Doritos, Kadınlara Özel Cips Çıkartıyor

Belli ürün gruplarının kadınlara ve erkeklere yönelik olarak iki ayrı kategoride çıkarılması gayet normal bir durum. Örneğin, hazır giyim ve parfüm ürünleri bu durumla ilgili en bariz iki örnek. Ancak zaman zaman alışılmadık ürün gruplarında da bu tarz ayrımlar yapıldığına şahit oluyoruz. Bunun yeni örneği ise cips oldu.

PepsiCo‘nun sahibi olduğu cips markası Doritos, kadınlara özel olarak cipsler üretmeyi planladıklarını duyurdu. The Independent’ın yaptığı habere göre, Doritos’un popüler tortilla cipsinin kadınlara yönelik olan versiyonu yenirken daha çıtırtı sesi çıkartacak, daha ufak boyutta olacak ve cipsin pakedi bir el çantasının içine sığabilecek şekilde tasarlanacak.

PepsiCo CEO’su Indra Nooyi daha önce Freakonomics Radio ile gerçekleştirdiği röportajda, genç erkeklerin Doritos’larını sevdiklerini, Doritos yerken parmaklarını büyük bir keyifle yaladıklarını, pakedin sonuna geldiklerinde dipte kalan küçük ve kırılmış parçaları doğrudan ağızlarına döktüklerini, çünkü bu tadı ve dipteki kırılmış parçaları kaybetmek istemediklerini ifade etmişti.

PepsiCo CEO’su Indra Nooyi

Indra Nooyi, konuşmasının devamında kadınların da bunları yapmayı sevdiğini, ancak yapmadıklarını belirtmişti. Çünkü PepsiCo CEO’sunun belirttiğine göre, kadınlar halka açık yerlerde gürültülü bir şekilde cips yemekten, parmaklarını yalamaktan ve küçük ve kırılmış parçaları ağızlarına dökmekten hoşlanmıyorlar.

Indra Nooyi, bu konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamasının sonunda Doritos’un kadınlara özel bu cipsinin şu anda yapım aşamasında olduğunu da belirtmeyi ihmal etmedi. Görünen o ki, kadınlar cips yerken kendilerini erkekler kadar rahat hissetmiyorlar ve bunu farkeden PepsiCo da kadınların bu kaygılarını giderebilecek bir ürün çıkartmayı planlıyor.

Sonuç olarak bu durum, hemen hemen her ürün kategorisinde kadınlara ve erkeklere özel olarak ürünler çıkartılabileceğini gözler önüne seriyor. Bu noktada PepsiCo kendince bir gözlem yapmış ve kadınların halka açık yerlerde erkekler kadar rahat bir şekilde cips yemediklerini fark ederek kadınların daha çok ilgisini çekebilecek bir ürün piyasaya sürmek istemiş. Bu hamlenin başarılı olup olmayacağını ise zaman gösterecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Pepsi’den Sağlık Odaklı ve Kapsül Halinde Satılan Yeni İçecek

Geçtiğimiz günlerde sizlere dünyanın en büyük içecek üreticilerinden biri olan PepsiCo‘nin asitli içecek satışlarının düştüğünden ve bu nedenle daha sağlıklı içeceklere yönelen şirketin yeni bir maden suyu markası çıkarttığından söz etmiştik. Bu konudaki çalışmalarına hız kesmeden devam eden şirket, sağlık odaklı yeni bir içecek serisi daha çıkartıyor.

PepsiCo’nun çıkarttığı “Drinkfinity” isimli ve çok yönlü bu içecek serisi, sadece sağlığa odaklanmakla kalmıyor, aynı zamanda farklı yaşam tarzlarına da hitap ediyor. Design Taxi’nin yaptığı habere göre bu özel içecek, kapsül içerisinde yer alan kuru ve sıvı bileşenleri birleştirerek hazırlanıyor. Bunların yanı sıra kapsüllerdeki bileşenlerin arasında yapay tatlandırıcı ve yapay tatlar hiçbir şekilde yer almıyor. Bununla birlikte markanın sağladığı BPA (plastik ürünlerin yapımında kullanılan ve insan sağlığına zararlı olduğu düşünülen bir madde) içermeyen özel şişeler tekrar tekrar kullanılabiliyor.

Dört farklı çeşitte Drinkfinity kapsülü bulunuyor. Charge isimli kapsül, yeşil kahve ve bir fincan kahve kadar kafein içeriyor. Flow isimli kapsül, C ve E vitaminlerini bünyesinde barındırıyor. Renew isimli kapsül, spor salonuna gideceğiniz günlere özel olarak içinde elektrolit bulunduruyor. Chill isimli kapsül ise gevşemeniz için bitkisel içerikler barındırıyor. Her farklı kapsül, kendine özel tadıyla birlikte geliyor. Bu tatlar; acai, nar – zencefil, mürver çiceği ve Hindistan cevizi suyu – karpuz.

Design Taxi’nin belirttiğine göre, PepsiCo bu sağlık odaklı içecek serisini 2014 yılında Brezilya’da test amacıyla piyasaya sürmüştü. Şimdi ise ürün Amerika Birleşik Devletleri’nde satışa çıkarılıyor. Dörtlü paketler halinde satılacak olan Drinkfinity’nin kapsüllerinin ABD’deki satış fiyatı 5 ila 6,5 dolar arasında değişecek. Markanın özel şisesi ise internet üzerinden 20 dolara satılacak.

Ayrıca şirket, ABD içerisinde yapılan her Drinkfinity satışı için Water.org’a 1 dolar bağışlayacak. Water.org, gelişen dünyada her bir kişi için bir yıllık su sağlamayı amaçlayan bir organizasyon. Bu şekilde toplamda 100.000 dolar bağış yapılması amaçlanıyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Facebook ve Google’ın Siyasi Reklamlarla Başı Dertte

Facebook

Facebook, Google ve diğer çevrimiçi platformlarda yayınlanan siyasi propaganda içerikli reklamlar, artık Federal Seçim Komisyonu tarafından çizilen çerçeve kapsamında ve daha sıkı kurallarla denetlenmek isteniyor.

Komisyonda Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Demokrat Parti üyesi Ellen Weintraub’un paylaştığı teklif radyoda, televizyonda ve basılı reklamlarda yayınlanan siyasi içerikli reklamlarda olduğu gibi, internette yer alan politik reklamların da kaynağının açıklanmasını şart koşuyor. Kongre, konuyla ilgili ciddi bir düzenleme olarak kabul edilen tasarıyı, 8 Mart’taki halka açık oturumda tartışacak.

Siyasi içerikli internet reklamları ABD’de oldukça popüler durumda.

Hatırlayacağınız üzere, Rusya’nın Donald Trump’ın kazandığı 2016 yılındaki ABD Başkanlık Seçimi‘ni sosyal ağlarda ve dijital ortamlarda manipüle ettiğine, Amerikan halkı üzerinde algı operasyonu yaptığına, hatta belli yöndeki propagandalara seçim sonuçlarını değiştirecek derecede maddi destek verdiğine dair iddialar hâlen sürüyor.

Kongrenin gündemine getirilen tasarı buradan hareketle, hem bu iddiaları daha yakından inceleyebilmek hem de benzer şüphelerin tekrarlanmaması için Facebook ve Google gibi dijital alandaki dev platformların, yayınladıkları siyasi içerikli reklamların sponsorlarının kim olduğu, bu reklamlara ne kadar para harcandığı, reklamların hangi kesimleri hedeflediği ve benzeri birçok noktada hem Beyaz Saray’a hem de Kongre’ye açıklama yapması kuralını getiriyor.

Federal Election Commission
Federal Seçim Komisyonu’nun gündeme getirdiği tasarı, siyasi içerikli internet reklamlarına sıkı denetim getiriyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun teklifi, siyasal propaganda çalışmalarını, siyasi partileri ve teknoloji şirketleri de dahil olmak üzere federal seçimleri etkileyebilecek diğer kurumları kapsıyor. Bu durumda, söz konusu kapsamda faaliyet gösteren taraflara ait platformların ilgili mevzuata uyum sağlayacak hâle gelmesi gerekecek.

Yine de hikâyenin burada başlamadığını, konunun tâ 2011’e kadar uzandığını da belirtmemiz gerekiyor. Facebook o yıl, reklamlardaki “sponsorlu” ifadesinin sponsorun kimliğine dair bilgi vermediğini ve sponsorun internet sitesine yönlendirme yapmadığını belirterek Federal Seçim Komisyonu’ndan bu konuda muafiyet talep etmişti. Konu komisyonda görüşülmüş ama herhangi bir karar bağlanamamıştı.

Vladimir Putin
Rus manipülasyonuyla ilgili başı en çok ağrıyan platformlardan biri de Facebook.

2015 ve 2016 yıllarında Facebook, Google ve diğer bazı önemli internet sitelerinin Ruslar tarafından, Amerikan halkını politik konularda etkilemek amacıyla kullanıldığının ortaya çıkması, doğal olarak bu konunun komisyon tarafından yeniden gündeme getirilmesine yol açtı. Açıkçası komisyon bu sefer, sert kurallar koymakta ve sıkı denetim getirmekte kararlı görünüyor.

Nitekim söz konusu tasarı, internette metin veya görsel grafik biçimindeki siyasi içerikli reklamlarda reklamverenin adının yeterli büyüklükte ve açıkça okunabilir harflerle yazılmasını zorunlu tutuyor. Dijital müzik platformları ve internet radyolarında verilen politik reklamlar da düzenlemeden nasibini alacak. Zira buralarda verilen siyasi reklamlar sözlü feragatnameleri içermek zorunda olacak ve çevrimiçi video ve sesli mesaj yoluyla reklam veren adayların ad ve soyadlarını tam olarak belirterek “Bu mesajı onaylıyorum” ifadesini ekleyecek. Tasarı yasalaşırsa, internetteki ücretsiz içerikleri de etkileyecek. Örneğin YouTube’a ücretsiz bir şekilde video yükleyen siyasi kuruluş veya kişi, içerikten sorumlu olduğunu belirtecek. Mevcut yasada bu durum yalnızca reklamlı olarak paylaşılan politik videolarda sınırlı.

Tasarı yasalaşırsa, yeni düzenlemeden YouTube da derinden etkilenecek. Sponsorlu ya da sponsorsuz her siyasi reklamda yeni kıstaslar aranacak.

Komisyondan geçmesi için Cumhuriyetçi Parti’nin desteği gereken tasarı, sanal ve artırılmış gerçeklik konuları da dahil olmak üzere, teknolojik gelişmelerin yasal çerçevede düzenlenmesi yolunda önemli bir adım olarak kabul ediliyor.

Federal Seçim Komisyonu’nun (FEC) internetteki politik reklamların yasal yönden düzenlenmesine ilişkin ilk girişimi elbette bu değil. Komisyon 2006 yılında Youtube’dan, bu platformda bireyler veya kimi gruplar tarafından satın alınan çevrimiçi siyasi reklamların ne kadara mal olduğuna dair bilgi vermesini istemişti. Hatta bu istek, başka sitelerde banner olarak bulunan ücretli politik reklamların tamamını da kapsar nitelikteydi. Komisyon, blog ve benzeri kişisel görüş içeren bazı dijital iletişim kanallarını ise bundan muaf tutmuştu.

Görünüşe göre, 2011 yılında FEC’in taleplerine direnen Facebook’u bu sefer daha zor bir mücadele bekliyor.

Tasarının yasalaşıp yasalaşmayacağı şimdilik meçhul. Fakat kendi durumumuza dönüp baktığımızda, bilişim hukuku konusunda henüz yeterli sayıda ve nitelikte insan kaynağının bile olmadığı ülkemizde, buna benzer çalışmaları görmek şimdilik yalnızca bir hayal olarak duruyor. Çünkü bilişim hukukunun genellikle sansüre yasal dayanak olarak kullanıldığı ve bunun kanıksandığı bir ortamda, politik reklamların kaynağını sorgulamak üst düzeyde bir şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile özel uzmanlık gerektiren kalifiye insan kaynağına ihtiyaç duyar.

Peki, ABD’de gündeme gelen bu konu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Siyasi amaçla verilen çevrimiçi reklamların kaynağının ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve en derin noktalarına kadar devlet kurumlarına bilgi verilmesi bir şeffaflık göstergesi mi, yoksa siyasi propaganda özgürlüğünü gelecekte kısıtlayabilecek bir düzenleme mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link