Dünyanın En Güçlü Markalarının Reklam Stratejileri

Markanın gücü nereden gelir?

  • “İnsanlar markamızdan olumlu bir şekilde söz etmeli.”
  • “Piyasada başı çeken markalardan biri olmalıyız.”

Bir marka sahibi olsaydım, ben de bu ifadelerde bulunurdum. Kim istemez ki; bilinirliği olan, saygı duyulan, piyasaya öncülük eden bir marka olmak. Ama nasıl?

Cevabı vermek basit ama uygulaması zor: Strateji. Güçlü bir marka olmak için; pazarlamasından, reklamlarına kadar, sosyal medya hesaplarının yönetiminden, çalışan seçimlerine kadar, her alanda güçlü bir strateji lazım.

Reklam filmlerinde nasıl bir strateji uygulanmalı sorusuna gelin beraber cevap arayalım.

Reklam filmleri tasarlanırken üzerlerinde durulan iki ana unsur; ürün tanıtımının nasıl yapıldığı ve marka imajının izleyiciye nasıl empoze edildiğidir. Ürün tanıtımı,  ürünün tekil özelliklerinin, faydalarının ve  kullanımının anlatılmasıdır. Marka imajını yönetmek, basit tabiriyle marka ile müşteri arasındaki ilişkiyi yönetmektir.

Ürünün tanıtılması hususunda, ürünün kendisini anonimlikten kurtaran özelliklerini göz önüne almakta fayda vardır. Bu noktada sorulması gereken en makul soru: “Bu ürün en çok nerede, ne zaman ve  nasıl faydalıdır” sorusudur ki; reklam filmi, ürünün tercih edilmesini sağlayacak içeriğe sahip olabilsin.

Marka imajının yönetiminde öncelikle hitap edilen kitle belirlenmelidir. Marka imajı, hedef kitlenin üzerinden yönetilirse, ayakları yere basan bir strateji yürütülmüş olur. Hedef kitlesiyle özdeşleşebilen, hedef kitlesi ile arasında aidiyet duygusu oluşturabilen bir markanın sırtı kolay kolay yere gelmez. Bu nedenden ötürü hedef kitle çok iyi tanınmalıdır.  Marka imajı, hedef kitlenin hayatına dokunabilecek unsurlar üzerinden inşaa edilmelidir. Marka algısının, kendisini gösterebileceği en seçkin kültürel normlar seçilmeli ve reklam bu normların işlenmesi üzerinden marka imajını yönetmelidir.

Gelin beraber coca cola reklamları üzerinden, güçlü bir markanın reklam stratejileri nasıl olur inceleyelim.

Coca cola, Türkiye’ de iki farklı türde reklam filmi çekiyor; ilki ürünün tanıtıldığı daha çok yaz sıcağı, heyacanı, hareketliliği ve ürünün serinletici özelliği ile alakalı reklamlar. Coca cola’yı neden tercih etmeliyiz sorusunun cevabı niteliğinde olan bu reklamlarda, marka, ürününün öne çıkan özelliklerini gösteriyor.  İkinci türde ise; marka imajına dayanan, Türk kültürü bazlı reklam filmleri yer alıyor.Türk kültüründeki herkes tarafından  bilinen normlar üzerinden işlenen bu reklamlarda, marka “ biz sizi iyi tanıyoruz” algısını oluşturuyor.

Ürünün özelliklerine yönelik reklamlar:

Reklam filminde, yaz mevsiminde, insanların yapabilecekleri faaliyetler gösteriliyor. Faaliyetlerin gösterim biçimi yazın hareketliliğini vurgularken, coca cola ürününün hareketlilik kazandıran, insanı serinleten özellikleri ön plana çıkartılıyor. Reklam yaz enerjisi ile coca cola ürününü özdeşleştirmeye çalışıyor.

Reklam filminde, coca cola içen bir gencin beyninde olup bitenler gösteriliyor. Kolayı içtiği anda, yazın çoşkusunu hisseden genç, aynı zamanda ferahlıyor. Reklam yine yaz enerjisi ile coca cola ürününü özdeşleştirmeye çalışıyor.

 Marka imajına yönelik reklamlar:

Reklam filminde,  Türk kültüründeki mahalle olgusu işleniyor. Bir mahallenin, mahalle olabilmesi için gereken, Türk kültürünün kolektif hafızasında yer edinen bir örnek olan; “sevecen bakkal amca” reklam filminde var. Mahalledeki saygılı ve zeki küçük çocuk da reklam filminin tamamlayıcı unsuru oluyor.

Reklam filminde, Türk kültüründeki muhafazakar alie yapısında, aile fertleri arasında duyguların açıkça ifade edilememesi işleniyor. Bir aile yemeğinde, annenin yaptığı yemeklere karşı baba  “ eline sağlık” ibaresini coca cola’ nın yardımıyla kullanıyor.

İyi organize edilmiş bir strateji markanızın gücünü artırırken, reklam filmlerinde hedef kitlenin iyi analiz edilmesi ve reklamın hedef kitlenin kültürel özelliklerine yönelik unsurlarla donatılması markanızına, “bir ürün olmaktan fazlası olma” imajını kazandırıyor.Bunun yanında, ürünün özelliklerinin anlatıldığı reklamlarda,  coca cola’ nın yaptığı “yaz-serinlik-çoşku” gibi çağrışımları kullanarak bir film çekmek; markanın hayatın içindeki somut bazı unsurlarla özdeşleştirilmesi imkanını da sunuyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon’ da marka ve reklamcılık üzerine yazılar yazan Oğuz Kaan Mavice, Boğaziçi Üniversitesi sosyoloji bölümü mezunu.

Bir Cevap Yazın

Kahvaltının En Önemli Öğün Olduğunu Pazarlamacılar mı Uydurdu? [Video]

Yıllardır babalarımız, annelerimiz, dedelerimiz bize “kahvaltının en önemli öğün” olduğunu söyledi durdu. Peki, bunun bilimsel bir temeli var mı ya da bu algı nasıl ortaya çıktı? Bu hafta, kahvaltı yapma algısı ile ilgili keyifli bir sohbet ettik. Gelin hep beraber kahvaltı yapmanın kilo vermeyle, sağlık sorunlarıyla ya da düşük performansla bir ilgisinin olup olmadığını video haberimizde görelim.

Sohbetimize konu olan haberin linkine şuradan ulaşabilirsiniz. Yeni videolardan anında haberdar olmak adına Pazarlamasyon’un Youtube hesabını takip etmenizi öneriyoruz. Buraya tıklayarak Youtube hesabımızı takip edebilirsiniz. Keyifli seyirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yılların İkonu ‘Converse’ İhtişamlı Geçmişini Kurtarabilecek Mi?

Hayat iniş çıkışlarla dolu, bizler nasıl dibe vuruyorsak markalar da vurabiliyor. Geçtiğimiz dönemlerin arzu nesnesi haline gelen onlarca marka  bugün arzın çeşitliliği, trendlerin hızla değişimi, kötü yönetim ya da basit bir reklam kampanyası yüzünden bile ihtişamlı günlerini geride bırakabiliyor. Bu yazı dizisinde hep beraber kötü talihle yüzleşen markaların hikayelerine bakacağız.

Hazırsanız Converse ile başlıyoruz.

Herşey Marquis Mills Converse’in 1908 yılında Malden Massachusetts’de Converse Rubber Shoe Company’i kurması ile başladı.  İlk iki yılında kendini idame ettirecek kadar sipariş alan şirket bir adım daha öteye giderek kültürel bir ikon haline gelen basketbol ayakkabılarını üretmeye başladı.

 

Chuck Taylor

1971’de ilk basketbol ayakkabısı The All Star’ı üreten Converse, hafif ve ön kısmı destekli bu ayakkabının tanıtımı için ünlü basketbol oyuncusu Charles Hollis Taylor bizim bildiğimiz adıyla Chuck Taylor ile anlaştı. Böylelikle 1921’de Converse’in ilk basketbol ayakkabısı The All Star Chuck Taylor ismine kavuştu.

Rüzgarın markadan yana olduğu bu dönemde özellikle 1936 Olimpiyatlarında basketbolda Amerika Kanada’ya karşı algısının da faydası ile markanın benimsenmesi hem de NBA’in kurulması ile ligin en popüler ayakkabısı haline gelen Converse piyasada Nike, Adidas, Puma gibi markalarla amansız bir rekabetin içindeydi.

1950’lerde adeta dönem gençlerinin üniforması haline gelen, eskidikçe güzelleşen bu ayakkabı James Dean gibi bir ikonun ayağında basketbol ekseninden popüler kültür eksenine doğru yol almaya başladı. 1957’de ise Converse tek başına “sneaker” piyasanın %80’ini elinde tutuyordu.

The One Star

1970’lerde Converse The One Star ismini verdiği sağ tarafında tek yıldız bulunan ve bir anda markanın diğer en iyi satan model, haline gelecek süet ayakkabısını tanıttı.  Bu ayakkabı kısa kesimli basketbol performans ayakkabısı olarak sahneye çıksa da sörf ve kaykaycıların fazlaca tercih ettiği bir ayakkabı haline geldi.

 1980 ve 1990’lar Grunge Etkisi

Converse’in kritik dönemlerinden bir diğeri 1984’te resmen Los Angeles Olimpiyatları’na sponsor olması ile başladı.  1980’lerin ortasında Converse Nirvana’dan Kurt Cobain, Pearl Jam’den Eddie Vedder gibi ünlü rock yıldızlarının tercihi haline gelerek daha geniş bir kitleye yayıldı. Şirket daha sonra 1997’de 550 milyon çift Converse sattığını duyuracaktı.

2001’de şirket için durumlar kötü gitmeye başladı. Hızla para kaybeden ve borçları artan şirketi 2003’de rakibi Nike satın alarak bir ikonun yok olmasını kısmen engelledi ve The Chuck Taylor II’yi tanıttı.

Günümüzde ise özellikle sneaker kültürünün neredeyse tüm dünyada trend olması, smart-casual giyinme biçimin günümüz gençliği tarafından da benimsenmesi ile spor ayakkabılar daha günlük yaşamda kullanılabilir bir hal almaya ve ofislere bile adım atmaya başladı. Converse rüzgarının nispeten daha yavaş estiği bu dönemlerde devir, Converse’in ürün bakımından rakibi sayılabilecek, daha çok kaykaycıların tercih ettiği bir bez ayakkabı markası olan Vans, piyasada birçok markada bulabileceğimiz “beyaz sneaker” lara kaldı gibi.

Bugün ayağında Converse ile dolaşan kişi sayısı gözle görülür derece azalırken, ikon markanın yeniden ayağa kalkacağı günleri sabırsızlıkla beklediğimizi de ekliyoruz.

 

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link