Eğlencenin Markalı Hali 0

Son yıllarda içtiğimiz sudan, taktığımız saate kadar kullandığımız her şeyin bir markası var ve bu hepimizin alıştığı bir durum haline geldi. Biz bu olaya bu kadar alışınca markalar bu sefer  elle tutamadığımız, göremediğimiz şeyleri markalı hale getirip bizi şaşırtmaya karar verdiler  ve eğlenme aktivitesini markalı hale getirip pazarlamak gibi şahane bir fikir buldular. Böylece “Brand Entertainment”  kavramı ortaya çıkmış oldu.

Ülkemizde “Brand Entertainment”  kavramı şu an için çok aktif olarak kullanılmamasına rağmen özellikle ABD’de oldukça popüler bir kavram. Ülkemizde daha çok “markalı içerik” olarak adlandırılan kavram daha yeni yeni kullanılmaya başlandı.

Brand Entertainment kavramı esasen 3 modele dayanır;

1) Ürün yerleştirme: Ülkemizde en çok kullanılan model olduğunu söyleyebiliriz. Televizyonlarda özellikle prime time dizilerinde belli bir markaya ait ürünün ön plana çıkarılması olayıdır. Bu modelde dizinin bir bölümünde kamera direkt olarak markaya odaklanır ya da  markayı çağrıştıran sloganlar kullanılır. Böylece bilinçaltımıza girerek bizi markaya yönlendirmek hedeflenir. Ürün yerleştirme modelinde önemli olan markanın hedef kitlesine yönelik dizilerde uygulanması ve tüketiciye sunulan marka vaadiyle uygun düşen şekilde markayı kullanmaktır. Bu şekilde yapılırsa ancak marka başarılı olur. Ülkemizde ürün yerleştirme konusunda en başarılı dizi  Kanal D’de yayınlanan Yalan Dünya’dır.

yalan dünya

2) Sponsorluk: Bu model oldukça net ve basittir. Direkt olarak “Bu program X markasının sponsorluğunda gerçekleştirilmiştir” denilip olay kapatılır. Ülkemizde yaygın olarak kullanılan diğer bir modeldir.

3) Markalı içerik:  İşte olayın aslı bu modeldir. Ne yazık ki ülkemizde en az kullanılan yöntem de budur. Bu modelde esas olan markayı içeriğe değil içeriği markaya uydurmaktır ve önemli olan kurgunun gerçekten ayırt edilememesidir. Bu yüzden de izleyiciye reklam olarak gelmemektedir. Televizyonlarda yer alan 30 sn reklamlarla ki çoğunu izlemediğimiz ve direkt zap yaptığımız reklamlarla bu işin olmayacağını anlayan markalar, markalı içerik modeli ile insanları kendilerine tekrardan çekmeyi başardılar. Markalı içeriği en başarılı biçimde uygulayan markalar ise The Hire serisiyle BMW, The Beatiful İnside ve The Power İnside serileriyle Intel&Toshiba  ve “Cultivate Campaign” (Toprak İşleme Kampanyası) ile Chipotle markasıdır.

The Hire – BMW

the_hire

BMW’nin The Hire serisi markalı içerik modelinin öncülerindendir. BMW’nin pazarlamacıları, pahalı olan TV reklamlarından vazgeçip, bu paralarını daha yaratıcı daha akılda kalıcı şekilde kullanmak istemişler. Böylece ünlü Hollywood yönetmenleriyle anlaşarak BMW’ye uygun kısa filmler çektirmeye karar vermişler. İşin sonunda Guy Ritchie, Ridley Scott, Ang Lee gibi başarılı yönetmenlerin de aralarında bulunduğu 8 yönetmen BMW için 8 kısa film çekmiş. BMW, The Hire serisini ilk olarak internet ortamında belirlediği siteye koymuş. Daha sonra işi daha da büyüten marka bu serileri DVD haline getirerek  satmış ve  bundan da kazanç sağlamış. The Hire serisiyle BMW, izleyiciye kendi markası ile söylemek istediği özellikleri direkt, sıkıcı bir şekilde söylemeden olayı eğlenceli hale getirmiş  ayrıca filmlerde anlatılan olaylarla markasının hızı, güvenilirliği, konforu gibi özelliklerinin tüketici tarafından fark edilmesini sağlamış. Sonuç olarak da BMW bu kampanya ile sıfır medya bütçesiyle başarılı olunabileceğini de herkese göstermiştir.

The Beautiful Inside – Intel & Toshiba

The-Beauty-Inside-social-video-ads

The Beatiful Inside serisiyle Intel & Toshiba o kadar başarılı oldu ki 2013 yılı Cannes ‘da Markalı İçerik & Eğlence Siber Film kategorisinde Grand Prix ödülüne layık görüldü. Bu serinin amacı Intel’in “Intel Inside” kampanyasını farklılaştırmak ve Toshiba’nın Ultrabook bilgisayarlarını genç yetişkinler tarafından kullanımını yaygınlaştırmaktı. Kampanyanın iyi taraflarından biri ise  her gün başka bir  kişi olarak uyanan Alex için tüketicilerden kendi Alex videolarını çekmeleri ve paylaşmaları istenmiş ve bunlardan seçilenler de filmde yer almış. Bunun sonucu ise 70 milyon izlenme, 26 milyon etkileşim, 1.8 milyon mobil etkileşim olmuş. Tabi bunların hepsinin sonucunda ise satış oranında %300 artış meydana gelmiş. Bu seri bu kadar başarılı olunca marka bu seferde “The Power Inside” adlı bir seri çekmeye karar vermiş. Bu seride kahramanlarımız bıyıklı uzaylılardan kaçmaya çalışıyorlar, tabii ki Toshiba ultrabooklarıyla.

Cultivate Campaign (Toprak İşleme Kampanyası) – Chipotle

 http://youtu.be/aMfSGt6rHos

Chipotle markası, Toprak İşleme Kampanyası ile Cannes Lions 2012 Markalı İçerik Ve Eğlence Grand Prix Ödülü‘nü aldı. Reklamda  kendi imkanlarıyla çalışan bir çiftçinin işleri büyütüp makineler kullanması ve çevreye zarar vermesi sonucu yaşadığı vicdan azabı sonunda yeniden eski sistemine geri dönmesini konu ediliyor. Chipotle markası bu reklam ile organik ürünlere ve hayvan haklarına verdiği önemi izleyicilere göstermiştir. Başarılı olan diğer bir şey ise reklamın dokunaklı müziğidir.

Bu örneklerle de anladığımız gibi biz artık sıkıcı, anlamsız, sürükleyici olmayan TV reklamlarını değil onun yerine bizi eğlendiren, meraklandıran ve hatta korkutan bu tarz kampanyaları izlemek istiyoruz. Ama bunu yaparken de markayı, içeriğin içine zorla koymamak, içeriği daha en baştan markanın etrafında kurgulamak gerekir. Markalanmış içerik, basitçe bir ürün tanıtımı ya da ürün yerleştirmesi değil, markanın öne çıkan özelliklerini mükemmel bir şekilde sıralayan bir gösterinin parçası ve reklam verenin marka kişiliğinin yansıması olması gerekir. Umuyorum ki en kısa zamanda bu eğlenceli model bizim ülkemizde de yaygın olarak kullanılır.

http://bigorangeslide.com/wp-content/uploads/2011/02/branded-content.jpg

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link