Efsane Olmuş Reklam ve Pazarlama Kampanyalarının Başarı Stratejileri

Nike – Just Do It

Bir zamanlar, Nike’nin ürünü neredeyse sadece maraton koşucularına yiyecek ve içecek olduğunu biliyor muydunuz? Ardından, bir fitness çılgınlığı ortaya çıktı ve Nike pazarlama departmanı üyeleri, ana rakibi Reebok’u geçmeleri için bu avantajdan yararlanacaklarını biliyorlardı. Böylece 1980’lerin sonunda Nike “Just Do It”i yarattı. Just Do It sloganının bir idam mahkümunun son sözünden esinlenilerek ortaya çıktığını daha önce sizlerle paylaşmıştık. 

1988’de Nike satışları 800 milyon dolardı; 1998’de satışlar 9,2 milyar doları aştı. “Sadece yap” sloganı basit ve kısaydı ancak insanların egzersiz yaptıklarında hissettikleri her şeyi kapsıyordu. Beş mil yürümek istemiyor musun? Sadece yap. Dört adım merdivenle çıkmak istemiyor musun? Sadece yap. Bu, hepimizin bağlantı kurabileceği ve herkesi harekete geçirebilecek bir slogandı. Hala da öyle. 

Volkswagen: Think Small

Valkswagen’in “Think Small” kampanyasını birçok pazarlamacı altın standart olarak değerlendirir. Doyle Dane & Bernbach’daki efsanevi bir reklam grubu tarafından 1960’da kurulan kampanya, bir soruyu yanıtlamak için yola çıktı: İnsanarın algılarını yalnızca bir ürüne karşı değil, aynı zamanda bir grup insana göre nasıl değiştirebiliriz?

Amerikalıların büyük araba sevme gibi bir özellikleri vardı ve 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki 15 yıl içinde küçük Alman arabalarını almıyorlardı. Ancak bu Valkwagen reklamı bu algıyı “Küçük olduğumu mu düşünüyorsun? Evet öyleyim.” diyerek değiştirdi.

Bu kampanyanın çıkış noktası ise: “Şirketinizi, ürününüzü ya da hizmetinizi bir şeymiş gibi satmaya çalışmayın. Müşteriler dürüstlüğü sever ve takdir eder.”

Apple: Get a Mac

Mac ile PC arasındaki tartışmalar Apple için en başarılı kampanyalardan biri haline geldi ve ilk yılında % 42 pazar payı artışı yaşadı. Kampanya Mac’i takip edenlere ürün hakkında aşırı ayrıntıya girmeden  bilmeleri gereken her şeyi anlatıyor.

Bu kampanyanın başarısının sırrı ise “İnsanlar her zaman ürününüz şaşırtıcı olduğu için onu satın almaz. Bunun yerine, ürününüzün faydalarını birbiriyle ilişkili olarak açıklayın, böylece tüketiciler onu kullanırken görebilir.”

Clairol: Does She or Doesn’t She?

Bir saç boyası markası olan Clairol 1957’de bu soruyu ilk kez yanıtladığında, 15 kişiden sadece 1’i suni saç rengi kullanıyordu. Sadece 11 yıl sonra, TIME Dergisine göre, cevap 1/2 idi.

Clairol diğer markaların pazarlama taktiktiğinin tam tersini yaparak başarılı oldu. Normalde bir marka ürününden memnun kalan kişilerin markayı diğer insanlarla paylaşmalarını bekler ancak Clairol ürünün doğallığının göstergesi olan kadınların saç boyası kullanmamış gibi davranmalarını istiyordu. “Kendi saç renginiz gibi doğal” ileitişimiyle yola çıkarak ürününün satışlarını arttırdı.

Bu stratejinin başarılı olmasındaki nokta ise: ” Bazen insanlara ürününüzün başarısını sadece göstermeniz yeterlidir. Göstermek söylemekten daha etkili olur.”

California Milk Processor Board: Got Milk?

Kaliforniya Süt İşlemci Kurulu’nun “Got Milk” sayesinde Kampanya, California’daki süt satışları sadece bir yılda% 7 arttı. Ancak etki, eyalet sınırlarının ötesine geçti ve bugüne kadar milyonlarca “Got ….” sloganı türemesine neden oldu. 

Bu kampanya dikkat ederseniz süt içmeyen insanları hedeflemiyor. Yani zaten süt tüketen insanlara odaklanıyor. Burdan çıkarabileceğimiz pazarlama stratejisi ise; “her zaman yeni müşteriler edinmek zorunda değilsiniz. Var olan hedef kitlenize ürününüzü daha sık kullandırabilirsiniz.”

Procter & Gamble (P&G): Thank You, Mom

P & G, Olimpiyat sporcularının öykülerinin arkasındaki hikayeleri, bu dünya çapındaki sporcuları ömür boyu sürdürecek destekleyici annelerin hikayelerini, anlattı. Anneler bu zorlu ve uzun yol boyunca çok fazla çamaşır yıkama ve temizlik yapmak zorundaydı ve muhtemelen P & G ürünleri kullanıyordu.

Bu reklamın stratejisi çok basit ve reklamların çoğuyla aynı: “Duygusal pazarlama.” Ancak bunu oldukça başarılı bir biçimde öne çıkarmışlar ve bunu insanların hayatlarına dokunarak yapmışlar.  “Duygusal ve nostalji pazarlaması, insanları satın alma seçenekleri haline getirmek için güçlü taktiklerdir; bu nedenle, ürününüzün veya hikayenin ardında daha büyük, daha evrensel bir hikaye varsa, içeri girip ön plana çıkarın.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Growth İstanbul Etkinlikleri Başlıyor

İşini, girişimini, startupını büyütmek isteyenler artık ayda bir kez Karaköy’de bir araya geliyor. Growth Istanbul Meetup, 20 Haziran 2018’de SHERPA kurucusu Yakup Bayrak ile başlıyor. 

Startup kavramının iş hayatımıza girmesi ile beraber ölçeklenebilir ve sürdürülebilir büyüme sadece startuplar için değil her iş kolu için önem kazandı. Farklı sektörlerde hakkında kafa yorulan bu konu için artık İstanbul’da bir etkinlik düzenleniyor: Growth Istanbul Meetups. Bu alanda işlerini büyütmüş Türkiye’den ve dünyadan birçok başarılı girişimci, mentor ve iş insanının katılacağı etkinliklerin ilki 20 Haziran 2018 Çarşamba saat 19.00’da Karaköy’de, “Ölçme ve Deneme” konusunda SHERPA Kurucusu Yakup Bayrak’ın katılımı ile başlıyor. Özellikle SaaS (Software as a Service) olmayan iş modellerinde büyüme motoru nasıl kurulur, gelir modeli nasıl test edilir, sonuçları nasıl yorumlanır, bir ajans geleneksel olmayan yollarla nasıl büyütülürün çok iyi bir örneği olan SHERPA deneyimi ve daha fazlasını konuşulacağı etkinlik bi’dolu TERAS’ta. 

Her ay alanında yetkin bir konuşmacının katılacağı etkinliğin programı şöyle: 

 19.00 – 19.30: Tanışma 

19.30 – 19.50: Konuk Sunumu 

19.50 – 20.00: Çay kahve almaca 

20.00 – 20.30: Bir vaka hakkında sohbet 

Kim düzenliyor? 

Etkinlik Online Matbaa bidolubaski.com ve Personel Yönetim Yazılımı Kolay İK tarafından destekleniyor ve düzenleniyor. 

Nerede düzenleniyor? 

Etkinlik mekanı: 
bi’dolu TERAS
Kemankeş Mah. Akçe Sok No:6 D:1-2-3 Karaköy / Beyoğlu 

Nasıl kayıt olunur:

Etkinliğin sınırlı kontejanı bulunuyor, kayıtlarınızı  buradan yapabilirsiniz.

Sosyal medya linkleri:  

Twitter: https://twitter.com/growthistanbul
Facebook: https://www.facebook.com/growthistanbul/
Linkedin: https://www.linkedin.com/company/growthistanbul/
Instagram: https://www.instagram.com/istanbulmeetups/ 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Coca Cola’dan Yaz Sıcaklarına Özel Billboard!

Geçmişten günümüze birçok marka tarafından kullanılan outdoor reklamlar yanından geçip gitseniz, bir anlığına görseniz bile aklınızda kalıyor. Hele de yapılan iş yaratıcıysa sonuçlar daha da güzel oluyor.

Reklam mesajınızı en kısa ve en etkili şekilde verebileceğiniz, yıllar geçse de etkisi kalıcı bir mecra reklam panoları.  Açık havadan bahsetmişken özellikle ucu bir şekilde hava durumuna dokunan yaratıcı outdoor çalışmaları da gören kişide tam yeri tam zamanı etkisi yaratabiliyor. Sıcak havalarda susuzluğu, soğuk havalarda da sıcak bir şeyler içip ısınma fikrini çağrıştırıyor.

Tam da burada bahsetmek istediğimiz marka vaadini serinletme, yenilenme üzerinden tüketicisine ileten Coca Cola’nın kullandığı basit bir teknoloji sayesinde sıcaktan bunalan tüketicisine serinletici bir alternatif yaratan bu çalışması.

Coca-Cola’nın tasarladığı bu yaratıcı reklam panosu yaz aylarında dışarıda vakit geçiren insanların bakışlarını yakalamak ve dikkatleri üzerine çekmek için tasarlanmış vaziyette.

Reklam panosunun üzerinde o anki güncel sıcaklığı gösteren bir küçük panel bulunuyor ve bu küçük panelin yerleştirildiği reklam panosu aslında bu sıcaklık göstergesi ile bir mesaj veriyor. Bu mesaj ile dışarıda olan insanların o yüksek sıcaklıkta serinlemek için aradıkları şeyi işaret ediliyor. O anki sıcaklığa bağlı olarak Coca-Cola reklam panosundaki mesaj değişkenlik gösteriyor elbette ki, örneğin hava eğer o anda 40 dereceyi gösteriyor ise, panoda verilen mesaj “ kendini serinletmen için 40 neden” olarak görünüyor. Ve sıcaklık git gide arttığında, bu reklam insanlara Coca-Cola’yı ferahlamak amacıyla içmeleri için gittikçe artan nedenlerinin olduğunu söylüyor. Mesela derece 40’dan 43’e yükseldiğinde, reklam panosu size bir nevi Coca-Cola içmeniz için nedenlerinizin daha da arttığını hatırlatmış oluyor.

Açıkhava reklamcılığında bu şekilde dinamik, değişken olan reklam panoları gittikçe popüler hale geliyor, bunun nedeni ise bir yandan reklam panoları ile yakın çevrenin etkileşime geçmesi olurken, bir yandan da insanların o dinamik reklam panoları sayesinde ikinci ve hatta üçüncü kere panoya bakmalarının teşvik edilmesi olarak açıklanabilir.

Şöyle düşünelim bu yazıyı sıcak bir ortamda okuyan kişiler için bile susuzluğunu gidermenin bir yolu olarak Coca Cola akla gelecek değil mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link