E-Ticarette E-Posta Pazarlama Hunisi

Dijital pazarlamada en yüksek yatırım getirisi (ROI) olan kanallardan biri hiç şüphesiz ki e-posta pazarlama. Bu zamana kadar yazdığım yazılarda genelde dönüşüm oranı optimizasyonu ve e-ticaret dönüşüm hunisi üzerine yazdım. Bu yazımda ise hiç azımsanmayacak önemi olan dijital pazarlama kanallarından e-ticarette e-posta pazarlama hunisi hakkında yazacağım.

E-posta pazarlama hunisi temelde en basit haliyle 4 adımdan oluşur. Bunlar huni başlangıcından sonuna doğru:

1) Teslim Edilme Oranı (Deliverability) : İngilizce adıyla e-posta pazarlamada deliverability huninin tam tepesinde yer alır. Bu terimi özetlemek gerekirse, web sitenize e-posta bırakmış ve e-posta atmanıza izin vermiş kullanıcılara herhangi bir e-posta sisteminden toplu mailing yaptığınızda e-postanın teslim edilme sayısının oranı. Örneğin, 100 kişilik bir listeye e-posta atıldığında idealde 100 kişiye de ulaşmasını bekleriz. Fakat bu oran e-ticaret sitelerinde genellikle %99 gibi bir rakamdır. Eğer, e-posta teslim oranını çok düşükse bunun sebebi e-posta listesinin eski olması ya da spamlerle ilgili bir sıkıntı yaşadığınızın göstergesi olabilir. Görselde Marketing Sherpa’nın teslim edilme oranlarını artırmak için kullanabileceğiniz önerileri bulabilirsiniz:

2) Açılma Oranı (Open Rate) : Bir e-posta gönderildiğinde, açılmıyorsa e-posta pazarlama yapmanın bir anlamı kalmaz. Açılma oranı, e-posta pazarlama hunisinin 2. adımı. Yapılan araştırmalara göre bu oran e-ticaret sektöründe %10 ile %25 arasında değişiyor. Yani e-ticarette sektörünüz ne olursa olsun e-posta açılma oranınız %10’un altındaysa ters giden bir şeyler var demektir.

3) Tıklama Oranı (Click to Open Rate) : Bu terimi birçok dijital pazarlama faaliyeti için kullanıyoruz; fakat e-posta pazarlamada anlamı, diğer dijital pazarlama kanallarına göre biraz daha farklı. E-posta pazarlamada tıklama oranının bir diğer anlamı da e-posta açıldıktan sonraki tıklamaların oranı. Gönderilen bir e-postada birden fazla link varsa tıklamalar da o kadar artabilir. Bu orana bakarak hangi günlerin ve saatlerin hedef kitlenize daha uygun olduğunu bulabilirsiniz. E-ticarette e-posta açıldıktan sonraki tıklama oranları genelde %10-15 arasında değişiklik gösteriyor.

4) Dönüşüm Oranı (Conversion Rate) : E-posta içinde kullandığınız kampanya takip linkleri olsun, e-posta sisteminin kodlarının takibi olsun, e-ticarette birçok şekilde dönüşümleri ölçümleyebilirsiniz. E-posta pazarlamada dönüşüm oranı, adı üstünde e-posta pazarlama üzerinden web sitesine gelen kullanıcıların hedeflerinizi gerçekleştirdiği hareketlerdir. Bu hareketler tabii ki e-ticaret sitelerinde kullanıcıların yaptığı satın almalar oluyor. Yani e-posta pazarlamada dönüşüm oranı e-posta pazarlamadan gelen tıklamaların, e-posta pazarlamadan gelen kişilerin yaptığı satın almalara oranı şeklinde hesaplanıyor. Bu oran yapılan araştırmalara göre e-ticarette %1 ile %4 arasında değişiyor.

E-posta pazarlama da diğer dijital pazarlama kanalları gibi ölçümlenebilir bir pazarlama tipi. Bu yüzden hedef kitlenize ve dönüşüm hunisindeki hedeflerinize uygun birçok test yaparak gelirinizi bununla birlikte yatırım getirinizi rahatlıkla artırabilirsiniz. Burada dikkat edilmesi gereken, son tıklamadaki dönüşüm oranlarına bakarken aynı zamanda “ilişkilendirme modelinde (attribution model)” de e-posta pazarlamanın yerini saptamanız. Bu sayede e-posta pazarlamanın, web sitenizin değerini daha doğru bir biçimde ölçebilirsiniz. İyi analizler!

Kaynak: jetlore.com

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

IKEA’dan Donald Trump ve Kim Jong-Un’a “Silahlarla Savaşmayın, Mobilya Yapın” Çağrısı

12 Haziran 2018, ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un arasında Kuzey Kore’nin nükleer silahlandırılması konusundaki tarihi toplantısına ithafen IKEA bir Facebook postu yayınladı. 

Marka, vidaları sıkıştırmaya yarayan bir alyan anahtarı fotoğrafının yanınada “inşaat silahı 0 Dolar” şeklinde bir espri ile birlikte postun altında da “Mobilya yapalım, savaşmayalım” postu paylaştı.

IKEA tek bir alyan anahtarıyla çok anlamlı bir post yayınlayarak savaşa ve silahlanmaya karşı olduğunu belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un’a bedava olan alyan anahtarıyla savaşmak yerine mobilya yapmalarını teklif etti.

İlgi gören Facebook postunun altına Jin Spade’dan ilginç ve güzel bir yorum gelmiş: “Ya Ikea bir ülke olsaydı?”. Ardından Ikea da bu yoruma cevap vermekte gecikmemiş ve; “Alyan anahtarının yardımıyla bir şeylerin dağılmadığından emin olacağız.”

IKEA ilginç ve zekice reklam kampanyaları ile sık sık gündeme gelen bir marka ancak bu sefer herhangi bir ürününü tanıtmak yerine dünya barışına katkıda bulunmak istemiş. Siz ne düşünüyorsunuz, beğendiniz mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yalancının Mumu: Yalan İfadelerle Tüketiciyi Kandırmanın Cezasını Çeken Markalar

  • Tüketicinin beğenisine sunduğunuz her ürün ve hizmetin biraz pazarlamanın sihirli dokunuşuna ihtiyacı vardır elbet. Ama ya o ince ayarlanması gereken dozu biraz fazla kaçırdıysanız ne olacak?
  • Redbull kanatlandırmıyor, New Balance giyerek kilo veremiyorsunuz. Tüketiciyi kandırmanın, yanlış reklam beyanında bulunmanın bedelini ağır ödeyen markalardan örnekler aşağıda;
  • Benzer yazılar için Pazarlamada Algı ve İtibar Yönetimi

Markanızın ününü ve müşterinizin size güvenini zedelemekle sonuçlanabilecek bu hatalardan birkaç tanesine hep beraber göz atalım;

Airborne’un yaptığı:  Uydurma bir tedavi yöntemi

1990’larda piyasaya vitamin ve mineral takviyeleri çıkaran Airborne, piyasada bir anda yaygın hastalıklardan olan grip ve soğuk algınlığını engelleme ve etkilerini hafifletme vaadleri ile çıktı. Peki gerçekten öyle miydi? Daha sağlıklı ve güvenilir yiyecekler için toplum faydasını koruyan organizasyon Center for Science in the Public Interest (CSPI) tarafından yapılan araştırma bu iddiaların altını dolduracak gerçek bir bilimsel kanıt bulunmadığını keşfedince Airborne 23.3 milyon dolarlık bir tazminat ödemeye mahkum oldu.

Splenda: Şekerden yapılmıyor

Neredeyse her yerde şeker alternatifi olarak gördüğümüz Splenda ise “ Şekerden yapıldı, bu nedenle tadı şeker gibi” mottosu ile 2000’lerde yayılırken ve müşterilerini doğal olduğuna inandırırken Şeker Birliği aslında Splenda’nın şekerden yapılmadığını , yoğun bir kimyasal içerik içerdiğini keşfetti ve şirkete dava açtı. Gizlilik kararı ile sürdürülen davada 2007’de uzlaşma sağlandı.

New Balance kilo vermenize yardım etmiyor

2011’de New Balance yeni ayakkabı serisini kas aktivasyonunu ve kalori yakımını sağlar ifadeleri ile tanıtırken bu ifadelerin halkı kandırmak ve yanlış beyanda bulunmak olduğunu düşünüyor muydu? Hayır. Sonradan yapılan birçok araştırma normal yürüyüş ayakkabıları ile karşılaştırıldığında New Balance serisinin insan sağlığına ekstra bir faydası bulunmadığını hatta kas zedelenmesine bile neden olacağını kanıtladı.

Redbull kanatlandırmıyor

Bu vakanın ilgi çekici olmasının nedeni ise bunu zaten biliyor olmamız. Amerikan bir tüketicinin 10 senedir ürünü tükettiğini, ancak ne zihinsel ne de fiziksel olarak performans artışı yaşamadığını ve şirketin bu sloganla rakiplerini geri bırakmayı amaçladığını iddia ederek şirkete dava açması sonucu, Redbull davacı tarafla 13 milyon dolarlık bir anlaşma yaparak uzlaşı sağlamak durumunda kaldı. Ama bugünlerde hala bu sloganı duyuyoruz değil mi?

Volkswagen çevre için kılını kıpırdatmıyor

2016 yılında Federal Trade Commission (FTC)  tarafından markaya acılan dava markanın aslında temiz, dizel enerji tükettiğini reklamlarda ifade etmesi ama gerçekte bunun tam tersinin çıkmış olması. Emisyon testlerinde 7 yıl boyunca hile yaptığı anlaşılan markanın hala halk gözünde itibarını düzeltmek için ne kadar uğraştığına şahit oluyoruz.

Sizin aklınıza gelen başka hangi örnekler var?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link