikliği, strateji eksikliği, güvenlik sorunları ve güçlü bir ticari sonuca bağlanamaması ilk sıralarda yer alıyor.

Bu yazı Marketing Holmes tarafından kaleme alınmıştır…

dijital

 

Bir Cevap Yazın

UberEATS Sanal Restoranlardan Yemek Siparişi Almaya Başladı 0

Uber’in bir araç paylaşım servisi olmaktan öte, yemek siparişi vermenizi sağlayan hizmeti UberEATS, çalıştığı fiziksel restoran sayısına sanal restoranları da ekleyerek yemek servisinde yeni bir dönem açtı.

Teknik olarak kişilere sevdikleri restoranlardan yemek şiparişi vermelerine olanak sağlayan bir yemek teslimatı platformu olan UberEATS servisi henüz ülkemizde hizmet vermeye başlamadı.

Müşterilerinin geniş yelpazedeki yemek tercihlerine daha fazla restoran ile yanıt vermeye çalışan servis, müşterileri kolay bulabilecekleri lezzetlerin yanında spesifik tatlara da ulaşabilsinler diye testler yaparak sanal restoranlar piyasasına girmeye hazırlanan şirket tabiri caizse müşterilerin yemek zevklerini ince ince araştırıyor.

Uygulama üzerinden yemek istediği şeyi yakınlarındaki restoranlarda bulamayan müşterileri için, bölgedeki restoranlara “kanıtlı talepler” ile gidiyor ve yemek bilgilerini paylaşıyor. Eğer yakınlardaki restoranlar bu taleplerle ilgilenir ve yemeği uygulama üzerinden sunmaya karar verirse UberEATS üzerinden sanal bir restoran oluşturabiliyor.

Henüz yapım aşamasında olan sanal restoran konsepti halihazırda birkaç restoran tarafından kullanılmaya başlandı bile.

Aslında yeni bir “icat” olduğunu söyleyemeyeceğimiz sanal restoran konsepti DoorDash ve Grubhub tarafından kendi müşterilerine sunuluyor. Hatta bu yılın başında GrubHub ise Green Summit Group isimli bir mutfak kullanarak dokuz farklı sanal restoran girişimine 1 milyon $ yatırım yaptı.

Görünen o ki sanal mutfak konsepti yayılmaya başlamış. Belki de aynı model ülkemizde en fazla bilinen yemek sipariş uygulaması Yemek Sepeti tarafından da hayata geçirilebilir. Ne dersiniz?

 

 

Geçmişten Feyz Alarak Gelecekteki Müşteri Deneyimini Tasarlamak 0

“İleriye bakarak noktaları birleştiremezsiniz; bunu sadece geriye bakarak yapabilirsiniz. Bu yüzden noktaların gelecekte bir şekilde birleşeceğine güvenmelisiniz. İster kader deyin, ister karma – Bir şeye güvenmelisiniz. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman yarı yolda bırakmadı. Hayatımın değişmesi buna bağlıydı.” Steve Jobs

Steve Jobs’un da dediği gibi, doğru ve kalıcı bir müşteri deneyimi yaratmak istiyorsanız çoğu zaman geçmişe bakmak zorundasınız. İnsanoğlu varolmaya başladığı günden beri, kendini en konforlu, faydalı, korunaklı ve iyi hissettirecek alanlar yaratmak ve keşifler yapmak zorunda kaldı. Aksi durumda evrenin bu uçsuz bucaksız devasa keşmekeşi içinde, insan kadar zayıf (bedenen) bir canlının hayatta kalabilmesi mümkün olabilir miydi? Yaşamı keşfederken bertaraf etmeye çalıştığımız sorunlarımız bir yana, aslında aldığımız farklı hazlar bizi hep bir sonraki keşfe zorladı. Bugün geldiğimiz noktada ise tüketiciler eğer bir şeylere erişmek ve onu elde etmek istiyorsa, mesafelerin, paranın, bazen de tüm koşullarının ne kadar zor olduğunun pek de önemi kalmıyor. Çünkü insandaki o bitmek bilmeyen merak duygusu, o deneyimi mutlaka bir gün en azından bir defa yaşaması gerektiğini tetikliyor.

Şimdi biraz geçmişe dönelim ve tüketici deneyimlerinin nereden nereye geldiğine bakalım. Çevirmeli kocaman telefonların evlerimize ilk girdiği ve evin en nadide köşesinde beyaz dantelalı örtüsü ile yer aldığı yılları hatırlayanlar, evde anne-baba yokken gereksiz telefon kullanımının önüne geçmek için çevirmeli tuşlara takılan metalden kilitleri de hatırlarlar. Kesin çözüm olduğuna inanılan o yıllardaki bu keşif, bugün mobil telefonlarda “tuş kilidi” olarak kullanılmaya başlandı. Araç telefonları ile başlayan erişilebilirlik  merakı had safhaya gelince kocaman Motorola telefonlar cep telefonu diye satışa sunuldu. Ancak bu çok büyük ve ağır telefonların tüketici açısından kullanımı oldukça rahatsız ve konforsunuz olduğundan kısa zaman içinde kibrit kutusundan neredeyse biraz büyük telefonlar tasarlandı. Müzik o zaman da, şimdi de ruhun gıdası. Kaset-çalarla başlayan akım Walkman ile devam etti. O yıllarda özellikle gençler tarafından tercih edilen, keyifli ve lüx bir akım olan walkman, tüketicinin konforu düşünüldüğünde ağır ve kaba idi. CD teknolojisi başlayınca CD çalarlar (Discman) walkman’lerin yerine geçti ve kısa zamanda da ipod’larla dünyanın müziği ceplerimize girdi. Video kaset çalar devri kocaman kaset betamax’larla başladı. Küçük VHS lerle devam etti. Hatta öyle ki sadece bu kasetleri almak yetmiyordu, yanında da kaseti saran aletler vardı herkesin evinde. CD teknolojisi bu dünyaya da el attı ve DVD – VCD player’lar hala bazılarımızın evlerinde varolmaya devam ediyor.

Tüketici, televizyonlardaki tek kanal devrini bitireli yıllar oldu. Artık evlerimizde yüzlerce kanal var ve aslına bakarsanız sadece 10 veya 20 tanesi yoğun kullanılıyor. Ama olsun, evimizde bulunsun belki bir gün lazım olur diyoruz.

Tüplü televizyonlar yerini plazmalara ve daha sonra LED ve Smart televizyonlara bıraktı. Hatta o zamanın tüplü televizyonları ani elektrik akımından zarar görmesin diye regülatörler vardı. Çatı antenleri yerini çanak antenlere ve hatta internet altyapılı vericilere bıraktı. Artık televizyonlar sadece kendilerinden beklenen hizmeti vermiyor, aynı zamanda bir bilgisayarda ne yapıyorsanız onu da yapmanızı sağlıyor. Cep telefonlarımıza sadece telefon demek sanırım haksızlık olur.

Tüm bu saydıklarım cok değil 15-20 yılda oldu. Her şeyi ne kadar hızlı tüketiyoruz. Aslında ürün değildi istediğimiz, farklı deneyimlerdi. Sadece ürün olsaydı walkman müzik dinleme işini yapıyordu. Ipod’a ne gerek vardı. Veya tüplü tv’de de toplamda 10 – 15 kanal zaten izlerdik. Ama insanın özündeki o konformist yapı merakı tetikliyor, o da farklı deneyimlere kapı açıyor. Neden aynı uçağın business koltuğunda oturmak için can atıyoruz? En azından bir kere bile olsa denemek istiyoruz. Oysa diğer koltuklara göre çoğu zaman 2 veya 3 katı pahalı. Ama burada o deneyimi yaşamak paranın değerinden daha önemli. Walkman’den CD çalardan kat kat pahalı olan Ipod piyasaya sürülürken Steve Jobs asla fiyata takılmadı. Satılsın diye ucuz bir değer biçmedi. Çünkü o, ürünün (Ipod) değil, deneyimin satılacağına inanıyordu. İnsanlara bir ürün veya hizmet satmak istiyorsanız fayda ve deneyimi ön plana çıkarmak zorundasınız. Müşterileriniz bu deneyimi yaşamak için can atmalılar. Teknolojinin bu kadar hızla hayatımıza girdiği bu yüzyılda şu an belki de hayal bile edemediğimiz deneyimler tasarlanıyordur bizim için. Şu anda bu yazıyı okurken de hayal ettiğiniz bir deneyim mutlaka bir gün gerçek olacaktır.

Çünkü unutmayın Pablo Picasso’nun da dediği gibi “Hayal Edebildiğin Her Şey Gerçektir”

Sevgiyle kalın.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link