En Sevilen Marka ne Apple, ne de Google; Walt Disney

Her gün binlerce marka ile yüz yüze geliyoruz. Bazen bir mahalle bakkalının vitrininde gördüğümüz bu markalar bazen de prime-time’da 30 saniyelik spotlarda bizim bilinç altımızda yer edinmeye çalışıyor. Bu curcunada  çoğu marka bizim için “kullan at”tan başka bir şey ifade etmezken; bazı markalar var ki bizler için sadece bir markadan ibaret değil, bizim yaşam tarzımıza yön veriyor.

Araştırma şirketi APCO da insanların yaşam tarzlarına yön veren markaları araştırdı.  15 pazardan 70.000 kişinin katıldığı araştırmada tüketicilere 8 farklı konuda (izlenim, kavrama, ilgililik düzeyi, hayranlık, merak düzeyi, tanımlama, yetkilendirme ve gurur) markalar hakkındaki izlenimleri soruldu. Bu izlenimlere göre markalara tüketicilerin bağlılık puanları oluşturuldu. 0-100 arasında belirlenen bu bağlılık puanlarına göre Dünya  üzerinde tüketicinin duygularına en çok hitap eden 100 marka sıralandı.

Walt-Disney-and-Mickey-Mouse-1 (1)Araştırma sonuçlarınde ilk sırayı Amerikan Walt Disney alırken, ikinci ve üçüncü sırayı teknoloji şirketleri olan Yahoo ve Google aldı.

Her ne kadar Yahoo’nun ikinci sırada olması sürpriz bir gelişme olarak lanse edilse de, şirketin başına Marissa Mayer’in CEO olarak geçmesinden sonra birçok olumlu hamle yapan şirketin hem parasal anlamda hem de imaj anlamında büyük bir ivme yakaladığı aşikar.

Araştırmada en büyük sürpriz ise Apple‘ın sıralaması oldu. Yıllardır birçok tüketici için  bir markadan daha fazlası olan şirket, kendine 9. sıradan yer buldu. İlk 100 markanın tam listesini aşağıda bulabilirsiniz.

top-100-most-loved-brands

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Müşteriye Çok Fazla Seçenek Sunmak Doğru Satış Stratejisi mi?

Müşterilerinize çok fazla seçenek sunduğunuz için gurur mu duyuyorsunuz yoksa pişmanlık mı? Yüzlerce seçeneği önüne serdiğiniz müşteriler sizce ne kadar mutlular?

Sizinle Barry Schwartz’ın Paradox of Choice (Tercih İkilemi) adlı kitabından belki birçoğunuzun da hatırlayacağı bir örnek paylaşayım:

Bir grup müşteriden, bazı kaliteli reçel örneklerini deneyerek seçim yapmaları istendi. Grubun yarısına 6 reçel örneği sunulurken, diğer yarısına da 24 örnek sunuldu.

Altı örnek sunulan müşterilerden %30’u reçelleri denedikten sonra alışveriş yaparken, yirmi dört örnek sunulan müşterilerin sadece %3’ü denemelerini alışverişle sonlandırdı. Bu da %90 daha az satış demekti.

Çok fazla seçenek kafa karışıklığı, daha uzun bir satın alma süreci ve nihayet daha az satış anlamına geliyor.

Süreci şöyle inceleyebiliriz:

Çok fazla seçenek çok fazla düşünmeye sevk ediyor. Bir karar vermek için çok fazla düşünmek gerektiğinde ise genellikle hiç bir şey yapmama eğiliminde oluyoruz. Kesinlikle bir seçim YAPACAĞIMIZI veya YAPMAMIZ GEREKTİĞİNİ bilsek bile, genel olarak kararımızı erteliyor ve bu kararı kolaylaştırmak üzere daha fazla bilgi toplamayı tercih ediyoruz.

Bu konudaki kilit nokta ise insan psikolojisindeki şu güdüden geçiyor:

Hiç kimse YANLIŞ TERCİH YAPMAYI sevmez! Haliyle zor bir seçim yapacağı zaman insanlar doğal bir eğilimle kesin bilgilere başvurma ihtiyacı duyarlar. Çünkü kendilerini yanlış bir karar verdikleri için suçlu hissetmek istemezler.

İşte müşterilerinize tatmin edici satın alma kararları verebilmeleri ve hızlı seçim yapabilmeleri için yardım etmenizi sağlayacak 4 anahtar yaklaşım:

1. Seçenekleri Azaltın:

ABD’nin ünlü yol üstü restoranlarından biri olan Sonic Drive-In’de ne kadar içecek türü bulunuyordur sizce? Tam 688.133! Çılgınca, değil mi? Peki ama menülerinde kaç tanesi sunuluyor dersiniz?

50 taneden daha az…

sonic-drive-in-menuesue

2. Satın Alma Kararını Kategorilerle Belirleyin:

Araç satın almak isteyen bir müşteri düşünün. Sıfır ve ikinci el tüm araçların bir arada olduğu araba pazarlarındaki gibi bir düzen bu müşteri için ne kadar kafa karıştırıcı ve yorucu olurdu sizce? Hatta binek araçlar, ticari araçlar ve SUV tarzı araçların hepsi dağınık bir biçimde ve rastgele bir araya toplanmış olsa? Satın alma sürecinin ne kadar uzun ve karmaşık olacağını hayal edin.

araba-pazari

3. Karar Vermek Üzere Müşterilere Yönlendirmeler ve Tavsiyeler Sunun:

Örneğin sipariş süreciniz birden fazla adımı ve seçenekleri içeriyorsa, daha hızlı karar verebilmeleri için müşterilerinize rehberlik edecek yönergeler sunun. Satın alma sürecinde ne olacağını ve bir sonraki adımda ne yapmaları gerektiğini bilmelerini sağlayın.

satin-alma-suereci

4. Yalnız Olmadıklarını Hissettirin:

Kimse yanlış karar vermeyi sevmediği için, insanlar genellikle bir seçim yapmak üzere iken daha önce başkalarının da aynı seçimi yapıp yapmadıklarına bakarlar. Tercihlerinin doğru olup olmadığından emin olmak için sosyal kanıt ararlar.

Referansların kullanımı yanlış karar verme korkusunu dindirmek üzere önemli bir katkı sağlar. Amazon sattıkları tüm ürünlerle ilgili olarak müşteri değerlendirmelerine önemli bir yer vermek suretiyle bu konuda harika bir iş çıkarmaktadır. Bu marka da aşağıdaki resimde önemli bir vurgu yapıyor. Fark ettiniz, değil mi?

referansla-pazarlama

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Apple, Madenlerde Çalıştırılan Çocuk İşçiler Nedeniyle Tedarikçisini Değiştiriyor

Kobalt; akıllı telefonlarda, tabletlerde ve dizüstü bilgisayarlarda bulunan lityum-iyon bataryaların üretiminde kullanılan önemli bir madde. Ve Bloomberg’in dün yaptığı habere göre, ABD’li teknoloji devi Apple, doğrudan madencilerden kobalt tedarik etmek için görüşmelerde bulunuyor. Bunun sebebi ise madenlerde çalıştırılan çocuk işçiler.

Şirket, çeşitli uluslararası insan hakları örgütleri tarafından yapılan incelemeler nedeniyle son yıllarda kobalt madencilerine olan ilgisini artırdı. Uluslararası Af Örgütü’nün 2016 yılında paylaştığı bilgiye göre, dünyanın kobalt tedariğinin yaklaşık olarak %60’ı Demokratik Kongo Cumhuriyeti tarafından sağlanıyor ve bu kobaltın %20’sini, çocuklar elleriyle çıkartıyorlar.

2017’nin mart ayında Apple, çocuk işçiler ve tehlikeli çalışma koşulları nedeniyle Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde elle çıkarılan kobaltları satın almayacağını açıklamıştı. Hatta şirket, bu açıklamanın ardından Çin merkezli kobalt tedarikçisi Huayou Cobalt şirketiyle çalışmaya başlamıştı.

Bunların yanı sıra Apple’ın, batarya talebindeki hızlı artışın, hammadde sıkıntısına neden olabileceği yönünde endişeleri mevcut. Akıllı telefonlar, tabletler ve dizüstü bilgisayarlar, hatta elektrikli otomobiller (evet, elektrikli otomobillerin bataryalarında da kobalt kullanılıyor) bile kobalta bağımlı olduğu için şirketin bu endişelerinin yersiz olduğu söylenemez. Üstelik maden piyasasını takip eden InvestmentMine’ın paylaştığı verilere göre, kobaltın fiyatı son bir yılda ikiye katlandı.

Haberde belirtilene göre, şirket beş yıl ya da daha uzun bir süre boyunca her yıl birkaç bin tonluk kobalt için sözleşmeleri garanti altına almayı amaçlıyor. Bununla birlikte BMW, Volkswagen ve Samsung gibi firmalar da elektrikli araçlar üretmek amacıyla metal tedariği için bir yıldan daha uzun süreli sözleşmeler bağlamaya çalışıyorlar.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link