Dünyayı Değiştirmeye Hazır Mısınız? #pz2014

“Dünyayı değiştirmeye hazır mısınız?” sloganıyla yola çıkan Pazarlama Zirvesi için kayıtların tamamlanmasına çok az kaldı. Birçok markanın katılacağı zirveye pek çok sektörden farklı pazarlama uzmanı, girişimciler ve düşünürler konuşmacı olarak katılacaklar.
Zirvenin bu yılki programı yine kapsamlı bir içeriğe sahip. Örneğin Whitney Johnson vizyonunuzu genişletme, Niraj Dawar müşterileriniz gibi düşünme, Marty Neumeier  markanızı yeniden düşünme, Ramon Vullings fikirlerinizi değiştirme ve Joeri Van den Bergh hikayenizi yeni yöntemlerle anlatma üzerine konuşacak. Navi Radjou dünyayı ters yüz edecek, Ross Dawson ise dünyaya tekrar bağlanmanızı sağlayacak, Tara Swart beyninizdeki kodları değiştirirken Rita Clifton etkinizi dönüştürecek.

Steve Jobs’un meşhur deyimiyle “Zamanınızı başkalarının hayatını yaşayarak harcamayın”. Değişim zamanları, yenilikçiler için, müşterilerle farklı yöntemlerle etkileşime geçme fırsatlarıdır. Ayrıca kârlı büyümeyi yönlendirirken yeni şeyler denemek, belki yeni fiziksel ve dijital pazarlara ulaşmak, yeni iş modellerini benimsemek, müşteri deneyimlerini yeniden keşfetmek, hayatı herkes için daha iyi hale getirmek, aynı zamanda karlı büyümeyi sağlamak için bir katalizördür. 

Pazarlama Zirvesi bu yıl Türk inovasyon fikirlerinin en iyilerini de seçecek. Zirvenin ikinci gününde yapılacak olan “Game Changers Turkey Ödül Töreni” ile yerel düzeyde fark yaratan ve kazanan işletmeleri, markaları bizlerle buluşturacak.

Etkinlik Detayları:

Tarih: 03-04 Aralık 2014

Mekan: Lütfi Kırdar  Kongre ve Sergi Sarayı

Kayıt: http://www.pazarlamazirvesi.com

“Oyunu değiştirmek için ihtiyacınız olan 10 farklı fikir!” 

DÜŞÜN

Vizyonunu değiştir
Dünyayı değiştirebilecek fikirlerle rakiplerinizin bir adım önünde olun.

  • Kârı optimize etmeye odaklanmak yerine ilham verici bir amacın peşinden giderek,
  • Temel kabiliyetler üzerine inşa etmek yerine cesur fikirlerle hareket ederek,
  • Yüzde 10 daha iyi olmak yerine 10 kat daha iyi olarak vizyonunuzu değiştirebilirsiniz.

KEŞFET
Pazarını değiştir
Pazarı kendi vizyonunuza göre şekillendirmek için kaleydoskobu anlamlandırın.

  • Pazarı olduğu gibi kabul etmek yerine kendi vizyonunuzdaki pazarları yaratarak,
  • Coğrafya ve kategori yerine problem çözmeye odaklanarak,
  • Mantıklı ve ortalama olmak yerine duygusal ve farklı olarak pazarınızı değiştirebilirsiniz.

YIK
Stratejini değiştir
Geleceği yıkan bir strateji ile kendi alanınızı bulun.

  • Şu anı optimize eden strateji yerine geleceği yıkan stratejiyi belirleyerek,
  • Adım adım evrimleşmek yerine kendi çevrenizde dönüşerek,
  • Oyunu oynamak yerine oyunu değiştirerek farklı bir strateji belirleyebilirsiniz.

İLHAM VER
Markanı değiştir 
Markanızı ürünle değil, insanları ve yaşamı iyileştirerek yaratın.

  • Markaların logo ve slogandan ibaret olduğu görüşü yerine markaların daha büyük fikirleri yansıttığını kabul ederek,
  • Şirket veya ürüne odaklanmak yerine kişi ve arzuları esas alarak,
  • Satışları teşvik etmek için promosyonları kullanmak yerine işbirliğine dayalı platformlar oluşturarak markanızı değiştirebilirsiniz.

TASARLA
İşletmeni değiştir
Şirket modelinden müşteri tecrübesine kadar uzanan bir alanda organizasyonunuza yenilik kazandırın.

  • Ürünü ve hizmeti yenilemek yerine iş modelini yenileyerek,
  • Teknik olasılıkla harekete geçmek yerine bireysel fırsatlarla harekete geçerek,
  • Düz ve disiplinli süreç yerine dinamik ve yaratıcı birleşimden faydalanarak işletmenizi değiştirebilirsiniz.

YANKI UYANDIR
Hikayeni değiştir
Gerçek zamanlı ve ilgili bir içerikle müşterilerinizin dünyasını anlayın.

  • Sizin şartlarınızla belirlenen satış kampanyaları yerine insanları kendi şartlarıyla kampanyaya dahil ederek,
  • Herkesi içeren reklam kampanyaları yerine talebe, zamana ve mekana göre kampanyalar üreterek,
  • Sloganlar, özel numaralar ve teşvikler yerine konuyla ilgisi olan, otantik, deneysel unsurlar kullanarak hikayenizi değiştirebilirsiniz.

MÜMKÜN KIL
Tecrübeni değiştir
Müşterilerin daha fazlasını elde etmelerini sağlayan müşteri tecrübeleri sunun.

  • Satış ve hizmet yerine müşterinin ilgisini çekerek,
  • İstikrarlı ve standart yerine katılımcı ve bireysel olanı tercih ederek,
  • Düz ve sınırlı yerine ilişkisel, döngüsel ve dayanıklı olarak tecrübenizi değiştirebilirsiniz.

HAREKETE GEÇ 
İlişkini değiştir
Çevre ve topluluklar içerisinde ileriye doğru, daha hızlı ve daha fazla büyüyün.

  • Bir marka ile olan ilişki yerine markaların birbirleriyle olan ilişkilerini gözlemleyerek,
  • Teşviklere dayanan bağlılık yerine topluluk üzerine inşa edilmiş bağlılığı esas alarak,
  • Bireysel ve izole edilmiş yerine işbirlikçi ve paylaşımcı olarak ilişki biçiminizi değiştirebilirsiniz.

ETKİ YARAT
Sonuçları değiştir
Bireysel ve finansal anlamda olumlu bir etki yaratarak, bu etkiyi koruyun.

  • Kısa vadeli finansal sonuçlar yerine uzun vadeli olumlu etki yaratacak çıkarımlar elde ederek,
  • Uyumluluk için sürdürülebilirlik yerine büyümeyi tetikleyen sürdürülebilirliği seçerek,
  • Riskli değer yerine aydınlanmış değeri baz alarak sonuçları değiştirebilirsiniz.

GÜÇLENDİR
Potansiyelini değiştir
Beraber çalıştıkları kişi ve organizasyonlarının potansiyelini güçlendiren liderlerden olun.

  • Süper tankerlerin boyutu ve dengesini önemsemek yerine sürat teknelerinin hız ve çevikliğine sahip olarak,
  • Statükoyu yönetmek yerine liderlerin potansiyelini güçlendirerek,
  • İyileştirmek yerine dünyanızı değiştirerek potansiyelinizi yükseltebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Personel Neden Gider ?

Yeni açılan bir kuruluşta çalışmak, MBA yapmak gibidir.

Bir kuruluşun açılış öncesinde, açılışında ve açılış sonrasında içinde bulunabilmek gerçekten oldukça öğretici. Büyümesini görmek, bu büyümenin içinde bulunmak güzel yanı. Ancak, tüm insan kaynağını kaybetmeye ve işin başında kilit eleman, bu adam çok iş yapacak, en önemli personelimiz olarak tanımlanan çalışanların sadece bir dişliden ibaret görülmeye başlanmasına tanık olmak ise acı verici.

Sektörel hastalıklar vardır, kariyerim sağlık hizmeti sunan kuruluşlarda ilerlediği için en iyi bildiğim sektör de burası. Temel sorun ise, nitelikli iş gücüne ulaşmak ve çalışanın devamlılığını sağlamak, insan kaynakları diliyle “turnover’ları düşük tutmak”

Kurumsal firmalarda işe alım süreçleri tam bir karmaşadır, defalarca görüşme yaparsınız, tecrübelerinizi anlatırsınız, yabancı diliniz test edilir, bazı kurumlar mantık testleri dahi yaparlar. Bunlar doğru kişiyi işe almak için yapılması gereken işlerdir. Ancak işin bir de personel tarafından bakmaya çalışalım, hayatınız boyunca asla bitmeyen, tekrarlayan işler vardır, bunlardan biri de “kendini kanıtlamaktır” yani eşimize, ailemize, sevgilimize, yöneticilerimize hatta astlarımıza kendimizi tekrar tekrar kanıtlamak zorundayız ve personel defalarca kendini anlatmak durumunda kalacak, tüm yetkinliklerini sergilemeye gayret edecektir, bunun sonucunda ise mutlu sona ulaşma niyetindedir. Peki, iş başı yaptıktan sonra neler oluyor ? Sanırım, burada bir sınır getirmeliyim özellikle ucundan kıyısından yaratıcı bir iş yapmaları beklenen, bütünleşik pazarlama olarak adlandırdığımız başlığın altında yer alan departmanların  -satış, kurumsal iletişim, crm, hakla ilişkiler vs.- çalışanları, oyun alanlarının ne kadar da dar olduğu, gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalırlar. Üstler ve diğer departmanların ilgililerinden şöyle cevaplar duymak oldukça muhtemeldir;

  • Bu yılki bütçede buna yer yok, maalesef.
  • O konuyu kaliteyle konuşmak lazım.
  • Burası, o tür çalışmalara pek uygun değil.
  • Biz çok konuştuk bunları ama üst yönetim sıcak bakmıyor.
  • Regülasyonlar elverişsiz.

Bu cümleler uzar gider. Özellikle belirttiğimiz uzmanlık alanlarında bu gibi durumlarla sıklıkla karşılaşılır, bu da personelin neden terk ettiği sorusunun cevaplarından biridir. İşin daha kötü yanı ise, müşterilerin de bu durumlardan haberdar olmasıdır. Şu soruyla bilmiyorum kaç kere karşılaştım “Mustafa bey o kurumda devam mı ?” Bazen inanarak bazen inanmayarak şöyle cevaplar veririm;

  • Biz hep buradayız hah hah ha
  • Tabii, biz topraktan girdik izzet bey :)

Tabii, personelin kurumu terk etmesinin onlarca nedeni olabilir;

Personel Nasıl Sadık Kalır?

Bu yazıya başladım, çünkü yeni mezun olarak işe aldığımız, bir yıl boyunca yetiştirdiğimiz bir arkadaşımızı, tam bir yılın sonunda rakiplerimizden birine teslim etmek durumunda kalmıştık. Meselenin sadece para olduğunu düşünmüyorum, mesele personelin değer görmediğini ve resmin bir parçası olarak hissetmediğinden kaynaklanmaktadır. Mesele bireysel değil, bu arkadaşın yerine farklı bir yeni mezun aldık, ancak bu durum beni oldukça sinirlendirdi. Ne yani, eğitip eğitip ayrılmalarını mı seyredeceğiz.

İlk çalıştığım kurumu evim gibi düşünürdüm, hala da çok farklı görmüyorum. Eğer çalışkan, istekli, kendini kanıtlama arzusu olan bir eleman yakalarsanız, işletme olarak kendinizi şanslı addetmelisiniz. Ancak tüm bu özellikler tecrübe eksikliğiyle birleştiğinde, ortaya beklenmedik sonuçlar çıkabilir. Personel, kendi alanının dışında veya üstünün yetki alanına girerek, iş yapma gayretine girebilir ve bu genelde pek hoş karşılanmaz. Bir işi başarmaktan daha mühimi o işi doğru yoldan tamamlamış olmaktır.

Şu da bir gerçektir ki, bir kurum sadece profesyonel ilişkilerle yönetilmez. Tüm yapılarda olduğu gibi, bireysel ilişkiler yapılacak tüm işleri etkileyecektir.

Sorduğumuz sorunun yanıtı vermeye gayret edelim. Personel nasıl sadık kalır? Önce doğru elemanları işe almakla başlamak gerektiği kesin. Ardından ise, onları oyunun bir parçası yapmak ve işlerinin karşılığını vermektedir. Samumed kurucusu Osman Kibar, Türk-Amerikan İş Konseyinde ki konuşmasında, iki kültüründe etkisinde büyüdüğünü ve Türk kültüründe “Brotherhood” “Kötü Gün Dostu” olarak tanımladığı kavramın kendisini en çok etkileyen özellik olduğunu belirtmiştir. Eğer şirketinize doğru personeli alıp, onları yapının bir parçası yapabilirseniz, kültürel yapımızdan dolayı sadece maddi avantajlardan dolayı sizi terk edip gitmeyeceklerdir.

Yöneticiler genelde bu durumun farkındadırlar ve size bu kurumun bir parçası olduğunuzu yılbaşı balosunda yada, bayram kutlamalarında tekrar tekrar söylerler. Ancak Fransız yazar Marcel Proust’un dediği gibi; Önemli olan söylenenler değil, davranışlardır.

How Google Works harika bir işletme ve insan kaynakları kitabı. Bir iki alıntı yaparak kapatalım;

  • General Patton şöyle demiş; “Herkes aynı şekilde düşünüyorsa, düşünmeyen biri var demektir.”
  • Adaya geçmişini sorduğunuzda, özgeçmişinde yazan okulunu, çalıştığı diğer yerleri ve deneyimlerini değil, tüm bunlardan neler öğrendiğini sorun.
  • Neden işe almayla sadece İK ilgilensin. Muhtemelen herkes harika birini tanıyordur, o harika kişiyi işe almak da herkesin görevi olmaz mı ? Bu bir döngü halini alır ve öyle devam eder.
  • Larry Page, bir yöneticinin geliştirmesi gerek en önemli özelliğin, işe alım olduğunu yazmış.

Personel nasıl sadık kalır, sorusunu sorarken, ayrıca şunu da düşünmemiz gerekmektedir; Peki kurum personeline sadık kalacak mı ? Starbucks Başkanı Howard Schultz şöyle demiş; Babamın hiçbir zaman çalışma şansı bulamadığı bir şirket kurmaya çalışıyorum. Babamın hiçbir patronuna sadakati yoktu, çünkü işverenleri işçilerine sadakat göstermemişti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Puma’nın Tepki Çeken Uyuşturucu Temalı Partisi

Spor giyim markası Puma, İngiltere’deki en büyük spor ürünleri perakendecisi olan JD Sports ve Urban Nerds isimli pazarlama ajansıyla iş birliği yaparak, belediyenin yoksullara sunduğu konutlardan, uyuşturucudan ve sokaktaki diğer her şeyden esinlenerek oluşturulmuş olan bir parti düzenledi. Ancak Puma’nın “House of Hustle” (Fahişe Evi) isimli bu pazarlama etkinliği pek de iyi karşılanmadı.

Parti, Londra’nın Soho bölgesinde yer alan, duvar yazıları ve karartılmış pencerelerle süslenmiş olan bir evde düzenlendi. House of Hustle isimli bu ev, uyuşturucu alınıp satılan ve üretilen bir ev tarzında tasarlanmıştı. Parti katılımcıları, içerde “drill scene” (son derece açık sözlü ve şiddet içeren bir lirik içeriğe sahip olan hip hop türü) isimli hip hop türünde çalışmalara yapan bazı rap şarkıcılarıyla tanışma fırsatı yakaladılar. Bununla birlikte partide konuklara hizmet vermek üzere bekleyen dövmeciler ve kuaförler de bulunuyordu.

The Voice’ın paylaştığı habere göre, spor giyim markasının düzenlediği bu etkinlik, bazı kişiler tarafından suç kültürünü göz alıcı bir hale getirmeye yönelik zayıf bir girişim olarak görüldü. Londra’da savunmasız ailelerle birlikte çalışan sosyal hizmet görevlisi Amber Gilbert Coutts da bu etkinliği ağır bir dille eleştirdi. Coutts; sokak şiddeti, polis sayısının azaltılması ve toplumsal huzursuzluk arasında kalmış gençler açısından mevcut ortam ve etkinlik hakkındaki düşüncelerini sosyal medyada dile getirdi.

Özet olarak Coutts konuya ilişkin düşüncelerini paylaştığı Instagram paylaşımında, bu etkinliğin, kent kültürünün karanlık yüzünü yansıttığını ifade etti. Uyuşturucunun genellikle gençleri şiddete yönelttiğine dikkat çeken Coutts, Puma’nın dünyanın en büyük spor markalarından biri olarak sosyal sorumluluk konusunda çuvalladığını belirtti.

Coutts’un bu Instagram paylaşımı, sosyal medya üzerinde büyük bir etki yarattı. Birçok sosyal medya kullanıcısı, bu konuda Coutts’a destek verdi ve markanın bu başarısızlığını açık bir şekilde dile getirdiği için ona teşekkür ettiler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link