Dönüşüm Oranlarınızı Artırmak için A/B Test’lerden Faydalanın 0

Markalar olarak tüketiciye dokunduğumuz her kanal bizim için çok önemli. Her kanalı kendi dünyasında değerlendirerek dinamiklerine uygun çalışmalar hazırlamamız çok büyük önem taşıyor. Konu dijital dünya olunca web siteleri ve mobil siteler–uygulamalar merkezde konumlanır durumda. Diğer tüm pazarlama araçları web sitemize trafik sağlayarak kullanıcıyı aksiyona yönlendirme hedefimize hizmet edecektir.

Bu kadar kritik bir noktadaki çalışmalarımızda etkilemeyi istediğimiz kitleyi referans alarak ilerlememiz en iyi sonucu almamızı sağlayacaktır. Dijital dünyanın nimetlerinden faydalanıp kullanıcının dijital ayak izlerini takip ederek istediğiniz sonuca ulaşmanız mümkün. Milyonlarca kez duyduğumuz ve/veya söylediğimiz gibi dönüşüm oranlarının artırılabilmesi için kullanıcı dostu arayüz hazırlamanın önemi yadsınamayacak kadar büyüktür.

Steve Jobs’un da dediği gibi; Tasarım, sadece nasıl göründüğü ve hissettirdiği değildir. Tasarım, nasıl çalıştığıdır.

Kullanıcı deneyimlerini gözlemleyerek arayüz tasarımlarınızda hangi nesneleri kullanmanız gerektiğini, nerede kullanmanız gerektiğini, hangi boyutlarda kullanmanız gerektiğini, kaç adımda kullanıcıyı hedefe ulaştırmanız gerektiğini kullanıcı gözüyle değerlendirerek düzenlemenize yardımcı olabilecek bir metottan bahsedeceğim: A/B testing.

A/B testler dönüşüm oranlarını yükseltmek için kullanılan en önemli araçlardan biridir. Online pazarlama ile uğraşanlar analiz ve testler olmadan doğru cevaplara ulaşmanın mümkün olmayacağını bilirler. A/B testler ile kullanıcının sayfanızı nasıl yorumladığını, nelere duyarlı olduğunu, hangi şartlarda aksiyon almaya yöneldiğini test edebilirsiniz.

En basit haliyle nasıl yapılacağını anlatacak olursak; değerlendirilmek istenen sayfanın iki farklı versiyonu hazırlanarak bu iki sayfanın benzer özellikler gösteren iki data grubu tarafından görüntülemesi sağlanır. Test süresi tamamlandığında iki sayfanın da analytics sonuçlarına bakılarak hangi sayfanın dönüşüm oranının daha yüksek olduğu incelenir. Webtrends gibi detay analize izin veren bir analiz programı kullanıldığı takdirde sayfa içindeki her nesne ayrı değerlendirilebilir. Sonuçlar incelenmeye başlandığında iki grubun da davranışlarının çok rahat analiz edilebildiği gözlemlenecektir; veriler ışığındak hangi tasarım ile ilerlenmesi gerektiğine karar verilebilecektir.

A/B Testing
http://moz.com/blog/ab-testing-email-subject-line-contest

Neleri test edebilirsiniz?

  • Başlığınızı

  • Alt başlığı

  • Metin içeriği

  • Aksiyona yönlendiren metin linklerinizi

  • Aksiyona yönlendiren butonlarınızı

  • Sayfa içi diğer linkleri

  • Görselleri

  • Sosyal medya ikonlarınızı

Kısacası sayfa içinde bulunan her nesneyi teste tabi tutarak bir sonraki adımınızı planlayabilirsiniz.

Yapacağınız A/B testten en iyi sonucu alabilmek için dikkat etmeniz gerekenler:

Test süresini gereğinden uzun tutmayın; ortalama 1 hafta istediğiniz cevaba ulaşmak için yeterli olacaktır. A/B testlerde sayfa trafiğiniz ikiye bölüneceğinden hem de benzer içerikte iki sayfanız olacağından SEO tarafında sıkıntı yaşamamak için test süresini uzatmamaya özen göstermek gerekiyor. (100 dönüşüm yakaladığınızda testi durdurmakta bir alternatif olabilir)

Aynı kullanıcıya hep aynı tasarımın göründüğünden emin olun. E-mail gönderimlerinde mail datasını istediğiniz data gruplarına bir kere göndereceğinizden ve kullanıcı her defasında aynı e-mail ile karşılaşacağından sıkıntı yaşamayacaksınızdır. Eğer söz konusu bir e-mail ile kullanıcıyı çektiğiniz bir “landing page” ise yönlendirme linki ve “query string” ile yine rahatça çözümleyebilirsiniz. Üyelik altyapısı ile çalışan bir web sitesinde sayfalarınızı test etmek istiyorsanız kullanıcı kimliği ile çok rahat çözümleyebileceksiniz. Yok, hiçbiri değil ise çerezler yardımıyla bilgisayarı tanıyıp hangi sayfanın gösterileceğine karar verebilirsiniz. Çerezler kullanıcı browserında temizlik yaptığında silineceğinden çok güvenilir bir yöntem olmayacaktır.

A/B testlerde çekingen davranmayın, büyük değişiklikler büyük sonuçlar doğuracaktır. Yalnızca buton rengi değiştirerek, başlık fontunu büyüterek bile dönüşüm oranlarınızı yükseltebilirsiniz. Ama madem bir test yapıyorsunuz, en iyi sonuca ulaşabilmek için elinizdeki imkanları sonuna kadar kullanın derim.

Sitenizin performansını artırmak için yaptığınız/yapacağınız her çalışmada olduğu gibi A/B testlerde de faydayı uzun vadede daha rahat ölçümleyebilirsiniz.

Bahçeşehir Üniversitesi "Stratejik Marka Yönetimi ve Pazarlama" yüksek lisans programını bitiren Hülya Soytürk, Grafik tasarım, front-end & back-end development, Web & Grafik eğitmenliği gibi teknik bir çalışma hayatı arkasından dijital pazarlama ile pazarlama dünyasına giriş yapmıştır. Son iki yıldır CRM ve sadakat programları ile ilgilenmektedir ve profesyonel hayatına Ketchup Loyalty Marketing'de Program Manager olarak devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link