Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 FIFA Dünya Kupası

Sonu çift rakamlarla biten her yılda olduğu gibi, yeni bir kupanın zamanı geldi: FIFA Dünya Kupası 2018.

Türk futbol seyircisi olarak her 2 yılda 1, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupasını yakından takip ediyoruz. Her ne kadar ülkemiz düzenli olarak bu turnuvalarda yer alamasa da, günde 4 canlı karşılaşma izleme olanağı yaratan bu etkinliklere yaz sezonunun 1 ayını ayırıyoruz.

Organizasyonların ele alınabilecek birçok boyutu var. Araştırmalara “sports mega events” olarak geçen bu etkinliklerin ekonomi ve taraftar eksenini ele almaya çalışacağım.

Ekonomi anlamında etkinlikler her dönem büyüklüğünü artırma eğilimini sürdürüyor. Organizasyonun ev sahibi şu ana kadar bir dünya kupası için gerçekleştirilen en yüksek harcamayı yaptı. Organizasyon için toplam 14.2 milyar Amerikan Doları harcadılar. Bu harcamalar arasında ulaşım, altyapı, konaklama ve stadyum inşaatları en yüksek payı aldılar. Rusya, 2010 yılında dünya kupasını düzenleme hakkını elde ettiğinde planlanan bütçenin tam 12 katı daha fazla harcama yaptı!

Yapılan tüm harcamalar Rusya’ya önemli bir altyapı ve turizm gücü kazandıracak. Buna karşılık turnuvadan elde edilen tüm gelirlerin ülke ekonomisine en fazla 2 aylık bir katkı yapacağı belirtiliyor. 8 yıllık çalışma ve harcamalar, 2 aylık bir süreçte girdi olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacak.

FIFA Dünya Kupası, 2000’li yılların başından beri “sponsorların dünya kupası” olarak eleştiriliyor. Bu eleştirinin temelinde sponsorların beklentilerinin taraftar beklentilerinden daha önemli görülmesi etkili. Ayrıca yüksek sponsorlu etkinliklerin sporun ruhunu çürüttüğü de iddia ediliyor. Visa, McDonalds, Budweiser gibi bilinen sponsorların yanına bu sene en çok sponsorluk desteği Çin menşeili işletmelerden geldi. Çin ve Hindistan futbol yatırımlarını artırıyor. Bunun temelinde futbola olan ilginin artışı var ve “ürün yaşam seyri” yükselme aşamasında görülüyor. İngiltere futbol ligindeki forma sponsorlarına ve saha kenarındaki reklam tabelalarına dikkatli bakarsanız Uzakdoğu pazarına yönelik reklamlara rastlayabilirsiniz. Turnuvada tüm sponsorluk harcamaları 2 milyar Amerikan Dolarına yaklaşıyor.

Dünya Kupası için yaklaşık 1.5 milyon biletli seyircinin katılımı beklenirken, biletsiz ve turizm amaçlı ülkeye gelecek turist sayısının bu rakamdan daha fazla olacağı öngörülüyor. Ülkemizde “passolig” adı altında yürütülen biletleme sisteminin bir benzeri bu sene Rusya’da kullanılacak. Buna göre seyircinin bilet alması yeterli olmuyor ve devlet tarafından kurulan taraftar sistemine kayıt yaptırıp isimlik çıkartmak gerekiyor. Bu isimlikler olmadan statlara giriş yapılamıyor. Uluslararası bir organizasyonda güvenlik kaygısının geldiği noktayı anlamak için önemli bir ayrıntı… 64 maçlık bu serüvende seyircinin yerine getirmesi gereken yeni bir sorumluluk oluşturuldu.

Taraftar kimlik sistemi stat içinde holigan aktiviteleri azaltmak için yapılan bir uygulama olarak görülüyor. Fakat stat dışındaki taşkınlıkları önlemek için sağduyu ile birlikte güvenlik kuvvetlerine büyük sorumluluk düşüyor.

Son olarak, turnuvaya bahis işletmeleri tarafından bakalım. Günümüzde futbol, sadece taraftarlık veya futbol severlik hisleriyle takip edilen bir spor olmanın ötesine geçti. Özellikle futbol maçlarına yapılan bahisler giderek artıyor. Küresel düzeyde 2018 FIFA Dünya Kupasında 3.3 milyar Amerikan Dolarına yakın bahis yapılacağı öngörülüyor.

4 yılda 1 düzenlenen bu futbol etkinliğinde durum, etkinliğe nereden bakmak istediğinize göre değişiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Enerji içeceklerinin pazarlaması konusunda blog yazıyorum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi'ndeki görevimin yanı sıra pazarlama alanında doktora programına devam ediyorum.

Bir Cevap Yazın

Coca Cola’dan Yaz Sıcaklarına Özel Billboard!

Geçmişten günümüze birçok marka tarafından kullanılan outdoor reklamlar yanından geçip gitseniz, bir anlığına görseniz bile aklınızda kalıyor. Hele de yapılan iş yaratıcıysa sonuçlar daha da güzel oluyor.

Reklam mesajınızı en kısa ve en etkili şekilde verebileceğiniz, yıllar geçse de etkisi kalıcı bir mecra reklam panoları.  Açık havadan bahsetmişken özellikle ucu bir şekilde hava durumuna dokunan yaratıcı outdoor çalışmaları da gören kişide tam yeri tam zamanı etkisi yaratabiliyor. Sıcak havalarda susuzluğu, soğuk havalarda da sıcak bir şeyler içip ısınma fikrini çağrıştırıyor.

Tam da burada bahsetmek istediğimiz marka vaadini serinletme, yenilenme üzerinden tüketicisine ileten Coca Cola’nın kullandığı basit bir teknoloji sayesinde sıcaktan bunalan tüketicisine serinletici bir alternatif yaratan bu çalışması.

Coca-Cola’nın tasarladığı bu yaratıcı reklam panosu yaz aylarında dışarıda vakit geçiren insanların bakışlarını yakalamak ve dikkatleri üzerine çekmek için tasarlanmış vaziyette.

Reklam panosunun üzerinde o anki güncel sıcaklığı gösteren bir küçük panel bulunuyor ve bu küçük panelin yerleştirildiği reklam panosu aslında bu sıcaklık göstergesi ile bir mesaj veriyor. Bu mesaj ile dışarıda olan insanların o yüksek sıcaklıkta serinlemek için aradıkları şeyi işaret ediliyor. O anki sıcaklığa bağlı olarak Coca-Cola reklam panosundaki mesaj değişkenlik gösteriyor elbette ki, örneğin hava eğer o anda 40 dereceyi gösteriyor ise, panoda verilen mesaj “ kendini serinletmen için 40 neden” olarak görünüyor. Ve sıcaklık git gide arttığında, bu reklam insanlara Coca-Cola’yı ferahlamak amacıyla içmeleri için gittikçe artan nedenlerinin olduğunu söylüyor. Mesela derece 40’dan 43’e yükseldiğinde, reklam panosu size bir nevi Coca-Cola içmeniz için nedenlerinizin daha da arttığını hatırlatmış oluyor.

Açıkhava reklamcılığında bu şekilde dinamik, değişken olan reklam panoları gittikçe popüler hale geliyor, bunun nedeni ise bir yandan reklam panoları ile yakın çevrenin etkileşime geçmesi olurken, bir yandan da insanların o dinamik reklam panoları sayesinde ikinci ve hatta üçüncü kere panoya bakmalarının teşvik edilmesi olarak açıklanabilir.

Şöyle düşünelim bu yazıyı sıcak bir ortamda okuyan kişiler için bile susuzluğunu gidermenin bir yolu olarak Coca Cola akla gelecek değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Amazon Tarihinin En Büyük Teslimatını Jurrasic World’e Yaptı

  • Aynı anda hem dünyanın en büyük teslimatlarından birisini yapıp, hem bir filmin gişesine mükemmel bir destekte bulunup hem de e-ticaret adına yapılabilecek neredeyse her şeyi yapabileceğinize müşterilerinizi ikna edersiniz?
  • Amazon’un geçen sene Jurassic World: Fallen Kingdom ile yaptığı işbirliğinden ilham alalım.
  • Benzeri yazılar için; 2018’in En Değerli Markası Amazon’un Başarısı Nereden Geliyor?

Her şey devasa bir kargo kutusuyla başladı aslında. Ancak dünyanın en değerli markası seçilen Amazon’un en büyük teslimatı sayılan Jurassic World: Fallen Kingdom’ın yankıları ise üzerinden bir sene geçmesine rağmen hala devam ediyor.

Bu devasa teslimat 29 Mayıs’ta Los Angeles’a ulaştırılırken tüm şehri gezmeyi, aralarda molalar verip halkın ilgisini çekmeyi de ihmal etmedi tabii. Gittiği her yerde yoğun bir ilgiyle karşılaşan ve sosyal mecralarda fazlaca paylaşılan bu kutunun mükemmel bir fısıltı pazarlaması olarak tabir edilen buzz marketing’e güzel bir örnek olduğunu söyleyebiliriz.

Üzerinde kocaman bir Jurassic Park logosu ile beraber Alexa, Jurassic World’e kutunun içinde ne olduğunu sor”  yazısı ve smile code olarak adlandırılan QR kod da bulunan kutunun üstündeki kodu Amazon mobil uygulamasından okutanlar bir mikro siteye yönlendirilerek minik bir video izleyip üzerine Jurassic Park filmine indirim kazandılar.

Los Angeles’ın ünlü alışveriş merkezlerinden The Grove LA’ya teslimatı yapılan devasa bir t-rex heykeline Fallen Kingdom oyuncuları Chris Pratt ve  Bryce Dallas Howard’ın eşlik etmesi ile mükemmel bir kampanya gerçekleştirilmiş oldu.

Amazon’dan Jeremi Gorman fikrin bulunuluşu ile ilgili amaçlarının hem müşterilerin hoşuna gidecek hem de Jurassic World Fallen Kingdom ile ilgili söylentiler yaratabilecek bir kampanya istediklerini bu nedenle de teslimat kutusunu gerçekten devasa hale getirdiklerini ifade ediyor.

Tabi kutu üstünde yer alan Smile Code ile hem fiziksel hem de dijital bir etkileşim yakalayan kampanya, sürecin her aşamasında her iki ekibinde mükemmel bir iletişim içinde olmaları sayesinde bu büyük başarıya ulaşmış.

Tabi Amazon’un kendisinin geliştirdiği sesli asistan Alexa’nın hem bu vaka da hem de daha iyi bir müşteri deneyimi yakalanabilecek her yerde kullanılabileceğini ifade eden Amazon’un reklam satışın başındaki Jeremi Gorman bu tarz işbirliklerinin de süreceğinin sinyalini veriyor.

Kaynak: Adweek

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link